Kutuplaşan popülizm çağında, Tayvan Dijital’den sorumlu Bakanı Audrey Tang transseksüel kimliği ve 14 yaşından itibaren okulu bırakması ile tanınıyor.
Kendi kendini yetiştiren bir programcı olan Audrey Tang okulu bıraktıktan 2 yıl sonra kendi şirketini kurdu. Daha sonra Silikon Vadisi'nde bir kariyer yaptı ve sonra Tayvan’a dönerek siyasete atıldı. Kendisini "muhafazakâr anarşist" olarak tanımlıyor.
Dünyanın en önde gelen transseksüel politikacılarından biri olan Tang, AFP'ye transseksüel kimliğinin çoklu bakış açılarını görmesine izin verdiğini söyledi ve ekledi: "Bazı düşüncelerim ve yaşam deneyimlerim nedeniyle azınlık olarak görülen insanlarla daha fazla empati kurabiliyorum."
Tang elbette klasik bakanlık yapmayacak kadar sıradışı bir kimlik: Ekibinde hiyerarşiden kaçınıyor, birçok toplantıda neler olup bittiğini kamuoyuna açıklıyor ve en önemlisi bakanlığını sadece halk ve hükümet arasında bir kanal olarak görüyor.
Tang, standart hükümet biçiminin yukarıdan aşağıya elden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Viral adaletsizlik videolarının Arap Baharı ya da Siyahi Yaşamlar Önemlidir (Black Lives Matter) gibi hareketleri kıvılcımladığı bir dünyada "demokrasinin kendisi demokratikleşiyor" diyor.
Tang’a göre insanlar, hükümet politikasına doğrudan katkıda bulunmalı ve kendisi gibi alışılmışın dışında geçmişe sahip olanlar da siyasete girmeli.
Tayvan basınında, Tayvan’ın Çin’e olan yakınlığı ve Çin’le ekonomik bağlantıları düşünüldüğünde, salgının 440 küsur vaka ve sadece 7 ölümle sonuçlanmasında kendi bakanlığının payının büyük olduğu kaydediliyor.
Tang, Tayvan'ın demokratik sisteminin pandemi sırasında güçlendiğine inandığını, Çin modelinin "daha da kısıtlandığı"nı ve “pandeminin iki farklı yönetim modelinin yükselticisi” olarak hizmet ettiğini vurguluyor: Tayvan Pekin yanlısı yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonu demokratikleşme ile sonlandırırken, Çin neredeyse faşizme doğru gidiyor.















Yorumunuz