Resmi Gazete’de 30 Nisan’da yayımlanan ‘Kredi Garanti Fonu Yasası Hakkında Yasa Gücünde Kararname’ ile ‘işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırılması ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amacıyla Kredi Garanti Fonu’nun daha etkin ve hızlı çalışmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasının öngörüldüğü’ belirtildi.
Yasa Gücünde Kararnamenin amacının, “Kredi Garanti Fonunun işlevselliğini artırmak ve işletmelerin krediye erişimini kolaylaştırmak ve bu yolla ekonomiye nakit akışını sağlamak üzere çıkarılan Kararnamelerin devamlılığını sağlamak” olduğu kaydedildi.
Erken seçim çağrılarının muhalefet tarafından sıkça gündeme getirildiği bir dönemde, kamu garantisiyle kredi kanallarının genişletilmesi, hükümetin ekonomik krizi krediyle hafifletme ve siyasi atmosferi yumuşatma hamlesi olarak da değerlendirilebilir.
Kredi Garanti Fonu mevcut yasadaki haliyle, kredi başvurularını tek tek inceleyen ve her bir kredi için doğrudan karar veren merkezi bir yapı olarak görev yapıyor, özellikle doğal afet, ekonomik daralma veya likidite sıkışıklığı gibi istisnai durumlarda devreye giren fon, daha sınırlı ve kontrollü bir çerçevede çalışıyor.
Yeni kararname ile birlikte bu yapı önemli ölçüde değişecek. Madde 2’de Tefsir başlığına eklenen “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kayıtlı vergi yükümlüsü gerçek veya tüzel kişiler” ve Madde 10’a eklenen yeni fıkra ile “Portföy Garanti Sistemi” adı verilen modelle artık bankalara belirli bir garanti limiti tahsis edilecek ve kredi değerlendirme süreci büyük ölçüde bankalara bırakılacak. Bu değişim, Fonun aktif karar verici rolünden çıkarak, bankalara garanti sağlayan bir yapıya dönüşmesi anlamına geliyor.
Kredi kapsamı 'gerçek veya tüzel kişi işletmeleri'ni kapsayacak şekilde genişletiliyor
Yasada Fonun garanti verdiği krediler belirli alanlarla sınırlıyken ihracatçılar, üreticiler, krizden etkilenen işletmeler ve doğal afet mağdurları gibi gruplar öncelikliydi.
Yeni düzenleme ile bu sınırlama büyük ölçüde ortadan kaldırılacak. Madde 9’da Garanti verilecek kredilerde, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde kayıtlı vergi yükümlüsü gerçek veya tüzel kişi işletmeleri” ifadesiyle kapsam genişletiliyor ve Fon, daha genel bir kredi destek mekanizmasına dönüştürülüyor.
Yasanın 6’ncı maddesinin (4)’üncü fıkrasında yapılan değişiklikle Fonda oluşan miktarları nemalandırmak amacıyla, “Fon varlıklarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası nezdinde mevduat hesabı açarak veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hazinesi tarafından ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senedi alarak değerlendirilmesi” de mümkün olacak.
Risk limitleri 3 katından 10 katına çıkarılıyor
Düzenlemenin en dikkat çekici unsuru ise risk oranlarındaki artış oldu. Yasada Fonun üstlenebileceği toplam risk, mevcut Fon kaynaklarının 3 katı ile sınırlandırılmışken, yeni Yasa Gücünde Kararnamede Madde 14’te, Risk oranı’nda yapılan değişiklikle bu sınır 10 kata çıkarılıyor.
Garanti limiti %5’ten %10’a yükseltiliyor
Vergi yükümlüsü gerçek veya tüzel kişi için garanti limiti %5’ten %10’a yükseltiliyor. Ayrıca Kredi Garanti Fonu’nun sağlayacağı garanti limiti, yalnızca tekil başvuru sahipleri üzerinden değil, Bankacılık Yasası’nın 40’ıncı maddesinde tanımlanan “risk grubu” esas alınarak hesaplanacak. Buna göre, aralarında ortaklık, yönetim veya finansal bağımlılık bulunan kişi ve şirketler tek bir borçlu gibi değerlendirilerek toplam garanti limiti yüzde 10 ile sınırlandırılacak. (Madde 14/2)
Fon Yönetim Kurulu'nun vereceği karara göre garanti oranı %60'dan %80'e çıkarılıyor
Kredi bazlı garanti oranı Fon Yönetim Kurulu'nun vereceği karar doğrultusunda en çok %60’tan en fazla %80’e çıkarılıyor. (Madde 14/3 A)
Doğal afet, ekonomik kriz ve benzeri durumlarda garanti oranının Bakanlar Kurulu kararıyla %90’a kadar artırılabilmesi öngörülüyor ki bu yasada da böyledir. (Madde 14/3 B)
Fonun tazmin etmekle yükümlü olduğu oranın limiti %15 olacak
‘Portföy Garanti Sistemi’ kapsamında, 'bankalara tahsis edilen garanti limiti çerçevesinde portföy bazında Fonun tazmin etmekle yükümlü olduğu oran' olarak Portföy tazmin limiti ise %15 olarak belirleniyor. (Madde 14/4)
Bu değişiklikler, Fonun ekonomiye çok daha büyük hacimde kredi aktarımını mümkün kılarken, sistemdeki toplam riskin de ciddi biçimde büyüyebileceğini gösteriyor.
Bankaların rolü büyüyor
Kararnameye göre kredilerin değerlendirilmesi, belgelerin incelenmesi ve sözleşmelerin hazırlanması doğrudan garanti talep eden bankalara bırakılacak. Fonun rolü ise genel çerçeveyi belirlemekle sınırlandırılacak. (Madde 10’a eklenen yeni 5’inci fıkra)
Bu değişiklik, bankaların kredi verme sürecinde daha hızlı hareket etmesini sağlarken, aynı zamanda risk değerlendirmesi konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeleri anlamına geliyor.
Tahsilat ve kontrol mekanizması yeniden düzenleniyor
Kararname ile Fonun alacaklarını tahsil etme yetkileri de güçlendiriliyor. Garanti kapsamında yapılan ödemelerin geri tahsilinde Kredi Garanti Fonu daha etkin bir konuma getirilirken tahsilat süreçlerinde öncelikli alacaklı haline geliyor. Madde 13’e eklenen yeni 4’üncü fıkra, ‘…Portföy Garanti Sistemi kapsamında tazmin edilen tutarın tahsilini sağlamak amacıyla yeniden yapılandırma ve yargısal işlemler dahil olmak üzere, her türlü işlem krediyi kullandıran bankalar tarafından yapılır. Bankalar bu işlemler başlatılmadan önce Fondan onay almak zorundadır. Fon kendi tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla, ilgili bankanın avukatı ile birlikte yargısal işlemlere müdahil olabilir. Garantinin Fon tarafından tazmin edilmesi, borçlunun bankaya olan ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Krediyi kullandıran bankalara tahsil edilen tutarlar, tazmin edilen garanti oranında Fona aktarılır’ deniliyor.
Bu adım, artan risk seviyesine karşı Fonun kendini koruma mekanizması olarak yorumlanabilir.
Kredi tutarı üzerinden yıllık garanti primi alınacak
Yeni düzenleme ile garanti talebinde bulunacak kişilerden başvuru sırasında maktu inceleme ücreti alınabileceği, kredinin Fon garantisi kapsamında kullandırılması halinde ise kredi tutarı üzerinden yıllık garanti primi alınacağı belirtiliyor. Maktu inceleme ücreti ve prim oranının Fon Yönetim Kurulu tarafından Resmi Gazete’de yayımlanacak tebliğle belirleneceği ifade ediliyor. (Madde 11)
Garanti kapsamındaki tutarın tazmin edilmesine ilişkin usul ve esasların da Fon Yönetim Kurulunca Resmi Gazete’de yayımlanacak tebliğ ile belirleneceği belirtiliyor. (Madde 12)
Riskler
Yasa Gücünde Kararnamenin gerekçesinde, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacı açıkça ifade ediliyor. Bu çerçevede düzenleme, ekonomide kredi akışını hızlandırmayı ve piyasalara daha fazla likidite sağlamayı hedefliyor.
Ancak yapılan değişiklikler beraberinde önemli tartışmaları da getirecek. Risk limitlerinin ciddi biçimde artırılması ve kredi süreçlerinin bankalara devredilmesi, denetim mekanizmalarının zayıflayabileceğini gösteriyor.
Bu model kısa vadede kredi genişlemesini hızlandırabilirse de uzun vadede tahsili geciken kredilerin artması ve kamu kaynaklarının dolaylı olarak risk altına girmesi gibi sonuçlar doğurabilecek. Kısacası değişiklikler ekonomiyi kredi yoluyla büyütmeyi hedeflerken, riskin de aynı ölçüde büyüdüğü bir yapıyı beraberinde getiriyor.
Kredi Garanti Fonu’nun kaynağı nereden sağlanacak?
Kredi Garanti Fonu’nun kaynakları; Tasarruf Mevduatı Sigortası ve Finansal İstikrar Fonu’ndan Hazine borçlarından mahsup edilmek suretiyle aktarılacak kaynaklar, devlet bütçesinde yer alan Mali Sektörün Desteklenmesi kaleminden yapılacak aktarımlar, Bakanlar Kurulu tarafından Fona aktarılacak diğer gelirler, kredilere garanti verilmesi nedeniyle elde edilecek maktu ücret ve primler, Fona yapılacak yardımlar ile Fon mevcudunun gelirleri ve diğer gelirlerden oluşuyor.
Ancak kaynakların önemli bir bölümünün süreklilik arz eden düzenli gelirlerden değil, kamu maliyesi, bütçe imkânları ve Fona yapılacak yardımlar gibi koşullara bağlı kalemlerden oluşması, Fonun kredi geri dönüşlerinde yaşanabilecek bozulmalara karşı ne ölçüde güçlü bir güvence sağlayabileceği sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye'den sağlanacak protokol kapsamındaki yaklaşık 25 milyar TL’lik kaynağın ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarına ayrılacağı açıklanmıştı
Başbakan Ünal Üstel, koalisyon ortaklarıyla birlikte Ankara’da 2026 yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü’nü imzalayacaklarını belirtmiş, protokol kapsamında yaklaşık 25 milyar TL’lik kaynağın ülke ekonomisine kazandırılacağını kaydetmişti. Söz konusu kaynağın ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarına ayrılacağını; ayrıca sanayi, turizm, küçük esnaf ve diğer sektörlere destek ile uzun vadeli düşük faizli krediler şeklinde kullandırılacağını açıklamıştı.
Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu kimlerden oluşuyor?
Yasaya göre, Fon Yönetim Kurulu, Merkez Bankası Başkanı, iki Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, Başbakanlık temsilcisi, Ekonomi İşleriyle Görevli Bakanlık temsilcisi ve Maliye İşleriyle Görevli Bakanlık temsilcisi olmak üzere altı üyeden oluşuyor.
Hükümetin Meclis onayı için 90 günü var
Daha önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin son yorumuyla birlikte yeni bir döneme girildiğini söylemiş, bundan sonra çıkarılacak Yasa Gücünde Kararnamelerin 90 günlük süre dikkate alınarak ele alınacağını açıklamıştı.
Hasipoğlu, ekonomik ve ivedi durumlarda kararname çıkarılabileceğini ancak bu düzenlemelerin 90 gün içinde Meclis’te görüşülmemesi halinde yürürlükten kalkacağını Mahkemenin açıkça ortaya koyduğunu ifade etmişti.
'Kredi Garanti Fonu Yasası Hakkında Yasa Gücünde Kararname'yi aşağıdaki pencereden okuyabilirsiniz:











Yorumunuz