Yazılar

KKTC üniversiteleri arasındaki rant savaşının bedeli

Yeni bölüm açma izni almak isteyen üniversitelerin Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı borcu, elektrik borcu vb. devlete hiçbir borcu olmamalıdır. Bu bölümlerin açılması, borç olmaması koşulunun yanı sıra fiziki altyapı, akademik personelin sayısı ve nitelikleri, laboratuvar, bilgisayar ve atölye gereksinimleri, serbest çalışma koşulları ve kütüphanesine kadar birçok kriterin yerine getirilip getirilmediğine göre belirleniyor.

YÖDAK sahte diploma skandalı üniversitelerimizdeki devasa kirliliğin ortaya çıkarılan, küçük bir kısmıdır sadece. Öğretim üyelerinin diplomalarının tamamı kontrol edilmeksizin bu mevzunun tüm ayrıntılarının gözden geçirildiği hiçbir şekilde söylenemez. 

Üstelik bazı üniversitelerden sahte diploma aldığı ileri sürülen siyasiler de vardır. Bugüne dek isimleri itinayla deşifre edilmeyen, diplomaları şüpheli siyasilerin kaçının belgeleri sorgulanmıştır? Bu da bazı yozlaşmış politikacılar ve bazı üniversite sahipleri arasındaki kirli ilişkinin bir başka yüzüdür.

Üniversite sahiplerinin doğrudan ya da üst düzey personeli ile siyasete girmesi bile kendi kurumlarının çıkarına hükümetlerden koparmak istedikleri olduğunun göstergesi değil midir? ‘Koparmak’ diyorum zira üniversiteler arasında yıllardır devam eden kanlı savaşlar, devletten kimin en çok beleşe arazi alacağını, hangisinin kuruşa kiraladığı arazide yaptığı yatırımı devlete olan borcuna saydıracağını, kaçının usulsüzce ve plansızca yeni bölüm açabileceğini, bir diğerinin elektrik borçlarını nasıl haksızca öteleyeceğini belirler. Yani ele geçirilecek imtiyaz ve iltimaslara en fazla yolla asılan, koparmak istediğini haksızca koparabilmektedir.

Yozlaşmış siyaset bu noktada bazı kirli politikacılara sahte diploma temini veya başkaca rüşvetlerle yolunu buluyor mu bulmuyor mu? Cumhuriyet Meclisi’nde milletvekillerinin diplomaları hakkında araştırma önergesi verecek bir muhalefet mensubu var mıdır peki? Tüm seçilmişlerin diplomaları YÖDAK tarafından neden incelenmesin? Tertemiz Meclisimize gölge düşürecek sahte diplomalı politikacılar olup olmadığı ancak araştırılarak ortaya çıkarılır değil mi? Toplansın bütün diplomalar, master ve doktora tezleri ile birlikte gönderilsin YÖDAK’a, nasıl olsa her milletvekilimiz ve bakanımız diplomasına, akademik unvanına güveniyor öyle değil mi? Gene mi yoktur seçilmişlerin diplomalarının gözden geçirilmesini Meclis’de gündeme getirecek bir politikacı? Her ülkeden çıkıyor, bir bizden çıkmıyor böyle politikacılar… Yavan, yoz ve çok sıradanlar maalesef… 

Muhalif siyasilerimiz KKTC’deki yoz düzenin biricik sorumlusunun Türkiye iktidarları ve çözümsüzlük olduğu sanrısıyla hem komşumuza hem Kıbrıs’ta dönen dolaplardan habersiz Türkiye muhalif basınına hem yabancılara bir hayli şirin görünür; bir yandan da kendilerinin de beslendiği düzenin devamını sağlarlar. Türkiye rejiminin her taşın altından çıkarılması, geçmişte, örneğin birleşik, federal Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde Makarios’un Kıbrıslı Türklerin vergi ödeme alışkanlığı olmadığını Ankara’ya şikâyet ettiği gerçeği ile hayli çelişiyor. Türkiye'de yolsuzluk kurumsallaşmışsa biz zaten eksik kalamayız mı diyorsunuz? Yoksa zaten hiç temiz olmadık, Türkiye'nin açtığı yolda yolsuzluğun dik âlâsını yaparız mı diyorsunuz?

Dönelim üniversitelere: Bu aralar içi kaynayan YÖDAK, faaliyette olan yükseköğretim kurumlarına 65/2005 Sayılı KKTC Yüksek Öğretim Yasası (Yeni)’nın 43’üncü maddesinin, 2’inci fıkrasının K bendine uygun olarak yeni bölüm açma ön izinlerini verebilecekmiş... Ne diyor K bendi: ‘Yükseköğretim kurumunun, ilgili yasalar uyarınca yapması gereken yatırımlarını yapmadığının ve/veya kamu kurumlarına borcu olduğunun Bakanlık veya YÖDAK tarafından tespit edilmesi halinde yasal yükümlülüklerini yerine getirinceye kadar “Açma Ön İzni” ve/veya “Öğretime Başlama İzni” başvurusu yapamaz ve/veya önceden yapmış olduğu izin başvuruları sonuçlandırılmaz.’

Kısacası, yeni bölüm açma izni almak isteyen üniversitelerin Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı borcu, elektrik borcu vb. devlete hiçbir borcu olmamalıdır. Bu bölümlerin açılması, borç olmaması koşulunun yanı sıra KKTC Yükseköğretim Kurumları Program Açma Ön İzni ve Öğretime Başlama İzni Tüzüğü’ne göre fiziki altyapı, akademik personelin sayısı ve nitelikleri, laboratuvar, bilgisayar ve atölye gereksinimleri, serbest çalışma koşulları ve kütüphanesine kadar birçok kriterin yerine getirilip getirilmediğine göre belirleniyor. YÖDAK Başkanı ve üyeleri yasa ve tüzükteki bu koşul ve kriterlerin hepsini yerine getiren üniversitelere yeni bölüm açma ön izni verebiliyor.

Küçük bir eğitim kurumu sahibi olarak, kodlama kurslarımızın 3 sene önce açılması sırasında Milli Eğitim Bakanlığı’na müfredattı, tüzüktü, izindi kaç kere gidip geldiğimin sayısını hatırlamıyorum bile… O kadar çok kez gittik ve yerinde fiziki değerlendirmeden geçtik ki… Koskoca üniversitelerimizin yeni bölüm açma izinlerinin koşul ve kriterlere uygunluğunun belirlenmesi başlı başına büyük bir iştir. 

Gelgelim YÖDAK’ın denetlediği üniversitelerde, eğitime kaç öğrencinin devam ettiği, kaç öğretim üyesi ve öğretim elemanın üniversitelerde çalışmayı sürdürdüğüne ilişkin veriler sürekli güncellenerek YÖDAK’la paylaşılması gerekirken, bu bilgiler hiçbir üniversite tarafından kurumla paylaşılmıyor. Yeni bölüm açma izinleri alacak olanların zorunlu kriterlere uygunluğu personel yetersizliği nedeniyle YÖDAK tarafından yerinde denetlenemiyor.

Bizim kurslarımızda bile her sene kaç çocuk ve kaç yetişkinin kodlama/bilgisayar programlama dilleri eğitimi aldığı Milli Eğitim Bakanlığı'na bildiriliyor. Hem online olarak hem mektup yoluyla her sene bizden sayılar isteniyor. Koskoca üniversiteler, oldukça gelişmiş IT sistemleri olduğu halde eğitime ve öğretime devam eden öğrenci, öğretim üyesi, öğretim elemanı sayısı ve diğer bilgileri niçin YÖDAK'ın görmesini istemiyor? Aralarında bir şeyleri saklayanlar mı var?

Hükümetle muhalefet, yasa dışı betçi olmak, internet üzerinden dolandırıcılık yapmak, uyuşturucu satmak, kripto para ticareti ile uğraşmak ve kara para aklamak için adaya gelen bazı ‘üniversite öğrencileri’nin Polis’in adli şubelerinde iş yükünü ne kadar arttırdığını, Mahkemeler’deki yargıçlarımızı bu suçlara karşın yüzlerce ‘öğrenci’nin nasıl yorduğunu bilmiyor, duymuyor. Neden acaba?

Her nasılsa tüm vergilerden ve harçlardan muaf tutulmaya devam edilen üniversiteler arasında her yere sızan rant savaşı, eğitim sektörünün kendisini yıkacak kadar şiddetli ve hiddetli… Hani ‘bilim yuvası’ olacaklardı? 

Mutlu yıllar KKTC! 

Dostlaraysa hep birlikte, daha nice güzel senelere…

'KKTC Yükseköğretim Kurumları Program Açma Ön İzni ve Öğretime Başlama İzni Tüzüğü’:

Can Sarvan’a [email protected]’den doğrudan ulaşabilirsiniz.
:

Yorumunuz

share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın