Dünya

Gazeteci Murat Ağırel: “Yapmadığım haber nedeniyle tutuklandım, bu dosyanın olsa olsa tanığı olurum”

Türkiye’de Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel’in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki iddiaları reddeden Ağırel, kendisine ulaştırılan belgeleri doğrulamaya çalıştığını, iddiaların muhataplarına yanıt hakkı tanıdığını ve araştırması devam ederken gözaltına alındığını açıkladı. Emniyette suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlaması yöneltilen Ağırel, savcılık tarafından “üyesi olmadığı örgüte yardım etmek” suçundan tutuklamaya sevk edildi.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel’in, Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında 19 Ekim 2026 tarihinde tutuklanmasının ardından emniyette verdiği ifadenin ayrıntıları kamuoyuna yansıdı.

Cumhuriyet’in 20 Ekim tarihli haberine göre Ağırel, henüz yayımlamadığı bir haber için kendisine ulaştırılan bilgi ve belgelerin doğruluğunu araştırırken gözaltına alındığını belirtti. Gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasına itiraz eden Ağırel, soruşturmadaki konumunun şüpheli yerine tanık olması gerektiğini savundu.

Emniyette iki soru soruldu

Onlar TV tarafından paylaşılan bilgilere göre Ağırel’e emniyette iki esas soru yöneltildi.

Sorulardan ilki, soruşturmadaki isimlerden Sinan Çampınar ve ortağı Kai Precat’ın beyanlarıyla ilgiliydi.

Çampınar, Ağırel’e teslim ettikleri materyallerin Sarıgül tarafınca öğrenilmiş olabileceği izlenimine kapıldığını öne sürerken Precat, Ağırel’in bilgileri yayımlamak yerine Mustafa Sarıgül’e aktardığını iddia etti.

Ağırel ise bu iddiaları reddederek, “Neden burada olduğumu hâlâ anlamış değilim. En fazla bu soruşturmada bilgisine başvurulan olmam gerekirken ayağımda elektronik kelepçe bulunmasına rağmen evim sabah saat 06.00’da polisler tarafından basıldı” ifadelerini kullandı.

Sarıgül iddiaları Gökçek araştırması sırasında gündeme geldi

Ağırel, Almanya’da Gökçek ailesinin satın aldığı gayrimenkulleri araştırdığı sırada bir avukat aracılığıyla Sinan Çampınar’ın kendisiyle iletişime geçtiğini anlattı.

Çampınar’ın, Osman Gökçek ile bağlantılı olduğu öne sürülen 150-200 milyon euroluk bir yatırım hakkında iddialarda bulunduğunu, ardından Mustafa Sarıgül’e ilişkin başka iddialar aktardığını belirtti.

Bu iddiaları ilk aşamada inandırıcı bulmadığını söyleyen Ağırel, haber değeri taşıyan belgelerin kendisine sunulması hâlinde araştırma yapabileceğini bildirdiğini ifade etti.

Çampınar’ın çeşitli video, ses kaydı ve ekran görüntüleri gönderdiğini belirten Ağırel, bunların ileri sürülen iddiaları doğrulamaya yeterli olmadığını söyledi.

Ağırel, Çampınar’a gönderdiği mesajda sözleşmeler, para transferi dekontları ve şirket kuruluş evrakları gibi somut belgeler talep ettiğini anlattı.

Gazeteciler belgeler gelmeden haber yapmama kararı aldı

Ağırel, kendisine ulaştırılan materyalleri Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen ve gazeteci arkadaşları Şule Aydın, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ile değerlendirdiklerini açıkladı. Yapılan görüşmelerde mevcut belgelerin yetersiz bulunduğunu, yeni belgelerin sunulması hâlinde iddiaların araştırılabileceği sonucuna varıldığını belirtti.

Çampınar’ın, Sarıgül ailesine ilişkin iddiaların yayımlanmasını Osman Gökçek hakkındaki belgeleri paylaşmak için ön koşul hâline getirmeye çalıştığını ileri süren Ağırel, bu yaklaşımı kabul etmediğini anlattı.

“Önce yayın yapın, sonra belgeleri paylaşalım” anlayışının gazetecilikle bağdaşmadığını belirten Ağırel, iddiaları destekleyen belgeler olmadan haber yapmayacaklarını ifade etti.

100 milyon ve 10 milyon euroluk iki dekont gönderildi

Ağırel’in ifadesine göre Çampınar, daha sonra alıcı bölümünde Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül isimlerinin bulunduğu iki banka dekontu gönderdi.

Gönderici bilgilerinin kapatıldığı dekontlardan birinde 100 milyon, diğerinde 10 milyon euro tutarında işlem yer alıyordu.

Ağırel, bu belgelerin kendisine ulaşmasının ardından doğrulama sürecine geçtiğini, iddiaların muhataplarına yanıt hakkı tanımak amacıyla Sarıgül ailesinin avukatıyla iletişim kurduğunu anlattı.

Sarıgül ailesinin avukatının Cumhuriyet gazetesine gelerek iddiaları reddettiğini ve banka hesap hareketlerini gösterdiğini belirtti.

Ağırel’in aktardığına göre avukat, dekontların gerçeği yansıtmadığını, Emir Sarıgül adına 100 euro gönderildiğini ve bu tutarın da iade edildiğini savundu. Ayrıca şirketlere ilişkin bazı belgelerin sahte olduğunu ileri sürerek bunlara ilişkin belgeler sundu.

Ağırel, bu görüşmede kendisine ulaştırılan herhangi bir evrakı karşı tarafa teslim etmediğini özellikle vurguladı.

“Yanıt hakkı tanımak gazeteciliğin gereğidir”

Ağırel, araştırdığı iddiaları ilgili kişilere sormasının kendisine yöneltilen suçlamaların dayanağı hâline geldiğini savundu.

Çampınar’ın daha sonra kendisine gönderdiği belgeleri başkalarıyla paylaşıp paylaşmadığını sorduğunu anlatan Ağırel, herhangi bir belge vermediğini, ancak belgeleri doğrulatacağını önceden bildirdiğini söyledi.

Araştırmasının henüz tamamlanmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “Olayla ilgili araştırmalarım sürerken gözaltına alındım. Yani haberi yapmaktan vazgeçmiş değilim. Belgelerin doğruluğunu araştırıyordum.”

Ağırel, Alman kaynakları aracılığıyla yaptığı incelemelerde dekontların gerçek olmayabileceği yönünde bilgiler edindiğini ve resmî başvuru hazırlığı sırasında başka bir soruşturma nedeniyle ev hapsine alındığını anlattı.

“Bu dosyanın olsa olsa tanığı olurum”

Ağırel, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek soruşturmanın şüphelisi olmasını gerektirecek somut bir eylem ortaya konulmadığını savundu.

“Ben bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim, şüphelisi değil” ifadelerini kullanan Ağırel, Sarıgül ailesinin bazı üyeleri hakkında geçmişte haberler yaptığını hatırlattı.

Suç örgütüyle ilişkilendirilmesine de itiraz ederek, “Hayatımda yan yana bile gelmediğim insanlarla nasıl olur da suç örgütü kurmak ya da bu örgüte üye olmakla suçlanırım, anlamış değilim” açıklamasında bulundu.

Ağırel, Emir Sarıgül’ü tanımadığını, kendisiyle yüz yüze veya telefonla herhangi bir görüşme yapmadığını, iletişiminin ailenin avukatıyla sınırlı olduğunu da belirtti.

Emniyetteki suçlama savcılık aşamasında değişti

Cumhuriyet’in haberine göre Ağırel’in emniyetteki ifadesi suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlaması kapsamında alındı.

Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilmesinin ardından savcılık aşamasında suçlamanın niteliği değişti.

Ağırel, savcılık tarafından “üyesi olmadığı örgüte yardım etmek” suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve tutuklandı.

Kaynak: Cumhuriyet gazetesi

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın