Yazılar

Taşınmaz malların kiralanması... Yağma ve yüzsüzlükte son perde!

Yıllardır Hazine malları yatırım vaadiyle yok pahasına birilerine kiralanıyor. Taşınmazları devletten kiralayan ve hak sahibi konumuna getirilenler fahiş fiyatlarda bu taşınmazları başkalarına kiralıyor. İhalesiz kiralanan taşınmazlar hak sahibince 3. taraflara kiralandığında devlet ilk sözleşmedeki düşük tutulan yıllık kirayı almaya devam ediyor. Ana kiracı aylık aldığı yeni ve yüksek gelirinden devlete vergi ödemiyor. Hak sahibi devir yaptığında ise vergisini ödemeksizin trilyonlar elde ediyor ve devlet vergisini almak için bu haksız kazançların peşine düşmüyor.

KKTC’de Taşınmaz Hazine Malları’nın kiralanmasına yönelik yaklaşık 30 senedir yapılan geniş çaplı yağmanın, elde edilen yüksek haksız kazançların ve usulsüzlüklerde görülen hadsiz yüzsüzlüğün sonunun gelmesine az kaldı.

Şayet hükümet bu konuda adım atmazsa altında imzası olan yeni bir yasa tasarısıyla ciddi şekilde çelişmiş olacak. Hükümet harekete geçmez ve yasanın Meclis’e gelmesi gecikirse o zaman uluslararası baskıyla çok daha sıkıntılı bir süreç yaşayacağız.

Yıllardır Hazine malları yatırım vaadiyle yok pahasına birilerine kiralanıyor, taşınmazları kiralayanlar da fahiş fiyatlarda bu taşınmazları başkalarına kiralıyor. 

Zaten çoğu kez kiracıların Hazine mallarını kiralamaktaki amacı yatırım yapmaktan ziyade milyonlarca sterline bir başkasına kiralamak! Aslında mal kamunun. Hepimizin yani. Yasaya göre devlet bu taşınmazları, üzerine yatırım yapılsın, üretim ve verilen hizmetlerle istihdam artsın, devlet gelirleri çoğalsın ve ülkenin yaşam düzeyi yükselsin diye kiralıyor. 

63/1993 Taşınmaz Hazine Malları (Kiralama ve Değerlendirme) Yasası’na göre devletin herhangi bir bakanlığının kontrolündeki taşınmaz mal, ilgili bakanın kararı doğrultusunda 10 sene, Bakanlar Kurulu’nun kararı ile 11-50 yıl, 50 seneyi aşan kiralamalarda Meclis’in kararı ile kiralanabilir. Kiralama ile ilgili tüm prosedürler Maliye Bakanlığı’na bağlı Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi tarafından sürdürülür. 

Yasa öyle bir düzenlenmiştir ki ihalesiz kiralanan bir Hazine mülkü kiracı tarafından bir başka kiracıya kiralanabilir, hatta kiracı tarafından yapılacağı vadedilen projenin %25’nin yapılması durumunda kiracı taşınmazı bir başkasına olduğu gibi devredebilir.

Yasanın açıkları nedeniyle kiracı bazen hiçbir yatırım yapmadan başka bir kiracıyla anlaşabileceği gibi, elindeki taşınmazı istediği fiyata kiralayamazsa malı elinde tutmak için en kötü malzemeden %25’lik göstermelik bir yatırım yapması ve yeni kiracıya milyonlara haklarını devretmesi mümkündür. Taşınmazın devredildiği yeni kiracı da eski sözleşmedeki koşullarla devletten taşınmazı kiralamaktadır. İşleri hukuki klıfına sokmak için kiraladığı taşınmazla ortak sınır yaratmak üzere taşınmazın bitişiğindeki araziyi satın alanlar bile tespit edilmiştir!

Üstelik yasaya aykırı olarak, Bakanlar Kurulu alınmaksızın sadece Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi'nin eski bir müdürünün onayı ile uzatılan kira sözleşmeleri de mevcuttur. Yasa ana kiracı konumundaki hak sahibine öyle olanaklar tanımıştır ki kiracının yatırımı bir başka kiracıya yaptırıp, 3. tarafı kasti sebepler yaratarak mülkten çıkarması ve başka bir kişiye/şirkete kendi yapmadığı yatırımı trilyonlara devretmesi de söz konusudur.

Devlet yatırım yapılacak diye kiraladığı taşınmazdan minicik vergi alabilirken ana kiracının ikinci kiracıyla yaptığı sözleşmedeki fahiş rakamlar üzerinden vergi almamakta, ana kiracı/hak sahibi esas yatırımı yapan ikinci kiracıya sorun çıkararak malı başkasına devrettiği halde bile devletle aynı koşullarda yeniden sözleşme yapılmaktadır.

Ayrıca Taşınmaz Hazine Malları (Kiralama ve Değerlendirme) Usul ve Esasları Tüzüğü’nün 2015'in Aralık ayında değiştirilen 19. maddesi gereğince Kira Takdir ve Değer Komisyonu taşınmazın rayiç bedelinin %10’u ile %37’si arasında kiralama bedeli belirlemektedir. 5 milyon dolarlık yatırım vaadiyle teşvik belgesi almış şirketler rayiç bedelin %10'nu kadar, teşvik almamış kişi ya da şirketler %15-%37’si arasında, yüksek öğrenim kurumları ise rayiç bedelin %1’i kadar yıllık kira ödemektedir. Bu üniversitelerin çoğu özel üniversitedir! 

Neden ihaleyle kiralama yapması ve edineceği gelirle alacağı vergiye şahince atlaması gereken devlet bu kiraları düşük tutup küçük bir serçe oranında gelir ve vergi almaktadır? Türkiye’ye avuç açan siyasilerimiz yıllardır gözleri önünde oynanan bu oyuna kendi iktidarları boyunca neden sessiz kalmıştır? Bakanlıkların elindeki Hazine malları üzerinden trilyonlar kazananlar, bu sözleşmeleri imzalamalarına izin veren bakanlarla hiç mi yolsuzluk yapmamıştır? Hiç mi rüşvet veren, rüşvet alan çıkmamıştır? Tüm dünyada bu konudaki örneklerde devlet taşınmazları ihaleyle, rayiç bedel üzerinden kiralanabilirken, KKTC’de taşınmaz Hazine mallarının kiralanması neden bakanların iki dudağı arasına sıkıştırılmıştır? Ve niçin rayiç bedel üzerinden çok büyük indirim yapılarak taşınmazlar kiralanmaktadır? 'Senden rayiç bedeli alsam şu kadar olacaktı, kalanı benim cebime' demek için mi?

Bu gidişata dur demek üzere şimdi elimizde bir yasa tasarısı var. Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısı uyarınca Maliye Bakanlığı’na bağlı Para Kambiyo ve İnkişaf Sandığı Dairesi’nin ve Mali Bilgi Edinme Birimi'nin (MABEB) yetkili olduğu alanlar genişleyecek ve Suç Gelirlerinin Aklanmasını Önleme Kurulu oluşturulacak. 

Yasa tasarısı ile vergi suçları öncül suç kapsamına girecek ve vergi suçları işleyen ve bu suçlara iştirak edenler hakkında Başsavcılık tarafından soruşturma açılarak, mallarına 90 günlüğüne tedbir konabilecek. 

Başsavcılık tarafından dava açılması durumunda suç isnat edilenlerle, aynı suç faaliyeti ile ilişkili gerçek ve tüzel kişilerin mallarına, kiralarına, faiz gelirlerine ve tahakkuk etmiş kazançları dahil her türlü gelirine tedbir koyabilecek. Mal varlığının dava süresince yeterli uzmanlığa sahip hangi kişi tarafından yönetileceğine ise Mahkeme karar verecek. Dava sonucunda suç gelirinin aklandığı tespit edilirse, bu mallar üçüncü taraflara devredilmiş olsa bile Mahkeme malların müsadere edilmesine, müsaderesi mümkün değilse mal varlığının değerinin nakit olarak ödenmesine karar verebilecek. 

Kişinin ölmüş olması, KKTC’de yaşamaması, akıl sağlığının yerinde olmaması ya da siyasi ya da diplomatik dokunulmazlığa sahip olması gibi durumlarda Başsavcılığın başvurusu ile delilleri değerlendiren Mahkeme mallar el değiştirmiş veya miras bırakılmış olsa bile müsaderesine karar verebilecek.

Kaynak arayışındaki hükümetimiz ve muhalefet partileri ortak imzalarıyla böyle bir yasa tasarısını halka sunmuşken, usulsüzlüklerle elde edilmiş, yasaya aykırı olarak süresi uzatılmış, yıllardır üzerinde bir çivi çakılmamış veya vergi kaçırarak fahiş fiyatlarla başkalarına kiralandığı tespit edilen taşınmaz Hazine mallarının sözleşmelerini iptal etmek ve gerçekteki kazançları üzerinden vergi cezası kesmek için neyi bekliyor olabilir? 

Üzerinde çürümekte olan yatırımlarla bekleyen taşınmazları yatırım yapacaklara bugünkü rayiç bedelin bir kısmı bile olsa, çok daha yüksek fiyattan kiralanması ile ciddi bir kaynak yaratılır. Keza Taşınmaz Hazine Malları Yasası uyarınca usulsüzlükle kiraladıkları taşınmazları başkalarına kiralayanlar tespit edilerek sözleşmeleri derhal feshedilebilir. 

Bu malların hangi bölgelerde olduğu, kimler tarafından kiralandığı bilinmektedir. Hükümetin yapması gereken bu sözleşmeleri derhal feshetmesi ve şu andaki rayiç bedel üzerinden, önceliği itibarlı ve alanında iş ve yatırım yapan yerel işletmelere vererek yeniden kiralamasıdır.

Yoksa şu anda Bakanlar Kurulu’nda görev yapanlar ve bu konuda ağzını açamayan muhalefet partileri zan altında kalacaktır. Sizler adım atmamaya devam edeceksiniz bizler de global çapta mücadele edilen bu sorunları uluslararası arenada dillendireceğiz. KKTC’nin böyle kapalı kapılar ardında kalması çok işinize yarıyor biliyorum ama başka çare bırakmadınız! Yeni yasa tasarısını nasıl getirmek zorunda kaldıysanız, uygulamak zorunda da kalacaksınız. Dünya küçük, bir yerde olan başkalarını da etkiliyor. O nedenle aynı yasalar Türkiye dahil dünyanın çoğu ülkesinde geçiyor. Yasaların uygulanmadığı tespit edildiğinde de gri/kara listeye giriveriyorsunuz.

Oyununuzun son perdesi kapanıyor. Son anda seyirciyi şaşırtmak ve alkışlanmak da elinizde, uluslararası kurumlarda ifşa olarak, seyircinin protesto ıslıklarıyla sahneden indirilmek de...

('KKTC tanınmıyor ne de olsa' diyenlere 2008'de tanınmayan KKTC'nin nasıl gri listeye alındığının belgesi)

Can Sarvan’a [email protected]’den doğrudan ulaşabilirsiniz.
:

Yorumunuz

share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın