Avrupa’da 2026 yazı, aşırı sıcaklara bağlı ölümler açısından 21. yüzyılın en ağır bilançosuna sahne oldu. Bilim insanlarının hesaplamalarına göre, 1 Haziran-31 Ağustos döneminde 854 kentsel yerleşimde 50 bin 391 kişi aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin 32 bin 619'u, insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğine atfedildi.
Nature Health dergisinde yayımlanan araştırma, Imperial College London ve London School of Hygiene & Tropical Medicine bilim insanları tarafından gerçekleştirildi. Araştırmacılar, Avrupa Birliği'nin 27 üyesinin yanı sıra İngiltere, Norveç ve İsviçre'deki kentlerde sıcaklık kaynaklı ölüm oranlarını inceledi.
İklim değişikliğinin ölüm bilançosundaki payı yüzde 65'e yükseldi
Araştırma, 2026 yazında aşırı sıcaklara bağlı can kaybının 2003 ve 2022 yıllarındaki büyük sıcak hava dalgalarını geride bıraktığını ortaya koydu. Bilim insanlarının hesaplamalarına göre, 2003 yazında 28 bin 462, 2022 yazında ise 29 bin 480 kişi aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirmişti.
İnsan kaynaklı küresel ısınmaya atfedilen ölümlerin oranı da yıllar içinde belirgin biçimde yükseldi. Bu oran 2003 yılında yüzde 42, 2022 yılında yüzde 59 olarak hesaplanırken 2026 yazında yüzde 65'e ulaştı. 2026 yazında sıcaklık kaynaklı her üç ölümden yaklaşık ikisi iklim değişikliğiyle ilişkilendirildi.
Araştırmacılar, bu sonuca ulaşmak için gerçek sıcaklık ölçümlerini, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının bulunmadığı varsayımsal bir iklimde oluşabilecek sıcaklıklarla karşılaştırdı.
En fazla can kaybı İtalya'da yaşandı
Araştırmanın kapsadığı ülkeler arasında sıcaklık kaynaklı ölüm sayısının en yüksek olduğu ülke İtalya oldu.
Ülkelere göre tahmini can kayıpları şöyle hesaplandı:
► İtalya: 13 bin 303
► Fransa: 7 bin 268
► İspanya: 6 bin 824
► Almanya: 6 bin 340
► İngiltere: 4 bin 354
Le Monde’un aktardığı verilere göre, Fransa'daki resmî sağlık değerlendirmelerinde 8 binden yüksek, Almanya'da ise 16 binden fazla sıcaklık kaynaklı ölüm bildirildi. Araştırma ile ulusal sağlık kurumlarının açıkladığı sayılar arasındaki farklılıklar, incelenen nüfusun kapsamından, değerlendirme dönemlerinden ve kullanılan hesaplama yöntemlerinden kaynaklanıyor. Örneğin Almanya'da araştırmaya dahil edilen kentler ülke nüfusunun yalnızca yüzde 30'unu kapsıyor.
Araştırmanın genelinde incelenen 854 kentsel yerleşim, 30 ülkenin toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ını temsil ediyor. Bu nedenle bilim insanları, ülkelerin tamamındaki can kaybının araştırmada hesaplanan sayıların önemli ölçüde üzerinde olabileceğine dikkat çekiyor.
Paris'te 2 bin 545, Milano'da 2 bin 467 ölüm
Kentler arasındaki karşılaştırmada, aşırı sıcaklara bağlı en yüksek toplam can kaybı Paris'te hesaplandı. Fransa'nın başkentinde 2 bin 545 kişinin aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdiği tahmin edilirken bu ölümlerin yüzde 57'si küresel ısınmaya atfedildi.
İtalya'nın Milano kentinde ise 2 bin 467 ölüm hesaplandı. Milano'daki ölümlerin yüzde 66'sının insan kaynaklı iklim değişikliğiyle bağlantılı olduğu belirlendi. Nüfusa oranla yapılan değerlendirmede kuzey İtalya kentleri öne çıktı. İtalya'nın Savona kentinde 45 bin 500 kişilik nüfus içinde 57 ölüm hesaplandı. Bu sayı, her 10 bin kişide 12,5 ölüme karşılık geliyor.
Fransa'daki Cannes-Antibes bölgesinde her 10 bin kişide 10,9, İtalya'nın Pavia, Floransa ve Torino kentlerinde ise 10,1 ölüm hesaplandı. Fransa'nın Fréjus kentinde de her 10 bin kişide 9,9 ölüm tahmin edildi.
Ölümlerin üçte biri iki haftalık dönemde gerçekleşti
Araştırmaya göre, Batı Avrupa'da 2026 yazındaki ortalama sıcaklıklar, 1991-2020 döneminin mevsim normallerinin yaklaşık 3 derece üzerine çıktı. Özellikle 17 Haziran ile 1 Temmuz arasındaki dönem, can kayıplarının yoğunlaştığı zaman aralığı oldu. Bu iki haftalık süreçte ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin yaklaşık 5 derece üzerine çıkarken bazı günlerde sıcaklık farkı 12 dereceyi aştı.
Araştırmacılar, yaz boyunca aşırı sıcaklara bağlı ölümlerin yaklaşık üçte birinin bu dönemde gerçekleştiğini hesapladı. Can kayıpları ileri yaştaki kişilerle de sınırlı kalmadı. Araştırmaya göre, sıcaklık nedeniyle yaşamını yitiren yaklaşık 6 bin kişi 65 yaşın altındaydı.
Avrupa kentleri artan sıcaklıklara yeterince hazırlıklı değil
Araştırmanın başyazarlarından Imperial College London iklim bilimcisi Clair Barnes, 2026 yazının Avrupa'nın büyük bölümünde sıcaklık kaynaklı ölüm oranları bakımından kayıtlara geçen en ağır dönem olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti.
Barnes, artan sıcaklıkların özellikle kırılgan nüfus grupları üzerindeki etkisine dikkat çekerek hedefli koruma önlemlerinin geliştirilmesi ve iklim değişikliğinin hızını yavaşlatmak için fosil yakıt kullanımının azaltılması gerektiğini vurguladı.
London School of Hygiene & Tropical Medicine'den istatistikçi ve epidemiyolog Pierre Masselot ise Avrupa'nın büyük kentlerinin aşırı sıcak geçen yazlara yeterince uyum sağlayamadığını belirtti. Masselot, kentlerin serinletilmesi için yeşil alanların artırılması, kirliliğin azaltılması ve sıcaklıklardan etkilenen nüfusun sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Resmî ölüm kayıtları gerçek tabloyu yansıtmayabilir
Araştırmacılar, 50 bin 391 kişilik can kaybı tahmininin doğrudan resmî ölüm kayıtlarına dayanmadığını belirtti. Çalışmada, 2000-2026 dönemine ait sıcaklık verileri ile sıcaklık ve ölüm oranları arasındaki tarihsel ilişki kullanılarak her kent için sıcaklığa bağlı ek ölümler hesaplandı.
Resmî kayıtlarda sıcak çarpmasına bağlı ölümler yer alsa da aşırı sıcakların ağırlaştırdığı kalp-damar ve solunum yolu hastalıklarına bağlı can kayıpları her zaman aynı kapsamda değerlendirilmiyor. Araştırmacılar, bu nedenle aşırı sıcakların sağlık üzerindeki gerçek etkisinin resmî ölüm istatistiklerinde tam olarak görülemeyebileceğini belirtti.
Kaynaklar: The New York Times - Le Monde













Yorumunuz