Dünya

İran ve destekli milisleri fiber optik kablolarla yönlendirilen FPV İHA’larına sahip

Petrol fiyatlarını varil başına 104 doların üzerine çıktı. İran Süveyş Kanalı’na giden Babülmendep Boğazı’nı kapatmakla tehdit etti. ABD ve İsrail, iki üst düzey İranlı yetkiliye saldırmayacak.
İran savaşına ilişkin belirsizlik, petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarttı

ABD ve İran'ın barış planı konusunda anlaşmazlık yaşamaya devam etmesi nedeniyle Brent petrolün fiyatı varil başına 104 doların üzerinde seyrediyor.

Tel Aviv ve çevresindeki bombalı saldırılardan kaynaklanan yaralanmalar

İsrail ordusuna göre, İran'ın yeniden başlattığı füze saldırıları Tel Aviv ve çevresinde etkilere yol açtı. İsrail kurtarma servisi Magen David Adom'un bildirdiğine göre, sahil kentinin doğusunda yer alan ve çoğunlukla Arapların yaşadığı, Tel Aviv'in doğusundaki Kfar Kassem’de birkaç kişi yaralandı. 

İsrail ordusu, ülkenin orta kesiminde hasar ihbarı alınan bir olay yerine acil müdahale ve kurtarma ekiplerinin gönderildiğini bildirdi.

Gece boyunca İran ve Lübnan'dan Tel Aviv ve çevresine roket saldırıları düzenlendi. 

Bazı füze parçalarının Kudüs'ün dış mahallelerine isabet ettiği iddia ediliyor

Kudüs'te yoğun bir sabah yaşandı; gökyüzünde şiddetli patlamalar ve aralıksız hava saldırısı uyarıları olduğu bildirildi.

İran son iki saat içinde en az altı füze fırlattı; bunlardan bazılarının misket bombası taşıdığı ileri sürüldü. En az altı kişi yaralandı. Ayrıca günün erken saatlerinde İsrail'in merkezinde sirenler çaldı.

Telegram'da dolaşan video ve fotoğraflara göre, bazı parçalar Kudüs'ün dış mahallelerine isabet etti ancak bu bilgi şu aşamada bağımsız olarak doğrulanamıyor. Füze parçalarının Kudüs'e yaklaşık 20 dakika uzaklıktaki Modiin bölgesine de düştüğü bildiriliyor.

İsrail, İran'a karşı yeni bir saldırı dalgası başlattı

İsrail ordusu, İran'ın büyük bölgelerinde "İran terör rejiminin altyapısını" hedef alan "geniş çaplı" saldırılar düzenlediğini açıkladı. İsrail güçleri, diğer hedeflerin yanı sıra İran'ın merkezindeki İsfahan şehrine de saldırdı.

BAE’de düşen enkaz nedeniyle iki kişi hayatını kaybetti

Yerel medyaya göre, Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de bir füzenin engellenmesinin ardından düşen enkaz nedeniyle iki kişi hayatını kaybetti.

Abu Dabi Resmi Medya Ofisi, X’ten yaptığı bir paylaşımda, olayda üç kişinin daha yaralandığını belirtti. Açıklamada, füzenin nereden fırlatıldığı veya kurbanların uyrukları hakkında bilgi verilmedi.

ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşı başladığından beri, Birleşik Arap Emirlikleri'nde İran saldırıları sonucu en az 10 kişinin öldüğü bildirildi. Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı cumartesi günü yaptığı son açıklamada, aralarında silahlı kuvvetler mensubu iki kişi ve Pakistan, Nepal, Bangladeş ve Filistin uyruklu altı sivilin de bulunduğu sekiz kişinin öldüğünü duyurmuştu.

Ağır yaralanan İsrail askeri hayatını kaybetti

İsrail ordusu, Lübnan'da havan topu saldırısında bir İsrail askerinin ağır yaralandığını bildirmişken daha sonra Güney Lübnan'da bir askerin "çatışmada" öldüğünü duyurdu. Ordu açıklamasında, "Petah Tikva'lı 21 yaşındaki Başçavuş Ouri Grinberg, Golani Tugayı'nın seçkin keşif birliğinde görevli bir savaşçıydı ve Güney Lübnan'da çatışmada öldürüldü" denildi.

Bu ölümle birlikte, Hizbullah ile çatışmaların yeniden başladığı 2 Mart'tan bu yana Güney Lübnan'da öldürülen İsrail askerlerinin sayısı üçe yükseldi. İsrail, güvenlik tampon bölgesi oluşturmak iddiasıyla Güney Lübnan'daki Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi yeniden işgal etme niyetini açıkladı.

İran'ın ABD üslerine yönelik saldırıları, Amerikalı askeri personelin tesislerini terk edip başka yerlere taşınmasına neden oluyor

New York Times'ın aktardığına göre, İran'ın Orta Doğu'daki ABD üslerine yönelik saldırıları, bazı ABD askerlerinin tesislerini terk edip otel ve ofis gibi geçici yerlere taşınmalarına neden oldu ve bu da operasyonların yürütülmesini zorlaştırdı.

Çatışmanın başlangıcında bölgede yaklaşık 40.000 askeri personel bulunuyordu, ancak kara kuvvetlerinin büyük bir kısmı şu anda bozulmuş koşullar altında, uzaktan operasyonlar yürütüyor; savaş uçaklarından sorumlu pilotlar ve mürettebat ise hâlâ hava saldırılarına katılıyor.

İran Devrim Muhafızları, dağılmış birlikleri aradığını belirterek halktan yeni yerlerini bildirmelerini istedi. Ancak ABD yetkilileri, bu tehdidin dördüncü haftasına giren devam eden operasyonları engellemediğini savunuyor. Özellikle Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan'daki birçok üs ağır hasar gördü ve can kayıpları ile maddi kayıplar yaşandı.

Bu zorluklara rağmen Washington, İran'a karşı yoğun saldırılara devam ettiğini iddia ederken, Tahran'ın askeri yeteneklerini koruduğunu ve özellikle insansız hava araçları ve füzelerle misillemeye devam ettiğini de kabul ediyor.

Çeşitli yetkililere göre, bu durum hazırlıktaki eksiklikleri ortaya koyuyor; Trump yönetimi İran'ın misilleme yapma kabiliyetini hafife almış ve Irak ve Afganistan'daki yirmi yıllık çatışmalardan miras kalan üslerinin savunmasızlığını öngörememiştir.

Çin Dışişleri Bakanı, savaşın ortasında barış için bir "umut ışığı" belirdiğini söyledi

Çin Dışişleri Baknaı Wang Yi, Türk ve Mısırlı mevkidaşlarıyla yaptığı ayrı görüşmelerde diyaloğa çağrıda bulunarak, hem Tahran hem de Washington'ın müzakere masasına dönmeye istekli olduklarına dair sinyaller verdiğini ima etti.

Netanyahu İsrail'in güney Lübnan'daki işgalini genişleteceğini söyledi

İsrail Başbakanı Netanyahu, Hizbullah tehdidini geri püskürtmek için "daha büyük bir tampon bölge" olarak tanımladığı bir alanla İsrail'in güney Lübnan'daki işgalini genişleteceğini söyledi. Bu haftanın başlarında, İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İsrail'in güney Lübnan'daki bazı bölgelere "egemenlik uygulaması" gerektiğini söyleyerek, hem ülke içinde hem de yurt dışında endişelendiren yayılmacı bir vizyonun sinyalini verdi.

Hizbullah lideri Naim Kasım ise İran destekli grubun ülkeye yönelik yeni saldırılar başlatmasının ardından, ateş altında İsrail ile yapılacak müzakerelerin "teslimiyet" anlamına geleceğini söyledi.

Rusya’dan İran’a İHA, ilaç ve gıda sevkiyatı

Financial Times, Batı istihbarat raporlarına göre Rusya'nın, zor durumdaki ortağı İran'ı savaşta tutmaya yönelik çabalarını detaylandıran bir şekilde, İran'a aşamalı olarak insansız hava araçları, ilaç ve gıda sevkiyatını tamamlamak üzere olduğunu bildirdi.

Trump, 2016'dan beri ilk kez sağ kanat için düzenlenen CPAC konferansına katılmayacak

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Donald Trump, muhafazakâr ABD aktivistleri ve politikacılarının büyük konferansı olan CPAC'e katılmayacak. AFP'nin Beyaz Saray yetkilisinden öğrendiğine göre, Trump, İran ile devam eden çatışma nedeniyle yoğun programı yüzünden bu yılki toplantıyı kaçıracak. 

Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı (CPAC, Conservative Political Action Conference) çarşamba-cumartesi günleri arasında Teksas, Dallas yakınlarında düzenleniyor. Trump'ın açılış konuşmacısı olması bekleniyordu. AFP'ye göre, bu, Trump'ın 2016'dan beri konferansa katılmadığı bir ilk olacak.

Binlerce katılımcısıyla CPAC, ABD'deki sağ kanadın en büyük yıllık toplantısıdır. Bu yılki konferansta, önde gelen Cumhuriyetçiler, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde seçmenlerini harekete geçirmeye çalışacaklar. Aralarında ABD'de yaşayan İran'ın son Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi ve milliyetçi Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin de bulunduğu birçok uluslararası konuşmacı da programda yer alıyor. 

İsrail polisi, Hizbullah'ın misket bombalarıyla saldırı düzenlediğini bildirdi

İsrail polisinin açıklamasına göre, Lübnan Hizbullahı, İsrail'in kuzeyindeki sınır kasabası Kiryat Şmona'yı misket bombalarıyla bombaladı. Kiryat Şmona'daki bir polis sözcüsü, füzelerin yerleşim bölgesine ateşlendiğini söyledi.

Bir füzenin oyun parkının yakınına düştüğü bildirildi; kimse yaralanmadı. Bomba imha uzmanları, tehlikeli mühimmat parçalarını güvenli bir şekilde topladı. Hizbullah ise, Kiryat Şmona'daki İsrail askerlerine insansız hava araçlarıyla saldırdığını iddia etti. Örgütün sözcüsü, İsrail'e karşı misket bombası kullandıklarını reddetti.

ABD ve İsrail, iki üst düzey İranlı yetkiliye saldırmayacak

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'ye göre, Tahran şu ana kadar Washington ile müzakerelere girmeyi reddetti. Ancak ABD hükümeti onu şahsen potansiyel bir müzakereci olarak belirlemiş görünüyor.

Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre, Amerikan ve İsrail güçleri önümüzdeki dört veya beş gün boyunca Arakçi ve İran Parlamento Başkanı Muhammed Ghalibaf'a saldırmaktan kaçınacak. Bu, her ikisinin de savaşı sona erdirmeyi amaçlayan potansiyel müzakerelerde İran'ı temsil etmesine olanak tanıyacak. 

Haber, ABD yetkililerin aktardıklarına dayanıyor. Savaşın başlamasından bu yana, Ayetullah Ali Hamaney ve Güvenlik Şefi Ali Laricani de dahil olmak üzere İran liderliğinin birçok üyesi öldürüldü.

Habere göre, Türkiye, Pakistan ve Mısır, önümüzdeki günlerde Amerikan ve İranlı müzakereciler arasında bir görüşme için baskı yapıyor. Amaç, resmi barış görüşmelerine başlamak için çatışmaları durdurmak olarak belirtiliyor. Ancak, ABD ve İran arasındaki mesafenin çok uzak olması nedeniyle bunun gerçekleşme olasılığı düşük olarak değerlendiriliyor. 

İran ve İran destekli milisler fiber optik kablolarla yönlendirilen FPV İHA’larına sahip

İran destekli Irak milisleri tarafından bu hafta yayınlanan video klipler, Ukrayna'daki savaşı takip eden herkes için ürkütücü derecede tanıdık geldi.

Sinyal bozmayı etkisiz hale getiren, fiber optik kablolarla yönlendirilen insansız hava araçları, Bağdat'taki bir Amerikan üssünün üzerinde uçtu. Ardından, birinci şahıs görüşlü FPV, (First Person View) insansız hava araçları, hedeflerindeki bir Amerikan Black Hawk helikopteri ve bir hava savunma radar sistemine dalışa geçti.

Bu yeni bir savaş biçimi ve Orta Doğu'ya da sıçradı.

ABD Başkanı Trump, bölgeye binlerce ABD askeri gönderdi. Son diplomatik girişimlerinin başarısız olması durumunda, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve İran'ı ateşkese zorlamak için kara ve deniz operasyonlarını değerlendiriyor. Amerikan deniz piyadeleri ve askerleri İran'da karaya çıktıklarında, ana tehdidin hafif silah ateşinden ve gömülü, el yapımı patlayıcılardan geldiği Irak ve Afganistan'daki geçmiş ABD harekatlarıyla pek ortak noktası olmayan, insansız hava araçlarının hakim olduğu bir ortamla karşı karşıya kalacaklar.

Ancak ABD kuvvetleri, sinyal bozucu cihazlar dışında, Ukrayna'da yaygın hale gelen insansız hava aracı karşıtı ekipmanlara sahip görünmüyor. İran’ın bu zayıflığı önceden tahmin ettiği ve Rusya ile bilgi paylaşımı sayesinde sinyal bozuculara karşı neler yapılacağına ilişkin bilgi edinmiş olduğu düşünülüyor.

Hürmüz Boğazı gibi dar bir boğazda, savaş gemileri ve tankerler için ölümcül olabilirler

Askeri uzmanlara göre, İran'ın deniz kuvvetlerine ait insansız hava araçları Ukrayna'nınkiler kadar gelişmiş görünmüyor ve Starlink destekli navigasyon gibi özelliklerden yoksunlar. Bununla birlikte, Hürmüz Boğazı gibi dar bir boğazda, savaş gemileri ve tankerler için ölümcül olabilirler.

Bu hafta Bağdat'ta Irak milisleri tarafından kullanılan ve İran Devrim Muhafızları'nın daha büyük sayılarda elinde bulundurduğu fiber optik kablolu FPV dronları, mevcut elektronik karşı önlemlerle durdurulamadıkları için endişe verici bir gelişmeye işaret ediyor.

Wall Street Journal’ın haberine göre, Kiev'deki Savunma Stratejileri Merkezi'nin başkanı ve eski Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Zagorodnyuk, "Rusya ve İran'ın bir ittifakı var ve müttefik olarak geçmişte ve şimdi aktif olarak iş birliği yapıyorlar, uzmanlık, istihbarat ve teknoloji alışverişinde bulunuyorlar. Gerçek müttefikler olarak İranlılar savaşın derslerini özümsüyor ve daha fazlasını özümsemeye çalışacaklar" dedi.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta, FPV insansız hava araçları, savaş alanındaki kayıpların büyük çoğunluğunun nedeniydi. Bu İHA'ların çoğu, hatta neredeyse tamamı, artık fiber optik kablo ile yönlendiriliyor. Bazı modeller bu kabloyu 30 mil (48,28 km) kadar uzatabiliyor; bu da Hürmüz Boğazı'nın en dar noktasındaki genişliğine yaklaşık olarak denk geliyor.

"Hiçbir silahlı kuvvet bu zorluğa hazır değil, ne Amerikalılar ne de Avrupalılar. Ne teknik olarak, ne zihinsel olarak ne de deneyim açısından"

Amerikan Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı olan ve Ukrayna cephesini sık sık ziyaret eden eski Deniz Piyade subayı Rob Lee, “Ukrayna'da fiber optik FPV'lere karşı geliştirilen en iyi çözüm, insansız hava aracı ekiplerinin fırlatılmadan önce yerlerini tespit edip imha etmektir" diyor.

New York'ta stratejik danışmanlık firması Horizon Engage'in araştırma başkanı Michael Knights, "Eğer bir Hürmüz operasyonu yapacaksak, Hürmüz üzerinde çok yoğun bir örtüleme sağlayacağız. Dünyanın en yetenekli elektronik savaş ordusu 30 mil x 30 mil'lik bir alana odaklanıyorsa, FPV insansız hava araçlarından etkili bir şekilde yararlanmak muhtemelen çok daha zor olacaktır" görüşünü dile getirdi.

Ukraynalılar ise bu konuda o kadar emin değiller. Ukrayna eski dışişleri bakanı Pavlo Klimkin, "Hiçbir silahlı kuvvet bu zorluğa hazır değil, ne Amerikalılar ne de Avrupalılar. Ne teknik olarak, ne zihinsel olarak ne de deneyim açısından" dedi.

İran Süveyş Kanalı’na giden Babülmendep Boğazı’nı kapatmakla tehdit etti

İran, Süveyş Kanalı'na giden deniz trafiğini kontrol eden dar bir geçit olan Babülmendep Boğazı’nı kontrol altına almak veya kapatmakla tehdit etti.

Babülmendep’deki herhangi bir aksama, İran çatışmasının ekonomik etkisini daha da artırabilir. Küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %12'si bu boğazdan geçiyor ve bu da boğazı dünyanın dördüncü büyük nakliye geçiş noktası yapıyor. İran'ın bir diğer önemli bir boğazı Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesi, dünya genelinde enerji maliyetlerinde zaten keskin bir artışa yol açtı.

İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, Yemen'deki İran destekli Husi milislerinin, Tahran'ın ABD ve ortaklarına karşı sürdürdüğü mücadeleye katılabileceğini ve boğazın kontrolünü ele geçirmesine yardımcı olabileceğini belirtti. Babülmendep Boğazı, Arap Yarımadası'nın güney ucunda, Yemen ve Afrika ülkeleri Eritre ve Cibuti'nin yakınında yer almaktadır. Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlar.

Arap devletleri saldırılara karşı koymaya devam ediyor

Birçok Arap devleti, İran'ı tekrarlanan saldırıları durdurmaya çağırırken, gece boyunca saldırılar hedef alındı.

Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt, hava savunma sistemlerinin İran füze ve insansız hava aracı saldırılarını engellediğini açıkladı. Suudi Arabistan da bir dizi insansız hava aracını engellediğini bildirdi. Bahreyn ise, İran'ın Basra Körfezi'ndeki komşu bölgesinde çıkan ve "İran saldırganlığı" olarak nitelendirdiği bir yangını söndürdü. Arap devletleri, çarşamba günü yayınladıkları ortak açıklamada, İran saldırılarını ve egemenliklerinin ihlali olarak tanımladıkları eylemleri kınadı.

ABD’de Cumhuriyetçi Parti milletvekilleri İran savaşıyla ilgili bilgi eksikliğinden endişelerini dile getirdi

Bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri arasında, önemli ayrıntılar konusunda netlik olmadan İran savaşını destekleme konusunda endişeler artıyor. Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Rogers, "Neler olup bittiği, seçeneklerin neler olduğu ve neden değerlendirildikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyoruz ve bu sorulara yeterli yanıt alamıyoruz" dedi.

Komite üyesi olan Güney Carolina Cumhuriyetçi Temsilcisi Nancy Mace, kamuoyuna savaşın gerekçeleri hakkında anlatılanlarla, komite üyelerine brifingde anlatılan askeri hedefler arasında "son derece endişe verici" bir uçurum olduğunu söyledi. X’ten yaptığı açıklamada, "Bu savaş ne kadar uzun sürerse, Kongre'nin ve Amerikan halkının desteğini o kadar hızlı kaybedecektir. Bu brifingden sonra, İran'da kara birliklerinin bulunmasını kesinlikle desteklemeyeceğim" dedi.

Geçtiğimiz hafta, Pentagon'un İran savaşı için Beyaz Saray'dan 200 milyar dolarlık yeni fon talep ettiği yönündeki haberlere yanıt olarak, bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri paranın nasıl kullanılacağına dair daha fazla bilgi istedi. Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nde merkezci bir üye olan Cumhuriyetçi Brian Fitzpatrick (Pennsylvania), "Bütün bunları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz" dedi.

Trump, yardımcılarına İran savaşına hızlı bir şekilde son vermek istediğini söyledi

ABD Başkanı Trump son günlerde yakın çevresine İran'da uzun süreli bir savaştan kaçınmak istediğini ve önümüzdeki haftalarda çatışmayı sona erdirmeyi umduğunu söyledi.

Savaşın başlamasının üzerinden neredeyse bir ay geçmişken, Trump özel olarak danışmanlarına çatışmanın son aşamalarında olduğunu düşündüğünü ve kamuoyuna açıkladığı dört ila altı haftalık zaman çizelgesine bağlı kalmaları konusunda ısrar ettiğini aktardı. 

Sorun şu ki, Trump'ın savaşı sona erdirmek için kolay seçenekleri yok ve barış görüşmeleri henüz başlangıç aşamasında.

Japonya Büyükelçisi: ABD tek taraflı olarak bir barış planı dayatamaz

İran'ın Japonya Büyükelçisi Peiman Seadat, perşembe günü Bloomberg'e verdiği demeçte, Amerika Birleşik Devletleri'nin Tahran'a tek taraflı olarak bir barış planı dayatamayacağını söyledi. Seadat, Tokyo'da yaptığı açıklamada, "[Donald Trump] bir barış planıyla gelip 'Bunu dayatacağım' diyemez" dedi. "Tek taraflı dayatma kabul edilemez” diye ekledi.

İran yanlısı Japon milletvekilleriyle yaptığı görüşmenin ardından konuşan Seadat, "Saldırganın tek taraflı olarak herhangi bir şeye karar vermesi veya bir şey geliştirmesi söz konusu olamaz. Herhangi bir şeyi belirleyecek olan Amerikalılar değil, İran'dır" dedi.

Ona göre, Tahran'ın güvenini kazanan Japonya, çatışmada önemli bir rol oynayabilir. Tokyo ve Tahran, köklü tarihi bağlara ve Japonya'nın petrol ithalatının yaklaşık %90'ını karşılayan Orta Doğu'ya olan yoğun enerji bağımlılığına dayanarak uzun süredir dostane ilişkilere sahipler.

"Japonya veya Fransa gibi bir ülkeden gelebilecek herhangi bir girişim değerlendirilebilir. Ancak İran'ın talepleri olduğunu ve bunların tamamen meşru olduğunu akılda tutmak gerekir" dedi.

İranlı bir elçi, Güney Kore gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan Tahran ile koordinasyon sağlandıktan sonra geçebileceğini söyledi

Yonhap Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, İranlı bir elçi, Güney Kore gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan ancak Tahran ile koordinasyon sağlandıktan sonra geçebileceğini söyledi.

İran'ın Güney Kore Büyükelçisi Saeed Khuzechi, Güney Kore gemilerinin hayati önem taşıyan petrol hattında seyretmesi için verilen garantilerle ilgili bir soruya yanıt olarak düzenlediği basın toplantısında, böyle bir anlaşmanın transit geçişten önce yapılması gerektiğini söyledi.

Yonhap haber ajansının bildirdiğine göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun ile yaptığı son telefon görüşmesinde Güney Kore gemilerinin listesini ve her bir gemi hakkında ayrıntılı bilgi talep etti.

İran, dünyanın petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazı fiilen bloke etti.

Kaynaklar: WSJLe Monde – GuardianNew York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın