Dünya

Avrupa karşı çıkıyor: ABD'den Rus gazını Ukrayna üzerinden yeniden Avrupa'ya taşıma planı

ABD yönetimi, Rusya ile Ukrayna arasında enerji ateşkesi sağlamak amacıyla Rus doğal gazının Ukrayna üzerinden Avrupa'ya yeniden sevk edilmesini öneriyor. Amerikan şirketlerinin aracılık etmesini öngören plan, Rus enerjisine bağımlılığı sona erdirmeye hazırlanan Avrupa Birliği'nin direnciyle karşılaşıyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Rusya ile Ukrayna arasında kış öncesinde bir enerji ateşkesi sağlanması amacıyla Rus doğal gazının Ukrayna'dan geçen boru hatları üzerinden Avrupa'ya yeniden satılmasını destekliyor.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ABD'li, Avrupalı ve Ukraynalı yetkililer, Washington'ın Rusya'ya ekonomik teşvikler sunarak enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurmayı hedeflediğini belirtti. Ancak öneri, Rusya'dan doğal gaz ithalatını 2027 yılı sonuna kadar tamamen sona erdirmeyi kararlaştıran Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin direnciyle karşılaşıyor.

Amerikan şirketleri Rus gazının satışına aracılık edebilir, gelirler üçüncü bir ülkede açılacak emanet hesapta tutulabilir

ABD'nin özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un eylül ayında Moskova ve Kiev'e gerçekleştirdikleri ziyaretlerde gündeme getirdiği öneri, Rus doğal gazının Amerikan şirketleri aracılığıyla Avrupa pazarına ulaştırılmasını öngörüyor.

Görüşmelere katılan kaynaklara göre bu yöntemle Avrupa'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarının oluşturduğu engellerin aşılması ve Amerikan yatırımcılar için yeni ticari fırsatlar yaratılması hedefleniyor.

Washington'ın önerdiği bir diğer düzenleme ise Rusya'nın gaz satışlarından elde edeceği gelirlerin üçüncü bir ülkede açılacak emanet hesapta tutulması. Böylece Moskova'nın söz konusu gelirleri Ukrayna savaşını finanse etmek amacıyla kullanmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

ABD'li müzakereciler, Rusya'nın Avrupa doğal gaz pazarına yeniden erişmesinin Devlet Başkanı Vladimir Putin açısından güçlü bir ekonomik teşvik oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Ukrayna'nın ise kendi topraklarından geçen boru hatları sayesinde yeniden transit geçiş ücreti geliri elde edebileceği belirtiliyor.

Avrupa, Rus enerjisine yeniden bağımlı olmak istemiyor

Planın önündeki en önemli engel, Avrupa ülkelerinin Rusya'ya yönelik enerji politikası.

AB, Ukrayna savaşının başlamasının ardından Rus doğal gazına bağımlılığını azaltmaya yönelik düzenlemeler kabul etti. Mevcut mevzuat, Rus doğal gazı alımlarının 2027 yılı sonuna kadar tamamen sona erdirilmesini öngörüyor.

Avrupa'nın önde gelen ülkeleri, Rusya'yı en büyük stratejik tehditlerinden biri olarak değerlendirirken, enerji tedarikinde yeniden Moskova'ya bağımlı hale gelmek istemiyor.

AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, ekim ayında Macaristan'da yayımlanan bir gazeteye verdiği röportajda, Rus gazına yönelik yasağın kalıcı olması gerektiğini savundu. Jørgensen, barış sağlansa bile Rusya'ya güvenmeyeceğini belirterek, Avrupa'nın enerji güvenliğini Moskova'nın kararlarına bağımlı hale getirmemesi gerektiğini vurguladı.

Habere göre bazı üst düzey Avrupalı yetkililer, Rus gazı ithalatının yeniden başlatılmasının Avrupa'nın Ukrayna savaşından sonra benimsediği temel güvenlik politikalarıyla çeliştiği görüşünde.

Trump yönetiminin enerji politikasında dikkat çekici değişim

Washington'ın yeni yaklaşımı, Trump'ın ilk başkanlık dönemindeki Rus enerji politikasından önemli ölçüde farklılaşıyor.

Trump, ilk başkanlığı sırasında Almanya Başbakanı Angela Merkel'i Rusya ile geliştirilen Kuzey Akım 2 (Nord Stream 2) doğal gaz boru hattı nedeniyle defalarca eleştirmişti.

Almanya'nın Rus enerjisine bağımlı hale geleceği uyarısında bulunan Trump yönetimi, 2019 yılı sonunda projeye yaptırım uygulamıştı.

Ancak Washington yönetimi şimdi Kuzey Akım hatlarının yeniden açılmasını, Ukrayna savaşının sona erdirilmesini ve Rusya ile Avrupa arasındaki güvenlik sorunlarının çözülmesini kapsayabilecek daha geniş bir anlaşmanın parçası olarak değerlendiriyor.

ABD'li bir yetkili, Merkel dönemindeki temel hatanın Rusya ile kapsamlı bir güvenlik düzenlemesi oluşturulmadan enerji iş birliğinin geliştirilmesi olduğunu savundu.

Ukrayna üzerinden geçen boru hatları kısa sürede açılabilir

Rusya ile Almanya arasında Baltık Denizi üzerinden kurulan Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 hatları, Ukrayna'dan geçen geleneksel sevkiyat güzergâhlarına alternatif olarak geliştirilmişti.

Kuzey Akım 1 üzerinden gaz sevkiyatı Ağustos 2022'de durdurulurken, Kuzey Akım 2 hiçbir zaman faaliyete geçmedi. Her iki hat da Eylül 2022'de meydana gelen su altı patlamalarında ağır hasar gördü.

Bu hatların yeniden kullanılması önemli teknik çalışmaların yanı sıra siyasi ve hukuki engellerin aşılmasını gerektiriyor.

Buna karşılık Sibirya'daki Urengoy gaz sahalarından başlayarak Ukrayna üzerinden Slovakya'ya, oradan da Avusturya ve Almanya'ya uzanan Sovyet döneminden kalma boru hattı şebekesinin çok daha kısa sürede yeniden faaliyete geçirilebileceği belirtiliyor.

Rusya'nın Ukrayna üzerinden Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatı, savaşın başlamasından sonra da sınırlı miktarda sürmüş, ancak Ocak 2025'te durdurulmuştu.

Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığı yüzde 45'ten yüzde 11'e düştü

Avrupa'nın doğal gaz tüketiminde Rusya'nın payı, Ukrayna savaşından önceki yüzde 45 düzeyinden yüzde 11'e geriledi. Buna karşılık ABD'den ithal edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Avrupa tüketimindeki payı yüzde 30'a ulaştı.

Rusya'dan Avrupa'ya mevcut gaz sevkiyatı ise LNG tankerleri ve Macaristan ile Slovakya'ya tedarik sağlayan TürkAkım boru hatları üzerinden sürüyor.

İran savaşı Avrupa'nın enerji maliyetlerini artırdı

Haberde, Trump yönetiminin İran'a karşı yürüttüğü savaşın Avrupa'nın enerji politikası üzerinde yeni baskılar oluşturduğu da belirtildi.

Katar'dan LNG sevkiyatının Basra Körfezi'ndeki gelişmeler nedeniyle aksaması ve küresel enerji fiyatlarının yükselmesi, Avrupa'nın alternatif tedarik kaynaklarına erişimini zorlaştırıyor.

AB verilerine göre Avrupa ülkeleri, İran savaşı nedeniyle enerji için yaklaşık 100 milyar avro (112 milyar dolar) ek harcama yaptı.

Avrupa'nın yer altı doğal gaz depolarındaki doluluk oranı yaklaşık yüzde 75 düzeyinde bulunuyor. Bu oran, kıtanın yaklaşan kış mevsimine son dokuz yılın mevsimsel ortalamasının altında gaz stoku ile gireceğine işaret ediyor.

Enerji fiyatlarındaki artışın, Rus gazına yeniden erişim konusundaki siyasi tartışmaları güçlendirebileceği değerlendiriliyor. Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi de 2028'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Rusya'dan ucuz doğal gaz ithalatının yeniden başlatılmasını temel siyasi vaatlerinden biri haline getirmiş durumda.

Ukrayna'dan enerji tesislerine yeniden saldırılar

ABD'nin enerji ateşkesi girişimi, ekim ayında Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını geçici olarak durdurmasının ardından geri plana alınmıştı.

Habere göre Kiev yönetimi, Trump'ın baskısı üzerine Rus rafinerilerine yönelik saldırılara yaklaşık iki hafta ara verdi. Ancak bu süreçte Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları devam etti.
Ukrayna, 30 Ekim Cuma günü saldırılarını yeniden başlatarak üç gün içerisinde Rusya'nın üç büyük rafinerisini hedef aldı.

Bu gelişme, kasım ayı ortasında Abu Dabi'de yapılması planlanan ABD, Rusya ve Ukrayna arasındaki üçlü barış görüşmeleri öncesinde enerji ateşkesi arayışını yeniden gündeme taşıdı. Moskova'nın ise şimdiye kadar Washington'ın bu yöndeki girişimlerine olumlu yanıt vermediği belirtildi.

Ukrayna'nın desteği Avrupa'nın tutumunu değiştirebilir mi?

Diplomatik kaynaklara göre Ukrayna'nın Rus gazının yeniden Avrupa'ya sevk edilmesini desteklemesi, AB ülkelerinin plana yönelik itirazlarını azaltabilir. Bunun temel nedeni, yaklaşan kış aylarında Ukrayna'nın enerji altyapısının ağır saldırılar altında bulunması.

Rus saldırılarının sürmesi halinde büyük Ukrayna kentlerinde uzun süreli elektrik kesintileri yaşanabileceği, bunun da insani krize ve yeni bir mülteci hareketine yol açabileceği değerlendiriliyor.

Öte yandan ABD'nin İran savaşı nedeniyle küresel ölçekte artan Patriot hava savunma füzesi ihtiyacı karşısında Ukrayna'ya sağladığı önleyici füze tedarikini sınırlandırması, Kiev'in enerji tesislerini koruma kapasitesini daha da zayıflatıyor.

Washington'ın önerisi, Ukrayna'nın enerji altyapısını korumak, Rusya'ya ekonomik teşvik sağlamak ve Avrupa'nın enerji maliyetlerini düşürmek gibi üç farklı hedefi aynı anlaşmada birleştirmeyi amaçlıyor. Planın uygulanabilmesi, Rusya'nın saldırıları durdurmayı kabul etmesine, Ukrayna'nın gaz transitine yeniden izin vermesine ve Avrupa'nın Rus enerjisine yönelik yaptırım politikasını değiştirmesine bağlı.

Kaynak: The Wall Street Journal

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın