Dünya

Avrupa'da sosyal öfke büyüyor: Hayat pahalılığı ve konut krizi milyonları etkiliyor

Fransa, İtalya ve Belçika’da hayat pahalılığına ve hükümet politikalarına karşı düzenlenen protestolar şiddetli çatışmalara dönüşürken, İspanya ve Portekiz’de konut krizi on binlerce kişiyi meydanlara taşıdı. Avrupa genelinde büyüyen toplumsal öfke, kasım ayında yapılması planlanan genel grevlerle yeni bir aşamaya hazırlanıyor.

Avrupa'da artan yaşam maliyetlerine ve hükümetlerin ekonomi politikalarına yönelik toplumsal tepki giderek yayılıyor. Fransa'da 17 Ekim Cumartesi günü düzenlenen kitlesel protestoların ardından İtalya, Belçika, İspanya ve Portekiz'de de gösteriler ve grevler gündemin ilk sıralarına yerleşti.

Le Monde gazetesinin 20 Ekim Salı günü yayımladığı kapsamlı habere göre, enerji fiyatlarındaki yükseliş, ücretlerin alım gücünün azalması, konut sıkıntısı ve eğitim politikaları Avrupa genelindeki protestoların başlıca nedenlerini oluşturuyor.

Avrupa Birliği (AB) liderleri de büyüyen toplumsal huzursuzluğu yakından izliyor. Brüksel'de 15 Ekim'de bir araya gelen devlet ve hükümet başkanları, vatandaşların yaşam maliyetlerini düşürmeye yönelik önlemleri görüştü.

Görüşmelerde, 2018 sonbaharında Fransa'da başlayan ve ülke genelinde büyük protestolara dönüşen Sarı Yelekliler hareketinin yarattığı siyasi sonuçların da dikkate alındığı belirtildi.

İtalya'da 271 gözaltı, Milano'ya 500 asker takviyesi

İtalya'da Giorgia Meloni hükümetinin ekonomi ve sosyal politikalarına yönelik protestolar, hafta sonunda Milano, Torino, Bologna ve Roma'da geniş katılımlı gösterilere dönüştü.

Milano'daki Duomo Meydanı'nda göstericilerle çevik kuvvet polisi arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Yüzlerini maske ve kapüşonlarla gizleyen bazı göstericiler polise çöp konteynerleri, demir çubuklar ve elektrikli scooterlarla saldırırken, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Kentteki olaylarda 220'si çocuk olmak üzere 271 kişi gözaltına alındı. Milano Ticaret Odası, işyerlerinde meydana gelen hasar ve ticari kayıpların toplamını yaklaşık 1 milyon avro olarak hesapladı.

Başbakan Giorgia Meloni, 19 Ekim Pazartesi günü olağanüstü güvenlik toplantısı düzenledi. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ise Milano'nun güvenliğini sağlamak amacıyla 500 ek askerin görevlendirileceğini açıkladı.

Ülkenin güneyinde de protestolar devam ediyor. Calabria ve Campania bölgelerinde kamyon şoförleri, çiftçiler ve balıkçılar, akaryakıt fiyatlarını protesto etmek amacıyla dört gündür bazı yolları ve otoyol gişelerini kapatıyor.

Roma'da 100 bin kişilik gösteri, 20 Kasım'da genel grev

İtalya'nın en büyük sendikal konfederasyonu CGIL'in 17 Ekim'de Roma'da düzenlediği gösteriye yaklaşık 100 bin kişi katıldı.

Gösteride Demokrat Parti lideri Elly Schlein ve Beş Yıldız Hareketi lideri Giuseppe Conte'nin de aralarında bulunduğu muhalefet temsilcileri yer aldı.

CGIL Genel Sekreteri Maurizio Landini, hükümetin ekonomi politikalarına karşı 20 Kasım'da genel greve gidilmesi çağrısında bulundu.

Öğrenci hareketleri de protestolarda önemli rol oynuyor. Ekim ayının başından itibaren Torino ve Roma başta olmak üzere birçok kentte lise öğrencileri dersleri boykot etmeye başladı.

Öğrenciler, okulların fiziki koşullarının yetersizliğini, enerji fiyatlarındaki artışı ve hükümetin Ukrayna'daki savaşa kaynak ayırırken eğitime yeterli yatırım yapmamasını eleştiriyor.

Belçika'da yaklaşık 200 gözaltı

Belçika'da 17 Ekim'de Brüksel ve Liège kentlerinde düzenlenen gösterilerde polisle protestocular arasında çatışmalar yaşandı.

İki kentte toplam yaklaşık 200 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 25'ten fazlasının çocuk olduğu açıklandı.

Brüksel'de göstericiler barikatlar kurdu, polise çeşitli cisimler fırlattı ve Midi Garı yakınlarında bisikletlerle elektrikli scooterları ateşe verdi. Marolles semtinde bazı araçlar yakılırken, Sosyalist Parti'nin Brüksel merkezinin camları kırıldı.

Belçika'daki protestoların temelinde federal hükümetin kemer sıkma önlemleri ve eğitim politikaları bulunuyor.

Ülkede 1 Ekim'de başlayan lise öğrencilerinin eylemleri, öğretmenlerin aylardır sürdürdüğü protestolarla birleşti. Brüksel'de 9 Ekim'de düzenlenen gösteriye on binlerce kişi katılmıştı.

Brüksel Sosyalist Parti Başkanı Ahmed Laaouej, şiddet olaylarına karışanlarla gençlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini savunurken, İçişleri Bakanı Bernard Quintin yaşananları sert biçimde kınadı.

İspanya'da meydanlar çadırlarla doldu

İspanya'da protestoların merkezinde giderek ağırlaşan konut krizi bulunuyor.

Başkent Madrid'in Puerta del Sol Meydanı başta olmak üzere ülkenin farklı kentlerinde yüzlerce çadır kuruldu. 26 Eylül'den bu yana meydanlarda kalan göstericiler, hızla artan kiralara karşı önlem alınmasını ve konuta erişimin kolaylaştırılmasını talep ediyor.

Konut sorunu, ülkede 29 Kasım'da yapılması planlanan erken genel seçimlerin de en önemli gündem maddelerinden biri hâline geldi.

Madrid Bölgesel Yönetim Başkanı Isabel Díaz Ayuso, kampların kaldırılmasını isterken protestocuları sert ifadelerle eleştirdi.

İspanya'daki gösteriler, İtalya ve Belçika'daki olaylardan farklı olarak büyük ölçüde barışçıl biçimde devam ediyor.

Ancak eğitim alanındaki grevler de toplumsal hareketliliği artırıyor. Madrid'de öğretmenler, 14 Ekim'den itibaren ücret artışı ve sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılması talebiyle süresiz greve başladı.

19 Ekim Pazartesi sabahı yaklaşık 200 öğretmen başkentteki bir otoyolu trafiğe kapattı.

İspanya'nın başlıca sendikal konfederasyonları, 14 yıl aradan sonra ilk kez 11 Kasım için genel grev çağrısında bulundu.

Portekiz’in başkenti Lizbon’un merkezindeki Rossio Meydanı’nda, konut sıkıntısı, hızla yükselen kiralar ve düşük ücretleri protesto etmek amacıyla kurulan çadır kampından bir görüntü. 19 Ekim gecesi. Fotoğraf: AFP

Portekiz'de konut fiyatları 2017'den bu yana iki katından fazla arttı

Portekiz'de de hayat pahalılığı, konut krizi ve düşük ücretler on binlerce kişiyi sokaklara çıkardı.

17 Ekim Cumartesi günü Lizbon, Porto ve Coimbra'da Portekiz Genel İşçi Konfederasyonu'nun çağrısıyla geniş katılımlı gösteriler düzenlendi.

Başkent Lizbon'da on binlerce kişi ücretlerin ve emekli maaşlarının artırılmasını talep etti.

Ülkede konut fiyatlarının 2017'den bu yana iki katından fazla artması, toplumsal hoşnutsuzluğun başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Başbakan Luís Montenegro liderliğindeki merkez sağ hükümetin, kira borcunu ödeyemeyen kiracıların tahliyesini hızlandırmayı amaçlayan düzenlemesi de protestolara yol açıyor.

Lizbon'daki Rossio Meydanı ve Porto'daki Dom João I Meydanı, konut hakkı için mücadele eden göstericilerin kurduğu çadır kamplarına ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki gösteriler genel olarak barışçıl biçimde sürüyor.

İspanya ve Portekiz'de ortak genel grev çağrısı

Lizbon'da 18 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen halk toplantısında, İspanya'daki sendikal hareketle eş zamanlı olarak 11 Kasım'da İber Yarımadası genelinde grev düzenlenmesi çağrısı yapıldı.

İspanya ve Portekiz'deki protestoların ortak bir sendikal eyleme dönüşmesi de gündeme geldi.

İtalya'da ise 20 Kasım için genel grev çağrısı yapılmış durumda.

AB yönetiminin gündeminde 2018'deki Sarı Yelekliler hareketine benzer bir yayılma var

Avrupa Komisyonu, 19 Ekim Pazartesi günü Fransa'daki gösteriler sırasında yaşanan yağma olaylarını kınarken barışçıl gösteri hakkının korunması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Parlamentosu'nda ise Avrupa Halk Partisi ve aşırı sağ gruplar, Fransa, İtalya ve Belçika'daki şiddet olaylarını gündeme taşıyan bir tartışma düzenledi.

Avrupa genelinde toplumsal huzursuzluğun yükselmesi, yaklaşan seçimler nedeniyle siyasi açıdan da önem taşıyor. İspanya, Fransa, İtalya, Polonya ve Yunanistan'da önümüzdeki aylarda yapılması öngörülen seçimler, aşırı sağın yükselişi ve ekonomik hoşnutsuzluk ortamında değerlendiriliyor.

Avrupa liderlerinin gündeminde ise 2018'de Fransa'yı sarsan Sarı Yelekliler hareketine benzer bir toplumsal tepkinin başka ülkelere yayılması ihtimali bulunuyor.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın