Dünya

2 bin 200 yıllık Terrakotta Ordusu’nda kadın ve çocuk emeğinin izleri bulundu

Çin’in ilk imparatoru Qin Shihuang’ın mezarını korumak için yapılan binlerce toprak askerin üretiminde kadınların ve çocukların da çalıştığına ilişkin yeni bilimsel bulgular elde edildi. Heykeller üzerinde 2 bin 200 yılı aşkın süredir korunan parmak izleri, üretimin yetişkin erkeklerin emeğine dayandığı yönündeki yaygın görüşü sorgulamaya açtı.

Çin’in Şian kentinde 1974 yılında keşfedilen ve dünyanın en önemli arkeolojik buluntuları arasında yer alan Terrakotta Ordusu’nun kimler tarafından yapıldığına ilişkin bir araştırma, antik Çin’in çalışma yaşamına dair yeni bilgiler ortaya çıkardı.

'Journal of Cultural Heritage' adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmaya göre, MÖ 3. yüzyılda üretilen toprak askerlerin üzerindeki parmak izlerinin yaklaşık yüzde 45’i yetişkin erkeklere, yüzde 32,7’si yetişkin kadınlara, yüzde 22,3’ü ise 15 yaşından küçük çocuk ve gençlere ait olabilecek özellikler taşıyor.

36 heykel üzerindeki 79 parmak izi incelendi

Şian’daki Qin Shihuang Mozolesi Müzesi’nden Xiaoxi Li öncülüğündeki araştırma ekibi, imparatorun mezar kompleksindeki birinci kazı çukurunun T23 bölümünde bulunan 36 heykel üzerindeki 79 iyi korunmuş parmak izini analiz etti.

Heykellerin kollarında, zırhlarında ve başlarında tespit edilen izler, üretim sırasında henüz kurumamış kil üzerinde bırakılmıştı.

Araştırmacılar, parmak izlerini fotoğraflayarak parmak uçlarındaki deri çizgileri arasındaki ortalama mesafeyi ölçtü. Bu mesafe, çocukların büyümesiyle birlikte genellikle artıyor ve yaş gruplarının belirlenmesinde kullanılabiliyor.

Elde edilen veriler, farklı yaş ve cinsiyet gruplarına ait modern parmak izi örnekleriyle karşılaştırıldı.

Bilim insanları, geleneksel hesaplama yöntemlerinin sınırlılıklarını aşmak amacıyla 'Bayesçi karışım modeli' adı verilen istatistiksel bir yöntem kullandı. Böylece parmak izlerinin yetişkin erkeklere, yetişkin kadınlara ve çocuklara ait olma olasılıkları hesaplandı.

Parmak izlerinin üçte biri kadınlara ait olabilir

Araştırmanın sonuçlarına göre incelenen parmak izlerinin yüzde 45’i yetişkin erkeklere, yüzde 32,7’si yetişkin kadınlara, yüzde 22,3’ü ise 15 yaşından küçük bireylere ait olabilecek özellikler gösteriyor.

Çalışmada 15 yaş sınırının belirlenmesinde, Qin Hanedanlığı dönemine ait hukuki metinlerde yaşa bağlı sorumluluklara ilişkin düzenlemeler esas alındı.

Bulgular, Terrakotta Ordusu’nun üretiminde kadınların ve çocukların da görev almış olabileceğine ilişkin ilk nicel biyolojik kanıtları sunuyor.

Bununla birlikte araştırmacılar, hesaplanan oranların üretimde çalışan kişilerin sayısını göstermediğini özellikle vurguluyor. Aynı kişinin birden fazla parmak izi bırakmış olması mümkün olduğundan, elde edilen sonuçlar doğrudan iş gücünün demografik dağılımı olarak değerlendirilemiyor.

Fotoğraf: UNESCO, Ko Hon Chiu Vincent

Fotoğraf: UNESCO

Antik Çin’de kadın ve çocuk emeğine ilişkin başka kanıtlar da var

Terrakotta Ordusu’nun üretiminin uzun yıllar boyunca yetişkin erkeklerden oluşan bir iş gücüne dayandığı düşünülüyordu.

Oysa Qin Hanedanlığı dönemine ait bazı yazılı belgeler, devlet denetimindeki zanaat üretiminde kadınların ve çocukların da çalıştığını gösteriyor.

Araştırmada, dönemin lake eşya üretiminde kullanılan nesneler üzerindeki yazıtlarda yetişkin kadın, genç kız ve erkek çocuk anlamına gelen ifadelerin bulunduğuna dikkat çekildi.

Bu belgeler, kadınların ve çocukların devlet gözetimindeki üretim faaliyetlerine katıldığını ortaya koyarken, aynı çalışma düzeninin Terrakotta Ordusu’nun yapımında da uygulanmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Binlerce asker ve yüzlerce at heykelinden oluşuyor

Çin’in ilk imparatoru Qin Shihuang’ın ölümünden sonra da korunmasını sağlamak amacıyla hazırlanan Terrakotta Ordusu, MÖ 3. yüzyıldan günümüze ulaşan en büyük arkeolojik eser topluluklarından biri olarak kabul ediliyor.

1974 yılında keşfedilen mezar kompleksinde, başlangıçta yaklaşık 7 bin ila 8 bin gerçek insan boyutunda asker heykeli ve 650’den fazla at heykelinin bulunduğu tahmin ediliyor.

Topraktan yapılan askerler, yüz ifadeleri, saç biçimleri, kıyafetleri ve askeri donanımlarıyla birbirlerinden ayrılıyor. Günümüzde büyük ölçüde kil renginde görülen heykellerin başlangıçta çeşitli renklerle boyandığı biliniyor.

Bu devasa üretimin nasıl örgütlendiği de uzun yıllardır araştırılıyor. Önceki çalışmalar, heykellerin farklı atölyelerde üretildiğine ve üretim süreçlerinde belirli standartların uygulandığına ilişkin bulgular ortaya koymuştu.

Yeni araştırma ise üretimin teknik ve örgütsel boyutlarının ötesine geçerek, heykelleri yapan insanların yaş ve cinsiyet özelliklerine odaklanıyor.

Araştırmacılar sonuçların sınırlılıklarına dikkat çekti

Bilim insanları, çalışmanın Terrakotta Ordusu’nun küçük bir bölümünden elde edilen 79 parmak iziyle sınırlı olduğunu belirtiyor.

Ayrıca karşılaştırmalarda kullanılan modern Avrupa kökenli parmak izi veri setinin, antik Çin toplumunun biyolojik özelliklerini tam olarak yansıtmayabileceği ifade ediliyor.

Araştırmacılara göre bu durum, kadınlara ve çocuklara ait olduğu hesaplanan parmak izlerinin oranlarının gerçekte olduğundan yüksek tahmin edilmesine yol açmış olabilir.

Üretim sırasında farklı kişilerin kil üzerinde parmak izi bırakma sıklıklarının değişmesi de sonuçları etkileyebilecek faktörler arasında gösteriliyor.

Bütün bu sınırlılıklara rağmen çalışma, 2 bin 200 yılı aşkın süre önce gerçekleştirilen büyük ölçekli bir imparatorluk projesinde kadınların ve çocukların da çalışmış olabileceğine ilişkin önemli bilimsel bulgular sunuyor.

Kaynaklar: Science Direct – Spiegel

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın