New York Times, diplomasi konusunda bilgi sahibi iki yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD’nin, Orta Doğu'daki savaşı sona erdirmek için İran'a 15 maddelik bir plan gönderdiğini bildirdi.
Gazeteye göre plan Trump yönetiminin, çatışmanın ekonomik sonuçlarıyla boğuşurken bir çıkış yolu bulma konusundaki istekliliğini yansıtıyor.
Pakistan aracılığıyla iletilen planın İranlı yetkililer arasında ne kadar yaygın bir şekilde paylaşıldığı ve İran'ın planı müzakereler için bir temel olarak kabul edip etmeyeceği belirsiz. Ayrıca, ABD ile birlikte İran'ı bombalayan İsrail'in de bu öneriyi destekleyip desteklemediği net değil.
Ancak planın sunulması, Amerikan yönetiminin dördüncü haftasına giren ve birçok ülkeyi de içine çeken savaşı sona erdirmek için çabalarını artırdığını gösteriyor.
The Guardian gazetesi ise Trump'ın yeniden gözden geçirdiği 15 maddelik İran planının Tahran'ı yatıştırmasının pek olası olmadığını bildirdi.
Gazetenin kıdemli diplomatik editörü Patrick Wintour analizinde “Diplomatlar, ABD başkanının son iddia ettiği planın muhtemelen Mayıs 2025'te ortaya konan ve artık güncelliğini yitirmiş bir çerçeveye dayandığını söylüyor” yorumunu yaptı.
Diplomatların aktardığına göre, Donald Trump'ın görüşüldüğünü söylediği İran'la barış için 15 maddelik çerçeve planı, yaklaşık bir yıl önce nükleer görüşmeler sırasında müzakere ekibi tarafından ortaya atılan bir öneriye dayanıyor.
Orijinal 15 maddelik plan, Mayıs 2025 sonlarında yapılan müzakerelerin temelini oluşturmuştu; ancak İsrail'in İran'ın nükleer programına yönelik hava saldırıları nedeniyle görüşmeler kısa süre sonra çökmüştü.
Trump'ın son iddia ettiği planın ne içerdiği ve ABD'nin geçen mayıs ayında İran'a sunduğu artık güncelliğini yitirmiş belgeden ne kadarının güncellendiği konusunda birçok spekülasyon yapıldı.
Planın büyük ölçüde İran'ın bir yıl önce kabul etmediği bir şeyin tekrarı olması, ya ABD'nin bu hafta planlanan görüşmelere ciddiyetle yaklaşmadığını ya da daha büyük olasılıkla Trump'ın, her ne sebeple olursa olsun, pazartesi günü gerçekte olduğundan daha fazla ilerleme kaydetmiş gibi görünme arzusunda olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar: New York Times – The Guardian











Yorumunuz