Dünya

Netanyahu’nun çevresinde Katar skandalı: Danışmanlara para, uydurma haberler, Türkiye aleyhine dezenformasyon

The New Yorker’ın araştırması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yakın çevresindeki isimlerin Katar lehine yürütüldüğü öne sürülen nüfuz kampanyasındaki rolünü mercek altına aldı. Araştırmada, para trafiğinin yanı sıra İsrail medyasına servis edilen haberler ile Türkiye ve Mısır aleyhine dezenformasyon amacıyla üretilen anlatılar da ortaya kondu.

Amerikan The New Yorker dergisinin yayımladığı kapsamlı bir araştırma, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun en yakın danışmanlarına kadar uzanan Katar bağlantılarına ilişkin yeni ayrıntıları ortaya çıkardı. 

Araştırmaya göre Katar’ın İsrail kamuoyundaki imajını değiştirmek amacıyla yürütülen ve yüz binlerce dolar ödendiği öne sürülen nüfuz kampanyasında Netanyahu’nun ofisinde görev yapan isimler de yer aldı. Gazetecilere Katar lehine mesajlar servis edildiği, gerçekte var olmayan kaynaklara dayandırılan haberler üretildiği, Mısır ve Türkiye aleyhine dezenformasyon amaçlı anlatılar oluşturulduğu ve bunların İsrail medyasında yayımlandığı iddia edildi.

The New Yorker yazarı Ruth Margalit’in 19 Eylül’de yayımlanan araştırması, Netanyahu’nun yakın çevresindeki isimlerle Katar arasında kurulduğu öne sürülen ilişkileri, para trafiğinden medya ve kamuoyunun yönlendirilmesine kadar uzanan geniş bir çerçevede ele aldı.

Araştırmanın merkezinde, Netanyahu liderliğindeki Likud’un beş seçim kampanyasında görev yapan siyasi stratejist Yisrael Einhorn, Netanyahu’nun yakın stratejik danışmanı Jonatan Urich ve Başbakanlıkta askeri konularda sözcülük yapan Eli Feldstein bulunuyor.

Katar'ın imajını değiştirmek için kampanya

Einhorn’un kurduğu 'Perception' adlı stratejik danışmanlık şirketi, Katar’ın 2022 FIFA Dünya Kupası öncesindeki iletişim çalışmalarında görev aldı. The New Yorker’a göre Katar, Dünya Kupası sona erdikten sonra da Perception ile ilişkisini sürdürdü ve üçüncü bir şirket üzerinden ayda 45 bin dolar ödeme yaptı.

Aralık 2023’te Einhorn, 2019’dan bu yana Katar adına ABD’de kayıtlı lobicilik faaliyeti yürüten Jay Footlik ile Londra’daki Ritz Oteli’nde bir araya geldi. Katar’ın yeni iletişim hedefi, kendisini bölgede bir “barış yapıcı” olarak konumlandırmaktı.

Ancak Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından İsrail kamuoyunda Katar, Hamas’ın destekçisi olarak görülüyordu. Bu nedenle Doha’nın imajını değiştirmek kapsamlı bir kamuoyu kampanyası gerektiriyordu.

The New Yorker’a göre Einhorn ve Footlik, ilerleyen aylarda Netanyahu’nun ofisinde çalışan iki isimle birlikte hareket etti. Yüz binlerce dolar ödendiği öne sürülen kampanya kapsamında gazeteciler için geziler düzenlendi, gerçekte var olmadığı belirtilen kaynaklar üretildi ve Katar lehine haberlerin medyaya yerleştirilmesi için çalışıldı.

“Gerçekliği doğuruyoruz”

Araştırmada yer alan yazışmalar, kampanyanın yalnızca Katar hakkında olumlu haberler üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. Amaçlardan biri, Hamas liderlerine ev sahipliği yapan Katar’ın bunu kendi tercihiyle değil, İsrail ve ABD’nin talebi üzerine yaptığı anlatısını yaymaktı.

Diğer taraftan İsrail’in uzun yıllardır barış anlaşması bulunan Mısır’ın Gazze müzakerelerinde güvenilir olmadığı yönünde mesajlar üretildi.

Bu anlatıların medyada karşılık bulmaya başlamasının ardından Einhorn, bir mesajında yürüttükleri çalışmayı “gerçekliği doğuruyoruz” sözleriyle kutladı.

Türkiye de Katar lehine yürütülen kampanyanın hedefindeydi

The New Yorker’ın araştırması, nüfuz kampanyasının Türkiye’ye yönelik bir ayağının da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Kampanyanın Nisan 2024 sonunda başlamasından kısa süre sonra Feldstein, İsrail medyasına yerleştirilmesine yardımcı olduğu iki haberi Einhorn’a gönderdi. Haberlerden birinde “üst düzey İsrailli yetkililere” atfen, rehine ve ateşkes anlaşmasını Katar dışında hiçbir ülkenin sağlayamayacağı ileri sürülüyordu.

Diğer haberde ise Türkiye, “Hamas’ın ağabeyi” olarak tanımlanıyor ve Katar ile olumsuz biçimde karşılaştırılıyordu.

Böylece oluşturulan anlatıda Katar, Hamas’la ilişkisine rağmen anlaşma sağlayabilecek vazgeçilmez arabulucu olarak öne çıkarılırken, Türkiye’nin Hamas’la ilişkileri Katar’dan daha sorunluymuş gibi sunuluyordu.

The New Yorker, söz konusu Türkiye anlatısının da Feldstein’ın medyaya yerleştirilmesine yardımcı olduğu haberlerden biri olduğunu aktarıyor. Footlik, bu iki haberin ardından Feldstein’a mesaj göndererek çalışmasını övdü. Feldstein mesajı Urich’e ileterek başarılarını kutladı.

Mısır'a karşı daha kapsamlı bir kampanya

Türkiye’ye kıyasla Mısır’ı itibarsızlaştırmaya yönelik çok daha kapsamlı bir anlatının üretildiği öne sürülüyor.

Mayıs 2024’te İsrail ordusunun Refah operasyonu sürerken Einhorn, Feldstein’dan gazetecilere yeni bir brifing vermesini istedi. Verilmek istenen mesaj, Mısır’a artık güvenilemeyeceği ve bundan sonra müzakerelere yalnızca Katar’ın öncülük etmesi gerektiğiydi.

Bununla birlikte Einhorn, bu görüşün kendilerine ait olduğunu söylemek yerine mesajın kapalı kapılar ardında konuşan “üst düzey ABD'li yetkililere” atfedilmesini önerdi. Aynı akşam İsrail’in Channel 12 televizyonunda askeri muhabir Nir Dvori, söz konusu anlatıyı neredeyse kelimesi kelimesine aktardı.

Programın sunucusu şaşkınlıkla bunu Amerikalıların söyleyip söylemediğini sordu. Dvori, kaynağın Amerikalılar olduğunu söyledi.

The New Yorker’a göre gerçekte var olmayan ABD'li yetkililere atıf yapılan tek olay bu değildi.

Katar'ın Hamas'tan uzaklaştığına ilişkin hayali toplantı

Birkaç gün sonra yeni bir anlatı oluşturuldu. Bu kez Katar’ın Hamas’tan giderek rahatsız olduğu mesajı verilmek istendi.

The New Yorker’a göre gerçekte Katar, ABD'li yetkililerin taleplerine rağmen Hamas liderlerini Doha’dan resmen sınır dışı etmemişti. Feldstein ise habere dayanak oluşturmak amacıyla bir gün önce Doha’da Katar Başbakanı, Mısır istihbarat şefi ve üst düzey Hamas yetkililerinin katıldığı bir toplantı yapıldığı şeklinde hayali bir bağlam oluşturdu.

Bu haber de Channel 12 tarafından yayımlandı.

Feldstein daha sonra Einhorn’a haber için “Bomba” diye yazdı. Einhorn ise “Balistik” karşılığını verdi. Feldstein, birkaç aylık süreçte Katar lehine düzinelerce haber çıktığını söyledi.

Jerusalem Post editörü Doha'ya götürüldü, Haaretz yazarına para ödendi

Kampanyanın İsrail medyasıyla ilişkisi Channel 12 ile sınırlı değildi. Einhorn, Jerusalem Post’un bir editörünü Doha’ya götürdü. Editör daha sonra Katar’ın söylemleriyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtilen iki haber yayımladı.

Araştırmada ayrıca Footlik’in Haaretz’de yazan bir köşe yazarına on binlerce dolar ödediği belirtildi. Yazar daha sonra gazeteden ayrıldı ancak herhangi bir usulsüzlük yaptığını reddetti.

Bazı gazeteciler şüphelendi

Feldstein’ın Katar lehine haberleri İsrail medyasında yayımlanmasına yönelik girişimleri ise her zaman karşılık bulmadı.

The New Yorker’ın aktardığı yazışmalara göre Feldstein’ın haber önerisinde bulunduğu gazetecilerden biri, mesajların niteliğinden şüphelenerek kendisine doğrudan “Katar için mi çalışıyorsun?” diye sordu. Feldstein bu soruya “Hahaha” diye karşılık verdi.

Ancak başka gazeteciler, Feldstein’ın Başbakanlıkta çalışması nedeniyle kendilerine aktardığı bilgilerin Netanyahu yönetimi adına verildiğini düşündü.

Channel 12 muhabiri Nir Dvori de daha sonra Feldstein’ın brifinglerinin “Başbakan adına” verildiğinden şüphe etmek için bir nedeni olmadığını söyledi. Dvori, Feldstein’ın zaman zaman Netanyahu’yu doğrudan telefona bağladığını belirterek, Netanyahu’nun çevresindeki kişilerin para karşılığında Katar’a hizmet ediyor olabileceğinin aklına gelmediğini ifade etti.

Netanyahu’nun yakın danışmanına ayda 18 bin dolar

Araştırmaya göre para trafiği Netanyahu’nun en yakın çevresine kadar uzandı. Netanyahu’nun stratejik danışmanı Jonatan Urich, Başbakan için çalıştığı yıllarda aynı zamanda Perception için de çalışıyordu.

The New Yorker, Urich’in Katar’ın Perception’a yaptığı ödemelerin yüzde 40’ını, eski İsrailli güvenlik yetkilileri tarafından kurulan üçüncü bir şirket üzerinden aldığını aktarıyor. Urich ise herhangi bir usulsüzlük yaptığını reddediyor.

Katar’ın 2024 yılının büyük bölümünde kendisine ayda 18 bin dolar ödediğini reddetmeyen Urich, paranın İsrail’de Katar adına yürüttüğü çalışmaların değil, Dünya Kupası kampanyasının karşılığı olduğunu savunuyor.

Feldstein da birkaç ay sonra fiilen Perception’ın ödeme sistemine dahil oldu. Feldstein, aldığı paranın Katar’dan geldiğini bilmediğini ileri sürüyor.

Netanyahu'nun Hamas ve Katar politikası da mercek altında

Araştırma, Netanyahu hükümetinin Katar’la ilişkilerini daha geriye götürüyor. 2018’de Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye sağladığı ekonomik kaynakları azaltmasının ardından Netanyahu, Katar’dan Gazze’ye düzenli aylık ödemeler yapmasını istedi. Netanyahu bu politikayı İsrail’in güneyindeki yerleşimlerde istikrarı sağlama stratejisi olarak savundu.

Bazı İsrailli güvenlik yetkilileri, Hamas’ın söz konusu kaynakların bir bölümünü kendi amaçları için kullanabileceği gerekçesiyle politikaya karşı çıktı. Dönemin Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Hamas politikasına yönelik itirazları sırasında görevinden istifa etti. Mossad eski Direktörü Tamir Pardo ise Katar’dan Gazze’ye para aktarılmasına izin verilmesini İsrail’in ulusal güvenliği açısından ağır biçimde eleştirdi.

İddialar doğrudan Netanyahu'ya uzandı

The New Yorker araştırmasında, danışmanlara yönelik iddialardan çok daha ağır ancak bugüne kadar doğrulanamamış bir başka dosya da ele alınıyor. Fransız araştırmacı gazetecilik kuruluşu Blast, 2021’de Katar yönetimine ait olduğu ileri sürülen bir dizi belge yayımladı.

Belgelerden birinde, Katar Başbakanı’nın 2012 yılında Maliye Bakanı’na iki İsrailli siyasetçi için “mali yardım paketleri” hazırlanması talimatını verdiği öne sürülüyordu. Belgede Likud Başkanı Binyamin Netanyahu için 15 milyon dolar, aşırı sağdaki Yisrael Beiteinu partisi lideri Avigdor Lieberman için ise 5 milyon dolar ayrıldığı iddia ediliyordu.

İki lider o yıl seçimlere ortak listeyle katılmıştı. Belgede paranın “yaklaşan seçim kampanyası” için olduğu belirtiliyordu. Katar Merkez Bankası Başkanı’nın imzasını taşıdığı öne sürülen başka bir yazı ise transferin yapıldığı izlenimini veriyordu.

Netanyahu ve Lieberman Katar’dan para aldıkları iddiasını reddetti.

2018'de 50 milyon dolarlık ikinci ödeme iddiası

Blast ayrıca Netanyahu’ya 2018 yılında 50 milyon dolar daha aktarılmasına ilişkin olduğu ileri sürülen belgeler yayımladı. Katar Maliye Bakanı’ndan Emirlik makamına gönderildiği öne sürülen yazıda paranın nakit olarak Katar devlet güvenlik birimine teslim edileceği belirtiliyordu.

Mossad eski yetkilisi Udi Levi, iddia edilen ödemelerin tarihleri ile Netanyahu hükümetinin Katar ve Gazze politikalarındaki bazı kararların zamanlamasının örtüştüğünü düşündüğünü söyledi.

Levi ayrıca Mısır gazetesi Youm7’nin Blast belgelerinden iki yıl önce, Arap kaynaklara dayanarak 2012’de Likud’a 20 milyon dolar, altı yıl sonra ise 50 milyon dolar aktarıldığı iddiasını yayımladığını tespit etti.

Ancak bunlar, söz konusu paraların Netanyahu tarafından alındığını şimdilik kanıtlamıyor.

Mossad eski yetkilisi belgeleri inceledi

2001-2016 yılları arasında Mossad’da terör finansmanı ağlarını takip eden bir birimin başında bulunan Levi, belgelerin sahte olabileceği ihtimalini de dikkate alarak dosyaları inceledi.
Levi’ye göre belgelerde Katarlı yetkililer için kullanılan unvan ve hitap biçimleri doğruydu, imzalar asıllarıyla eşleşiyordu ve belgelerde seri numaraları bulunuyordu.

Levi daha sonra Suriyeli bilgisayar korsanlarının Katar’dan ele geçirdiği aynı döneme ait başka belgelere ulaştığını ve bunlardaki seri numaralarının Blast dosyalarındaki numaralarla kronolojik bir dizilim oluşturduğunu söyledi.

Katar: Belgeler sahte

Katar hükümeti herhangi bir ödeme yapıldığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Doha yönetimi, Katar’ı suçlamak amacıyla sahte resmi belgelerin medyaya servis edildiğini ve benzer bir yöntemin yıllardır kullanıldığını savundu.

The New Yorker da Blast belgelerinin gerçekliğinin kesin olarak kanıtlanamadığını vurguladı. Dosyalarda banka hesap bilgileri bulunmuyor. Belgelerin Katar makamlarından çıktığı varsayılsa dahi, Netanyahu’nun parayı gerçekten aldığına ilişkin kanıt bulunmuyor.

Blast belgeleri hakkında bugüne kadar resmi bir soruşturma da açılmadı.

İsrail’in iç güvenlik ve karşı istihbarat teşkilatı Shin Bet'in eski Başkan Yardımcısı Roni Alsheikh ise iddiaların ağırlığı nedeniyle soruşturulmaları gerektiğini savundu.

Netanyahu suçlamaları reddetti ve Katar’dan para aldığını ileri süren Levi dahil bazı kişiler hakkında dava açtı.

Sahte belgeler dosyayı daha da karmaşık hale getirdi

Daha sonra Netanyahu ile Katar arasındaki mali ilişkileri kanıtladığı öne sürülen başka belgelerin açık biçimde sahte olduğu ortaya çıktı.

Eski İsrail askeri istihbarat subayı Yigal Carmon, Katar Maliye Bakanlığı ve Ürdün’ün yolsuzlukla mücadele makamından geldiği iddia edilen iki grup belgeyi 125 bin dolar karşılığında satın alarak yayımladı.

Levi, belgeleri gördüğünde bunların ciddi sorunlar içerdiğini söyledi. Belgelerde doğru antet ve seri numaraları bulunmuyordu. Netanyahu bağlantılı bir şirketten Hamas bağlantılı bir şirkete gönderildiği ileri sürülen 10 milyon dolarlık çekin numarasının ise internetteki bir çek şablonuyla aynı olduğu belirlendi.

Belgeleri satan Matthew Cohen daha sonra bunların sahte olduğunu söyledi.

Levi ise sahte belgelerin, daha önce ortaya çıkan Blast dosyalarını itibarsızlaştırmak için kasıtlı biçimde dolaşıma sokulduğunu savundu. Shin Bet eski Başkan Yardımcısı Alsheikh de benzer bir ihtimalden söz etti.

Netanyahu'nun yakın çevresine soruşturma

Netanyahu’nun danışmanları ile Katar arasındaki bağlantılar Kasım 2024’te Haaretz tarafından kamuoyuna taşındı. Shin Bet’in delil toplamaya başlamasının ardından Şubat 2025’te ceza soruşturması açıldı.

Bir ay sonra Feldstein ve Urich, yabancı ajanla temas, rüşvet, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve kara para aklama şüphesiyle gözaltına alındı. Her iki isim hakkındaki süreç devam ederken Katar yönetimi de İsrailli yetkilileri uygunsuz biçimde etkilemeye çalıştığı iddialarını reddetti.

Netanyahu: Katar düşman devlet değil

Netanyahu, mart ayında Katar bağlantılarına ilişkin soruşturma kapsamında ifade verdi. İsrail Başbakanı, Urich’in Katar için çalıştığını bilmediğini söyledi. Ardından, bilmiş olsa dahi bunda yanlış bir şey olmayacağını savunarak, “Katar düşman devlet değil” dedi.

Netanyahu daha sonra Urich’e kamuoyu önünde de destek verdi. Urich, Netanyahu’nun kişisel avukatı tarafından temsil edilirken Likud’un da savunma masraflarını karşıladığı bildirildi.

Urich daha sonra yeniden Netanyahu için çalışmaya başladı.

The New Yorker’a göre soruşturma aylar önce tamamlandı ancak henüz iddianame hazırlanmadı.

Kaynak: The New Yorker, Fotoğraf: İsrail'de 31 Mart 2025'de düzenlenen Netanyahu karşıtı protestolardan, AP

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın