Dünya

Mega yangınlar, insanlığın daha önce tanımadığı bir dönemin habercisi

Bilim insanları, mega yangınların gıda üretimini, biyolojik çeşitliliği ve gezegenin yaşanabilirliğini tehdit ederek insanlığın daha önce karşılaşmadığı yeni bir dönemin habercisi olduğu uyarısında bulunuyor.

Fransa'da Gironde bölgesini etkileyen mega yangınlar, bilim insanlarına göre yalnızca büyük çaplı orman yangınları değil, insanlığın daha önce karşılaşmadığı yeni bir dönemin işareti.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle ortaya çıkan mega yangınların, geçmişte görülen orman yangınlarından tamamen farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiyor. İlk referans kabul edilen mega yangının 2017 yılında Kanada'da görüldüğü belirtilirken, bu tür yangınların doğa tarihinde yeni bir sayfa açtığı ifade ediliyor.

Kendi hava sistemini oluşturuyor

Bir mega yangını önceki yangınlardan ayıran temel özellik, oluşturduğu “Pirokümülonimbüs” adı verilen bulutlardır. Bunlara "ateş fırtınaları" da denir. Yerde açığa çıkan ısı o kadar büyüktür ki, sıcak hava sütunu yükselerek bazen “tropopoz”u (orta enlemlerde yaklaşık 12 kilometre yükseklikte) aşar ve stratosfere ulaşır. Böylece tipik bir fırtına bulutu olan Pirokümülonimbüs oluşur. Bu bulut, kendine özgü bir atmosfer yarattığından, yangın artık kendi dinamiklerine göre yön değiştirir; davranışı değişken ve öngörülemez hale gelir. Alevler 100 metrenin üzerine çıkabilir.

Bulutun içerdiği su yoğunlaşarak yağmura dönüşür ancak yere ulaşmadan buharlaşır. Böylece "kuru fırtınalar" oluşur. Bu fırtınalar, uzağa savurdukları közlerle yangının çok hızlı yayılmasına neden olur. Bu özellikler mega yangınları kontrol edilemez hale getirir. Kentlere kadar ilerleyebilir, şehirleri tahrip edebilir ya da ciddi hasar verebilirler. 

Kaliforniya'daki Paradise (2018), Kanada'daki Lytton (2021), Hawaii'deki Lahaina (2023) yangınları ve Los Angeles'ın bir bölümünü (2025) harap eden mega yangınlar, Fransa’da Bordeaux kentini de tehdit etti.

200 milyon yıllık Wollemi çamları son anda kurtarılmıştı

2019-2020 yıllarında Avustralya'nın güneydoğusunu etkileyen mega yangınlar sırasında, yaklaşık bir milyar memeli, kuş ve sürüngen yaşamını yitirdi.

Yangınlar ayrıca, dinozorlar döneminden günümüze ulaşan yaklaşık 200 milyon yıllık Wollemi çamlarını da yok olmanın eşiğine getirdi. Uzmanlara göre ağaçlar, yalnızca helikopterlerle günlerce su taşınması sayesinde kurtarılabildi.

Araştırmacılar, milyonlarca yıldır sayısız iklim değişikliğini ve doğal felaketi atlatan bu türün ilk kez mega yangınlar nedeniyle yok olma tehlikesi yaşadığını vurguluyor.

Avrupa risk altında

Bilim insanlarına göre Fransa'daki Gironde mega yangını, Kanada ve Avustralya'daki örnekler kadar büyük olmasa da aynı sürecin Avrupa'ya ulaştığını gösteriyor.

İklim değişikliğinin etkisiyle Güney Avrupa'da 50 dereceyi aşabilecek sıcak hava dalgaları, uzun süreli kuraklıklar, aşırı yağışlar ve mega yangınların daha sık görülebileceği belirtiliyor.

Le Monde için kaleme aldıkları makalede filozof Dominique Bourg, iklim bilimci Marie-Antoinette Mélières ve UNESCO İklim ve Biyoçeşitlilik Danışmanı Franck Pupunat, aşırı hava olaylarının yalnızca ormanları değil, gıda üretimini, biyolojik çeşitliliği ve gezegenin yaşanabilirliğini de tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.

Makalede, giderek artan sıcaklıklar ve iklim değişikliğinin etkisiyle ortaya çıkan mega yangınların, "insanlığın Dünya üzerindeki yaşam tarihinde daha önce karşılaşmadığı yeni bir dönemin habercisi" olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın