Merkez bankalarının Orta Doğu’daki savaşın enflasyonu yeniden alevlendirebileceği uyarısında bulunmasının ardından, dolar haftayı kayıpla kapatmaya hazırlanırken tahviller üzerindeki baskı da sürdü.
Petrol fiyatlarındaki düşüş ise piyasalara kısa süreli bir rahatlama sağladı, ancak işlemler dalgalı seyretti. Cuma sabahı petrol fiyatları varil başına 108 dolara geriledi. Perşembe günü Brent petrolü kısa süreliğine 119 doları aşarak İran-Irak Savaşı'nın başlamasından bu yana en yüksek fiyatına ulaşmıştı.
İran'a İsrail-ABD saldırısının gerçekleştiği 28 Şubat'tan önce bir varil Brent petrolünün fiyatı yaklaşık 73 dolardı.
Analistlere göre, ABD İran'la savaştan çekilse bile petrol fiyatlarının yüksek kalması muhtemel, çünkü İran'ın karşılık vereceği daha fazla İsrail saldırısı olabilir.
Reuters’ın haberine göre yatırım bankası Natixis'in Asya-Pasifik bölgesi baş ekonomisti Alicia Garcia-Herrero, "Petrol fiyatları 60 dolara geri düşmeyecek, ancak muhtemelen yıl sonuna kadar en az 90 dolar civarında seyredecek" dedi. Şok zaten "kaçınılmaz".
Wall Street Journal'a konuşan Suudi Arabistanlı petrol uzmanları ise varil başına 180 dolara kadar çıkabilecek fiyatları ihtimal dışı bırakmıyor. Körfez'in en büyük petrol üreticisi konumunda olan Suudi Arabistan’dan birçok yetkili aksaklıkların nisan sonuna kadar devam etmesi durumunda, fiyatların varil başına 180 doları aşabileceğini belirtiyor.
Bu durum, petrol gelirlerine hâlâ büyük ölçüde bağımlı krallık için büyük bir kazanç gibi görünse de, son derece endişe verici. Bu kadar yüksek fiyatlar, tüketicileri petrol kullanımını önemli ölçüde azaltacak alışkanlıklara itebilir (ki bu uzun vadeli olabilir) veya talebi de olumsuz etkileyen bir durgunluğa yol açabilir. Ayrıca, Suudi Arabistan'ı başlatmadığı bir savaşta kâr amacı güden ülke konumuna düşürme riski de taşır.
Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi'nde Suudi dış politikası ve jeopolitik analisti Ömer Kerim, "Suudi Arabistan genellikle petrol fiyatlarında çok hızlı artışlardan hoşlanmaz, çünkü bu uzun vadeli piyasa istikrarsızlığına yol açar" dedi. "Suudiler için ideal denklem, pazar payları istikrarlı kalırken fiyatlarda nispeten mütevazı bir artıştır."
Suudi yetkililer, depolardaki petrolün tükenmesiyle önümüzdeki hafta arz kıtlığının ağırlaşmasını bekliyor
Suudi Arabistan'ın hafif ham petrolü, Kızıldeniz limanı üzerinden Asyalı alıcılara varil başına yaklaşık 125 dolardan satılıyor. Yetkililer, savaş öncesinde Körfez'den sevk edilen ve depolarda bulunan fazla petrolün tükenmesiyle birlikte, önümüzdeki hafta fiziksel arz kıtlığının daha da derinleşeceğini ve fiyatların 138 ila 140 dolara yaklaşacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı kapalı kalırsa nisanın ikinci haftasında fiyatların artacağı tahmin ediliyor
Suudi yetkililer, nisanın ikinci haftasına gelindiğinde arz kesintilerinde herhangi bir hafifleme yaşanmaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmayı sürdürmesi halinde, fiyatların önce 150 dolara ulaşabileceğini, ardından da izleyen haftalarda 165 ve 180 dolara tırmanabileceğini söyledi.
Suudi Arabistan'ın üretim, satış ve fiyatlandırmadan sorumlu ulusal petrol şirketi Saudi Aramco ile çalışan bir danışman gazeteye, şirketin, Avrupa, Japonya ve Kore'de hızla artan petrol ithalat maliyetlerinin bu ülkelerin para birimleri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacağı, bunun da enerji maliyetlerini artıracağı, enflasyon ve faiz oranlarını yükselteceği ve nihayetinde ekonomilerini ve talebi yavaşlatacağı bir senaryoyu değerlendirdiğini söyledi.
İran savaşı kaynaklı aksaklıkların nisan ayı sonuna kadar devam etmesi durumunda böyle bir fiyat artışı mümkündür.
Brent ham petrolünün varil fiyatının tüm zamanların en yüksek seviyesi ise Temmuz 2008'de 147,50 dolara ulaşmıştı.

Fotoğraf, Suudi Arabistan’ın Ras Tanura kentinde düzenlenen İHA saldırısının ardından 2 Mart'ta çekilmiştir., Reuters.











Yorumunuz