Özel Haber

Dezenformasyona izin verildi mi devamı da gelir

KKTC’de ve Türkiye’de dezenformasyon amaçlı, kasıtlı ve art niyetli olarak yanlış bilgilendirme birçok kuruma ve hatta sektörlere bile zarar veriyor.

KKTC’de ve Türkiye’de dezenformasyon amaçlı, kasıtlı ve art niyetli yanlış bilgilendirme birçok kuruma, sektörlere, hatta ülkeler ve toplumlar arası ilişkilere zarar veriyor.

Türkiye medyasında ‘Kur’an kursları KKTC’de kapatıldı’ şeklindeki dezenformasyonu ve maksatlı ‘haber’i yapanların kimler olduğunu, bu ‘haber’i hangi yayın organlarının sorgusuz sualsiz yayınladığını araştırınca karşımıza ilk çıkan Kıbrıs’tan yayın yapan ve künyesinden açık bir adresi olmadığı anlaşılan, dolayısıyla yasaya aykırı yayın yapan millihaber.com.tr adlı site olduğunu bulduk. 

[14 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Bilişim Yasası, Altıncı Kısım, 15. Maddesi’ne göre haber sitelerine Genel Yayın Yönetmeni ve/veya Sorumlu Yayın Yönetmeninin ismini ve yayın merkezini tanımlayan, ulaşılabilir bir adresi ve iletişim numarasını içeren künye ve iletişim bilgilerini yayımlama yükümlülüğü getirmiş olmasına karşın bu sitenin açık adresi bulunmuyor. Siteye ait resmi bir şirket ismi de künyede görülmüyor. Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun (BTHK) yasal mevzuata aykırı hareket eden haber siteleri hakkında işlem yapabilmesi için kuruma yazılı bir şikâyet yapılması gerekiyor.]

Sitenin künyesinde ‘Sorumlu Müdür’ olarak ismi geçen kişinin, İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) Kıbrıs temsilcisi ve/veya muhabiri Emir Abdurrahman Bulut olduğu görülüyordu. 

Sitede haber 15 Nisan’da, saat 14:49’da ‘KKTC’de Kuran Kursları Kapatıldı’ başlığı ile verilmişti. 

Muhafazakâr görüşte bir yayın izlediği anlaşılan Millihaber.com.tr’da ilk dikkatimizi çeken, sitede güncel spor müsabakaları ve bu müsabakalara açılan bahisler ve oranlarının verilmesiydi. Sitede İddaa sitelerinden birinin reklamı da yapılıyordu.

Bu bahislerin ve oranlarını incelediğimizde ise Millihaber sitesi içerisinde kurulmuş bir “bülten API” sistemi üzerinden oranların alındığını tespit ettik.

Daha da ilginci taraflardan birine menfaat sağlayacak şekilde 'bahis oynamak' ve bahis oynamayı teşvik etmek İslami görüşlere göre caiz değilken Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve Kuzey Kıbrıs Türk Kızılayı gibi muhafazakâr görüşte olan kişiler tarafından yönetildiği bilinen kurumların siteye reklam verdiği hemen fark ediliyordu. Bu reklamlar yaptığımız araştırmaya göre birer Google reklamı değildi. Siteye bu iki kurumun da reklamı yüklenmişti.

Dolayısıyla bu reklamlar fatura karşılığı veriliyor olmalıydı ama sitenin bağlı olduğu kayıtlı bir şirket künyede yer almıyordu. Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve Kuzey Kıbrıs Türk Kızılayı faturasız mı reklam veriyordu? Sitenin sorumlu müdürü Emir Abdurrahman Bulut’un aynı zamanda internet reklamları hakkında bilgi veren kişi olduğu künyedeki e-posta adresinden anlaşılıyordu. Bulut, faturasız reklam satışı mı yapıyordu? Künyede bir şirket ismi olmadığı sürece kamu yararı gözetilerek bu soruların sorulması kuşkusuz gerekli ve gayet mantıklıdır. Şayet bir şirket varsa ki yasal olarak reklam satışı yapan bir haber sitesinin şirketi de olmalıdır, bu firma ve adresi neden künyede yasal zorunluluğa rağmen belirtilmemiştir?

['Türkiye Din İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın resmi sitesine göre ‘Nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan bir işin öngörülen sonucu üzerinde bahse girmek ve isabet edilip edilememesine göre bahsi kazanmak ya da kaybetmek kumardır. Bu iş hangi yöntemle ve hangi ad ile yapılırsa yapılsın kumar olarak değerlendirilir. Kumar haksız kazanç yöntemlerinden biri olup İslam’da kesinlikle yasaklanmıştır.
Bu itibarla, spor müsabakaları üzerinden taraflardan birine menfaat sağlayan bahis oynamak, Kur’an-ı Kerim’in yasakladığı kumar kapsamına girmektedir ve caiz değildir.’
]

Milli Haber Sitesi https://millihaber.com.tr/kktcde-kuran-kurslari-kapatildi.html adresindeki, “KKTC’de Kur’an Kursları Kapatıldı" başlıklı haberi 15 Nisan tarihinde, saat 14:49’da yayınladı.

15 Nisan, saat 16:30 civarında İhlas Haber Ajansı (İHA) Kıbrıs muhabiri Emir Abdurrahman Bulut imzalı, millihaber.com.tr’de daha önce yayınlanmış olan haber aynı alt başlık korunarak ancak haber içeriklerinden anlaşıldığı üzere İhlas Haber Ajansı tarafından kısaltılarak, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Anayasa Mahkemesi Kur'an kurslarının anayasanın laiklik ilkesine karşı olduğu gerekçesi ile kapatılmasına karar verdi’ başlığı ile Türkiye basınına gönderildi.

İhlas’ın haberi önce Beyazgazete.com ismindeki haber portalında, 15 Nisan’da 16:42’de kaynak belirtilerek verildi: Haberin altında İhlas Haber Ajansı, yani İHA (Emir Abdurrahman Bulut /İHA) kaynağı gösterildi.

Aynı içerikte haber  T-24’de (16:54), ardından Yeni Akit (17:08), Sözcü (17:12), Yeni Şafak (18:07), Rusya Hükümeti’ne bağlı bir medya şirketinin yan haber kuruluşlarından, Türkiye’de Türkçe yayın yapan Sputnik’te (19:04) ve Cumhuriyet gazetesinde (19:19) yayınlandı. 

Yeni Şafak ve Sözcü gazetesi de haberin kaynağı olarak İHA'yı göstermişti.

 

 

 

 

 

Yeni Akit haberi ‘Kuzey Kıbrıs'ta laiklik hortladı! KKTC’de skandal AYM kararı: Kuran kursları kapatılsın!’ başlığı ile vermiş, içeriği olduğu gibi İhlas’dan almış ancak Kuzey Kıbrıs Din Görevlileri Sendikası Başkanı Süleyman Çakır’ın görüşüne de başvurmuştu. Süleyman Çakır aynen şu cümleleri kurmuştu Yeni Akit’e: “Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bu karar din ve vicdan özgürlüğü ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir karardır. Henüz mahkemenin gerekçeli kararını bilmiyoruz fakat eğer verilen karar doğru ise bana göre skandal bir karardır. Kuzey Kıbrıs’ta zaten Kur’an kursları yok ki, olmayan kursları için karar mı verilir?” 

15 Nisan günü dezenformasyon içerikli, çarpıtılmış ‘haber’ büyük yayın organlarının ardından birçok haber sitesinde virgülüne dokunulmadan yayınlandı. Görünen o ki laik çizgideki, yetkin muhabirleri olan Cumhruiyet ve Sözcü gibi gazeteler de İhlas’ın haberini sorgulamadan yayına koymuştu.

Türkiye’deki ‘mufazakâr’-‘laik’ olarak yaşanan ayrışmanın bir sonucu olarak sosyal medyada laik görüşteki okurlar haberi yere göğe sığdıramamış, mufazakâr yorumcular ise hakarette sınır tanımayarak ne KKTC Anayasa Mahkemesi ne Kıbrıslı Türk bırakmıştı. 

Dezenformasyonun ardından yapılan yığınla açıklamaya ve 19 Nisan sabahı Kuzey Kıbrıs’taki baroların ve barolara kayıtlı avukatların toplu eylemine rağmen dezenformasyon hâlihazırda devam ediyor.

İran yanlısı, radikal İslamcı Hizbullah örgütüne yakın olduğu ileri sürülen ve Türkiye’de yayın yapan İlke Haber Ajansı (İLKHA), Kıbrıs’taki eylemden sonra, 19 Nisan akşam üzeri, 18:49’da, Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası (Diyanet-Sen) Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir ile yapılan bir röportajı yayınladı. Başlık şöyle verilmişti: “Güldemir: KKTC Anayasa Mahkemesi Kıbrıslı kardeşlerimizin dinini öğrenmesine engel olamayacak!” Haberde Güldemir “Orada kardeş sendikamız olan Din-Gör-Sen var. Din-Gör-Sen Başkanı Süleyman Çakır kardeşimiz var. O da bu süreçte çok gayretli çalışmaları sürdürüyor. Kıbrıslı kardeşlerimize dinini öğrenmesine Anayasa Mahkemesi engel olamayacaktır. Biz o kardeşlerimize gerekirse seferberlik ruhu ile ev ev dolaşır İslam dininin güzelliklerini ve özelliklerini anlatırız, aktarırız, yaşarız, yaşatırız ve yaşatmaya devam ederiz” diyordu.

İlke Haber Ajansı 20 Nisan tarihinde başka bir yayın yaparak, ‘KKTC'de alınan Kur'an kursları kararına halktan tepki’ başlığı ile bir ‘haber’e daha imza attı ve Türkiye’de Siirt kentinde yaşayanların kararla ilgili görüşlerini video 'haber'inde sordu. Dezenformasyonda, “Kur’an kurslarının kapatılması kararını alanların aslında Avrupa’ya bir mesaj göndermek istediklerine vurgu yapan Hüsnü Ilık, "Size hizmet etmeye hazırız, yeter ki bize yol verin" mesajının verildiğine dikkat çekti.

Ilık, “Aslında İttihat ve Terakki’den beri o genetik yapı bu millete o kadar kan kusturdu ki haddi hesabı yok. Allah, onlara bir daha böyle bir fırsat vermesin. Kur’an Kurslarının kapatılması kararını alanların genetiği araştırıldığında köklerinin gerçekten bu topraklara ait olduğuna inanmıyorum. Kuzey Kıbrıs’taki olay aslında onların geçmişte yerleştirmiş oldukları piyonların yeniden üst makamlara geçme girişimidir. Yani bizler buradayız demek istiyorlar, Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya mesaj verdiler. Dediler ki 'Biz, size hizmet etmeye hazırız, yeter ki bize yol verin, sizin istediğiniz gibi geçmişte nasıl yaşamışsak bu millete o kan kusturma olayını yeniden yaşatacağız' Rabbim bir daha bu zihniyete fırsat vermesin” ifadelerini kullanıyordu.

‘Haber’in devamında ise KKTC Başbakanı Ersan Saner’den iktibasla ‘KKTC'de Anayasa Mahkemesinin Kur'an kurslarıyla ilgili aldığı karara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Saner, Anayasa Mahkemesine açılan davanın, Din İşleri Başkanlığında çalışanların üye olduğu ilgili sendikanın, Din İşleri Komisyonunun hafızlık eğitimi düzenleme yetkisi olup olmadığına dair bir dava olduğunu iddia etti’ deniliyordu. Yani KKTC Başbakanı Ersan Saner’in açıklamaları da İlke Haber Ajansı’na göre bir ‘iddia’ydı.

Video, Youtube’daki yayınında ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Anayasa Mahkemesi'nin, Kur'an kurslarının anayasanın laiklik ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile kapatmasına halk çok sert tepki gösterdi’ açıklaması ile verildi.

Dezenformasyonun KKTC Anayasa Mahkemesi’ne, Kıbrıs Türk toplumuna zarar verme amacıyla ve kötü niyetli olarak yapıldığı ve kasıtlı olarak servis edilen yanlış bilgilendirmenin kaynağı açıktır. İhlas Haber Ajansı'nın ve ajansın Kıbrıs temsilcisi ve/veya muhabiri Emir Abdurrahman Bulut’un içi rahat olmalı ki Bulut’un sorumlu müdür olduğu sitedeki 'haber' hâlihazırda aynı sitede yayındadır. https://millihaber.com.tr/kktcde-kuran-kurslari-kapatildi.html 

Şimdi soralım:

Künyesinde adresi ve bağlı bulunduğu kayıtlı şirketi olmayan Milli Haber sitesindeki kasıtlı ve art niyetli bilgilendirmenin yayından kaldırılması için Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’na yazılı şikâyette bulunması gerekiyor ki bu yeterli midir?

Bahse konu içerik nedeniyle Türkiye ve Kıbrıs Türk toplumu arasında oldukça derin bir kırılma yaşanmıştır. Yarın öbür gün aynı haber sitesi veya başka bir haber sitesi bu tür gerçeklerin maksatlı olarak çarpıtıldığı 'haber'ler yaparsa ne olacak?

İran yanlısı Hizbullah’a yakınlığı ile tanınan bir yayın organı ısrarla çarpıtılmış ‘haber’ üzerinden yayın yapmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ersan Saner KKTC’de ve Türkiye’de yapılan aynı içerikte yayınların yayından kaldırılması ve bu konuda daha fazla dezenformasyon içerikli yayın yapılmaması için gerekli adımları atacak mı? Yoksa dezenformasyonun hesabı sorulmayacak ve artarak devam mı edecek? 

Kötü niyetli olarak yapıldığı belli olan yayınlardan Kuzey Kıbrıs Din Görevlileri Sendikası Başkanı Süleyman Çakır da yorumlarından ötürü sorumlu kabul edilmeyecek mi?

Bu olay ülkemizde de maksatlı yayınlar hakkında gözümüzü açmalıdır. Birtakım haber portallarının kasıtlı olarak yaptıkları dezenformasyon ve Covid-19 haberlerinin çok okunmasını fırsat bilerek sabah akşam bazı devlet dairelerindeki ahbaplarından telefon başında bilgi alıp, yalan yanlış haber yapmasıyla ‘KKTC’de Kur’an Kursları Kapatıldı’ başlıklı dezenformasyon arasında çok da büyük fark yoktur.

En çok kenetlenilmesi gereken günlerden geçerken sürekli olarak hiçbir suça bulaşmamış bazı işletmelerin hedef gösterilmesi ve her girdikleri sektörde suç işledikleri bilinen çürükler karşısında susulmasının gerekçesi nedir?

Çürük olsun bizden olsun, temiz olsa da bizden değildir hesabı ile Kıbrıs Türk milliyetçiliği yapmak bu ülkede ne zaman sonlanacak?

Bu haberde linki kullanılan ve fotoğrafları yayınlanan tüm sitelerin ilgili görüntüleri Web.archive.org adresinden yayın yapan Wayback Machine adındaki, sitelerin belirli tarihlerde nasıl göründükleri ile ilgili arşiv sistemine kaydedilmiştir. Sistem gün, ay, yıl, saat, dakika başı herhangi bir sitenin görüntüsünü kaydedebilmekte; talep edildiğinde ise daha önce belirli tarihlerde kaydettiği kopyaları herkese açık bir şekilde sunmaktadır.

: