Dünya

İran savaşı altı ayda dünyayı değiştirdi

ABD ve İsrail’in İran’la savaşında altı ay geride kaldı. Hürmüz Boğazı’ndan enerji piyasalarına, küresel enflasyondan yeni güvenlik ittifaklarına kadar savaş dünyayı nasıl değiştirdi?

ABD ve İsrail’in İran’la savaşının üzerinden altı ay geçerken çatışma, küresel enerji piyasalarından deniz ticaretine, enflasyondan bölgesel güvenlik ittifaklarına kadar dünya ekonomisi ve jeopolitiğinde önemli değişikliklere yol açtı.

The Wall Street Journal (WSJ), savaşın ilk altı ayının bilançosunu çıkarırken en çarpıcı değişimlerden birinin Hürmüz Boğazı’nda yaşandığına dikkat çekti.

Savaştan önce boğazdan günde ortalama 130 gemi geçerken, İran’ın saldırıları ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın ardından bu sayı ağustosta günde ortalama 15’e kadar geriledi.

Petrol 150 dolara çıkmadı ama enerji krizi derinleşti

Savaşın başlangıcında Hürmüz Boğazı’nın kapanması halinde petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıkabileceği öngörülüyordu. Bu senaryo gerçekleşmedi.

Petrol fiyatları 80 doların üzerinde seyrederken ABD’de benzinin galon fiyatı savaş öncesindeki 2,98 dolardan yaklaşık 4 dolara yükseldi.

Beklenenden daha sınırlı fiyat artışında Basra Körfezi petrolünün alternatif güzergâhlardan taşınması ve Çin’in petrol ithalatını azaltması etkili oldu.

Bununla birlikte dünya petrol rezervlerini hızla tüketmeye başladı. ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’ndeki ham petrol stokları 1980’lerden bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Petrol tankerlerinin günlük maliyeti 500 bin doları geçti

Savaş enerji taşımacılığının maliyetini de ciddi biçimde artırdı.

Clarksons Research verilerine göre Basra Körfezi’nden Çin’e petrol taşıyan bir süper tankerin günlük maliyeti 500 bin doların üzerine çıktı. Bu rakam, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılarından önceki seviyenin iki katından fazla.

Yüksek sigorta maliyetleri ve tehlikeli rotalarda çalışmaya istekli taşımacı sayısının azalması maliyetleri yükselten başlıca faktörler arasında gösterildi.

İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a karşı abluka ilan etmesinin ardından bazı gemilerin rotalarını değiştirmesi ise Asya’ya yapılan yolculukları yaklaşık 30 gün uzattı.

Körfez ülkeleri yeni petrol yolları arıyor

Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak gibi enerji üreticileri de Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltabilecek yeni lojistik güzergâhlara yöneldi.

Haberde, bölgede ticaretin kamyon taşımacılığına, demiryollarına ve yeni limanlara kaymaya başladığı, Körfez ülkelerinin yeni petrol boru hatlarına milyarlarca dolar yatırım yaptığı aktarıldı.

İran’ın askeri kapasitesi zayıfladı ancak ortadan kalkmadı

ABD, 8 Nisan’daki ateşkese kadar İran’da 13 binden fazla hedefi vurdu ve İran donanmasının önemli bölümünü imha etti.

Buna karşın Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünde önemli rol oynayan hızlı saldırı botları filosu ortadan kaldırılamadı. İran ayrıca ticari gemilere insansız hava araçları ve füzelerle saldırmayı sürdürdü.

ABD Başkanı Donald Trump haziran başında İran ordusunun “tamamen yok edildiğini” ileri sürmüştü. Ancak ABD'li yetkililerin değerlendirmeleri, İran’ın kullandığı balistik füzelerin daha hızlı ve uçuşlarının son aşamasında manevra yapabilir hale geldiğine işaret ediyor.

İran daha saldırgan bir stratejiye geçti

Savaşın ilk saldırısında babası Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hameney’in ülkenin askeri yapılanmasını daha geniş çaplı bir mücadeleye hazırladığı belirtildi.

WSJ’ye göre hedef, askeri komuta zincirini sıkılaştırmak, ideolojik milis yapılanmasını mahalle tabanlı bir istihbarat ağına dönüştürmek ve daha saldırgan bir strateji izlemek.

Devrim Muhafızları’nın da Irak, Yemen ve Lübnan’a danışmanlar göndererek müttefik silahlı gruplarla olası yeni saldırılara ilişkin hazırlık yaptığı aktarıldı.

İran'ın nükleer programı geriledi ancak belirsizlik sürüyor

İran’ın temel nükleer tesislerine en ağır hasar Haziran 2025’teki ABD-İsrail saldırılarında verildi.

İran’ın nükleer programına ilişkin müzakereler çıkmaza girerken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya ulaşılması daha acil bir mesele haline geldi.

İran ekonomisi ağır darbe aldı

Savaşın İran ekonomisine maliyeti de büyüdü. Ülkede tüketici fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80’den fazla artarken IMF, İran ekonomisinin bu yıl yüzde 5,4 küçüleceğini öngörüyor.

ABD ablukası altında İran’ın ham petrol ve kondensat sevkiyatı şubatta günlük 2,2 milyon varilin üzerindeyken mayısta yaklaşık 280 bin varile kadar geriledi.

ABD'nin Körfez'deki üsleri de hedef haline geldi

Savaş, ABD’nin Körfez’deki askeri varlığının güvenliğine ilişkin değerlendirmeleri de değiştirdi. İran’a ait bir Şahed insansız hava aracı Bahreyn’deki bir Amerikan uydu iletişim kulesini bile vurdu.

Bahreyn’deki ABD deniz üssünün aldığı ağır hasar ve bölgedeki askeri tesisler ile diplomatik merkezler dahil en az 20 Amerikan tesisine yönelik saldırılar, Washington’ın bölgedeki askeri yapılanmasını yeniden değerlendirmesine yol açtı.

ABD'nin savaş maliyeti 37,5 milyar doları aştı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ağustostaki son saldırılardan önce yaptığı temmuz ayı değerlendirmesinde İran savaşının maliyetini 37,5 milyar dolar olarak tahmin etti. Son saldırılar bu rakama dahil değil.

Savaş küresel enflasyondaki düşüşü tersine çevirdi

Yükselen petrol, doğal gaz, gübre ve ulaşım fiyatları özellikle enerji ithalatına bağımlı Avrupa ve Asya ekonomilerini vurdu.

Uluslararası Para Fonu, IMF tahminlerine göre küresel enflasyonda 2024’ten beri devam eden düşüş eğilimi kesintiye uğradı ve enflasyonun bu yıl yüzde 4,7’ye yükselmesi bekleniyor.

Enerji ve taşımacılık maliyetlerindeki artış merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli hareket etmesine de neden oldu.

Helyumdan patates cipsi paketine kadar etkiledi

Savaşın etkileri petrol ve doğal gazla sınırlı kalmadı.

Katar’daki üretim kesintileri nedeniyle yarı iletken üretimi ve MR cihazları açısından kritik önemdeki helyumun fiyatı yükseldi. Gıda, metal, kâğıt, bilgisayar çipleri ve temiz su üretiminde kullanılan sülfürik asit ile plastik, boya ve çözücü üretiminin hammaddelerinden naftanın tedarikinde de baskı oluştu.

Haberde verilen çarpıcı örneklerden biri Japon atıştırmalık üreticisi Calbee: Şirket, nafta kıtlığı nedeniyle bazı popüler patates cipslerinin ambalajlarını siyah-beyaza çevirmeyi planladığını açıkladı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında yeni savunma ittifakı kuruldu

Savaşın en önemli jeopolitik sonuçlarından biri de bölgesel ittifakların değişmesi oldu.

ABD’nin müttefikleri Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, savaşın Amerikan güvenlik şemsiyesinin güvenilirliği konusunda yarattığı soru işaretlerinin ardından ağustos başında ortak bir savunma anlaşması imzaladı.

Rusya yüksek petrol fiyatlarından kazandı

Savaş Washington’ın rakiplerine de ekonomik avantaj sağladı.

Avrupa Birliği yetkililerinin hesaplamalarına göre Rusya, savaşın en yoğun döneminde yükselen petrol fiyatları ve ABD’nin petrol yaptırımlarına getirdiği geçici muafiyet sayesinde ayda 12,7 milyar dolar gelir elde etti. Muafiyet haziranda sona erdi.

ABD'de savaşa destek geriledi

Savaşın uzaması Amerikan kamuoyundaki desteği de azalttı. Fox News anketine göre ABD’nin askeri müdahalesine destek savaşın başladığı şubat sonunda yüzde 50 seviyesindeyken, çatışmaların şiddetlendiği temmuz ortasında yüzde 43’e düştü.

İran'da 3 bin 600'den fazla kişi öldü

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın verilerine göre savaş İran’da 3 bin 600’den fazla kişinin ölümüne neden oldu. Ölümlerin büyük bölümü 8 Nisan’daki geçici ateşkes öncesinde meydana geldi.

Uluslararası Af Örgütü verilerine göre İran’ın ABD üslerine yönelik İHA ve füze saldırıları ile askeri kazalarda yaklaşık 18 Amerikan askeri yaşamını yitirdi, yüzlercesi yaralandı. 

Körfez ülkelerinde ise İran ve müttefik silahlı grupların misilleme saldırıları sonucu 3 Haziran’a kadar 28 sivil hayatını kaybetti.

Kaynak: WSJ

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın