Kıbrıs

Güney Kıbrıs’ta bazı yargı mensuplarına ve siyasilere ağır suçlama getiren haber gündemde

Kıbrıslı Rum gazeteci ve yazar Makarios Druşotis'in haberindeki iddialar üzerine soruşturma açıldı, gazeteci bugün polise elindeki belgelerle ifade verdi.

Kıbrıslı Rum gazeteci ve yazar Makarios Drousiotis (Makarios Druşotis), 30 Mart'ta kendi sitesi ve sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda, emekli bir Yüksek Mahekeme yargıcı ve bazı siyasilerle ilgili ciddi suç ve yolsuzluk iddialarında bulundu. 

Yayımladığı özel haber, Güney Kıbrıs’ta soruşturma açılmasını sağladı. Gazeteci Makarios Druşotis cuma günü ilk kez ifade verdi. İfade, önceki günlerde yaptığı iddialarla ilgili olarak iki saate yakın sürdü.

“Pedofili, zorla satışlar, gözetim ve kurgu davalar: Kıbrıs’ta 'hukukun üstünlüğü'nün karanlık yüzü” başlıklı haberde, iddialar emekli Yüksek Mahkeme yargıcı Michalis Christodoulou (Mihalis Hristodulu) ve etrafında kurduğu ilişki ağına odaklanıyor.

Çocuk istismarı ve baskı iddiaları

Haber, “Santi” takma adıyla anılan bir kadının anlatımlarına dayanıyor. Makarios Druşotis, kadının çocuk yaşlardan itibaren yargıç Hristodulu tarafından istismar edildiğini, yıllar boyunca korku ve bağımlılık içeren bir ilişki içinde tutulduğunu öne sürdü. İddialara göre bu ilişki yalnızca bireysel bir suç vakası değil, aynı zamanda kadının yargı ve siyaset çevrelerinde dönen ilişkilerin tanığı haline gelmesine yol açtı. 

Habere göre, “Santi 10 yaşındaydı ve Mihalis 38 yaşındaydı. Santi ilkokul öğrencisiydi, Mihalis ise yargıçtı. Mihalis Hristodulu, Santi'nin babasının yakın arkadaşıydı ve ona Mikel Amca diye seslenirdi.

Anlattığına göre, Mikel Amca Santi'ye çok küçük yaşlardan beri göz koymuştu. 10 yaşından itibaren ona cinsel tacizde bulunmuş ve 13 yaşında tecavüz etmişti. 16 yaşında ise onu hamile bırakmıştı. Santi öğrenciydi, Mikel amcası ise yargıçtı. Santi, Mihalis Hristodulu’nun kıza verdiği takma isimdi ve siyasi ve yargı gücünün elit kesimine mensup arkadaşları da onu bu isimle tanıyordu.

Sonraki yıllarda Santi, Mihalis ile bağımlılık ve korku, sevgi ve nefret dolu bir ilişki sürdürdü. Ondan üç çocuğu oldu, bunlardan ilki lösemiden öldü.”

Hukuk ve yargı çevreleri iddiaların bir kısmından en az 5 yıldır haberdardı

Politis’te yayımlanan konuyla ilgili bir habere göre “En az beş yıldır, hukuk ve yargı çevreleri gazeteci Makarios Druşotis tarafından yayınlanan, Santi’nin şikâyetlerin en azından bir kısmından haberdardı. Bahsi geçen kız, aldığı iddia edilen tehditlerden kurtulmanın bir yolunu bulmak için avukatlara başvurmuştu. (…) Avukat Laris Vrahimis’in kişisel Facebook hesabında yaptığı paylaşımında, ‘Makarios Druşotis’in yayımladıkları en az beş yıldır biliniyor’ ifadelerini kullandı.”

İddialara göre kadın bir plan yaptı

Habere göre, Santi, 10 yaşından beri hayatında baskın bir rol oynayan adam hakkında gerçeği kendi başına öğrenmek istiyordu. Cep telefonuna girip kendisine asla doğrudan söylemeyeceği şeyleri öğrenmek için bir plan yaptı ve adamla görüşmeye sırf bu yüzden devam etti.

Bu plan, Santi’nin hayatının en karanlık yönlerinden birçoğuna ışık tuttu. Gazeteciye aktardığına göre, “Normal hayatında saygın bir Yüksek Mahkeme yargıcı olarak kendini gösterirken, aynı zamanda bir çete üyesi gibi davranıyordu.”

Makarios Druşotis’le görüştükten sonra kadın ortadan kayboldu; telefon numarasını değiştirdi

Santi, 26 Nisan 2023 Çarşamba günü gazeteci Makarios Druşotis ile buluştu ve pazartesi günü tekrar buluşmak üzere anlaştı. Bu arada, iletişim halinde olduğu Başsavcı Giorgos Savvidis ile görüşeceğini söylemişti. Ancak ortadan kayboldu ve telefon numarasını değiştirdi. Druşotis onu bir daha hiç görmedi. Gazeteci, 9 Mayıs'ta, bu konuyu araştırmayı bırakmasını isteyen bir avukattan mesaj aldı; avukat mesajında gazeteciye "kimseye güvenme, tehlikedesin" dedi. Druşotis, o zaman Santi’nin ortadan kaybolmasının sebebini anladığını yazdı.

Kıbrıs Rum polisi açılan soruşturma kapsamında halen Santi lakaplı kadını arıyor.

Devlet içinde “Gülhaç Kardeşliği” adında bazı politikacılar, yargıçlar ve avukatların oluşturduğu gizli bir ekonomik suç örgütü kurulduğu iddia ediliyor

Makarios Druşotis’in haberinde en dikkat çekici unsurlardan biri, “Gülhaç Kardeşliği” (Rosicrucian / Rosy Cross) olarak adlandırılan ve içinde siyasetçiler, yargıçlar ve avukatların yer aldığı iddia edilen bir yapı olduğu savı. Habere göre bu ağ, devlet mekanizması üzerinde etkili, hiyerarşik bir ekonomik suç örgütü gibi çalışıyor. Emekli Yüksek Mahkeme yargıcı Mihalis Hristodulu’nun bu yapı içinde üst düzey bir konumda bulunduğu ve bazı devlet kararlarına önceden erişebildiği ileri sürülüyor. 

Santi gazeteciye, "... Mihalis’in ağzından öğrendim ki, ülkem, ipleri elinde tutan ve devletin düzgün işleyişini engelleyen bir kardeşliğe mensup insanlar tarafından yönetiliyor. Bu kardeşliğe, Kıbrıs ve Yunanistan'dan politikacılar, yargıçlar ve avukatlar üye olmuş. Bir tür hiyerarşi var ve Mihalis bu hiyerarşide çok yüksek bir konumdaydı" diye anlattı.

Casus van skandalında yargıç, sanığın cezasının ertelenmesi için milletvekili ile görüştü

Haberde ayrıca Kıbrıs kamuoyunda büyük tartışma yaratan “casus van” elektronik dinleme ve takip skandalına da yer veriliyor. Druşotis, mesajlaşma kayıtlarına dayanarak, siyasi çevreler ile yasa dışı dinleme faaliyetleri arasında bağlantılar olabileceğini iddia ediyor. Mihalis Hristodulu’nun polis içindeki bazı birimlerle temas halinde olduğu ve teknik takip konularında yönlendirmeler yaptığı öne sürülüyor. 

Habere göre, Mihalis Hristodulu, Santi'ye 1998'den beri eski Kıbrıslı Rum lider "Anastasiadis ile arkadaş olduğunu" itiraf etti. Mesajlardan anlaşıldığı üzere, Mihalis Hristodulu Limassol'daki evinde Anastasiadis'i ziyaret etmişti ve ailesinin üyeleriyle tanışıklığı vardı.

Druşotis, Anastasiadis’in yasa dışı dinleme suçundan mahkûm edilen “Intellexa” şirketi kurucusu İsrailli Tal Dilian ile şahsi ilişkisi bulunduğunu ve Hristodulu’nun, Milletvekili Nikos Tornaridis ile Dilian’ın cezasının ertelenmesine ilişkin mesajlaştığını ifşa etti.

Casus aracın faaliyetleri 2019 yılının sonunda kamuoyuna açıklandığında, Hristodulu'nun yakın arkadaşı ve o dönemde EDEK milletvekili olan Dimitris Papadakis’in Hristodulu’ya gönderdiği mesajdan, Anastasiadis'in "ajan" Dillian ile kişisel bir ilişkisi olduğu, onu cep telefonuna kendi adıyla kaydettiği ve onunla iletişim halinde olduğu anlaşılıyordu.

Hukuk sistemi içinde bilgi sızdırma

Haberde, Hukuk Dairesi ve savcılık çevresine uzanan iddialar da dikkat çekiyor. Bazı isimler üzerinden başsavcılık içinden bilgi sızdırıldığı ve bu bilgilerin belirli çevrelere aktarıldığı öne sürülüyor. Bu durum, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. 

Focus davasında sanıklar beraat etsin diye dönemin başsavcısı erken emekliye ayrıltıldı

Druşotis’in haberinde Kıbrıs Merkez Bankası eski Başkanı Christodoulos Christodoulos (Hristodulos Hristodulu) hakkındaki Focus davası özel bir yer tutuyor. Hukuk Dairesi’ne kadar dinleme cihazları yerleştiren Gülhaç Kardeşlik ağının bankalarla ilişkili davalarla da oldukça ilgilendiği iddia ediliyor.

Bu davada sanıklar, Hristodulos Hristodulu, Focus CEO’su Mihalis Zolotas ve Marfin Laiki yöneticisi Mihail Fole idi.

Focus şirketi, Laiki Bankası’ndan yüz milyonlarca euro tutarında teminatsız kredi almıştı ve bu kredi Marfin Yatırım Grubu'nun başkanının Kıbrıs’taki yozlaşmış iktidar sistemini satın almak için kullandığı bir araç olarak gösteriliyordu.

12 Nisan 2019’da Yunanistan’daki Kardeşlik üyesi Giorgos Mylonakis ile Hristodulu arasında şu mesajlaşma gerçekleşti:

G. M.: “Sayın Hristodulu sizi selamlıyorum. Parlamento genel kurulu az önce sona erdi. Sayın Çipras ile görüştüm. Size Marfin Laiki ve bizim B. ile ilgili davaya dair tüm bilgileri içeren bir bağlantı gönderecek. Yunanistan’a gelmeyin, durumlar zor.”

Mihalis Hristodulu: “Tamam, ben de şu anda diğer hat üzerinden bizimkilerle, Yunan Yüksek Mahkemesi'ndekilerle (Arios Pagos) konuşuyorum.”

Focus davası uzun yıllar mahkemelerde kaldı. Ceza Mahkemesi sanıkları beraat ettirdi, Başsavcı Kostas Kliridis temyize gitti, temyiz kabul edildi ve dava aynı mahkeme heyetiyle devam etti. Kararın 31 Temmuz 2020’de açıklanması bekleniyordu. Kliridis ise 1 Ağustos’ta emekli olacaktı.

Anastasiadis, yeni Başsavcı olarak İonas Nikolaou’yu düşünüyordu ancak AKEL buna itiraz etti. Yüksek Mahkeme eski Başkanı Myronas Nikolatos, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ile görüşerek onu Giorgos Savvidis’i önermeye ikna etti. Anastasiadis de bu öneriyi benimsedi.

Bu görüşmeler Haziran 2020’nin ilk haftasında yapıldı. 10 Haziran 2020’de Mylonakis, Mihalis Hristodulu’ya şu mesajı gönderdi:

“Anastasiadis’ten telefon geldi, Savvidis’i Başsavcı, Angelidis’i yardımcısı yapacak. Kardeşlik nedeniyle bizimkileri atayacak!”

10 Haziran itibarıyla kamuoyunda bu atamalara dair hiçbir bilgi bulunmuyordu. Bu da Anastasiadis’in kararlarından ilk haberdar olanların Kardeşlik ağı olduğunu gösteriyor.

Anastasiadis kararlarını 20 Haziran’da açıkladı ve yemin töreninin 10 Temmuz’da yapılacağını duyurdu. Kostas Kliridis ise 8 Temmuz’da 68 yaşına girmişti ve mevcut uygulamaya göre ay başında, yani 1 Ağustos 2020’de emekli olması gerekiyordu.

Peki Anastasiadis neden Kliridis’i görevden almakta acele etti ve üç hafta daha beklemedi? Mihalis Hristodulu’nun 8 Temmuz’da Santi’ye gönderdiği bir mesaj, bu aceleciliğin nedenine ışık tutuyor:

“Çok zor bir işim var, başkan bütün gün Kliridis'in ayrılacağı, Focus'un orada kalacağı ve Hristodulu'dan para alamadığımız konusunda arıyor, sen de saçmalıklarla uğraşıyorsun."

Santi, bu mesajın arka planıyla ilgili olarak, yargıcın kendisine kötü davrandığını ve daha sonra özür dileyerek Focus davası nedeniyle cumhurbaşkanı tarafından baskı altında olduğunu söylediğini aktarıyor. Nitekim birkaç gün sonra ilgili sanıklar beraat etti.

Bu nedenle aceleciliğin, 31 Temmuz’da açıklanan Focus davasındaki beraat kararıyla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Başsavcı Kliridis’in emekliye ayrılmasından sonra yeni Başsavcı ve yardımcısının süreci yönettiği iddia edilirken, Kliridis’in görevden erken ayrılmasının da bu sürece zaman kazandırmak amacı taşıdığı öne sürülüyor.

Para karşılığı kadının susturulmaya çalışıldığı iddiası

Haberde, Santi’nin konuşmasını engellemek amacıyla kendisine büyük miktarlarda para aktarıldığı da öne sürülüyor. Mesajlara göre yüz binlerce euroluk transferler, nakit ve gizli ödeme yöntemleri kullanıldığı iddia ediliyor. Bu bölüm, olayın yalnızca yargı değil aynı zamanda organize finansal ilişkiler boyutunu da ortaya koyuyor. 

O günlerde Santi, Mihalis Hristodulu’nun geçmişini çeşitli kişilerle konuşuyordu ve bu durum Kardeşlik içinde Santi'nin ihanet edeceğine yönelik bir paniğe yol açtı. Kardeşlik ağı, Santi'nin susmasını sağlamak ve kadını Kardeşliğin bir üyesi olarak vaftiz etmek için önemli bir miktar para vermeye karar verdi.

 23 Temmuz 2020'de Atina'dan bir Kardeşler yetkilisi Hristodulu'ya şu mesajı gönderdi:

 "(Gerçek adı belirtiliyor) adına açılmış hesabınıza para transferi yapıldı. 850.000 euro artı Büyük Olan ile sizin adınıza anlaştığım diğer miktar. Ne zaman aramıza katılacaksınız? Kız arkadaşınızın vaftiz edilmesi gerekiyor. Acil, Büyük Olan onu kendi sebepleriniz için dışarıda tuttuğunuzu düşünmeye başladı ve ben gerçekten stresliyim. Bay [Stelios] Nathanael ile hâlâ aynı durumda mısınız?"

Stelios Nathanael o zamanlar Yüksek Mahkeme başkanıydı ve Myronas Nikolatos'un yerini almıştı.

Hristodulu, Santi'ye nakit olarak verilecek olan büyük miktardaki para hakkında bilgi verdi ve bu parayı nasıl yönetmesi gerektiği konusunda ona tavsiyelerde bulundu.

Mesajlara göre paranın Kıbrıs'a nakit olarak ulaştığı anlaşılıyor. Bir taksit Santi'ye bir bavul ve bir karton kutu içinde geldi. El yazısıyla yazılmış bir notta şu ifade geçiyordu: "Santi, 250.000, Michalis'ten."

Temmuz 2020'nin sonlarında, Hristodulu Santi tarafından ifşa edilme riski nedeniyle zor durumda kaldığında, faaliyetleriyle bağlantılı birkaç kişiyle mesajlaştı. Bunlar arasında, kardeşi, Hristodulu ile yakın arkadaş olan ve Mumbai'deki Taj Mahal oteline düzenlenen terör saldırısında öldürülen Fanos Liveras da vardı.

Ayrı mesajlarsa, Hristodulu’nun iktidar sistemiyle ve özellikle yeni Başsavcı ve yardımcısı olan bağlantısını gösteriyor. Biri ona kardeş, diğeri yakın arkadaş diyordu.

Yüksek yargıya yüz binlerce euroluk ödeme iddiası

Haberin son bölümünde ise Kıbrıs Bankası'ndan Gordian Holdings'e büyük bir miktarda batık kredinin satılmasıyla ilgili. Santi, Hristodulu’nun kendisine bunun, Kıbrıs Bankası'nın eski CEO'su Joe Hourican tarafından organize edilen, kredilere el koyma planı olduğunu açıkladığını ifade ediyor.

Haberde, Kıbrıs Bankası'nın hukuk danışmanı olan Polys Polyviou ve başka etkili isimlerin bu süreçten endişe duyduğu, Santi konuşmaya başlayınca baskı ve tehditlerin arttığı, Hristodulu’nun da onu hem korkuttuğu hem susturmaya çalıştığı anlatılıyor. Bazı yüksek yargı mensuplarıyla bağlantılı olduğu öne sürülen yüz binlerce euroluk ödemelerden söz edilerek, Gordian dosyasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve hukuki bir nüfuz ağıyla ilişkili olduğu iddia ediliyor.

Haberdeki iddialara göre o tarihte Yüksek Mahkeme Başkanı olan Myron Nikolatos'a 500.000 euro, Yüksek Mahkeme üyesi Mihalis Hristodulu'ye 275.000 euro tutarında ödemeler yapılmıştı.
 

Emekli Yüksek Mahkeme Yargıcı Mihalis Hristodulu, Fotoğraf: Politis

Eski yargıç Hristodulu, Santi ile 2020-2021 arası ilişkisi olduğunu kabul etti; mesajlar hakkında ifade vereceğini söyledi

Eski yargıç Mihalis Hristodulu, gazeteci Druşotis’in ortaya attığı iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, “Santi” olarak anılan kadını tanıdığını, ancak onu “Kyriaki” adıyla bildiğini ve ilişkilerinin Eylül 2020’den 2021 sonbaharına kadar sürdüğünü söyledi.

Hristodulu, aralarındaki mesajlaşmalarla ilgili ayrıntıları kamuoyuyla paylaşmak istemediğini belirterek, “Aramızda geçen mesajlar hakkında ifade vereceğim için ayrıntıları kamuoyuyla paylaşmak istemiyorum. Ona, kamuoyuna yansıtılmaması gereken konularda bir baba gibi destek olmaya çalıştım” dedi.

Hakkındaki suçlamaları reddeden eski yargıç, cep telefonu ve elindeki tüm bilgilerin polisin incelemesine açık olduğunu vurguladı. Druşotis hakkında, ailesiyle birlikte yalan haber, sahte belge ve yanlış bilgi yaydığı gerekçesiyle polise şikâyette bulunmak için randevu beklediğini de açıkladı. Emekli yargıç ayrıca siyasetçiler Dimitris Papadakis ve Morfakis Solomonidis ile herhangi bir ilişkisi bulunduğu iddialarını da reddetti.

Kaynaklar: Makarios Druşotis’in sayfası - Politis

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın