Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 4 ayrı soruşturma kapsamında, çağrı merkezleri üzerinden faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası forex ve kripto dolandırıcılığı yapılanmasına operasyon düzenlendiğini açıkladı. İstanbul ve Muğla’da 286 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda şu ana kadar 191 şüpheli yakalandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2026 yılı içerisinde yürütülen 4 ayrı soruşturmada, çağrı merkezi adı altında faaliyet gösteren bazı şirketlerin sosyal medya ve internet üzerinden forex ve kripto yatırım reklamları yayımlayarak yabancı ülke vatandaşlarını yüksek kazanç vaadiyle dolandırdığına ilişkin bulgulara ulaşıldı.
Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada, “İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine büyük darbe vurduk” dedi.
İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu tespit edildi
Gürlek, soruşturmaların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde; MİT İstanbul Bölge Başkanlığı, Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü iş birliğinde yürütüldüğünü belirtti.
MASAK analizleri, MİT ve emniyet birimlerinin tespitleri ile Interpol aracılığıyla temin edilen yüzlerce mağdur başvurusu sonucunda, şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapılarında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu tespit edildi.
Akın Gürlek, farklı ülkeleri hedef alan organize dolandırıcılık yapılanmasının bu çalışmalar sonucunda deşifre edildiğini açıkladı.
Sahte kazanç görüntüleriyle daha fazla para yatırmaya yönlendirdiler
Yapının, farklı dilleri konuşan müşteri temsilcileri aracılığıyla mağdurları sisteme dahil ettiği; şüphelilerin kontrolündeki yatırım platformlarında gerçeğe aykırı kazanç görüntüleri oluşturarak mağdurları daha fazla para yatırmaya yönlendirdiği belirlendi.
Mağdurlar paralarını çekmek istediğinde ise “hesap blokesi”, “vergi” ve benzeri gerekçelerle yeniden para talep edildiği, yatırılan paraların yurt dışındaki banka hesaplarına ve kripto cüzdanlarına aktarıldığı tespit edildi.
İki yılda yaklaşık 13 milyar TL’lik para trafiği
Gürlek, yapılanmanın Avrupa, Uzak Doğu ve Afrika başta olmak üzere birçok ülkeyi hedef aldığını belirtti.
İki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde yaklaşık 13 milyar TL’lik hacme ulaşıldığı tespit edildi.
Bu bulgular üzerine 28 şirkete ait 42 çağrı merkezi ile 239 şüpheliye yönelik İstanbul ve Muğla’da toplam 286 adreste, Interpol birimlerinin de katılımıyla saat 05.00’te eş zamanlı operasyon başlatıldı.
1,5 milyar liralık mal varlığına, 80 araca ve 12 mülke el konuldu
Saat 10.00 itibarıyla çağrı merkezlerine yönelik baskınlar gerçekleştirildi ve 191 şüphelinin yakalandığı bildirildi. Operasyon ve yakalama çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Operasyonda, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlığına, 80 araca ve 12 mülke el konulduğu vurgulandı.
Başsavcılık: Organizasyon İsrail vatandaşları tarafından yönetildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da operasyona ilişkin ayrıntılı bir açıklama yaptı.
Başsavcılık, ilgili çağrı merkezi şirketlerine yönelik 4 operasyon kapsamında MASAK, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, dolandırıcılık organizasyonunun İsrail vatandaşları tarafından yönetildiğinin belirlendiğini açıkladı.
Açıklamaya göre, ilk olarak farklı ülkelerde İsrailli dolandırıcılık organizatörleri tarafından operasyondan sorumlu kişiler belirlendi. Ardından bu kişiler tarafından ilgili ülkelerde şirket kurulumu, abonelikler, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe gibi organizasyonel konular planlandı. Hedef alınan ülkelerin dışında ise paravan çağrı merkezi adı altında şirketler kuruldu.
Çalışanlara kod ad ve sahte hayat hikâyeleri verildi
Başsavcılığın açıklamasına göre, birçok farklı dili bilen kişilere yönelik “conversion agent” (müşteri kazanım temsilcisi) ve “retention agent” (müşteri tutundurma temsilcisi) unvanlarıyla iş ilanları yayımlandı.
İşe başvuran kişiler bir haftalık eğitime tabi tutuldu. Eğitim sırasında her bir çalışana kod ad verildi ve kendilerine sahte bir hayat hikâyesi hazırlamaları talimatı verildi.
Bu hayat hikâyelerine, dolandırılmak istenen mağdurları etkileyebilecek unsurların eklenmesine özen gösterildi. Başsavcılık, Oxford gibi üniversitelerden mezun olunduğuna ilişkin sahte bilgileri buna örnek gösterdi.
İşe alınmadan önce yalan makinesi testinden geçirildiler
Şahısların işe başlamadan önce yalan makinesine sokularak herhangi bir güvenlik gücüyle ilişkilerinin bulunup bulunmadığının araştırıldığı, testte başarısız olanların işe alınmadığı belirtildi.
İşe alınan şüphelilerin çağrı merkezi adı altında faaliyet gösteren iş yerlerine telefon sokmalarının yasaklandığı, ofis içerisinde İbranice konuşmanın da yasaklar arasında bulunduğu kaydedildi.
Mağdurlar sosyal medya reklamlarıyla sisteme çekildi
Başsavcılık, şüphelilerin Türkiye’de çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketi adı altında faaliyet gösteren şirketler kurduklarını belirtti.
Bu şirketlerde istihdam edilen kişiler aracılığıyla sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet sitelerinde farklı yatırım platformları adına, kısa sürede yüksek kazanç garantisi içeren ve ağırlıklı olarak forex yatırımlarını öne çıkaran reklamlar yayımlandı.
Reklamları görerek şüphelilerin yönettiği uygulama veya internet sitelerine kişisel bilgilerini kaydeden mağdurların verileri, şirketlerdeki CRM olarak adlandırılan müşteri takip panellerine aktarıldı.
CRM çalışanları, kayıt oluşturan mağdurların bilgilerini uyruklarına ve konuştukları dile göre sınıflandırdı. Ardından bilgiler, mağdurun dilini konuşan çağrı merkezi çalışanlarına iletildi ve bu çalışanlara mağdurlarla ilk teması kurmaları için arama talimatı verildi.













Yorumunuz