Dünya

Artışın yüzde 72'si özel sektörden: Türkiye'nin dış borcu 539 milyar dolara çıktı

Türkiye'nin brüt dış borç stoku 2026'nın ikinci çeyreğinde 18,1 milyar dolar artarak 539 milyar dolara yükseldi. TCMB verileri üzerinden yapılan hesaplama, üç aylık borç artışının yaklaşık yüzde 72'sinin özel sektörden kaynaklandığını gösteriyor. Özel sektörün dış borcu 318 milyar dolara ulaşırken, kısa vadeli ödeme profilinde de özel sektör kredileri öne çıktı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Türkiye Dış Borç İstatistikleri'ne göre, Türkiye'nin toplam brüt dış borç stoku, 2026'nın ilk çeyreğindeki 520 milyar 874 milyon dolardan ikinci çeyrekte 538 milyar 956 milyon dolara çıktı. Dış borç üç ayda 18 milyar 82 milyon dolarla yüzde 3,5 arttı. 

Aynı dönemde kısa vadeli dış borçlar 4,1 milyar dolar artarak 170,7 milyar dolara, uzun vadeli dış borçlar ise 13,9 milyar dolar artarak 368,2 milyar dolara yükseldi. Böylece toplam dış borçtaki 18,1 milyar dolarlık artışın yaklaşık yüzde 77'si uzun vadeli borçlardan kaynaklandı. 

Dış borçtaki artışın yüzde 72'si özel sektörden

Borçlu sektörler itibarıyla en yüksek artış özel sektörde gerçekleşti.

Özel sektörün dış borç stoku ilk çeyrekteki 305 milyar 12 milyon dolardan ikinci çeyrekte 317 milyar 952 milyon dolara yükseldi. Böylece özel sektörün dış borcu yalnızca üç ayda 12 milyar 940 milyon dolar, diğer bir ifadeyle yüzde 4,2 arttı. 

TCMB verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Türkiye'nin toplam dış borcundaki 18 milyar 82 milyon dolarlık artışın yüzde 71,6'sı özel sektörden kaynaklandı.

Özel sektörün kısa vadeli dış borcu 4 milyar 322 milyon dolar artarak 110 milyar 264 milyon dolara çıkarken, uzun vadeli dış borcu 8 milyar 618 milyon dolar artışla 207 milyar 688 milyon dolara ulaştı. Böylece özel sektör dış borcundaki artışın yüzde 66,6'sı uzun vadeli borçlardan oluştu. 

Kamu borcu da 6,3 milyar dolar arttı

Kamu sektörünün dış borç stoku ikinci çeyrekte 6,3 milyar dolar, yüzde 3,3 artarak 197 milyar 910 milyon dolara yükseldi.

Kamunun kısa vadeli dış borcu 37 milyar 364 milyon dolara, uzun vadeli borcu ise 160 milyar 546 milyon dolara çıktı. Buna karşılık TCMB'nin dış yükümlülükleri 1 milyar 158 milyon dolar azalarak 23 milyar 94 milyon dolara geriledi. 

2026'nın ikinci çeyreği itibarıyla 539 milyar dolara ulaşan Türkiye'nin brüt dış borcunun yaklaşık yüzde 59'u özel sektörün, yüzde 37'si kamunun ve yüzde 4'ü TCMB'nin yükümlülüklerinden oluştu.

Dış borcun yüzde 46,2'si kredilerden

TCMB verileri dış borcun hangi finansal araçlardan oluştuğunu da gösteriyor.

Dış borç stokunda en büyük pay yüzde 46,2 ile kredilere ait. Kredileri yüzde 19,5 ile borç senetleri ve yüzde 17,2 ile mevduatlar izliyor. 

TCMB raporundaki grafiğe göre kredilerin toplam dış borç içerisindeki payı 2022'de yüzde 43,9 düzeyindeyken 2023'te yüzde 41,6'ya, 2024'te ise yüzde 41,4'e geriledi. Oran 2025'te yüzde 45,7'ye çıktı; 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 46,1'e, ikinci çeyreğinde ise yüzde 46,2'ye yükseldi. 

Kredilerin toplam dış borç içerisindeki payı 2024'ten bu yana 4,8 puan artarken, borç senetlerinin payı 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 19,5 seviyesinde gerçekleşti.

Dış borcun yüzde 77,7'si dolar ve euro cinsinden

Türkiye'nin dış borç stokunda döviz cinsinden yükümlülüklerin ağırlığı sürüyor.

TCMB'ye göre dış borcun yüzde 48,9'u ABD doları, yüzde 28,8'i euro ve yüzde 12,2'si Türk lirası cinsinden. Diğer para birimlerinin payı ise yüzde 10,1 seviyesinde. 

Buna göre ABD doları ve euro cinsinden borçlar birlikte toplam dış borç stokunun yüzde 77,7'sini oluşturuyor.

Kısa vadeli ödemelerde özel sektör kredileri öne çıkıyor

TCMB'nin kredi ve borç senetlerinin gelecek dönem ödeme projeksiyonları, borcun vade yapısına ilişkin önemli bir ayrıntıya işaret ediyor.

Rapora göre anapara geri ödemeleri ağırlıklı olarak 24 ay ve üzerindeki vadelerde yoğunlaşıyor. 13-24 aylık dönemde anapara geri ödemeleri görece sınırlı kalırken, 0-12 aylık dönemde daha çok özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme profili görülüyor. 

TCMB'nin ödeme projeksiyonu grafiğinde de özel sektörün hem 0-12 aylık dönemde hem de 24 ay üzerindeki vadelerde öngörülen anapara ve faiz ödemelerinin kamudan daha yüksek olduğu görülüyor.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın