Dünya

Fransa’da 100 milyon euroyu aşan servetlere yüzde 2 vergi talebi

Oxfam Fransa, mevcut vergi sisteminin en zengin kesimleri koruduğunu ve vatandaşların vergi karşısındaki eşitliğini güvence altına alamadığını savunuyor. Kuruluş, en büyük servetlere yüzde 2 oranında vergi uygulanmasını ve zenginlere tanınan vergi avantajlarının kaldırılmasını talep ediyor.

Fransa’da 2027 yılı bütçesinin Ulusal Meclis’te görüşülmeye başlanmasıyla birlikte, vergi adaleti tartışmaları yargıya taşındı. Uluslararası sivil toplum kuruluşu Oxfam’ın Fransa temsilciliği devlete karşı hukuki girişimde bulundu.

1942 yılında İngiltere’nin Oxford kentinde kurulan Oxfam, yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele eden uluslararası bir sivil toplum kuruluşları konfederasyonu. Dünya genelinde insani yardım, kalkınma ve ekonomik adalet alanlarında faaliyet gösteren kuruluş, özellikle servet eşitsizliği ve vergi adaleti konularındaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Le Monde gazetesinin 13 Ekim 2026 tarihli haberine göre Oxfam, hükümete gönderdiği resmî başvuruda, devletin vatandaşların vergi karşısındaki eşitliğini sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürdü.

Kuruluş, bu durumun yol açtığını savunduğu zararın giderilmesini ve vergi eşitsizliğini ortadan kaldıracak önlemlerin alınmasını istedi.

Hükümetten iki ay içerisinde tatmin edici bir yanıt gelmemesi halinde Paris İdare Mahkemesi’ne dava açılacak.

En az 100 milyon euro serveti olanlara yüzde 2 asgari vergi

Oxfam’ın başlıca taleplerinden biri, Fransız ekonomist Gabriel Zucman’ın önerdiği ve kamuoyunda Zucman vergisi olarak bilinen düzenlemenin yürürlüğe konulması.

Düzenleme, 100 milyon euronun üzerinde servete sahip hanelerin her yıl servetlerinin en az yüzde 2’si oranında vergi ödemesini öngörüyor.

Bu uygulamada mevcut vergiler de hesaba katılıyor. Örneğin, servetinin yüzde 0,5’i oranında yıllık vergi ödeyen bir haneden, yüzde 2’lik asgari vergi düzeyine ulaşılması için yüzde 1,5 oranında ek vergi alınması planlanıyor.

Böylece yüksek servet sahiplerinin toplam yıllık vergi yükünün, servetlerinin yüzde 2’sinin altında kalmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Kuruluş, mevcut vergi sisteminde artan oranlı vergilendirme ilkesinin zayıfladığını ve yüksek servet sahiplerinin çeşitli yasal düzenlemelerden yararlanarak vergi yüklerini azaltabildiğini savunuyor.

Oxfam’a göre bu durum, kamu gelirlerini azaltırken servetin giderek daha az sayıda kişinin elinde toplanmasına katkıda bulunuyor.

Holdingler ve aile şirketlerine sağlanan vergi avantajları hedefte

Oxfam’ın eleştirdiği uygulamalar arasında, varlıklı kişilerin mal varlıklarını yönetmek amacıyla kullandıkları holding şirketleri bulunuyor. Kuruluş, bu yapıların bazı durumlarda servet sahiplerine vergi yükümlülüklerini azaltma veya erteleme imkânı sağladığını belirtiyor.

Eleştirilerin bir diğer hedefi ise Fransa’da aile şirketlerinin kuşaklar arasında devrini kolaylaştıran Dutreil Paktı. Bu düzenleme, belirli koşullar altında aile şirketlerinin devrinde önemli vergi avantajları sağlıyor.

Oxfam, söz konusu avantajların yüksek servet sahiplerini koruduğunu savunurken vergi kaçakçılığıyla mücadelenin yetersizliğine de dikkat çekiyor. Kuruluş ayrıca devletin, vergi politikalarının sonuçları ve en zengin kesimlerin servetlerinin bileşimi hakkında yeterli veri yayımlamadığını ileri sürüyor.

Le Monde, bu eleştirilerin çeşitli parlamento raporları, Fransa Sayıştayı ve Kamu Politikaları Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmalarla da gündeme getirildiğini aktarıyor.

“En zenginler, herkesle aynı kurallara tabi olmama ayrıcalığını satın alıyor”

Oxfam Fransa Genel Direktörü, eski Konut Bakanı Cécile Duflot, mevcut vergi düzenini Fransız Devrimi öncesindeki ayrıcalıklı sınıf sistemiyle karşılaştırdı. Duflot, devrim öncesinde soyluların doğuştan sahip oldukları statü sayesinde bazı ortak mali yükümlülüklerden muaf tutulduğunu hatırlattı.

Günümüzde ise en zenginlerin, diğer Fransız vatandaşlarıyla aynı kurallara tabi olmama ayrıcalığını satın alabildiğini savundu. Duflot, yargının devlete ayrıcalıkların kaldırıldığını hatırlatması ve vergi karşısındaki eşitliğin aşırı zenginler için de geçerli olmasını sağlaması gerektiğini belirtti.

1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ne dayanıyor

Oxfam, hukuki girişimini Fransız Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinden biri olan vergi karşısında eşitlik ilkesine dayandırıyor.

1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nin 13. maddesi, kamu hizmetlerinin ve idari harcamaların karşılanması için ortak bir katkının zorunlu olduğunu ve bu katkının vatandaşların mali güçlerine göre eşit biçimde dağıtılması gerektiğini düzenliyor.

Fransa Anayasa Konseyi tarafından da tanınan artan oranlı vergilendirme ilkesi, bu anayasal temele dayanıyor. Oxfam, mevcut sistemin söz konusu eşitliği yeterince güvence altına alamadığını ileri sürerek devletin hukuki sorumluluğunun tanınmasını istiyor.

Davanın sonuçlanması en az iki yıl sürebilir

Oxfam’a hukuki destek veren Ancile Avocats hukuk bürosuna göre, başvurunun mahkeme tarafından karara bağlanması en az iki yıl sürebilir.

Kuruluş, davanın sonucuna ilişkin belirsizliğe rağmen daha önce Fransa devletine karşı yürüttüğü iklim davasını emsal gösteriyor.

2019 yılında başka sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte başlatılan ve Yüzyılın Davası olarak bilinen hukuki süreçte, Fransa devleti 2021 yılında iklim değişikliğiyle mücadelede yükümlülüklerini yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle kusurlu bulunmuştu.

Duflot, başlangıçta başarı şansı düşük görülen bu davanın çevresel zararın yargı tarafından tanınmasıyla sonuçlandığını hatırlatarak aynı yaklaşımın vergi adaleti konusunda da sonuç verebileceğini belirtti.

Oxfam’ın yeni girişimi, Fransa’da 2027 bütçesi üzerinden hükümet ile sol partiler arasında vergi yükünün dağılımı konusunda yaşanan siyasi tartışmaların yargı alanına taşınması bakımından önem taşıyor.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın