Dünya

2026 Nobel Barış Ödülü, Gazze’de soykırım tespiti yapan Navi Pillay’a verildi

2026 Nobel Barış Ödülü, İsrail’in Gazze’de Filistinlilere karşı soykırım işlediği sonucuna ulaşan BM komisyonunun başkanı Navi Pillay’a verildi. Nobel Komitesi, Gazze’deki çalışmalarının ödül kararında önemli rol oynadığını açıkladı. Pillay, siyasi liderlere insan haklarını koruma ve savaştan kaçınma yükümlülüklerini hatırlattı.

2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı insan hakları hukukçusu ve uluslararası yargıç Navi Pillay’a verildi. Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Gazze’de Filistinlilere karşı İsrail’in soykırım işlediği sonucuna ulaşan komisyona başkanlık eden Pillay, ödülünü uluslararası suçlardan sağ kurtulanlara ve uluslararası adaleti savunanlara adadı. Nobel Komitesi, kararın gerekçeleri arasında Pillay’ın Gazze’deki çalışmalarının da önemli bir yer tuttuğunu açıkladı.

Norveç Nobel Komitesi, 2026 Nobel Barış Ödülü’nün, giderek artan saldırılarla karşı karşıya kalan uluslararası hukuk sistemini savunma çabaları nedeniyle Güney Afrikalı insan hakları hukukçusu ve uluslararası yargıç Navi Pillay’a verildiğini duyurdu.

Komite, 85 yaşındaki Pillay’ın savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımın yargılanmasını sağlamada belirleyici rol oynadığını belirterek kendisini çağımızın en saygın uluslararası hukukçularından biri olarak nitelendirdi.

Güney Afrika’da yargıçlık yapan, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde görev alan ve Ruanda’da 1994 yılında yaşanan soykırımı soruşturan uluslararası mahkemede çalışan Pillay, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevini de yürüttü.

Gazze’deki soykırım tespiti ödülün gerekçeleri arasında

Pillay’ın başkanlığını yaptığı BM komisyonu, geçen yıl İsrail’in Gazze’de Filistinlilere karşı soykırım işlediği sonucuna ulaşmıştı. İsrail hükümeti ise komisyonun bu tespitini reddetmişti.

Nobel Komitesi’nin Pillay’ı ödüllendirme kararı, İsrail’in Gazze’deki eylemlerine yönelik uluslararası tepkilerin arttığı bir dönemde verildi.

Komite, ödül açıklamasında Gazze’ye doğrudan değinmemesine karşın, Norveç Nobel Komitesi Başkanı Jørgen Watne Frydnes, gazetecilere yaptığı açıklamada Pillay’ın BM komisyonundaki çalışmalarının ödülün verilmesinde önemli bir gerekçe olduğunu söyledi.

Frydnes, Pillay’ın Nelson Mandela’yı savunduğu yıllardan günümüzdeki çalışmalarına kadar uzanan uzun meslek yaşamının ödüllendirildiğini belirtti.

İsrail’den Nobel Komitesi’ne tepki

İsrail’in BM Daimî Temsilcisi Danny Danon, The New York Times’a yaptığı açıklamada Pillay’a ödül verilmesine tepki gösterdi.

Danon, Pillay’ın ödüllendirilmesinin Nobel Komitesi’nin güvenilirliğine zarar vereceğini ve geçmişte bu ödülü alan saygın isimlerin mirasını da lekeleyeceğini ileri sürdü.

Pillay: “Ödülü uluslararası suçlardan sağ kurtulanlara adıyorum”

Pillay, Nobel Barış Ödülü’nü kazandığını Almanya’nın Nürnberg kentinde, insan hakları hukukçuları ve yargıçların katıldığı yıllık konferans sırasında öğrendi. Nürnberg Adalet Sarayı’nda düzenlenen konferansa katılan Pillay, haberin ardından yaptığı basın toplantısında hâlâ şaşkınlık içinde olduğunu söyledi.

Ödülünü uluslararası suçlardan sağ kurtulanlara, uluslararası adaletin uygulanması için çalışanlara ve bu sistemi savunanlara adadığını açıkladı.

Pillay, ödül haberini, Nazi liderlerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasında yargılandığı ve modern uluslararası adalet sisteminin temellerinin atıldığı Nürnberg’de almasının anlamlı olduğunu belirtti.

Uluslararası hukuk sistemini zayıflatmaya yönelik girişimlere karşı da uyarıda bulunan Pillay, bu çabaların dünyanın yeniden hukukun yerine gücün, kimin acısının önemli olduğunu belirlediği bir düzene dönmesi riskini taşıdığını söyledi.

“Gerçeği söylemek için neden cesarete ihtiyaç duyulsun?”

Nürnberg’de insan hakları hukukçularına hitap eden Pillay, çalışmalarından dolayı kendisini cesur olarak nitelendirenlere şaşırdığını ifade etti.

“Gerçeği söylemek için neden cesarete ihtiyaç duyulsun?” diye soran Pillay, hukukçuların görevinin yasayı yorumlamak, bütün olguları değerlendirmek ve tarafsız karar vermek olduğunu vurguladı.

Pillay, uluslararası hukukun ve insan haklarının ciddi siyasi saldırılar altında bulunduğu bir dönemden geçildiğini belirterek bu durumun özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yönelik saldırılarda görüldüğünü söyledi.

Trump yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni adım adım ortadan kaldırma yönündeki tutumunu daha önce açıklamıştı.

Siyasi liderlere uyarı: “Hukuki yükümlülüğünüz var”

Pillay, Nürnberg’deki basın toplantısını siyasi liderlere yönelik bir mesajla tamamladı.

Siyasi liderlerin insan haklarını korumak ve savaştan kaçınmak konusunda hukuki yükümlülük altında bulunduğunu vurgulayan Pillay, şu ifadeleri kullandı: “Siyasi liderlere mesajım, hukuki yükümlülük altında olduğunuzdur. İnsan haklarını korumak ve savaştan kaçınmak konusunda hukuki yükümlülüğünüz var.”

Norveç Nobel Komitesi de ödül açıklamasında, küresel ölçekte güç siyasetine yönelişin hukuk ve adalete duyulan saygıyı zayıflattığına dikkat çekti.

Komite, Pillay’a verilen ödülün uluslararası hukuk sistemine saldıranlara yönelik bir mesaj olduğunu belirtti.

Apartheid rejimine karşı Mandela’yı savundu

Güney Afrika’nın Durban kentinde, Hint Tamil kökenli bir ailede dünyaya gelen Navi Pillay, meslek yaşamının ilk dönemlerinde apartheid rejimine karşı mücadele eden Nelson Mandela ve diğer kişilerin savunmasını üstlendi.

Daha sonra uluslararası ceza yargısı ve insan hakları alanında çeşitli üst düzey görevlerde bulundu.

Nobel Komitesi, Pillay’ın apartheid karşıtı mücadeleden savaş suçları ve soykırımın uluslararası düzeyde yargılanmasına uzanan çalışmalarını ödülün temel gerekçeleri arasında gösterdi.

Trump’a Nobel şakası

Pillay’ın ödülü kazandığını öğrendiği anlar, Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard tarafından sosyal medyada paylaşılan bir videoya da yansıdı.

Görüntülerde Pillay’ın, konferans katılımcılarının alkışları arasında gülümsediği görüldü.

Katılımcılara teşekkür eden Pillay, alkışların devam etmesi üzerine, “Biraz daha alkışlarsanız belki bu ödülü Trump’la paylaşırım” diyerek espri yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü’nü kazanma isteğini uzun süredir dile getiriyordu.

Nobel Barış Ödülü yaklaşık 1,2 milyon dolar değerinde

Nobel Barış Ödülü, Alfred Nobel’in 1895 tarihli vasiyetinde belirttiği üzere, uluslar arasında kardeşliği geliştiren, silahsızlanma için çalışan veya barış konferanslarını destekleyen kişi ve kuruluşlara veriliyor. Ödülün değerlendirme ölçütleri zaman içinde genişletildi.

Norveç Parlamentosu tarafından atanan beş kişilik komite, ödül sahibini gizli değerlendirme süreci sonunda belirliyor.

Bu yıl ödülle birlikte verilen para miktarı yaklaşık 1,2 milyon dolar.

2025 Nobel Barış Ödülü ise Venezuelalı muhalefet lideri María Corina Machado’ya verilmişti. Machado, ABD güçlerinin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalamasının ardından Nobel madalyasını Trump’a sunmuş, Norveç Nobel Enstitüsü ise ödülün devredilemeyeceğini açıklamıştı.

Kaynak: New York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın