Brezilya'da 4 Ekim'de gerçekleştirilen genel seçimler, cumhurbaşkanlığı yarışının yanı sıra Kongre'deki siyasi dengeleri de değiştirdi. Aşırı sağcı aday Flavio Bolsonaro, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda oyların yüzde 47'sini alarak yüzde 45'te kalan mevcut Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın iki milyondan fazla oy önüne geçti.
Aynı gün yapılan Kongre seçimlerinde Bolsonaro ailesinin Liberal Partisi (PL), 513 üyeli Temsilciler Meclisi'nde 121 sandalye kazandı. Partinin 2022 seçimlerindeki sandalye sayısı 99'du.
Senato'daki sandalye sayısını da 13'ten 28'e yükselten PL, her iki kanatta en fazla temsilciye sahip parti konumuna geldi. PL ve müttefiklerinin 81 üyeli Senato'da 49 sandalyeye sahip olması, Bolsonaro'nun seçilmesi durumunda yasama organındaki desteğini güçlendirecek.
Ekonomik büyümeye rağmen orta sınıf Lula'dan uzaklaşıyor
Lula hükümetinin sosyal politikaları ve ekonomik göstergelerdeki iyileşmeye rağmen özellikle orta gelirli seçmenler arasında iktidara yönelik memnuniyetsizlik artıyor.
Brezilya merkezli kamuoyu araştırma şirketi Datafolha'nın ekim ayı başında yayımladığı araştırmada, aylık hane geliri iki asgari ücretin altında olan seçmenler arasında Lula yüzde 50, Bolsonaro ise yüzde 32 destek gördü. Ancak iki ile beş asgari ücret arasında gelire sahip seçmenlerde Bolsonaro'nun oy oranı yüzde 47'ye yükselirken Lula'nın desteği yüzde 35'te kaldı.
Lula'nın üçüncü cumhurbaşkanlığı döneminde Brezilya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3 büyürken işsizlik oranı 2026'nın üçüncü çeyreğinde yüzde 5,3'e geriledi. Asgari ücret, 2022'deki 1.320 realden (yaklaşık 232 euro) 2026'da 1.621 reale (yaklaşık 285 euro) yükseldi. Hükümet, düşük gelirlilere yönelik vergi muafiyetleri ve borçların azaltılmasına ilişkin programların yanı sıra haftalık çalışma düzenini altı günden beş güne indiren reformu da yürürlüğe koydu.
Buna karşılık yaşam maliyetlerindeki artış ve hanehalkı borçluluğu önemli sorunlar arasında olmaya devam ediyor. Brezilya Ulusal Mal, Hizmet ve Turizm Ticaret Konfederasyonu'nun 6 Ağustos 2026'da yayımladığı araştırmaya göre, ülkedeki ailelerin yüzde 82'sinin borcu bulunuyor. São Paulo Üniversitesi'nden ekonomist Laura Carvalho, yaratılan yeni işlerin önemli bölümünün düşük ücretli sektörlerde yoğunlaştığına ve üniversite mezunlarının eğitimlerine uygun gelir elde etmekte zorlandığına dikkat çekti.
Bolsonaro'nun özelleştirme ve tasarruf planlarına karşı işsizlik ve yoksulluk uyarısı
Flavio Bolsonaro'nun ekonomi programında özelleştirmeler, iş gücü piyasasında esneklik, bürokrasinin azaltılması ve vergi indirimleri öne çıkıyor.
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei'nin politikalarından esinlenen Bolsonaro, kamu harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1,5'i oranında azaltılmasını hedefliyor.
Ekonomistler Laura Carvalho ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Joseph Stiglitz, 20 Ekim'de Project Syndicate'te yayımlanan ortak yazılarında, bu ölçekteki harcama kesintilerinin işsizliği ve yoksulluğu artırabileceği uyarısında bulundu.
İki ekonomist, Brezilya bütçesinin önemli bölümünün emeklilik, sosyal yardımlar, sağlık ve eğitim harcamalarına ayrıldığını belirterek büyük çaplı kesintilerin özellikle düşük gelirli kesimleri ve küçük işletmeleri etkileyebileceğini savundu.
Bolsonaro'nun yükselişi demokrasiye ilişkin kaygıları artırıyor
Fransa'da aralarında Jean-Luc Mélenchon, Marine Tondelier ve Fabien Roussel'in de bulunduğu sol siyasetçiler, Le Monde gazetesinde 22 Ekim'de yayımlanan ortak görüş yazısında Brezilya seçimlerinin sonuçlarına ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Siyasetçiler, Flavio Bolsonaro'nun cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda babası Jair Bolsonaro'nun 2019-2023 yılları arasındaki yönetiminden daha geniş bir siyasi hareket alanına sahip olabileceği uyarısında bulundu.
Ortak görüş yazısında, Kongre'deki yeni güç dağılımının yürütme üzerindeki denetim mekanizmalarını zayıflatabilecek düzenlemelerin önünü açabileceği savunuldu.
İmzacılar, özellikle Federal Yüksek Mahkeme'nin bağımsızlığı, sosyal programların geleceği, yerli halkların hakları ve Amazon ormanlarının korunması konularındaki risklere dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme ve af düzenlemesi tartışması
Ortak görüş yazısına göre, Flavio Bolsonaro, darbe girişimi suçundan 27 yıl hapis cezasına mahkûm edilen babası Jair Bolsonaro'nun serbest bırakılmasını istiyor.
Liberal Parti milletvekilleri de 8 Ocak 2023'te başkanlık sarayı, Kongre ve Federal Yüksek Mahkeme'ye düzenlenen baskınlara katılanları kapsayabilecek bir af düzenlemesini gündeme getirmeyi planlıyor.
Flavio Bolsonaro'nun Federal Yüksek Mahkeme'nin yapısını değiştirmeye yönelik açıklamaları da Fransız siyasetçilerin eleştirileri arasında yer aldı. Yazıda, bu girişimlerin yargı bağımsızlığı ve demokratik denetim mekanizmaları açısından sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Bolsonaro'nun Trump yönetimiyle ilişkileri de gündemde
Fransız siyasetçiler, Brezilya'daki seçimlerin uluslararası siyasi dengeler üzerindeki olası etkilerini de değerlendirdi.
Görüş yazısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Jair Bolsonaro'ya yönelik yargı sürecini eleştirdiği, Brezilya'ya uygulanan cezalandırıcı gümrük vergilerini bu süreçle ilişkilendirdiği ve davayı yürüten Yüksek Mahkeme yargıcı Alexandre de Moraes'e yaptırım uyguladığı hatırlatıldı.
Flavio Bolsonaro'nun, Trump yönetiminin Latin Amerika'da terörizmle mücadele amacıyla oluşturduğu Shield of the Americas (Amerikalar Kalkanı) girişimine Brezilya'nın katılmasını istediği belirtildi.
Lula ise Brezilya'nın egemenliğini gerekçe göstererek söz konusu girişime katılmayı reddetmişti.
Fransız siyasetçiler, Bolsonaro'nun seçilmesinin Brezilya'nın iklim ve ticaret politikalarının yanı sıra Avrupa Birliği ile Latin Amerika arasındaki ilişkileri de etkileyebileceğini savundu.
Fransa'daki 2027 seçimleriyle bağlantı kurdular
Ortak görüş yazısında, Brezilya'daki gelişmelerin Fransa'da 2027 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi açısından da önem taşıdığı ileri sürüldü.
İmzacılar, aşırı sağ partilerin farklı ülkelerde elde ettiği seçim başarılarının benzer siyasi hareketlerin iktidara gelmesini toplumların gözünde giderek olağanlaştırabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Fransız siyasetçiler, Brezilya'daki demokratik kurumların korunmasının uluslararası ölçekte de önem taşıdığını vurguladı.
İlk turda 30 milyondan fazla seçmenin sandığa gitmediğine dikkat çeken imzacılar, 25 Ekim'deki ikinci tur öncesinde Lula'ya destek çağrısında bulundu.
Kaynaklar: Le Monde













Yorumunuz