Dünya

Srebrenitsa soykırımından hükümlü ‘Bosna Kasabı’ Ratko Mladiç cezaevinde öldü

Bosna Savaşı sırasında Srebrenitsa soykırımı, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Bosnalı Sırpların eski ordu komutanı Ratko Mladiç, 84 yaşında Lahey’de öldü. “Büyük Sırbistan” projesinin kilit askeri isimlerinden Mladiç, yaklaşık dört yıl süren Saraybosna kuşatması ve Srebrenitsa katliamının başlıca sorumlularından biriydi.

Bosna Savaşı'nın en önemli askeri aktörlerinden ve Srebrenitsa soykırımından hüküm giyen Ratko Mladiç, 27 Ağustos'ta Lahey'deki Birleşmiş Milletler cezaevinde 84 yaşında hayatını kaybetti. Ölüm haberini Sırbistan devlet televizyonu duyurdu.

Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Mladiç'i 2017 yılında Srebrenitsa'da soykırımı ile Bosna Savaşı sırasında işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırmıştı. Mladiç'in itiraz ettiği mahkûmiyet kararı 2021'de onandı.

“Büyük Sırbistan” projesinin askeri mimarlarındandı

Mladiç, Yugoslavya'nın parçalanmasının ardından 1992'de Bosnalı Sırpların kurduğu Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun komutanlığına getirildi.

Dönemin Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç tarafından generalliğe terfi ettirilen Mladiç, savaş boyunca Belgrad'daki askeri yapıdan silah ve lojistik destek aldı.

Mladiç'in komutasındaki Bosnalı Sırp güçleri Nisan-Ağustos 1992 arasında Bosna-Hersek topraklarının yaklaşık yüzde 70'ini kontrolü altına aldı.

Saraybosna kuşatması ve Srebrenitsa soykırımı

Mladiç'in Bosna Savaşı'ndaki rolünün merkezinde üç büyük askeri harekât yer aldı: 1992'de Bosna topraklarının büyük bölümünün ele geçirilmesi, yaklaşık dört yıl süren Saraybosna kuşatması ve Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da gerçekleştirilen katliam.

Saraybosna, Mayıs 1992'den savaşın sonuna kadar Bosnalı Sırp güçlerinin kuşatması altında kaldı. Kuşatma sırasında 11 bin 541 kişi hayatını kaybetti.
Temmuz 1995'te ise Mladiç komutasındaki güçler, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa'yı ele geçirdi. Burada işlenen suçlar daha sonra uluslararası mahkemeler tarafından soykırım olarak nitelendirildi.

Ele geçirilen bölgelerde Bosnalı Müslüman ve Hırvat sivillere yönelik sistematik öldürme ve sürgünler gerçekleştirildi; kadınlara yönelik tecavüzlerin sayısı on binleri buldu.

Srebrenitsa soykırımı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da işlenen en ağır savaş suçlarından biri olarak kabul ediliyor.

Srebrenitsa'da öldürülenlerin cesetleri Temmuz 1995'te dört gün içinde buldozerlerle toplu mezarlara gömüldü. Cesetlerin bir kısmı daha sonra mezarlardan çıkarılarak uzak dağlık bölgelere taşındı. Bu girişim, savaş suçlarına ilişkin kanıtları gizlemeye yönelikti.

"Türklerden intikam alma zamanı geldi" demişti

Mladiç'in ilk takıntısı, "Büyük Sırbistan"ın "sınırlarını belirlemek"ti; bunu Sırp polisi tarafından bulunan ve 2010'da Fransız Le Monde gazetesi tarafından ortaya çıkarılan "Savaş Günlüğü"nde de belirtmişti. "Sınırlar her zaman kanla çizilir ve devletler mezarlarla belirlenir" diye eklemişti.

İkinci takıntısı ise halkının 14. yüzyıldaki “Osmanlı işgalinin” intikamını almasıydı. Müslüman Boşnakları "Türkler" olarak adlandıran Mladiç, daha sonra Srebrenitsa'da televizyondan yayınlanan zafer bildirisinde "Türklerden intikam alma zamanı geldi" diye belirtmişti.

Kızı Ana, babasının tabancasıyla intihar etmişti

1994 yılında, çok sevdiği kızı Ana’nın intiharı Mladiç’i derinden sarstı. Tıp öğrencisi olan Ana, Belgrad’da, babasının askeri akademide ödül olarak aldığı ve yalnızca kızının ilk çocuğunun doğumunu kutlamak için kullanacağına yemin ettiği tabancayla yaşamına son verdi.

Ana’nın Moskova’ya yaptığı bir öğrenci gezisi ve sevgilisi Goran’la konuşmalarının, babasının işlediği suçlarla yüzleşmesine yol açtığı öne sürüldü. Goran daha sonra, babasının suçlarının farkında olmayan bir savaş suçlusunun kızıyla hayatını sürdüremeyeceğini söyleyerek Ana’dan kendisiyle Mladiç arasında seçim yapmasını istediğini anlattı. Ana’nın bu ikilemin ardından yaşamına son vermesi Mladiç’i yıktı.

Belgrad, 14 Aralık 1995'te Paris'te imzalanan Dayton Barış Anlaşması ile sonuçlanan Amerikan planını kabul ettiğinde Mladiç'e, ele geçirilen toprakların yüzde 20'sini geri verme emri verildi. Mladiç ise yenilgi olarak gördüğü bu görevi askerlerine vermemek için ameliyatını gerekçe göstererek Bosna'dan ayrıldı.

16 yıl kaçtı, 2011'de yakalandı

Bosna Savaşı'nın sona ermesinin ardından hakkında uluslararası yakalama kararı bulunan Mladiç uzun yıllar Sırbistan'da saklandı.

Slobodan Miloseviç iktidarı döneminde önce Bosna'daki eski karargâhında, ardından Belgrad'daki aile evinde yaşayan Mladiç, 2000'den sonra askeri üslerde, arkadaşlarının ve akrabalarının yanında gizlendi.

16 yıl süren firari hayatı, 2011 yılında Sırbistan'ın Lazarevo köyünde bir akrabasının evinde yakalanmasıyla sona erdi. Ardından yargılanmak üzere Lahey'e gönderildi.

Lahey'e nakledilmeden önce kızı Ana'nın mezarını son kez ziyaret etmesine izin verildi.

2017'de ömür boyu hapis cezası

Mladiç'in Lahey'deki yargılaması beş yıl sürdü. Davada 10 bin delil incelendi ve 577 tanık dinlendi. Mahkemenin gerekçeli kararı bin 808 sayfadan oluştu.

22 Kasım 2017'de Srebrenitsa'daki soykırımın yanı sıra Saraybosna ve Bosna'nın diğer bölgelerinde işlenen insanlığa karşı suçlardan mahkûm edildi ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mladiç, ölümüne kadar Lahey'de cezaevinde kaldı.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın