Dünya

Osman Kavala: 'Somut delil olmadan özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağı vurgulandı'

Yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan Osman Kavala, AİHM Büyük Dairesi’nin son kararının ardından bir açıklama yayımladı.

Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin hakkında verdiği kararın ardından yaptığı açıklamada, kararın mahkûmiyet sürecini kapsadığına dikkat çekerek, “Suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağı vurgulandı” dedi.

18 Ekim 2017’den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala, AİHM Büyük Dairesi’nin 25 Ağustos’ta açıkladığı kararın ardından yazılı açıklama yaptı.

Kavala, 27 Ağustos tarihli açıklamasında, Büyük Daire kararının mahkûmiyet sürecinin incelenmesini kapsadığını belirterek, son kararda da kendisi hakkında daha önce verilen iki AİHM kararında olduğu gibi somut delil bulunmadan özgürlüğün kısıtlanamayacağının vurgulandığını kaydetti.

Kavala, ilk Gezi davasında 2020 yılında verilen beraat kararının da suç işlediğine ilişkin delil bulunmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.

“Niyet okumayla mahkûmiyet kararı verilemez”

AİHM'in (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) son kararının yargılamalara ilişkin önemli bir ilkeyi ortaya koyduğunu belirten Kavala, mahkemelerin olaylara ilişkin genel değerlendirmelerden ve kişilerin faaliyetlerinin amacı konusunda “niyet okuma” içeren akıl yürütmelerden hareketle mahkûmiyet kararı vermesinin kabul edilemez olduğuna işaret etti.

Kavala, “AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkûmiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu” dedi.

“Hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğüdür”

Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan kişilerin özgürce yaşama hakkının kısıtlanamayacağını vurgulayan Kavala, bunun temel bir insan hakkı olduğunu belirtti.

Kavala, bu hakkın korunmasının ve kamunun bu ilkeye mutlak biçimde uymasının sağlanmasının hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğü olduğunu kaydetti.

“AİHM kararlarına uyulması asıl olarak bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ile ilgilidir, bunun için gereklidir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Osman Kavala web sitesi

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın