Dünya

‘Casperlar’ iddianamesinde emniyet ve yargı bağlantısı iddiaları 

Türkiye'de yeni nesil suç örgütü 'Casperlar' soruşturmasında hazırlanan iddianamede, örgütün emniyet ve yargı bağlantıları üzerinden operasyon, kırmızı bülten ve aranma bilgilerine eriştiği iddia edildi. Bu bulgular üzerine başlatılan “Köstebekler” soruşturmasında 39 kişi tutuklandı.

“Casperlar” olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik hazırlanan 548 sayfalık iddianamede, örgütün emniyet ve yargı çevresindeki bağlantıları üzerinden operasyonlar ve aranan kişiler hakkında bilgi edindiğine yönelik dikkat çekici iddialar yer aldı. 

Gizli tanık “Şelale”, örgütün polis operasyonundan önceden haberdar olarak sahadaki üyelerine “temizlik” yaptırdığını öne sürdü. Etkin pişmanlıktan yararlanan bir şüpheli ise adliye personeli ve onların bağlantılı olduğu polisler aracılığıyla kırmızı bülten, ulusal aranma, cezaevi ve tahliye bilgilerini sorgulattığını anlattı. 

İddianamedeki beyanlar ve dijital materyaller, kamu görevlilerinin de şüpheli olduğu ayrı “Köstebekler” soruşturmasına uzandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturmada 149 şüphelinin yer aldığı 548 sayfalık yeni bir iddianame hazırlandı.

Cumhuriyet’ten Batuhan Serim’in haberine göre iddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden birini, örgütün kamu kurumlarında görev yapan kişilerle bağlantılar kurduğu ve bu kişiler üzerinden hassas bilgilere ulaştığı yönündeki iddialar oluşturdu.

İddianamede yer verilen gizli tanık ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüpheli beyanlarında, örgütün emniyet ve yargı çevresindeki bağlantılarından yararlanarak polis operasyonlarından kırmızı bülten kayıtlarına kadar çeşitli bilgileri edindiği öne sürüldü.

Operasyonu önceden öğrendikleri iddia edildi

Soruşturma kapsamında ifade veren “Şelale” kod adlı gizli tanık, örgüt içerisinde aktif rol alan iki kişinin kamu görevlileriyle yakın ilişki içinde olduğunu ve bu kişilerden elde edilen bilgilerin örgütün yurt dışındaki lider kadrosuna iletildiğini ileri sürdü.

Gizli tanık, örgütün polis tarafından gerçekleştirilecek bir operasyondan da önceden haberdar olduğunu iddia etti.

Şelale, operasyona ilişkin bilginin örgütün sahadaki elemanlarına ve üyelerine yayıldığını ve operasyon öncesinde “büyük bir temizlik” yaptırıldığını bildiğini söyledi.
İddianamede yer alan bu iddia, örgütün devam eden güvenlik operasyonlarına ilişkin bilgileri önceden elde edip etmediği sorusunu da gündeme getirdi.

Adliye personeli üzerinden kırmızı bülten sorgusu

İddianamede etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan bir örgüt üyesinin anlatımlarına da yer verildi. Şüphelinin ifadesine göre yurt dışında bulunan bir örgüt yöneticisi, Casperlar hakkında hazırlanan başka bir iddianamenin bir bölümünü kendisine göndererek hakkında kırmızı bülten çıkarılıp çıkarılmadığını öğrenmesini istedi.

Şüpheli, bu talebi Bakırköy Adliyesi’nde görev yapan bir personele ilettiğini ve söz konusu personelin yurt dışındaki örgüt üyesine ilişkin bir ekran görüntüsünü kendisine gönderdiğini anlattı.

Şüpheli ayrıca Bakırköy Adliyesi’nde görev yapan aynı kişi ile Çağlayan Adliyesi’nde çalışan iki personel üzerinden, bu kişilerin tanıdığı polislere çeşitli sorgulamalar yaptırdığını ileri sürdü.

Hasım gruplardaki kişilerin bilgilerini de aldıklarını öne sürdü

Şüpheli, emniyet ve yargı çevresindeki tanıdıkları nedeniyle bir örgüt yöneticisinin kendisiyle sık sık iletişime geçtiğini söyledi.

İfadesinde, örgüt yöneticilerinin yanı sıra hasım olarak görülen gruplardaki kişiler hakkında da sorgulamalar yaptırdığını belirten şüpheli, kırmızı bülten, ulusal aranma kayıtları, kişilerin hangi cezaevinde bulunduğu ve cezaevinden çıkış tarihleri gibi bilgileri Bakırköy Adliyesi’nde görev yapan bir zabıt kâtibi üzerinden temin ettiğini öne sürdü.

Emniyet’e ihbar: “Bunlar bir şebeke”

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün kurumsal e-posta adresine gönderilen ihbarlar da iddianameye girdi.

7 Ocak 2026 tarihli ihbarda, Casperlar ile bağlantılı olduğu öne sürülen bir polis ile bazı kişiler hakkında çeşitli iddialarda bulunuldu. “İstanbul artık yaşanılmaz bir şehir oldu” sözleriyle başlayan ihbarda, İ.T. isimli bir polisin örgüte yardım ettiği ileri sürüldü.

İhbar sahibinin iddiasına göre polisle yakın ilişkisi bulunan ve galeri işiyle uğraşan S.C.G. isimli kişi örgütün yurt dışındaki elemanlarıyla görüşüyor ve hedef alınacak iş yerlerinin belirlenmesinde rol oynuyordu.

Aynı ihbarda bir avukatlık ofisinde çalıştığı belirtilen B.A. isimli kişinin de dosyalara ilişkin bilgileri S.C.G.’ye verdiği öne sürüldü. İhbar sahibi söz konusu yapılanmayı “bunlar bir şebeke” sözleriyle tanımladı.

Kafeye gelen iki kişi: “Casperlar tarafından gönderildik”

İddianamede 21 Kasım 2025’te 112 Çağrı Merkezi’ne yapılan başka bir ihbara da yer verildi. İhbara göre iki kişi bir kafeye gelerek kendilerini “Casperlar” olarak tanıttı ve O.Z. isimli bir kişi tarafından gönderildiklerini söyledi.

İhbar sahibi, iki gün içinde para verilmemesi durumunda kendisinin ve ailesinin öldürüleceği yönünde tehdit edildiğini öne sürdü. İhbarı yapan kişi, kendilerini gönderdiğini iddia ettiği O.Z. ile aralarında devam eden bir hukuk davası bulunduğunu da bildirdi.

“Yargıtay’da dayım var, bana bir şey olmaz”

İhbar sahibinin iddiaları bununla da sınırlı kalmadı. O.Z.’nin daha önce iki kişiyi vurduğunu söylediğini ileri süren ihbar sahibi, söz konusu kişinin “Yargıtay’da dayısı olduğunu” ve bu nedenle kendisine bir şey olmayacağını söylediğini iddia etti.

İddianamedeki bulgular “Köstebekler” soruşturmasına uzandı

Casperlar soruşturmasında ortaya çıkan emniyet ve yargı bağlantısı iddiaları daha sonra ayrı bir soruşturmanın konusu oldu. Başsavcılık, şüpheli beyanları ile ele geçirilen dijital materyallerin birlikte değerlendirilmesinin ardından soruşturmanın derinleştirildiğini ve kamuoyunda “Köstebekler Operasyonu” olarak bilinen ayrı soruşturmanın başlatıldığını kaydetti.

Suç ve aranma kayıtları ile kırmızı bülten bilgilerinin yanı sıra araçlara ilişkin kayıtların ve gümrük geçiş bilgilerinin de suç örgütlerinin eline geçtiği iddia ediliyor.

58 şüpheliden 39’u tutuklandı

“Köstebekler” soruşturması kapsamında aralarında adliye personeli, emniyet mensupları ve gümrük muhafaza memurlarının da bulunduğu toplam 58 şüpheli hakkında işlem yapıldı.

Şüphelilerden 39’unun tutuklandığı, 19’unun ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı kaydedildi.

Özellikle operasyon bilgilerinin önceden öğrenildiği, kırmızı bülten ve aranma kayıtlarının sorgulatıldığı, cezaevindeki kişilerin konum ve tahliye tarihlerinin edinildiği yönündeki beyanlar, soruşturmanın kamu görevlileri boyutunu öne çıkarıyor.

Kaynak: Cumhuriyet

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın