Suriye, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan ve taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngören savunma ittifakına katılmayı değerlendiriyor.
The New York Times gazetesinin haberine göre Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Bahreyn'de düzenlenen Manama Diyaloğu Güvenlik Konferansı'nda yaptığı açıklamada, ülkesinin ittifaka katılımına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü bildirdi. Şeybani, “Suriye'nin Mekke ittifakına katılımını değerlendirmek üzere görüşmeler yürütülüyor” dedi.
NATO'nun kolektif savunma ilkesine benzer anlaşma
Ağustos ayında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üyelerden birine düzenlenen silahlı saldırının diğer üyelere de yapılmış kabul edilmesini öngörüyor.
Gazetenin Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yayımlanan 5 Ekim tarihli İngilizce ortak açıklamaya referans yaparak NATO’nun kolektif savunma ilkesine benzer bir mekanizma öngören anlaşmanın tarafları olan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın, ekim ayında Suudi Arabistan’a hızla askeri birlik sevk edebilmek için hazırlık yapılması konusunda uzlaştığını kaydetti.
Bu karar, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdığı bir dönemde alınmıştı.
Şeybani, Körfez ülkelerinin savunmasını Suriye'nin kendi güvenliği açısından da önemli gördüklerini belirterek, “Suriye bütün Körfez ülkelerinin yanında duracaktır” ifadelerini kullandı.
Bölge ülkelerinin sınır aşan milis grupların oluşturduğu tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Şeybani, Suriye'nin bu tehditlere karşı iş birliğine hazır olduğunu ifade etti. Ancak olası üyeliğin Suriye'nin Yemen'e asker göndermesini de kapsayıp kapsamayacağı henüz açıklığa kavuşmadı.
Şam yönetiminin bölgesel çatışmalardan uzak durma politikası değişebilir
Yaklaşık iki yıl önce iktidara gelen Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ülkenin yaklaşık 14 yıl süren iç savaşın ardından yeniden inşasına öncelik vererek bölgesel çatışmaların dışında kalmaya çalışıyordu.
Suriye yönetimi, ekim ayında Suudi Arabistan'ın Yemen'e Suriye askeri gönderilmesini talep ettiği yönündeki haberleri yalanlamış, önceliğinin ülkenin yeniden inşası olduğunu açıklamıştı.
Ancak Şam ile Riyad arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin güçlenmesi, bu politikanın sürdürülmesini zorlaştırabilir. Beşar Esad yönetiminin, Ahmed eş-Şara liderliğindeki isyancılar tarafından devrilmesinin ardından Suudi Arabistan, Suriye'nin en önemli diplomatik ve ekonomik destekçilerinden biri haline geldi. Suriye'yi yarım yüzyılı aşkın süre otoriter yöntemlerle yöneten Esad ailesi ise Suudi Arabistan'ın bölgesel rakibi İran'la yakın ittifak içindeydi.
Ekim ayında Riyad'da bir araya gelen Ahmed Şara ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, yatırımlar ve bölgesel güvenlik konularını görüşmüştü.
Yemen'de ağustostan bu yana en az 1.677 kişi öldü
Suriye'nin ittifaka katılma olasılığı, Yemen'de yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlendiği bir dönemde gündeme geliyor.
Husilerin 2014 yılında Yemen'in başkenti Sana'yı ele geçirmesinin ardından Suudi Arabistan, 2015'te uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askeri müdahale başlatmıştı. Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda 2022'de sağlanan ateşkesin ardından büyük ölçüde azalan çatışmalar, bu yıl ABD ve İsrail'in İran'la savaşı sırasında yeniden tırmandı.
Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre ağustos ayından bu yana Yemen'de en az 1.677 kişi yaşamını yitirdi, 7 bin 300'den fazla kişi yaralandı. Birleşmiş Milletler ise yaklaşık 300 bin Yemenlinin yerinden edildiğini bildirdi.
Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Yemen'de çatışmaların yeniden yoğunlaşması, zaten ağır olan insani krizi daha da derinleştirdi.
Suudi Arabistan'da havaalanları ve kritik altyapı hedef alınıyor
Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonun açıklamalarına göre Husilerin ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarında en az 19 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Havaalanları ve kritik altyapıyı hedef alan saldırılar, hava ulaşımında ciddi aksamalara yol açarken Suudi Arabistan'ın uluslararası turizm ve iş merkezi olma hedeflerini de tehdit ediyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 31 Ekim Cumartesi günü ülke üzerinde üç insansız hava aracının engellendiğini, bunlardan birinin başkent Riyad yakınlarında düşürüldüğünü açıkladı. Yemen'in Taiz vilayetinde ise Husi yetkililerinin Suudi Arabistan'a ait olduğunu ileri sürdüğü bir hava saldırısında, bir marketin hedef alındığı ve üçü çocuk altı kişinin yaralandığı bildirildi.
Mısır da Suudi Arabistan'a askeri yardım kararı aldı
Çatışmaların bölgesel boyut kazanmasının bir başka işareti de Mısır'dan geldi. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın tarafı olmayan Mısır, hafta içinde Suudi Arabistan'a askeri yardım sağlanmasına izin verdi.
Bu gelişme, Yemen'deki savaşın yalnızca Suudi Arabistan ve Husiler arasındaki bir çatışma olmaktan çıkarak daha geniş bir bölgesel güvenlik meselesine dönüştüğünü gösteriyor.
Yemen kenti Taiz'de kuşatma: Gıda, su ve yakıt sıkıntısı büyüyor
Yemen'in en büyük kentlerinden biri olan Taiz, son haftalarda çatışmaların yoğunlaştığı başlıca bölgeler arasında yer alıyor.
Husilerin kente ulaşan yolları kesmesi nedeniyle halkın gıda, su ve yakıt kaynakları giderek azalıyor.
Taiz, ülkenin kuzeyindeki Husi kontrolündeki bölgeler ile güneydeki hükümet güçlerinin denetimindeki alanlar ve Kızıldeniz kıyısı arasında stratejik bir geçiş noktası oluşturuyor.
Kentin kontrolünün ele geçirilmesi, Husilerin hükümet güçleri üzerindeki baskısını artırmasına ve Kızıldeniz kıyısındaki konumunu güçlendirmesine olanak sağlayabilir.
BM çalışanı Husi gözetiminde hayatını kaybetti
Yemen'deki gelişmeler arasında Birleşmiş Milletler çalışanlarının güvenliğine ilişkin yeni bir olay da yaşandı.
BM, Haziran 2024'ten bu yana Husiler tarafından gözaltında tutulan BM İnsan Hakları Ofisi'nin Yemenli çalışanı Muhammed eş-Şami'nin gözaltında hayatını kaybettiğini açıkladı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, eş-Şami'nin ölümüne ilişkin bağımsız soruşturma açılması çağrısında bulundu.
Kaynak: New York Times













Yorumunuz