Kıbrıs

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Nazlı: “Seçim bütçesini açıklayan tek siyasi partiyiz”

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, partisinin insan gücü ve bütçe koşulları nedeniyle genel seçimlere katılma, yerel seçimlerde ise aday desteklememe kararı aldığını açıkladı. Seçim bütçesini kamuoyuyla paylaşan tek siyasi parti olduklarını savunan Nazlı, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin yüksek hizmet bedellerini, belediyelerde taşeronlaştırmayı ve Meclis’te emekçilerin temsil edilmemesini eleştirdi.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kıbrıs Postası’nda Ulaş Barış’ın sunduğu ‘Gündem’ programında yaklaşan genel ve yerel seçimlere ilişkin partisinin kararlarını ve siyasi hedeflerini değerlendirdi.

Bağımsızlık Yolu’nun seçimleri makam elde etme aracı olarak görmediğini belirten Nazlı, sokakta yürüttükleri emek mücadelesini Meclis’e taşımayı amaçladıklarını söyledi.

Yerel seçimlerde hiçbir aday desteklenmeyecek

Yerel yönetimlerin halkla doğrudan ilişki kurulması ve demokrasinin geliştirilmesi açısından önemli olduğunu belirten Nazlı, yerel seçimlere katılmama kararının bu alanı önemsemedikleri anlamına gelmediğini ifade etti.

Yerel ve genel seçimlerin birlikte yapılması konusunda diğer siyasi partilerin uzlaştığını söyleyen Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun mevcut insan gücü ve bütçesiyle iki seçime birden katılmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Parti Meclisi’nin genel seçimlere katılma kararı aldığını açıklayan Nazlı, yerel seçimlerde parti programına uygun bir aday bulunmadığı için hiçbir adayı desteklemeyeceklerini, üyelerin oy tercihlerini ise serbest bıraktıklarını bildirdi.

Nazlı: Lefkoşalılar en yüksek belediye harçlarını ödüyor

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin (LTB) uygulamalarını da değerlendiren Nazlı, geçmişte Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’ya üç dönem destek verdiklerini hatırlattı.

İlk dönemlerde hayata geçirilen sığınma evi, paylaşım mutfağı ve kreş gibi sosyal belediyecilik uygulamalarını olumlu bulduklarını belirten Nazlı, son dönemde belediyenin politikalarına yönelik ciddi eleştiriler geliştirdiklerini söyledi.

Belediyelere yapılan tahsisatların kesilmesi ve ekonomik sıkıntıların halka yansıtılmasını eleştiren Nazlı, Lefkoşa’da yurttaşların yüksek hizmet bedelleriyle karşı karşıya kaldığını, bunun özellikle dar gelirli kesimler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ifade etti.

Su hizmetinin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Nazlı, borcu bulunan yurttaşların suyunun kesilmesine karşı çıktı.

Belediyenin alacaklarını tahsil etmek için hukuki yollara başvurabileceğini belirten Nazlı, yurttaşların borç nedeniyle temel bir kamu hizmetinden mahrum bırakılmasını kabul edilemez bulduğunu söyledi.

Bu eleştirileri daha önce belediye önünde düzenledikleri eylemde ve belediye başkanıyla yaptıkları görüşmelerde de dile getirdiklerini aktardı.

Belediyelerde taşeronlaştırma ve güvencesiz çalışma eleştirisi

Belediyelerde taşeronlaştırmanın yaygınlaştığını savunan Nazlı, ekonomik sorunların maliyetinin halka yansıtıldığını, çalışanların ise daha güvencesiz koşullara itildiğini belirtti.

Kamunun asli ve sürekli görevlerinin kamu personeli tarafından yürütülmesi gerektiğini ifade eden Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun taşeronlaştırmaya karşı mücadelesinin seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını söyledi.

Taşeron bir şirkette çalışan Orhan Binici’nin işten durdurulmasının ardından yaşamını yitirmesine de değinen Nazlı, iş güvencesizliğinin ekonomik sonuçlarının yanında manevi ve psikolojik etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“Seçim bütçesini açıklayan tek siyasi partiyiz”

Seçim harcamalarında şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çeken Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun her seçim propaganda döneminin ardından kampanya bütçesini kamuoyuyla paylaştığını açıkladı.

Partinin gelirlerinin üye aidatları ve dayanışma piyangosu gibi kaynaklardan oluştuğunu belirten Nazlı, seçim harcamalarının da kalem kalem açıklandığını söyledi.

Diğer siyasi partilerin ve cumhurbaşkanı adaylarının seçim kampanyalarına ayırdıkları bütçeleri ve bu paraların kaynaklarını açıklamamasını eleştiren Nazlı, şeffaflık ve hesap verebilirlik vaat eden siyasi yapıların kendi harcamalarını gizlemesinin çelişki oluşturduğunu savundu.

“Şirket yönetenler değil, yaşamı emeğiyle üretenler yönetmeli”

Bağımsızlık Yolu’nun genel seçimlere katılma amacının Meclis’te temsil edilmenin ötesine geçtiğini belirten Nazlı, özel sektör emekçilerinin parlamentoda yeterince temsil edilmediğini söyledi.

Büyük siyasi partilerin aday listelerinde şirket yöneticileri ve iş insanlarının öne çıktığını savunan Nazlı, milletvekili adaylarının profilleri tartışılırken emekçilerin temsiliyetinin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Kontenjan adaylıklarının, siyasi partiler için yıllardır çalışan üyeler açısından sorun yarattığını belirten Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun kişisel başarı hikâyeleri yerine parti programını öne çıkardığını kaydetti.

Emekçilerin doğrudan yönetimde söz sahibi olmasını hedeflediklerini belirten Nazlı, emeğin ve kadınların özgürleşmesi, federal çözüm ve doğanın korunması için yürüttükleri mücadeleyi Meclis’e taşımak istediklerini söyledi.

Partisinin seçimlerde bir vaat listesi yerine mücadele sözü sunduğunu ifade etti.

“Oy birliğini bozmaya geliyoruz”

Bağımsızlık Yolu’nun “Oy birliğini bozmaya geliyoruz” sloganını açıklayan Nazlı, Meclis’te temsil edilen siyasi partilerin önemli konularda ortak tutum almasını eleştirdi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) geçmiş dönemde sahip olduğu muhalefet gücünü yeterince etkili kullanamadığını savunan Nazlı, halkın tepkisini çeken yasaların engellenemediğini ve sokağın örgütlü mücadeleye katılımının sağlanamadığını ileri sürdü.

Alçak orman arazilerine ilişkin süreçleri, ceza usul değişikliklerini ve Avrupa Parlamentosu temsilciliği seçimindeki tutumu örnek gösteren Nazlı, farklı siyasi söylemlere rağmen Meclis’teki partilerin birçok konuda benzer politikalar izlediğini savundu.

Bağımsızlık Yolu’nun Meclis’e girmesi halinde emekçilerin taleplerini daha güçlü biçimde gündeme getirmeyi ve federal çözüm mücadelesini sürdürmeyi hedeflediğini belirtti.

“Hükümetin değişmesi, iktidarın değişmesi demek değil”

Kıbrıs’ın kuzeyindeki siyasi yapıyı değerlendiren Nazlı, hükümet olmakla iktidar olmanın farklı kavramlar olduğunu ifade etti.

Gerçek iktidar ilişkilerinde Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin ve büyük sermaye çevrelerinin belirleyici olduğunu savunan Nazlı, siyasi değişimin hükümet değişikliğiyle sınırlı tutulamayacağını söyledi.

Halkın yaşamın her alanında söz sahibi olabilmesi için örgütlenmesi gerektiğini belirten Nazlı, eğitim, sağlık, ulaşım ve enerji gibi alanlarda emekçilerin karar süreçlerine katılmasının önemini vurguladı.

Bağımsızlık Yolu’nun sokakta ve Meclis’te mücadeleyi büyütmeyi amaçladığını ifade eden Nazlı, makam elde etmek veya makamda kalmak uğruna parti programından ve ilkelerinden taviz vermeyeceklerini söyledi.

Federal çözüm talebini gündemde tutacaklarını açıkladı

Kıbrıs sorununda federal çözüm talebinin siyasi gündemde geri plana itilmesini eleştiren Nazlı, CTP’nin federasyon konusundaki tutumunun hükümete gelme beklentisinden etkilendiğini düşündüğünü belirtti.

Federal çözümü savunan kesimlerin güçlenmesi gerektiğini söyleyen Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun bu yöndeki mücadelesini sürdüreceğini açıkladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türklerin iradesi ve onuruyla ilgili konulardaki tutumuna karşı sessiz kalınmasını da eleştirdi.

Kıbrıslı Elen liderliği ile Kıbrıslı Elen halkının birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Nazlı, siyasi liderliğe yönelik eleştirilerin halka yöneltilmemesi ve iki toplumun yakınlaşmasını sağlayacak bir barış dilinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Maronitlerin köylerine dönüşünü ve yerel seçimlerde seçme ve seçilme haklarını da gündeme getiren Nazlı, bu konularda daha önce yaptıkları çağrılara karşılık alamadıklarını söyledi.

Maronitlerin benzer mağduriyetler yaşamaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını isteyen Nazlı, federal çözüm ve iki halkın yakınlaşması hedefinden vazgeçmeyeceklerini belirtti.

“Bağımsızlık Yolu’nun varlığı siyaseti sola çekiyor”

Bağımsızlık Yolu’nun siyasi yaşamdaki etkisinin seçim sonuçlarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirten Nazlı, özel sektör tartışmalarında patronların yanında emekçilerin taleplerinin de gündeme gelmesinde partilerinin mücadelesinin payı olduğunu savundu.

Merkez partilerin sağa kaydığı bir dönemde Bağımsızlık Yolu’nun siyaseti sola çektiğini ifade eden Nazlı, emekçilerin taleplerini gündemde tutmayı sürdüreceklerini söyledi.

Programda nüfus sayımına ilişkin soruyu da yanıtlayan Nazlı, yeni bir nüfus sayımı yapılacağına inanmadığını belirtti.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın