Yazılar

Kutlu Evren hakkında Meclis araştırması yapılması şarttır!

Buddle’a oturma izni verilmeden önce, 2021’in Temmuz ayında Polis’e verilen dosya hakkında Evren’in bilgi sahibi olmaması mümkün müdür? Buddle’la iş yapan avukatlara ve Halil Kahraman’a dokunulacak ama siyasilere dokunulmayacak öyle mi? Neden? Kutlu Evren’in ne ayrıcalığı var?

Patlak futbol topuna benziyoruz. Harekete geçmeyecek siyasilerle birlikte tüm toplum patladığının farkında… Vursan gitmiyor, tutsan top değil. Günlük dertlerin kemirdiği bir hayata teslim olmuş, kendine inancı kalmayan insanların arasındayız. Ülkeyi terk eden edene… Oysa hayat mücadele edince daha güzel… İnsan patlak top yerine koymazsa kendisini, değiştirebilir; birçok şeyi hem de… 

Yarattığı siyasetle topluma yol çizmesi gereken siyasilerin peşine takılan toplumumuz, değişimin kendisinde olduğunu yıllardır görmezden geliyor.

Evin önünü temizleyeceklerini ileri süren siyasiler her seferinde evin içine kadar her köşesini daha da kirletti. Biri milliyetçilikle, satılmadık Rum mülkü kalmasın, Kıbrıs sorunu içinden çıkılmaz hale gelsin telaşıyla rantı götürürerek; diğeri her şeyi Türkiye iktidarına bağlayarak ve çözüme öteleyerek siyasette yolsuzuluğu ve kötü yönetimi egemen kıldı. Ne KKTC tanındı ne de çözüm oldu ancak bu arada, evin içi yaşanılamaz hale geldi. İnsan evinde yaşayamazsa, barınamazsa elbette gidecek, ne yapacak? 

Annan Planı sonrası başlayan inşaat furyasını tetikleyerek finanse eden yasa dışı betçilerin kara parasıyla birlikte siyasiler giderek daha da yozlaştı. Utanma duyguları pek azdı, hiç kalmadı. Yozluk o kadar arsızlaştı ki envaiçeşit devlet izninden, bet baronlarından aldıkları komisyonlar da yetmedi! Birinci dereceden yakın akrabalarıyla yasa dışı bet işine giren siyasiler bile olduğu doğru değil mi? 

UBP’li eski başbakan Hüseyin Özgürgün’ün hesaplarındaki yüklü paralar başına dert açtı ama bu diğerlerini durdurmadı. Avustralyalı uyuşturucu kaçakçısı Mark Buddle’ın kim olduğunu bilmiyor muydu gerçekten, Buddle’a oturma iznini veren eski içişleri bakanı, halen UBP Girne milletvekili olan Kutlu Evren?

UBP’den kendi partisindeki yolsuzluk iddialarına karşılık temizlik hareketi beklemek büyük saflık olur. Peki bu ülkenin muhalefeti ne yapıyor? CTP’nin yeni seçilen Genel Sekreteri Asım Akansoy mu Kutlu Evren’in Buddle’a takdim ettiği oturma izni ile ilgili araştırma önergesi verilmesini isteyecek? Asım Akansoy da kim? Yani ne alakası var anlamında sorarsanız, size hiç katılmam. Bence Akansoy eski bir içişleri bakanı olarak CTP’de Buddle ve Kutlu Evren olayının üzerine gitmeyi tartıştıracak ilk kişidir. 

Kutlu Evren ve birinci dereceden akrabaları ve bu kişilere yakın olduğu alenen bilinen kişiler ‘Siyasi ve Nüfuz Sahibi Kişi’lerdir. Maalesef, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi yasa tasarısı Meclis komisyonundan halen geçmediği için Kutlu Evren şu anda hukuken risk incelemelerine tabi siyasi ve nüfuz sahibi kişi olmamakla birlikte, yasanın Meclis’ten 2008’de geçmiş, en ilkel halinde bile ‘resmi yetkili’ olarak hukuken ‘yükümlü’dür. 

UBP Girne milletvekili, eski içişleri bakanı Evren’in uyuşturucu kaçakçılığından koskoca Avustralya’da aranan bir kişiye, Mark Buddle’a hangi gerçekçelerle oturma izni verdiğini, Polis’ten görüş alıp almadığını, Meclis’te bulunan herhangi bir siyasi parti Meclis araştırması talebiyle gündeme rahatlıkla taşıyabilir. Meclis Genel Kurulu’nda yapılacak oylama iç tüzüğün 113’üncü ve 114’üncü maddeleri gereği UBP oylarıyla reddedilirse, biz de UBP’ye neden korktuğunu sorarız hiç değilse! 

Meclis’te UBP’nin kötü yönetiminden sabah akşam şikâyet eden milletvekilleri arasından bir kimsecik yok mudur Meclis araştırması talebini partisinde ve Meclis’te gündeme getirecek? Hani kendi kendimizi yönetmek istiyorduk? Öyle sözle olmuyor ya bu işler… Kendi içindekilere soru soramayan, başka bir ülkeye mi soru soracak?

90’lı yıllarda Kutlu Evren’in Girne Anafartalar Lisesi’nin çaprazında küçük bir kırtasiye dükkânı vardı. Kayınpederinin ise sosyete geçinenlere özel ayakkabı yapan küçük bir dükkânı… Kayınpederi sonra bir mermer atölyesi de açtı. Evren siyasete girdi, UBP’de gençlik kolları başkanı oldu. 1991-1993 arasında UBP’den Girne milletvekilliği yaptı. Umduğunu bulamamış olacak ki tekrar aday olmadı. 2013 seçimlerinde, dereye, tepeye artan kat izinleriyle inşaat yapılmaya başlandığı dönemde, aniden tekrar seçime katıldı ve o gün bugündür aralıksız siyasettededir.

Kutlu Evren’in bugün ne kadar mal varlığı olduğu kestirilemiyor. Halil Falyalı’ya casino izni verilirken, Falyalı denizi doldurur, üstüne restoranlar yaparken, oteline marina inşa ederken ve yasa dışı betçilerin kara parasıyla inşaatlar yapılırken hep bakan değil miydi? Sahte vekaletle devir olayında, Mehmet Eminoğlu yaptığı binadan dönemin içişleri bakanı Kutlu Evren’in Türkiyeli yatırımcı Osman Tıraşoğlu’nun vatandaş olmasına karşılık bir dükkân verildiğini ileri sürmüştü. 

Kutlu Evren 2019’da bu iddiaları reddetmiş, aile şirketi olarak, mermer firması RE-MER LTD. adına alınan dükkânın vatandaşlık karşılığı değil, binanın mermer işleri karşılığında alındığını açıklamıştı. Eminoğlu, o aralar zaten Kutlu Evren’e Semih Sancar Caddesi’nde bir apartman daha yapmıyor muydu?

Evren açıklamasında ilginç bir ifade kullanmıştı; ‘Ülkemiz ticaretinde, iş karşılığı ürün almak son derece doğal ve sürekli uygulanan bir ticaret yöntemidir’ demişti. Bu açıklama hayret vericiydi zira bir mal satarken nakit ödeyen bir iş insanının nakit verip aldığı malı, yani mermeri satarken dükkân alması mantıklı mıdır? Nakit her zaman değerlidir. Ancak nakdi olmayan birine başka çıkarlar da devredeyse ve elde kalmış, demode olmuş veya zaten eskidiği için satışı zor alan mal karşılığı ederi kadar barter yapmak akıllıcadır. Bunu 29 yıldır mermer işinde olduğunu söyleyen Kutlu Evren’in de bilmesi gerekir. Kaldı ki mal karşılığı dükkân aldığını söylediği bahse konu bina, Girne’nin en işlek caddelerinden birinde, oldukça lüks ve gösterişli bir binadır. 

Oğluna Londra’da, West End’de satın aldığı iddia edilen, bugünkü değeri tahmini 2 milyon Sterlin olan daireyi de Kutlu Evren bir İngilizden iş karşılığı mı satın almıştır? İngiltere’ye de mi mermer gönderiyordu? Ya Girne’deki 3 ya da bir iddiaya göre 4 apartmanını da mı mermer karşılığında mı satın aldı? Aile şirketi üzerinden yürüyor ya işleri, kendisi siyasetle ilgilenirken eşi ve baldızı şirketin kârlarına kâr mı kattı? Bahse konu mülkler de iki oğlunun ve eşinin üzerine midir?

Elbette Kutlu Evren’in yasa dışı bet faaliyetinden ya da yurtdışında suç işlemiş bir uyuşturucu kaçakçısından, suç gelirlerinin aklanması yoluyla fayda sağladığını iddia etmiyorum. Zaten mevcut yürürlükteki yasaya göre Evren sadece, resmi yetkili sıfatıyla ‘yükümlü’ bir kişidir. Yani sorular hakkında bilgi ve belgeleriyle yanıt vermek durumundadır. Ülkemizde suçtan elde ettiği gelirleri akladığı ileri sürülen Mark Buddle’a neden oturma izni verdiğinin detayları ile araştırılması gerektiği ortadadır.

Tüm bunlara rağmen ortada olmayan ise Talat ekolü muhalefettir! Neden bu soruları Meclis araştırması ile Kutlu Evren’e sormuyorsunuz?

Daha önce iddia ettiğim gibi Mark Buddle henüz ülkeye yeni gelmişken KKTC’de üç üst düzey polis memuruna Mark Buddle hakkında çok kapsamlı bir dosya sunulmamış mıdır? Ve bu ülkede bütün iddiaların aksine Polis Kurumu üzerinde sadece başbakanlar değil içişleri bakanları da çok etkin değil midir? Buddle’a oturma izni verilmeden önce, 2021’in Temmuz ayında Polis’e verilen dosya hakkında Evren’in bilgi sahibi olmaması mümkün müdür? Buddle’la iş yapan avukatlara ve Halil Kahraman’a dokunulacak ama siyasete dokunulmayacak öyle mi? Neden? Kutlu Evren’in ne ayrıcalığı var?

Bu ülkede kötü yönetimle partizanları kayırmadan herkesten olması gerektiği gibi vergi alınsa, kayıt dışılık karşısında göstermelik değil ciddi bir mücadele verilse, devlet memurları şirketleri kimseyi kayırmadan denetlese, yasa dışı faaliyette bulunan ve kayıt dışı olan işletmelere seri bir şekilde ceza kesip cezalar toplansa Türkiye’den bir kuruş almaya ihtiyaç yoktur. 

Bunların yapılması için yoz siyasilerin her birinin seçimlerde seçmen tarafından sandıkta bırakılması şarttır. Çalışanların maaşlarından doğrudan vergi kesilirken, gelirlerini kaçıranlardan, kayıt dışı gelir elde edenlerden, gelirlerini olduğu gibi göstermeyenlerden neden gerçekteki kazançları üzerinden vergi toplanmıyor? 

Siyasi partilerin seçmen içine çıkacak yüzü olması için kendi içlerindeki ve diğer partilerdeki kötü yönetimin üzerine gitmesi gerekir. Bunu yapmanıza Türkiye iktidarı mı engel oluyor Avrupa Birliği mi? Yoksa kurulu yoz düzenin taşlarını yerinden oynatmaya mı çekiniyorsunuz? O zaman neden siyasette var olmaya çalışıyorsunuz? Nasıl oluyor da kocaman laflarınızın altında dişe dokunur hiçbir şey yapmayarak ezilmiyorsunuz?

Can Sarvan’a [email protected]’den doğrudan ulaşabilirsiniz.
:

Yorumunuz

share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın