Dünya

Avrupa Parlamentosu ABD’ye tepkili: Sakharov Ödülü Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne verildi

ABD yönetiminin yaptırım listesine aldığı Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Avrupa Parlamentosu’nun 2026 Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü. Washington’un, Amerikan vatandaşları ve müttefiklerinin yargılanmasına son verilmemesi hâlinde Mahkemeyi işlevsiz bırakma tehdidinde bulunduğu bir dönemde alınan karar, Avrupa Birliği’nin uluslararası yargı kurumlarına desteğinin göstergesi olarak değerlendirildi.

Avrupa Parlamentosu, 22 Ekim Perşembe günü Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’nü Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve çalışanlarına verdi. Karar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Mahkemeye yönelik yaptırım baskısını artırdığı ve uluslararası yargı yetkisini sınırlandırmaya çalıştığı bir dönemde alındı.

Ödül kararı özellikle Washington’un 9 Ekim’de açıkladığı yeni yaptırımlara karşı Avrupa Parlamentosu’nun siyasi tutumunu ortaya koyuyor.

ABD yaptırımları Mahkemenin faaliyetlerini durdurabilir

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Ekim’de soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarını soruşturmakla görevli Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesine alınacağını açıklamıştı.

Yaptırımların 9 Nisan 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Mahkemenin Amerikan şirketlerinin sağladığı bankacılık, finans ve dijital hizmetlere erişiminin kesilmesi, faaliyetlerini sürdüremez hâle gelmesine yol açabilir.

Washington yönetimi, Amerikan vatandaşları ile başta İsrailliler olmak üzere ABD’nin müttefiklerinin UCM tarafından yargılanmayacağına ilişkin güvence talep ediyor. ABD yönetimi, bu koşulların karşılanmaması hâlinde Mahkemeyi işlevsiz bırakacak adımlar atma tehdidinde bulunuyor.

Metsola: Uluslararası hukuk ve adaletin korunması önemli

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Strazburg’daki Genel Kurul toplantısında yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin çok taraflılığa ve uluslararası kurumlara saygı ilkeleri üzerine kurulduğunu vurguladı.

Metsola, UCM’nin uluslararası düzeyde hukukun ve adaletin uygulanması için yürüttüğü çalışmaların önemine dikkat çekti.

UCM Başkanı Yargıç Tomoko Akane ise ödül için teşekkür ederek Mahkemenin ve çalışanlarının benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.

Akane, özellikle Mahkemenin yargısal görevini yerine getirmesini engellemeyi amaçlayan yaptırımların uluslararası adalet açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Trump yönetimi Netanyahu ve Afganistan soruşturmalarının durdurulmasını istiyor

UCM’nin ödüle aday gösterilmesi için Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı (S&D) grubu girişimde bulundu.

Girişimin öncülerinden Fransız Avrupa Parlamentosu Milletvekili Chloé Ridel, ABD’nin Mahkemeye yönelik tekrarlanan müdahalelerini eleştirdi.

Ridel, Trump yönetiminin Amerikan ordusunun Afganistan’daki faaliyetlerine ilişkin soruşturmaların durdurulmasını ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkındaki tutuklama kararının kaldırılmasını istediğine dikkat çekti.
Uluslararası adaletin hangi ülkelerde ve hangi koşullarda uygulanacağına ABD’nin karar veremeyeceğini vurgulayan Ridel, UCM’nin bağımsızlığının korunması gerektiğini savundu.

ABD tarafından yaptırım uygulanan UCM yargıçları arasında Fransız yargıç Nicolas Guillou da bulunuyor.

Rusya da UCM yargıçlarını hapis cezasına çarptırdı

Uluslararası Ceza Mahkemesi, ABD’nin yanı sıra Rusya’nın da baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.

Moskova’daki bir mahkeme, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında Mart 2023’te tutuklama kararı çıkarılmasında rol oynayan dokuz UCM yargıcını gıyaplarında 3 ila 15 yıl arasında değişen hapis cezalarına mahkûm etti.

Putin hakkındaki UCM tutuklama kararı, Ukraynalı çocukların Rusya’ya yasa dışı nakledilmesi ve sınır dışı edilmesi iddialarına dayanıyor.

Ödül kararında Avrupa Parlamentosu’ndaki siyasi dengeler belirleyici oldu

Le Monde gazetesine göre, UCM’nin ödüle layık görülmesi beklenmedik bir sonuç oldu.

Avrupa Parlamentosu’nun en büyük siyasi grubu Avrupa Halk Partisi (PPE) ile Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR), Tanzanya’da Nisan 2025’te tutuklanan muhalefet lideri Tundu Lissu’nun adaylığını destekliyordu.

58 yaşındaki avukat Lissu, Tanzanya’daki Chadema partisinin lideri olarak siyasi faaliyetlerini sürdürürken tutuklanmıştı.

Jordan Bardella’nın başkanlığındaki Avrupa için Vatanseverler grubu ise İran’da hükümet karşıtı gösterilere katıldıkları gerekçesiyle hapsedilen Taraneh ve Romina Rahimi kardeşleri aday göstermişti. Kardeşlerden Taraneh Rahimi ölüm cezasına çarptırılmıştı.

Üç finalist arasında karar verilmesi amacıyla düzenlenen siyasi grup başkanları toplantısında Avrupa için Vatanseverler grubunun çekimser kalması, çoğunluğun UCM lehine oluşmasını sağladı.

Böylece sosyalistler, Yeşiller ve merkezdeki Renew grubunun desteklediği UCM ödülü kazandı.

Avrupa Birliği ABD yaptırımlarını etkisizleştirecek önlemleri değerlendiriyor

Sakharov Ödülü kararı, Avrupa Birliği’nin ABD yaptırımlarına karşı hangi hukuki ve ekonomik araçları kullanacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir döneme denk geldi.

Fransız milletvekili Chloé Ridel, Avrupa Komisyonu’na ABD yaptırımlarının Avrupa Birliği sınırları dışındaki etkilerini engellemeyi amaçlayan blokaj düzenlemesini devreye sokma çağrısında bulundu.

Avrupa Komisyonu bu seçeneği değerlendirirken Hollanda yönetimi, diğer olasılıkların incelenebilmesi için kararın aceleye getirilmemesini istedi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise 21 Ekim Çarşamba günü Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, ABD ile diyaloğun sürdürülmesini savundu.

Kallas, yaptırımların henüz yürürlüğe girmediğini hatırlatarak blokaj düzenlemesinin bütün sorunları çözmeyeceğini belirtti.

Avrupa Birliği’nin ortak pazardaki ekonomik aktörlerin çıkarlarını korumak için mevcut bütün araçları kullanmaya hazır olması gerektiğini vurgulayan Kallas, ABD ile ekonomik ilişkilerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

UCM’den çekilen ülkelerin AB ile ilişkileri etkilenebilir

Kallas, Washington yönetiminin bazı ülkelere UCM üyeliğinden çekilmeleri yönünde baskı uyguladığını da açıkladı.

Hâlen 125 devletin taraf olduğu Mahkemeden ayrılmayı değerlendiren ülkelere seslenen Kallas, böyle bir kararın Avrupa Birliği ile ilişkiler üzerinde sonuçları olacağı uyarısında bulundu.

UCM’ye verilen Sakharov Ödülü, ABD’nin 9 Ekim’de açıkladığı yaptırımların ardından Avrupa Parlamentosu’nun uluslararası ceza adaletine yönelik desteğini ortaya koyan bir karar olarak öne çıktı.

Yeşiller grubundan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Mounir Satouri de ödül kararının ardından sosyal medya platformu X üzerinden Trump ve Rubio’ya seslenerek Avrupa Parlamentosu’nun da yaptırım tehdidiyle karşılaşıp karşılaşmayacağını sorguladı.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın