Dünya

Brezilya sandık başında: Lula ile Trump’ın desteklediği Flavio Bolsonaro başa baş

Brezilya’da milyonlarca seçmen devlet başkanlığı ve genel seçimler için sandık başında. Lula ile Flavio Bolsonaro arasındaki yarış başa baş ilerlerken; Trump’ın Brezilya siyaseti üzerindeki etkisi, suç ve güvenlik, hayat pahalılığı ile Banco Master ve yargı skandalı seçimin öne çıkan başlıkları oldu.

Brezilya’da milyonlarca seçmen bugün devlet başkanını belirlemek üzere sandık başına gidiyor. Solcu Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu, aşırı sağdaki Senatör Flavio Bolsonaro arasındaki yarış başa baş ilerliyor.

Le Monde’un aktardığı son ankete göre Lula yüzde 42, Bolsonaro yüzde 38 oy oranında görünürken; CNN, yolsuzluk skandalları, suç, hayat pahalılığı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Brezilya siyaseti üzerindeki etkisinin seçim yarışının başlıca konuları arasında olduğunu yazdı.

Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’da seçmenler, 4 Ekim Pazar günü genel seçimler için sandık başına gidiyor. Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, 80 yaşında dördüncü ve büyük olasılıkla son dönemi için yarışırken, karşısında eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro bulunuyor.

Le Monde’a göre kampanya boyunca Lula ile Flavio Bolsonaro anketlerde birbirine çok yakın seyretti. Brezilya kamuoyu araştırma şirketi Datafolha’nın son anketine göre Lula yüzde 42, Flavio Bolsonaro ise yüzde 38 oy oranında görünüyor. Lula ilk turda yüzde 42, Flavio Bolsonaro ise yüzde 38 oy alıyor. Hiçbir adayın geçerli oyların yüzde 50’sinden fazlasını alamaması halinde en fazla oy alan iki aday 25 Ekim’de ikinci turda karşılaşacak.

Brezilyalılar aynı zamanda 26 eyalet ile federal bölgenin valilerini, Temsilciler Meclisi’nin tamamını, Senato’nun üçte ikisini ve eyaletlerin yasama meclislerini belirleyecek.

CNN’e göre seçim, iç siyasetin ötesinde Brezilya’nın küresel alanda kendisini nasıl konumlandıracağını da belirleyebilir.

Lula çok taraflı dış politikayı savunurken ülkeyi ABD’den daha bağımsız bir çizgide tutmaya çalışıyor. Flavio Bolsonaro ise ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lula’nın gerilim yaşadığı diğer liderlerle yakın ilişkiler geliştirdi.

CNN’e konuşan Americas Quarterly Genel Yayın Yönetmeni Brian Winter, yarışı “Brezilya’nın ve Latin Amerika’nın nasıl olması gerektiğine ilişkin birbiriyle rekabet eden iki vizyon” olarak tanımladı.

CNN, Flavio Bolsonaro’nun seçilmesi durumunda Brezilya’nın Trump’la yakın ilişkiler içindeki Latin Amerika’daki muhafazakâr hükümetlere yaklaşacağını; Lula’nın kazanması durumunda ise çok kutuplu dış politika arayışının devam edeceğini belirtti.

Lula: “Brezilya kimsenin arka bahçesi değil”

ABD ile ilişkiler seçim kampanyasının önemli başlıklarından biri oldu.

Le Monde’a göre Lula, 23 Eylül’de yayımladığı bir videoda Flavio Bolsonaro’nun seçimi kazanmasının jeopolitik sonuçları konusunda uyarıda bulundu. Bir gün önce Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada ise “Brezilya kimsenin arka bahçesi değil” diyerek seçimlere yabancı müdahale riskine dikkat çekti.

CNN, Lula ile Trump arasındaki gerilimin 2025 yazında ABD’nin Brezilya ürünlerine getirdiği gümrük vergileriyle belirginleştiğini yazdı. Trump yönetimi bu kararını Jair Bolsonaro’ya yönelik yargı süreciyle de ilişkilendirmişti. Tarifeler daha sonra geri çekildi ancak bu yaz bazı Brezilya ürünlerine yeniden gümrük vergileri getirildi.

Trump, Netanyahu ve Milei ile yakınlaşma Bolsonaro’ya ters tepti

CNN’e göre Jair Bolsonaro’nun diğer oğlu Eduardo Bolsonaro’nun ABD’ye taşınarak babası lehine Trump yönetimi nezdinde lobi yapması ve başlangıçta ABD’nin baskısında kendi rolünü öne çıkarması, gümrük vergilerinin Brezilyalı işletmelere zarar vermesiyle Flavio Bolsonaro’nun kampanyasında ters tepti.

Brian Winter, CNN’e yaptığı değerlendirmede bazı kişilerin “Lula’nın en etkili kampanyacısının Donald Trump olduğu” yönünde şaka yaptığını belirterek, tarifelerin ve Brezilya siyasetine müdahale olarak görülen diğer girişimlerin büyük ölçüde geri teptiğini ve Lula’ya yardımcı olduğunu söyledi.

Flavio Bolsonaro, Lula’dan farklı bir dış politika çizgisi ortaya koydu.

Flavio Bolsonaro mayıs ayında Beyaz Saray’da Trump ile organize suç, gümrük tarifeleri ve kritik mineralleri görüştü; ertesi gün ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi.

CNN Brasil’in aktardığına göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Flavio Bolsonaro’nun temmuz ayındaki kampanya başlangıcına video bağlantısıyla katılarak kendisine destek verdi.

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei de temmuz ayında Brezilya’ya giderek Bolsonaro’nun kampanyasına destek verdi. Milei’nin Lula’yı “hükümlü”, hükümeti ise “hırsız sosyalistler” olarak nitelendirmesinin ardından Brezilya, Buenos Aires Büyükelçisi’ni geri çağırdı.

Suç ve güvenlik seçimin merkezinde

CNN, Brezilyalı seçmenlerin en önemli kaygılarından birinin suç olduğunu belirtti.

Flavio Bolsonaro, babasının siyasi çizgisine benzer biçimde suçla daha sert mücadeleyi kampanyasının merkezine aldı. Büyük suç örgütlerinin terör örgütü olarak sınıflandırılmasını, yeni federal cezaevleri kurulmasını ve cezai sorumluluk yaşının düşürülmesini savundu.

Le Monde’a göre Bolsonaro’nun vaatleri arasında cinsel saldırı faillerine kimyasal hadım, cezaevlerinde 500 bin yeni kapasite oluşturulması, cep telefonu hırsızlığı cezalarının dört katına çıkarılması ve ağır suçlarda cezai sorumluluk yaşının 18’den 14’e indirilmesi de bulunuyor.

CNN ise Flavio Bolsonaro’nun mayıs ayında Washington ziyaretinde Brezilya’nın en güçlü iki suç örgütünün ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanmasını istediğini, ABD’nin birkaç gün sonra bu sınıflandırmanın haziran ayında yürürlüğe gireceğini açıkladığını aktardı.

Lula hükümeti ise Brezilyalı suç örgütlerinin terör kapsamında değerlendirilmesinin yabancı müdahaleye gerekçe oluşturabileceği uyarısında bulunarak bu adıma karşı çıktı.

Ekonomik göstergeler ile ekonomide seçmenin hissettiği farklı

Le Monde, Lula hükümeti döneminde işsizliğin yüzde 5,3’e gerilediğini, düşük gelirli kesimlerin vergi yükünün azaltıldığını ve hükümet verilerine göre 14 milyon kişinin yoksulluktan çıktığını aktardı.

CNN ise düşük işsizlik ve yavaşlayan enflasyona rağmen seçmenlerin kendi ekonomik durumlarına ilişkin algısının aynı ölçüde olumlu olmadığına dikkat çekti.

Brian Winter, “Ekonomi iyi durumda ancak insanlar maaşlarının eskisi kadar yetmediğini hissediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Lula sosyal yardımları artırdı, borçlandıran çevrim içi bahisleri yasakladı

Lula, seçim öncesinde doğrudan hane bütçelerini etkileyen kararlar da aldı. Le Monde’a göre 18 Eylül’de Brezilyalıların yüzde 17,2’sinin yararlandığı Bolsa Familia sosyal yardımını yüzde 15 artırdı. Bir hafta sonra çevrim içi bahisleri yasakladı ve hane borçlarını azaltmaya yönelik programın yeni aşamasını başlattı.

“Kayıtsız kutuplaşma”

Her iki yayın da kampanyadaki derin siyasi kutuplaşmaya rağmen seçmenlerde geçmiş seçimlere kıyasla belirgin bir heyecan eksikliği bulunduğuna dikkat çekti.

Le Monde’a konuşan Campinas Devlet Üniversitesi’nden siyaset bilimci Mariana Chaise, çok az kişinin parti bayrağı astığını ve her iki tarafın mitinglerinde katılımın düşük olduğunu söyledi.

CNN’e konuşan Quaest araştırma şirketinin CEO’su ve siyaset bilimci Felipe Nunes ise kutuplaşmanın seçimi şekillendirmeye devam ettiğini ancak seçmeni eskisi kadar güçlü biçimde harekete geçirmediğini belirtti.

Brian Winter bu durumu “kayıtsız kutuplaşma” olarak tanımladı: Brezilyalılar siyasi olarak hâlâ “takımlarının formasını giyiyor” ancak bunu geçmişteki kadar büyük bir heyecanla yapmıyor.

Banco Master ve yargı skandalı iki tarafı da vurdu

Seçim kampanyasının bir diğer önemli başlığı Banco Master’ın çöküşü ve bankanın eski CEO’su Daniel Vorcaro hakkındaki soruşturmalar oldu.

Le Monde, Vorcaro soruşturmasındaki bazı unsurların gizliliğinin kaldırılmasının Federal Yüksek Mahkeme’yi de içine alan ciddi bir krize yol açtığını aktardı.

Bankacının telefonundaki mesajların Yargıç Alexandre de Moraes’in kendisini dosyanın ilerleyişi konusunda bilgilendirdiğine işaret ettiği öne sürüldü.

CNN ise Moraes’in eşinin yönettiği hukuk firmasının Banco Master ile üç yıllık, 131 milyon real -yaklaşık 25 milyon dolar- değerinde bir sözleşmesinin bulunduğunu aktardı. Moraes hakkındaki iddiaları reddetti ve resmi soruşturma açılıp açılmayacağına ilişkin karar eylül ayında ertelendi.

Ancak soruşturma ilerledikçe skandal Flavio Bolsonaro’nun kampanyasını da etkiledi. CNN’e göre Bolsonaro, eski CEO Vorcaro’nun Jair Bolsonaro hakkında çekilen “Dark Horse” adlı filme sağladığı finansmanla bağlantılı yolsuzluk ve kara para aklama iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. Flavio Bolsonaro suçlamaları reddediyor.

Transparency International Brazil İcra Direktörü Bruno Brandão, CNN’e yaptığı açıklamada kutuplaşmanın yolsuzlukla mücadeleyi de etkilediğini belirterek, “Bir taraf yalnızca diğer tarafın yolsuzluğuyla ilgileniyor ve kendi siyasi kampındaki yolsuzluğa gözlerini kapatıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Katolikler Lula’ya, Evanjelikler Bolsonaro’ya daha yakın

CNN’in aktardığı son Datafolha anketi, seçimde din temelinde belirgin bir ayrışma bulunduğunu da gösterdi.

Flavio Bolsonaro Evanjelik seçmenler arasında yüzde 47’ye karşı yüzde 27 ile Lula’nın önünde bulunurken, Katolik seçmenlerde Lula yüzde 45, Bolsonaro yüzde 33 desteğe sahip.

Kadın seçmenler de Flavio Bolsonaro açısından kritik gruplardan biri. CNN’e göre Bolsonaro kampanyası kadın seçmene ulaşmak amacıyla eşi Fernanda Bolsonaro’ya daha görünür bir rol verdi. Üvey annesi ve Evanjelik seçmenler arasında etkili bir isim olan Michelle Bolsonaro ile yaşadığı kamuoyuna yansıyan anlaşmazlık ise kampanyasını zorlaştırdı.

İki adayın da reddedilme oranı yüzde 45

Le Monde’un aktardığı Datafolha verilerine göre Lula ile Flavio Bolsonaro’nun reddedilme oranları eşit: Her iki adayı da seçmenlerin yüzde 45’i reddediyor.

Seçimin son aşamasında adaylar, yaklaşık yüzde 2 düzeyindeki kararsız seçmenin yanı sıra oy kullanmanın isteğe bağlı olduğu 16-18 yaş grubu ile 70 yaş üzerindeki seçmenleri sandığa çekmeye çalışıyor.

Brezilya’da 18-70 yaş arasındaki seçmenler için oy kullanmak zorunlu.

Başa baş yarışın ilk turda sonuçlanmaması halinde Brezilyalı seçmenler, 25 Ekim’de bir kez daha sandık başına gidecek.

Kaynaklar: Le Monde – CNN

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın