Dünya

Türkiye: Casperlar iddianamesinde 68 çocuk zanlı; çarpıcı detaylar ortaya çıktı

BirGün TV’de ‘Ayça Söylemez ile Tevsii Tahkikat’ adındaki programda Casperlar çetesinde yaşı 18’den küçüklerle ilgili iddianamenin detayları paylaşıldı.

İddianamede toplam 68 suça sürüklenen çocuk yer alıyor. Bu çocukların 6’sı kız çocuğu ve en küçükleri şu anda 15 yaşında. Ancak suç tarihlerine bakıldığında, eylemler işlendiği sırada bazı çocukların 13, 14 ya da 15 yaşında olduğu görülüyor. Çocuklar ağırlıklı olarak suç örgütü üyeliğiyle suçlanıyor ancak isnat edilen fiiller sıradan suçlar değil. Dört ayrı cinayet iddiası, yağma yani haraç alma, silahlı saldırı ve silahlı yaralama gibi ağır suçlamalar bulunuyor.

Gazeteci Ayça Söylemez programda şu ifadeleri kullandı: "Casperlar çetesindeki yaşı 18’den küçüklerle ilgili iddianame de hazırlandı. Bu yeni iddianamede, 68 suça sürüklenen çocuk zanlı var. Zanlılardan 6’sı kız çocuğu. Kızlardan en küçüğü A.A. şu anda 15 yaşında. E.A. 16 yaşında. S.A. E.Ç. ve F.Y. 17 yaşında. E.V. de şimdi 19 yaşında. Suç tarihleri son iki yılı kapsıyor, yani itham edildikleri suçlar gerçekleştiğinde yaşları daha küçüktü. Şüpheliler arasında Azerbaycan ve Suriye doğumlu çocuklar da var. Suçlamalar arasında 4 cinayet bulunuyor."

13 yaşındaki çocuğa ve ailesine ölüm tehdidi ve zorla tehdit notu taşıtılması

Çocukların beyanlarına göre, örgüt tarafından hem kendileri hem de aileleri ölümle tehdit ediliyor. En büyük baskı unsuru hayati tehlike. Bazı çocuklar, tehdit notlarını esnafa götürmeye zorlandıklarını anlatıyor. Örneğin 13 yaşındaki bir çocuk, ailesiyle birlikte öldürülmekle tehdit edildiğini, korktuğu için bir kuyumcuya tehdit notu götürdüğünü söylüyor. Notta “Ömrün kısalıyor. Kendine yazık edeceksin. Her köşede seni bekleyen biri var” yazdığı belirtiliyor. Kuyumcu da şikâyetçi oluyor. Çocuk, notta yazanı okuyunca korkup kaçtığını ifade ediyor.

Hücre evlerine yerleştiriliyorlar ve barınma ile yemek ihtiyaçları karşılanıyor

Bazı çocuklar başka illerden iş vaadiyle İstanbul’a getiriliyor. Hücre evlerine yerleştiriliyorlar ve barınma ile yemek ihtiyaçları karşılanıyor. Ancak kısa süre sonra “Seni boşuna mı besliyoruz?” denilerek eylemlere zorlandıklarını anlatıyorlar. Hücre evine girmek bir dönüm noktası oluyor; birkaç gün içinde çocuklara silah veriliyor, silahlarla fotoğrafları çekiliyor ve eylemlere gönderiliyorlar. Eylemlere katılmak istemeyenler ise ölüm, aç bırakılma ya da sokağa atılma tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.

İddianamede hem vuranın hem vurulanın 15 yaşında olduğu bir cinayet de yer alıyor. Öldürüldüğünde 15 yaşında olan Hüseyin Asil’in cinayetinde, tetiği çektiği şüphesiyle yargılanan Ö.K. de olay tarihinde 15 yaşında. Ö.K., ifadesinde örgüt yöneticilerinden İsa Doğan’ın kendisini arayarak “Abiciğim sen bir şey yapmayacaksın, sana koruma amaçlı bir silah verdim” dediğini aktarıyor. Aynı süreçte başka bir yönetici tarafından “Ateş etmezsen seni sokağın başına kadar havaya uçururum” şeklinde tehdit edildiğini ve bunun üzerine ateş açtığını söylüyor.

Kız çocukları duygusal yakınlık için kullanılıyor

Kız çocukları ise çoğunlukla "düşman çetenin" [Daltonlar] üyeleriyle duygusal yakınlık kurmaları için kullanılıyor. Yanlarına GPS cihazı verilerek hedef seçilen kişilerin kaldıkları evlerin tespiti sağlanıyor. Sezer Kaya cinayetinde 14 yaşındaki bir kız çocuğunun, daha önceden arkadaşlık kurduğu kişinin evine GPS cihazı götürdüğü, yer tespit edildikten sonra evden ayrıldığı ve kapıyı açık bıraktığı, ardından örgüt üyelerinin eve girerek ateş açtığı belirtiliyor. Aynı çocuğa yurt dışına kaçırılma vadedildiği, yeni telefon alıp ailesiyle iletişime geçeceğinin söylendiği mesaj kayıtlarından anlaşılıyor.

Hücre evlerinde çok sayıda silahla çekilmiş fotoğraflar bulunuyor. Otomatik tabancalar, MP5 tüfekler ve Kalaşnikof tipi silahlarla hem erkek hem kız çocuklarının poz verdiği görüntüler iddianamede yer alıyor. Fotoğrafların bir kısmı sosyal medyada paylaşılmış, bir kısmı ise çocukların telefonlarından çıkmış. Çocukların şiddetin ve silah kültürünün tam ortasında olduğu görülüyor.

Çocuklara eylem öncesinde yüksek miktarda para vadediliyor. Silahlı saldırılar için 50 bin ya da 100 bin lira gibi rakamlar telaffuz ediliyor. Ancak hesap hareketlerine bakıldığında çocukların en fazla 5-10 bin lira alabildiği, çoğunun ise eylemden kısa süre sonra yakalandığı için vadedilen paraya hiç ulaşamadığı tespit ediliyor.

Temel ihtiyaçların yoksunluğu ortak nokta

Çete yöneticilerinin yaşları da oldukça genç; çoğu 20’li, en fazla 30’lu yaşlarda. Yeni nesil çeteler olarak tanımlanan bu yapılanmalarda, hayatını kurmuş yetişkinler yerine daha kolay yönlendirilebilen, sabıkalı ya da korunmasız çocukların tercih edildiği belirtiliyor. Çetelerin çocukları kullanması yalnızca Türkiye’ye özgü bir durum değil. Çocukların daha kolay yönlendirilebildiği, tehdit ve özendirmeye daha açık olduğu belirtiliyor. Sosyal medyada lüks araçlar, ışıltılı hayatlar, silah görüntüleri ve para paylaşımlarıyla bir cazibe alanı oluşturuluyor. Bazı çocuklar gönüllü olarak sosyal medya üzerinden örgüt üyelerine ulaşıyor, bazıları bilgisayar oyunları aracılığıyla tanışıyor, bazıları ise iş ve barınma vaadiyle getiriliyor.

Geri adım atana ölüm tehdidi

Hücre evine girdikten sonra süreç hızla ilerliyor. Kısa süre içinde silah veriliyor, eylemlere gönderiliyorlar. Geri adım atmak isteyenler ise ölüm tehdidiyle karşılaşıyor. Böylece çocuklar, tehdit, özendirme ve maddi vaatler yoluyla örgüt faaliyetlerinin içine çekiliyor ve ağır suçların faili haline geliyor.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın