Özel Haber

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu akrabalarına orman arazilerini kiralamadı mı?

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu'nun aynı zamanda 241/2020 numaralı ihalenin özel hususlarına aykırı hareket ettiğini ileri sürüyoruz.

Mersinlik yangını ve yetkisizce kiralanan alçak orman arazileri nedeniyle Tarım Bakanlığı’na bağlı Orman Dairesi’nin Müdürü Cemil Karzaoğlu’nun bugüne dek verdiği izinleri mercek altına almaya başlıyoruz.

Öncelikle yangının çıktığı Luma mevki olarak bilinen vadideki evin ve bahçesinin 1974 öncesinden kalma Türk malı, tapulu özel bir mülk ve mülkün eski sahibinin bir Kıbrıslı olduğunu belirtelim. Evin ve bahçenin el değiştirerek ihmalkârlıkla Mersinlik yangına sebebiyet verdiği iddiasıyla yargılanmak üzere teminata bağlanan Halil Kartal’a satıldığını da hatırlatalım. 

Halil Kartal’ın satın aldığı bu evin sadece 400-500 metre yukarısında neden bir ormancı daha evi daha kiraladığı henüz açıklığa kavuşmamıştır. 10 Ekim 2014 tarihinden 15 Temmuz 2015 tarihine kadar tarım ve çevre bakanı olarak görev yapan UBP milletvekili Hakan Dinçyürek’in bakanlığı döneminde niçin hemen altında bir evi olan Halil Kartal’a küçücük bir 'ormancı evi' kiralanmıştır?

Ormancı olmayan ve 400-500 metre aşağıda tapulu evi ve bahçesi olan biri neden küçük bir ormancı evi kiralar? Ayrıca Halil Kartal bir ormancı mıdır? 

Ormancı evi bugün bize pek bir şey çağrıştırmıyor ancak İngiliz döneminde ormanların korunmasına önem verildiği için ormancılar orman içinde neredeyse 2 gün dolaşır ve her şeyi kontrol ederlermiş. Bu nedenle ormanlık alanlarda ormancıların dinlenmesi için küçük istasyonlar olarak ormancı evleri yapılmış. Ormancı evleri küçük, sadece ormancılıkla görevli kişilerin dönüşümlü kaldığı evlermiş.

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu 3 dönem Orman Dairesi Müdürlüğü yapmış biri olarak, Orman Dairesi’nin alçak orman arazilerinin daha önceden orman açması yapılmamışsa hiçbir surette kiralamaya yetkisi olmadığını gayet iyi biliyor olmalıdır. Gerçi kendisini sosyal medya hesabında 'KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'da Genel Müdür' olarak tanıtıyor. Oysa sadece Orman Dairesi Müdürü...

23 Kasım 1983 tarihinde Bakanlar Kurulu, kamu yararı açısından devletin kontrolünde kalması gereken Orman Sahaları, Okaliptüs Sahaları ve Milli Park Sahaları’nın konum itibarıyla yerlerini belirleyerek veya saptayarak koruma altına almıştır. Kısa bir süre önce görevini devreden eski Ombudsman Emine Dizdarlı’nın ayrıntılı bir raporunda orman arazilerine ilişkin tüm mevzuat ayrıntıları ile aktarılmıştır. 

Mevzuata rağmen Cemil Karzaoğlu’nun Karşıyaka, Lapta, Alsancak ve Karpaz’da kum ve çakıl depolamaları, şantiye olarak çalıştırmaları, kamyonlarını ve diğer iş makinelerini park etmeleri için son derece düşük kiralara, aralarında akrabaları Yusuf Karzaoğlu ve Coşkun Akyüz’ün de olduğu 100, bir diğer iddiaya göre 140 kişiye orman arazisi kiraladığı ileri sürülüyor. Perçin Kardeşler şirketinin de kiraladığı bu arazilerin piyasadan çok çok daha yükseğe depo ve garaj kiralayacak nakliyeciler için biçilmiş kaftan olduğu, orman arazisi kapsamındaki bu alanların piyasanın çok altında Orman Dairesi Müdürü Karzaoğlu tarafından kiralandığı iddia ediliyor. 

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu'nun amcasını oğlu, Karşıyakalı Yusuf Karzaoğlu'na kiralandığı ileri sürülen orman arazisi...

Orman Dairesi Müdürü Cemil Karzaoğlu'nun Trabzon'dan bir diğer akrabası, Laptalı Coşkun Akyüz'e kiralandığı ileri sürülen orman arazisi...

Öder Nakliyat'a kiralanan, orman yangınlarına karşı yangın şeridi olarak kullanılması gereken orman arazisi...

Öder Nakliyat'a kiralanan, orman yangınlarına karşı yangın şeridi olarak kullanılması gereken orman arazisinin fiziksel görüntüsü...

Bu kişiler arasında Öder Nakliyat şirketinin sahibi Gürcan Öder gibi UBP’li isimler de bulunuyor. Cemil Karzaoğlu’nun UBP’den Girne aday adayı olduğunu fakat parti içinde adaylık mücadelesini 734 oyla sonuncu gelerek kaybettiğini de anımsatalım. Gürcan Öder’in UBP’nin eski finansörü olarak da tanınan ve partiyle yakından ve derinden bağları bulunan merhum Halil Falyalı ile Cemil Karzaoğlu'nun tanışmasına aracılık eden kişi olduğu ileri sürülüyor.

2021 Aralık ayında, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne milletvekili aday belirleme ve sıralama seçimi sonuçları:

2020 ayının Mayıs ayında Kalkanlı bölgesinde çıkan önceki yangında, yanık sahadaki yanmış ağaçların odunlarının kesilmesi, kamyonlarca odunun Lefkoşa’daki Orman Dairesi Kereste atölyesine taşınması için Orman Dairesi ihaleye çıktı. 'Tepebaşı-Kalkanlı yanık saha temizleme kesimi ihalesi' olarak adlandırılan, 241/2020 numaralı ihalenin konusu '301 hektarlık alandaki yanmış ağaçların kesilerek Lefkoşa kereste atölyesine taşınması ve istiflenmesi' dir. Ancak Karzaoğlu’nun ihale hususlarına aykırı olarak orman alanı içine saha kurdurduğu ve oradan odun satışı yaptırdığı belirtiliyor. Falyalı ahşap ev projesi için buradan ücretini ödeyerek odun satın almış. Lefkoşa’daki Orman Dairesi Kereste Atölyesi’ne gönderilmesi gereken bir kısım odunun ihaleye göre ödenmesi gereken nakliye ücretinin nerede olduğunun da bilinmediği öne sürülüyor. 

Halil Falyalı’nın sonrasında ahşap ev projesi için ihtiyaç duyduğu keresteleri temin etmek için Orman Dairesi Müdürü Karzoğlu’nun sorumluluğunda olan dairenin kereste atölyesinde, devletin araçlarını kullanmak üzere kendi marangozlarını çalıştırttığı doğru mudur? Bu çalışanların çalışma izinleri var mıydı? Devletin makinesini kullanan Falyalı devlete ödeme yapmış mıydı?

Karzaoğlu’nun yaptığı kiralama sözleşmelerinden en çarpıcı olan ise eski tarım bakanı CTP Mağusa milletvekili Erkut Şahali’nin gündeme getirdiği ve kendisinin imzalamadığı, Bafra Bölgesi turizm yatırımları için üzerinde harnup ve zeytinlerin olduğu arazilerin güneş paneli kurulumu için bilinen 3 otele kiralanmasıdır. 

Bafra Bölgesi otellerine kiralama yapılabilmesi için özel yasa çıkarılarak, 1 Ocak 1955 tarihinden önce, yani İngiliz döneminde tarımın teşvik edilmesi için alçak orman sahalarında üzerindeki örtüleri açmak suretiyle, orman tarlası elde eden ve bu tarihten beri bu alanları tarım arazisi olarak kullanan kişiler ile yasal mirasçılarına söz verilen tapuların verileceği vadedilmiş ve yeni tapu sahiplerinin otellerle en fazla 99 yıllığına kiralama yapacakları kaydedilmiştir. Ancak bu tapular halihazırda devlet tarafından verilmemiştir.

19/2003, Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı Yasası uyarınca nasıl bir ‘kamu yararı’ varsa, Bafra Köyü veya Çayırova Köyü toprağında bulunan 17 alan belirlenmiş, Şehir Planlama Dairesi’nin Bafra Emirnamesi kapsamında zeytin ve harnup olarak işaretlenmiş bölgelerin üzerinde hiçbir yeni inşaat, tadilat ve tamirat yapılamayacağı belirtilmiş olmasına karşın, Bafra Emirnamesi’ne rağmen bu alanlar kiralanmış ve kiralanan alanların bazıları zaman içerisinde başkalarına devredilmiştir. 

CTP Mağusa milletvekili, eski tarım bakanı Erkut Şahali’nin basında ve TV konuşmalarında Bafra’da ormanlık alanların üç otel için yok edildiğini, bu alanların otellere peşkeş çekildiğini söylediği alanlar, bu güneş panellerinin 100’den fazla zeytin ağacının sökülerek kurulduğu ve diğer 2 otelin de güneş paneli kurmak için izin aldığı alanlardır.

Erkut Şahali’nin tarım bakanı iken imzalamaya yanaşmadığı ve imzalamadığı sözleşmeler Dursun Oğuz’un ilk tarım bakanlığı döneminde (22 Mayıs 2019 - 9 Aralık 2020) ve Oğuz’un bakanlığa gelir gelmez müdür olarak atadığı Cemil Karzaoğlu’nun müdür olduğu dönemde apar topar imzalanmadı mı?

Başka isimlere yine Cemil Karazaoğlu tarafından kiralanan arazileri halihazırda tespit etmeye devam ediyoruz.

Oligarşik bir siyasi sınıf tarafından yönetilen KKTC’de siyasetçiler ve bazı yolsuz bürokratlar yasaları çıkarları doğrultusunda eğiyor, büküyor, yeni yasa ve tüzükler yaparak kamusal yarara sahip alanları kiralıyor, yetkisizce ya da yetkilerini aşarak kendi menfaatlerini yükseltirken halkı yoksullaştırıyor. Yolsuzluktan beslenen rejim kendi uymadığı yasalara yurttaşların uymasını bekliyor ve uymayanı cezalandırıyor. Ancak oligarşiyi oluşturan siyasiler, bürokratları ve atadıkları yargılanmıyor, cezalandırılmıyor, istifa etmiyor. 

Pişkinliklerinin nedeni halkımızdır. Toplumumuz yapılan her yolsuzluğun yurttaşları daha da yoksullaştırdığını kavrayarak, Cemil Karzaoğlu ya da diğerlerinin yaptıkları karşısında sesini yükseltmelidir. Tepki göstermediğimiz sürece daha rahat soyacak, daha da zenginleşecekler.

Mersinlik yangını istersek ve tepki gösterirsek bu ülkede uyanışın miladı olabilir. Küresel ısınma karşısında korumamız gereken orman arazilerini şahsi çıkarları için peşkeş çekenler bir an önce istifa etmeli, yargılanmalı ve verdikleri izinler tek tek araştırılmalıdır. 

Bu sınıfa mensup siyasiler Kıbrıslı ya da Türkiye kökenli olsun bu ülkeyi, tarihini ve değerlerini hiçbir zaman sahiplenmedi. Onlar bu ülkenin doğal zenginliklerinden ülkenin ve kamunun zararına da olsa kendilerini faydalandırmayı tercih eden, gözü para hırsıyla dönmüş avcılardır. Kendilerini açıkça avcı olarak görüyorlar. Nereden nasıl para yapacaklarının hesabı ile siyasete giriyorlar. Sizler, yurttaşlar olarak aslında ilk küçük ve önemsiz avlarısınız. Sizi avladıklarında daha sonraki kendi servetlerini artıracak büyük avlara ulaşıyorlar. Avlanmayın. Bu rezillere oy vermeyin. Gördüğünüz her yolsuzluğa en büyük tepkiyi gösterin. 

Yolsuzluk sizi yoksullaştıran, sizin üzerinizden oligarşiyi zenginleştiren kötü yönetimin sonucudur. Siz evinize zeytini, eti zor alırken verdiğiniz oylarla, bu üç kuruş için takla atanları mal mülk sahibi yapmakla kalmadınız, servetlerinin kendilerinin bile hayal edemediği miktarlara çıkmasını sağladınız. Umursamadığınız ve sessiz kaldığınız için… 

Kıbrıs’ta yaşayanlar olarak Avrupa standartlarında bir ülke yaratmak istiyorsak, yolsuzların istifasını ve yaptıklarının hesabını soracak derneklere ister çevre alanında faaliyet gösteren mevcut dernekler olsun, ister kara paranın ve yolsuzluğun üzerine gidecek, kurulmakta olan dernekler olsun kâr amacı gütmeyen kuruluşlara üye olarak, çalışarak ve örgütlenerek destek olmalısınız. 

Bir yerden başlamalı ve siyasi partilerin üzerinde hareket edecek oluşumlarla yola çıkmalı ve mücadeleyi yükseltmeliyiz. Daha fazla ormanın yanmasını engellemek elimizdedir ve bizden bir şey olmaz diyerek köşesine çekilenler de ormanların ve ağaçlarla birlikte yanan yüzbinlerce canlının kaybından sessizlikleri nedeniyle sorumludur. Şimdi biz de susarsak, yeni orman arazisi peşkeşlerinden ve yeni yangınlardan bizler de sorumlu olacağız.

Bu haberle ilgili herhangi başka bir bilgi ve/veya belgeye sahipseniz Mikro-Makro’ya [email protected]’den veya +90 533 852 60 63’den ulaşabilirsiniz.
:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın