Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen, 8 kişinin hayatını kaybettiği ve 20 kişinin halen arandığı gemi kazasıyla ilgili tutuklanan zanlılar bugün mahkemeye çıkarıldı.
"Filo Jet" isimli yolcu gemisinin kaptanı, kaptan yardımcısı, mürettebatı, Filo Denizcilik Şirketi Ltd. direktörü ve 3 hissedar ile Girne Liman Başkanlığı'nın 2 yetkilisinden oluşan toplam 14 zanlı hakkında, tahkikatı yürüten Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş duruşmada şahadet verdi.
Mannaş’ın şahadetiyle kayıp sayısının 18 değil, 20 olduğu ortaya çıktı
Mannaş, gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğunu belirterek arama kurtarma çalışmalarında 239 kişinin sağ kurtarıldığını, 8 kişinin hayatını kaybettiğini ve diğer kişiler için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Bu rakamlara göre kayıp yolcu sayısının daha önce açıklandığı gibi 18 değil, 20 olduğu ortaya çıktı.
Üstel saatler sonra düzeltti
Mannaş’ın mahkemede verdiği şahadetten saatler sonra Başbakan Ünal Üstel, “Polisimizin yaptığı incelemeler, alınan ifadeler, yolcu bilgilerinin karşılaştırılması ve kişilere tek tek ulaşılarak yapılan teyitler sonucunda, olayın ilk anından itibaren farklı kaynaklardan elde edilen bilgiler yeniden değerlendirilmiş ve en güncel veriler ortaya çıkarılmıştır” diyerek kayıp sayısının 18’den 20’ye çıktığını açıkladı.
Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, şirket direktörü A.Ö., gemi kaptanı M.Ö., kaptan yardımcısı M.N.S., geminin makine bölümü sorumluları Z.Ö. ile M.G. ve mürettebat R.İ., V.H., S.E. ile K.K.’nin, Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 210. maddesinde düzenlenen “Tedbirsizlik ve dikkatsizlik yüzünden ölüme neden olma” suçlamasıyla tutuklandıklarını söyledi.
Geminin 3 metre dalga yüksekliğine kadar işletilebileceğine ilişkin izni var
Mannaş, geminin limandan çıkışı için verilen izinler incelendiğinde yolcu sayısı ve beyan edilen yük açısından herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını, geminin şartlara uygun olarak 3 metre dalga yüksekliğine kadar işletilebileceğine ilişkin izne sahip olduğunu ifade etti.
Meteoroloji Dairesi geminin seyahate çıkışını uygun gördü
Polis Müfettiş Muavini Mannaş, geminin geçerli seyahat belgelerine sahip olduğunu ve Meteoroloji Dairesi’nin geminin seyahate çıkışını uygun gördüğünü belirtti.
Yargıç Hazal Hacımulla’nın sorusu üzerine, Meteoroloji Dairesi tarafından 1 Haziran 2026 tarihinde E.Ü.’nün onayıyla gemiye izin verildiği açıklandı.
Daha önce Liman Müdürü olarak görev yapan eski bir yetkilinin şubeye çağrıldığını belirten Mannaş, gemiye ilişkin belgeler, izinler ve sertifikalar hakkında bu kişinin görüşüne başvurulduğunu kaydetti. Mannaş, söz konusu eski yetkilinin geminin uluslararası sularda seyretmek için gerekli teknik yeterliliğe sahip olduğunu söylediğini aktardı.
Gemi 12 yıl önce kaza geçirdi, tamir gördü ve 2024’te şirket tarafından satın alındı
Mannaş, geminin sol kısmından hasar aldığını, bu bölgeden su almaya başladığını, 12 yıl önce Türkiye’de kaza geçirdiğini ve ardından tamir gördüğünü belirtti. Geminin 2024 yılında ilgili şirket tarafından satın alındığını ve sefere çıkmasına izin verildiğini kaydetti.
Mehmet Mannaş, geminin Türkiye’de geçirdiği kazanın nerede meydana geldiğinin ve hangi bölümlerinin tamir edildiğinin araştırılacağını sözlerine ekledi.
Girne Liman Dairesi seyahat izinlerini verdi
Mannaş, KKTC Liman Başkanlığı’nın sefere çıkacak gemilere Türkiye’den ayrı olarak Kıbrıs’ta da izin verdiğini söyledi.
Liman Başkanlığı’nın gemileri, filikalar, emniyet donanımı, can yelekleri ve can salları açısından yılda bir kez kontrol ettiğini belirten Mannaş, yangın söndürme cihazları ve filikalar dahil gemilerin zaman zaman, genellikle üç ayda bir ayrıca kontrol edildiğini ifade etti.
Yargıcın sorusu üzerine Mannaş, geminin fazla yolcu alıp almadığı, gümrük beyannamelerinin doğruluğu ve meteorolojik rapora göre verilen seyahat izinlerine ilişkin kontrollerin Girne Liman Dairesi’nden M.O. ve B.M. tarafından yapıldığını bildirdi.
İkinci bilirkişi şubeye davet edildi
Yargıcın başka bir bilirkişiden ifade alınıp alınmadığını sorması üzerine Mannaş, ikinci bilirkişinin şubeye davet edildiğini aktardı.
Şirket tüzüğüne göre hissedarların sorumluluklarının, tüzük temin edilip incelendikten sonra belirlenebileceğini kaydeden Mannaş, hissedarların ilk nazarda sorumluluğunun bulunmadığını ifade etti.
Mannaş, bazı yolcuların ve bir zanlının kaptan ile kaptan yardımcısına geminin altından su geldiğini söylediklerini ancak kaptan ve yardımcısının sefere devam ettiğini öne sürdüklerini aktardı. Ayrıca 5’ten 9’a kadar olan zanlıların can yeleklerini dağıtmadıkları, yolcuların gemiden çıkmasına yardımcı olmadıkları ve yolculara bilgi vermedikleri yönünde şahadetler bulunduğunu söyledi.
Tahkikat kapsamında 100’ün üzerinde ifade alındığını belirten Mannaş, alınması gereken başka ifadeler de bulunduğunu kaydetti.
Savcılık, gemi kaptanı olan 2 numaralı zanlı ile kaptan yardımcısı olan 3 numaralı zanlının, sorumluluklarına rağmen sefere devam ettiklerine ilişkin ilk nazarda bulgu bulunduğunu belirterek 1’den 9’a kadar olan zanlıların üç gün daha tutuklu kalmasını talep etti.
Zanlı 1, zanlı 2, zanlı 4, zanlı 5, zanlı 7 ve zanlı 9 olmak üzere toplam altı zanlıyı temsil eden avukat Bahar Ersözer, Türk Loydu dışında Liman Dairesi’nin de gemilere seyahat sertifikası verip vermediğini sordu.
Polis Müfettiş Muavini Mannaş, Liman Dairesi’nin gemileri inceleyerek seyahat edip edemeyeceklerine ilişkin onay belgeleri verdiğini aktardı.
Savunma, gemide toplam 400 kişilik can salı kapasitesi bulunduğunu iddia etti
Savunma makamı, gemide her biri 100 kişi kapasiteli dört can salı bulunduğunu ve toplam can salı kapasitesinin 400 kişi olduğunu ileri sürdü.
Savunma, video görüntülerinde zanlıların yolculara yardım ettiğini gösteren kayıtlar bulunup bulunmadığını sordu. Polis, görüntülerin incelendiği yanıtını verdi.
Temsil ettiği zanlıların can yeleklerini dağıtarak ve can sallarını denize atarak gerekenleri yaptığını savunan Ersözer, geminin bütün sertifikalarının eksiksiz olduğunu, hissedarları suça bağlayan bir unsur bulunmadığını ve geminin servisinin yapıldığını iddia etti.
Polis, geminin servis gördüğünü doğruladı
Mannaş, hissedarlarla ilgili yazışmaların beklendiğini ve geminin onarımı hakkında tersaneden belge alınacağını söyledi. Geminin servis gördüğünü de doğruladı.
Ersözer, zanlı 6 S.E.’nin geminin sol ön kızağının koptuğunu kaptan ile kaptan yardımcısına söylediği yönündeki polis şahadetini sorguladı. S.E.’nin söz konusu bölümü görebilecek bir konumda bulunmadığını ve teknik değerlendirme yapabilecek yeterliliğe sahip olmadığını savundu.
Savunma, zanlıların geminin su aldığını zamanında Sahil Güvenlik ile Limanlar Dairesi’ne bildirdiğini ileri sürdü.
Şirket hissedarlarının yatırımcı olmanın dışında herhangi bir görevi bulunup bulunmadığını soran avukata Mannaş, hissedarların bilet kesme dışında görevlerinin olmadığını belirterek yanıt verdi.
Savunma, zanlı 1, zanlı 4 ve zanlı 2’nin kullandıkları ilaçlar ve sağlık sorunları nedeniyle doktor kontrolünden geçirilmelerini talep etti.
Şirket hissedarları ve Limanlar Dairesi yetkilileri hakkında tahkikat direktifi
Yargıç Hazal Hacımulla, şirket direktörü A.Ö., kaptan M.Ö., kaptan yardımcısı M.N.S., makine bölümü sorumluları Z.Ö. ile M.G. ve mürettebat S.E., K.K., V.H. ile R.İ. hakkında üç günlük tutukluluk emri verdi.
Hacımulla ayrıca şirket hissedarı 3 zanlı hakkında şirket tüzüğünün incelenmesine ve söz konusu hissedarların herhangi bir vekâletname verip vermediklerinin tespit edilmesine yönelik tahkikat yapılmasını emretti.
Yargıç, Limanlar Dairesi'nden 2 zanlı hakkında da 9/1987 sayılı Limanlar Dairesi Yasası uyarınca ilgili mevzuatı uygulayıp uygulamadıklarının ve gerekli kontrolleri yapıp yapmadıklarının belirlenmesi amacıyla derhal tahkikat açılmasına emir verdi.













Yorumunuz