Dünya

Fransa'da Z kuşağı protestoları internet kültürüyle yeniden şekillendi: Mizah, kostümler ve siyasi sloganlar

Fransa'da eğitim sistemindeki sorunlara karşı sokaklara çıkan lise ve üniversite öğrencileri, protestolara yeni bir ifade biçimi kazandırıyor. Batman, Darth Vader ve One Piece karakterleri gösterilere katılırken, öğrenci gruplarına sızmaya çalışan sivil polislerin Snapchat mesajlarında kullandığı “Bismillah” ifadesi de mizahi bir protesto sloganına dönüştü. Gençler, internet kültüründen beslenen mizahı hem dayanışmayı güçlendirmek hem de polis şiddetini eleştirmek için kullanıyor.

Fransa'da haftalardır devam eden öğrenci protestolarda, Z kuşağının internet kültüründen beslenen yeni eylem biçimleri dikkat çekti. Lise ve üniversite öğrencileri, geleneksel siyasi sloganların yanına popüler kültür karakterlerini, sosyal medya akımlarını, kostümleri ve müziği ekleyerek gösterileri farklı bir toplumsal buluşma alanına dönüştürdü.

Gençlerin mizahı ve ortak kültürel referansları kullanması, protestolara katılımı artırırken farklı toplumsal çevrelerden öğrenciler arasında dayanışma kurulmasına da yardımcı oluyor.

Batman, Chucky ve Gremlin öğrencilerle birlikte yürüdü

Batman, korku filmlerinin karakterleri Chucky ve Jigsaw ile Gremlin kostümleri giyen gençler göstericilere katıldı.

Gençler, 36 kişilik sınıflardan, bozuk tuvaletlerden ve bazı okul binalarındaki asbest sorunundan şikâyetçi olduklarını belirtti.

Taleplerini kararlılıkla savunduklarını vurgulayan öğrenciler, bunu öfkelenmek yerine gülümseyerek yapmayı tercih ettiklerini ifade etti.

Tarihçi Servat: Gençler gösterilerin Mozart'ı

Fransız tarihçi Véronique Servat, gençlerin protesto kültüründe yarattığı değişimi değerlendirdi.

Servat, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un geçmişte finans dünyasının Mozart'ı olarak tanımlanmasına gönderme yaparak gençleri gösterilerin Mozart'ları olarak nitelendirdi.

Tarihçiye göre popüler kültür simgeleri, siyasi geleneklerle ve toplumsal hareketlerin tarihsel sembolleriyle giderek daha fazla iç içe geçiyor.

Mizahın, neşenin ve eğlencenin protestolara katılımı kolaylaştırdığını belirten Servat, ortak kültürel referansların normal koşullarda bir araya gelmeyen gençleri de buluşturduğunu vurguladı.

One Piece karakteri Luffy özgürlük mücadelesinin sembolüne dönüştü

Japon manga ve anime serisi One Piece'in özgürlük arayışındaki korsan karakteri Luffy, Fransa'daki öğrenci gösterilerinde de yer aldı.

Le Monde'un haberine göre Paris'in 17. bölgesinde aşçılık eğitimi alan 18 yaşındaki Alex, Luffy'nin hasır şapkasını takarak protestolara katıldı.

Alex, bu tercihini Eylül 2025'te Nepal ve Madagaskar'daki gösterilerde aynı karakteri kullanan protestoculara saygı göstermek amacıyla yaptığını anlattı.

Sorbonne Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan Lisa ise Luffy'nin hasır şapkası, kırmızı yeleği ve mavi pantolonuyla gösteriye katıldı.

Lisa, çevik kuvvet polislerinin önünde kefiye kaldırarak Filistin'e desteğini de ifade etti.

Genç öğrenci, ortak bir popüler kültür sembolünün herkesin kendi siyasi taleplerini dile getirmesine olanak sağladığını belirtti.

Şişme kurbağa kostümüyle siyasi mesaj

Nanterre Üniversitesi'nde sahne sanatları eğitimi alan ve Jean Boneau takma adını kullanan bir öğrenci, yaklaşık iki metre boyundaki şişme kurbağa kostümüyle Paris sokaklarında yürüdü.

Göstericilerin fotoğraf çektirmek için yanına geldiği öğrenci, kostümünü bir yıl önce ABD'nin Portland kentindeki protestolarda polis karşısına benzer bir kıyafetle çıkan antifaşist bir eylemciden esinlenerek seçti.

Tarihçi Véronique Servat, bu örneğin mizahın siyasi açıdan tarafsız olmadığını gösterdiğini belirtti.

Servat'a göre kostümler ve popüler kültür göndermeleri, güncel protestoların geçmişteki toplumsal ve siyasi hareketlerle bağ kurmasını sağlıyor.

Fast food kültürü antifaşist slogana dönüştü

Paris'in Port-Royal bölgesindeki gösterilerde gençler, ritmik biçimde alkışlayarak "Tasty Crousty antifascisti" sloganını attı.

Bu ifade, İtalyanca "Siamo tutti antifascisti" yani "Hepimiz antifaşistiz" sloganının, gençler arasında popüler olan Tasty Crousty adlı fast food ürünüyle birleştirilmesinden doğdu.

Tarihçi Servat'a göre bu slogan, özellikle göçmen kökenli gençlerin ve banliyölerde yaşayanların maruz kaldığı toplumsal önyargıları tersine çeviriyor.

Genellikle sağlıksız beslenme ve banliyö kültürüyle ilişkilendirilen bir yiyeceğin, 1920'lerden gelen antifaşist bir sloganla birleştirilmesi, hem mizahi hem de siyasi açıdan güçlü bir ifade oluşturuyor.

Servat, gençlerin kendilerine yöneltilen damgalayıcı söylemleri sahiplenerek bunları yeni bir protesto diline dönüştürdüğünü belirtti.

Fotoğraf: Le Parisien

Sivil polislerin Snapchat'de grupların arasına girmek için kullandığı Bismillah mesajı protesto sloganı oldu

Gösterilerde yaygınlaşan bir başka slogan ise "Bismillah, c'est les ténèbres" oldu.

Türkçede yaklaşık olarak "Allah'ın adıyla, karanlıklar başladı" anlamına gelen ifade, sosyal medyada lise öğrencisi gibi davranmaya çalışan sivil polislere atfedilen Snapchat mesajlarından kaynaklanıyor.

Paris Cité Üniversitesi'nde eczacılık dördüncü sınıf öğrencisi olan Marwa, bu ifadeyi pankartına taşıdı. Marwa, polislerin gençlerin kültürünü anlamadığını ve önyargılı davrandığını savundu.

Öğrenci, özellikle protestolar sırasında ağır yaralanan iki çocuğun durumuna dikkat çekti.

5 Ekim'de Lens kentinde bir lise yakınındaki gösteride 15 yaşındaki Evan'ın, polis tarafından kullanılan bir mühimmatın patlaması sonucunda elinin koptuğu bildirildi.

28 Eylül'de ise 14 yaşındaki Eden'ın, göz yaşartıcı gaz mühimmatı fırlatan bir silahtan yapılan atış nedeniyle çenesinin kırıldığı aktarıldı.

Marwa, bu olayların kendisinde neşeden çok öfke yarattığını ancak yaşananları mizah yoluyla eleştirmenin de bir direniş biçimi olduğunu anlattı.

Darth Vader çevik kuvvet polislerinin karşısına çıktı

Paris'teki Hélène-Boucher Lisesi'nde öğrenim gören Matthieu ise protestolara Darth Vader kostümüyle katıldı.

Öğrenci, çevik kuvvet polislerinin Star Wars evrenindeki Stormtrooper askerlerine benzetilmesinden hareketle kostümünü seçtiğini anlattı.

Matthieu, gösteriler sırasında çevik kuvvet polislerinin önünde düzenlenen ve sosyal medyada popüler olan bir "aura battle" etkinliğine de katıldı.

Gençlerin beden hareketleri ve duruşlarıyla birbirlerine meydan okuduğu bu karşılaşma, polisin son dağılma uyarısının ardından gerçekleşti.

Matthieu, karşılaşmayı kazandığını ve polislerin müdahaleye geçmediğini belirterek yaşadıklarını mizahla anlattı.

Z kuşağından 1968'e gönderme

Gençlerin pankartlarında internet kültürünün güncel akımları da yer alıyor.

Sosyal medyada yaygınlaşan "six seven" ifadesi, Fransa'daki protestolarda 1968 öğrenci hareketine gönderme yapan yeni bir slogana dönüştü.

"Génération 67 refait Mai 68" ifadesiyle Z kuşağı, Fransa'nın siyasi tarihinde önemli bir yere sahip Mayıs 1968 protestolarına atıfta bulunuyor.

Gösterilerde kullanılan şişme köpekbalığı kostümleri de internet kültürünün farklı dönemlerinden izler taşıyor.

Bu kostümler, 2015'te popülerleşen Left Shark adlı internet fenomeniyle ve 2025'te yapay zekâyla üretilen absürt karakterlerden oluşan Italian Brainrot akımıyla ilişkilendiriliyor.

Fransız YouTuber Cyprien'in 2015 tarihli bir videosunda yer alan Nodey'in No Title adlı parçası da okul ablukalarının marşlarından biri haline geldi.

Protestolara müzik ve dans eşlik etti

Gençlerin protestolarında elektronik müzik, dans ve sokak performansları da önemli bir yer tutuyor.

Emeklilik reformuna karşı düzenlenen gösteriler sırasında ortaya çıkan Planète Boum Boum kolektifi, müziği siyasi eylemlerin parçası haline getiriyor.

Kolektif, çok katlı bir kamyon üzerine yerleştirilen müzik sistemiyle gösterilere katılıyor.

Grubun üyelerinden Lucie, ilk kez protestoya katılan ve korku yaşayan gençleri kamyona davet ederek konuşma yapmalarına olanak sağladıklarını anlattı.

Amaçlarının gençlerin kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırmak ve toplumsal hareketlere katılma cesaretlerini artırmak olduğunu belirtti.

Polis müdahalesinin ortasında müzik çaldılar

'La Clé de lutte' adlı aktivist bando grubunun 30 yaşındaki üyesi Lisa da 6 Ekim'de Paris'teki Nation Meydanı'nda yaşadıklarını anlattı.

Lisa, gösteri sırasında polislerin çevrelerini sardığını, göz yaşartıcı gaz kullanıldığını ve gençlerin karşılık vermeye başladığını belirtti.

Gerginliğin arttığı sırada diğer müzisyenlerle birlikte polis ve göstericiler arasına girerek müzik çalmaya başladıklarını söyledi.

Yan flütünün bir çevik kuvvet polisinin kalkanına çarptığını anlatan Lisa, müzik yapmaya devam etmelerinin ardından polislerin geri çekildiğini ifade etti.

Lisa'ya göre korku ortadan kalkmasa da birlikte hareket etmek insanlara daha fazla cesaret veriyor.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın