Dünya

İstanbul'da sekiz ülkeden ABD ve İsrail'e ortak uyarı: İran'a yeni saldırı savaşı büyütebilir

Türkiye ve Almanya'nın ortak girişimiyle İstanbul'da bir araya gelen sekiz ülkenin dışişleri bakanları, İran'a yönelik yeni askeri saldırıların bölgesel gerilimi artıracağı uyarısında bulundu. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, Yemen'deki çatışmalar, Filistin ve Karadeniz'deki deniz taşımacılığının güvenliği ele alındı.

Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır'dan oluşan R4 grubu ile Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'dan oluşan E4 grubunun dışişleri bakanları, 23 Ekim Cuma günü İstanbul'da bir araya gelerek Orta Doğu'daki çatışmaların diplomatik yollarla çözülmesi ve stratejik deniz ticaret yollarının güvenliğinin sağlanmasına yönelik iş birliği olanaklarını değerlendirdi.

Toplantıda, ABD ve İsrail'in İran'a yeniden saldırma ihtimali ve bunun bölgesel güvenlik ile dünya ekonomisine olası etkileri tartışıldı.

Fidan: Yeni bir askeri müdahaleyi hiçbir katılımcı ülke desteklemiyor

Toplantının ardından açıklama yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, görüşmelere katılan ülkelerin hiçbirinin İran'a yönelik yeni bir askeri müdahaleyi veya saldırıyı onaylamadığını belirtti.

Fidan, böyle bir müdahalenin gerilimi daha da artırarak çatışmayı genişleteceğini, savaşın sona erdirilmesinin ise diplomasi ve diyalog yoluyla mümkün olabileceğini vurguladı.

İngiliz The Guardian gazetesi, İstanbul'daki görüşmeleri ABD ve İsrail'e İran'a yeni saldırılar düzenlememe çağrısı çerçevesinde haberleştirdi. Gazete, sekiz ülkenin bölgesel çatışmaların genişlemesinden ve petrol fiyatlarının daha da yükselmesinden duyduğu kaygıya dikkat çekti. 

Fransa'dan petrol fiyatları ve bölgesel istikrar uyarısı

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, İran ile ABD arasında yeniden yaşanabilecek askeri tırmanmanın bütün taraflar açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtti.

Barrot, yeni çatışmaların hidrokarbon fiyatları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini ifade ederek sekiz ülkenin öncelikli hedefinin tarafları azami itidale çağırmak olduğunu açıkladı.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gerilimin azaltılması ve denizlerde seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Tajani, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için askeri yöntemler yerine diyaloğun geliştirilmesini savundu.

El Cezire'nin Reuters ve AFP'ye dayandırdığı haberinde ise açıklamaların ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın Washington'ın İran'a yeniden saldırabileceğine ilişkin sözleriyle aynı döneme denk geldiğine dikkat çekildi. Barrack, ABD'nin yeni bir askeri operasyon düzenleme ihtimalini dışlamamıştı. 

ABD'nin 3 Kasım seçimlerinden sonra İran'ı vurabileceği endişesi

İspanyol El País gazetesi, İstanbul toplantısını ABD'nin İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenleyebileceğine ilişkin gelişmeler çerçevesinde değerlendirdi.

Gazete, ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden önce İran'a saldırı düzenlemeyeceğini açıklamasına rağmen, seçimlerin ardından İran'ın enerji ve nükleer tesislerine yönelik yeni bombardımanların gündeme gelebileceğine ilişkin haberler bulunduğunu aktardı.

El País'e göre sekiz ülke, yeni askeri müdahalelerin Körfez'deki istikrarsızlığı derinleştirebileceği, Yemen'deki çatışmaları ağırlaştırabileceği ve enerji fiyatlarında yeni artışlara yol açabileceği konusunda ortak kaygılar taşıyor.

Gazete, toplantıda diplomatik müzakerelerin yeniden başlatılması ve tarafların gerilimi düşürmeye çağrılması konusunda uzlaşı sağlandığını bildirdi. 

Almanya: İran ve Husilerin dünya ticaretini tehdit etmesine izin verilemez

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, İran ve Yemen'deki Husilerin uluslararası ticaret yolları üzerindeki faaliyetlerinin enerji, gıda ve gübre tedarikini tehdit ettiğini belirtti.

Wadephul, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, Husilerin Suudi Arabistan'a ve deniz taşımacılığına yönelik saldırıları ile Rusya'nın Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarını hedef alan faaliyetlerinin ortak uluslararası girişimler gerektirdiğini vurguladı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın 23 Ekim tarihli açıklamasında, deniz ticaret yollarındaki güvensizliğin taşımacılık maliyetlerini yükselttiği, tedarik zincirlerini tehdit ettiği ve özellikle enerji ile gıda ithalatına bağımlı ülkeleri olumsuz etkilediği belirtildi.

Wadephul, Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı ve Karadeniz'deki sorunların çözümü için mevcut diplomatik mekanizmaların ötesine geçilmesi gerektiğini ifade etti. 

Toplantı Türkiye ve Almanya'nın ortak girişimiyle düzenlendi

Uluslararası basında İstanbul'daki toplantının Türkiye'nin bölgesel diplomasi girişimleri açısından taşıdığı önem de değerlendirildi.

AFP, görüşmeleri yeni oluşturulan R4 grubu ile Avrupalı güçlerin ilk kez aynı diplomatik formatta bir araya gelmesi açısından ele aldı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı ise toplantının Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un ortak girişimiyle düzenlendiğini açıkladı.

İlk hazırlıklarda Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır'dan oluşan R4 grubu ile İngiltere, Fransa ve Almanya'dan oluşan E3 grubunun buluşması planlanmıştı. Almanya'nın girişimiyle İtalya'nın da davet edilmesi sonucunda toplantı sekiz ülkenin katılımıyla gerçekleştirildi. Almanya Dışişleri Bakanlığı, bu genişletilmiş Avrupa grubunu E4 olarak tanımladı.

Bakanlık, İtalya'nın Orta Doğu'daki ekonomik ve güvenlik çıkarları nedeniyle görüşmelere dahil edildiğini belirtti. 

R4 grubu ve Mekke Savunma Anlaşması

İstanbul'daki görüşmeler, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile geliştirdiği askeri ve diplomatik iş birliğinin uluslararası basında daha fazla yer bulduğu bir dönemde gerçekleşti.

AFP'nin haberine göre Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır'dan oluşan R4 grubu, bölgesel güvenlik ve ABD ile İran arasındaki gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik girişimlerde rol üstleniyor.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın Ağustos 2026'da imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması ise üç ülke arasında karşılıklı savunma iş birliğini öngörüyor.

Mısır, R4 diplomatik grubunda yer almakla birlikte söz konusu savunma anlaşmasını imzalamadı.

Al Jazeera'nın haberinde, Türkiye'nin bu savunma iş birliğini belirli bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir yapı olarak tanımlamadığı ve başka ülkelerin katılımına açık tuttuğu aktarıldı. 

Filistin, Yemen ve Karadeniz de gündemdeydi

Toplantı kapsamında R4 ülkelerinin dışişleri bakanları ayrıca kendi aralarında bir görüşme gerçekleştirdi.

Dört ülkenin ortak açıklamasında, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin bölgesel istikrarsızlığın temel kaynaklarından biri olduğu belirtildi. İsrail'e Filistin'deki yıkımın ve insani trajedinin sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.

Bakanlar, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını da kınayarak Suudi Arabistan ve uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle dayanışma içinde olduklarını bildirdi.

Açıklamada, Husilerin askeri faaliyetlerini durdurmaları ve siyasi sürece dönmeleri istendi.

Görüşmelerde ayrıca Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki ticari gemilere, tahıl taşımacılığına ve enerji altyapısına etkileri değerlendirildi. 

Diplomatik görüşmeler Almanya'da devam edecek

İstanbul toplantısının ardından sekiz ülkenin aynı formatta görüşmelerini sürdürmesi konusunda mutabakata varıldı.

El País'in haberine göre bir sonraki toplantının Almanya'da yapılması kararlaştırıldı.

Böylece Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan ile dört Avrupa ülkesi arasında İran, Yemen, Filistin ve uluslararası deniz ticaret yollarının güvenliğine ilişkin düzenli istişarelerin sürdürülmesi hedefleniyor.

Kaynaklar: The Guardian – El País – El Cezire/AFP/Reuters

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın