Kıbrıs

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz: 'KKTC güvenli bir devlettir, suç örgütlerine asla geçit verilmeyecektir'

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, salı günü meydana gelen ve iki vatandaşın yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı olayına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, yaşananların toplumda ciddi bir huzursuzluğa yol açtığını belirterek, yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

“Maalesef geçtiğimiz gün istemediğimiz bir olay daha meydana geldi. İki vatandaşımızın yaralandığı bir saldırı yaşandı. Bu elbette yalnızca olayın yaşandığı yerle sınırlı kalmamış, tüm ülkede endişe ve huzursuzluk yaratmıştır” diyen Oğuz, devletin bu tür olaylara karşı sıfır toleransla hareket ettiğini vurguladı.

Yaklaşık son bir yıl içerisinde, yurt dışı kaynaklı özellikle Türkiye Cumhuriyeti bağlantılı bazı organize suç örgütlerinin KKTC’deki iş insanlarını, iş çevrelerini ve son aylarda özellikle oto galerileri hedef alan tehdit ve şantaj girişimlerinde bulunduğuna dikkat çeken Oğuz söz konusu tehditlerle ilgili gerek basına yansıyan gerekse bireysel başvurular doğrultusunda Polis Teşkilatı tarafından yoğun ve titiz çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti ile üst düzey güvenlik iş birliği

İçişleri Bakanı Oğuz, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti ile güvenlik alanında çok yakın ve etkin bir iş birliği yürütüldüğünü vurgulayarak, Sayın Başbakan ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı arasında doğrudan görüşmeler gerçekleştirildiğini, ardından İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’na resmi bir ziyaret yapıldığını aktardı.

Bu ziyaret kapsamında Polis Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkililerle birlikte gerekli koordinasyonun sağlandığını belirten Oğuz, “Çünkü karşı karşıya olduğumuz tehditler yalnızca bireysel suçlar değil, ülke huzurunu ve güvenliğini hedef alan ciddi girişimlerdir. Bu tehditlerin önlenmesi, bertaraf edilmesi ve kökten ortadan kaldırılması için neler yapılabileceğini tüm boyutlarıyla ele aldık” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında yürürlükte olan güvenlik anlaşması çerçevesinde anlık bilgi paylaşımı yapıldığını hatırlatan Oğuz, son yaşanan olaylarda da iki ülkenin emniyet birimleri arasında çok hızlı bir şekilde bilgi alışverişi sağlandığını ifade etti.

“Aydınlatılmayan tek bir dosya yok”

Polis Teşkilatı ve Polis Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarına özel bir parantez açan Oğuz, güvenlik güçlerinin son derece üstün bir çaba ortaya koyduğunu söyledi. “Bugüne kadar yaşanan tehdit, kurşunlama ve benzeri tüm olayların tamamı aydınlatılmıştır. Bu tür suçlarla ilgili aydınlatılmamış tek bir dosyamız yoktur” diyen Oğuz, daha önce iş insanlarını hedef alan 8 ayrı organize olayın çözüldüğünü ve bu olaylar kapsamında 14 zanlının tutuklandığını açıkladı. Oto galerileri hedef alan saldırılarla ilgili ise şu ana kadar 4 olayda toplam 15 zanlının yakalandığını, hukuki süreçlerin devam ettiğini kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti ile kurulan iletişim ağı ve güvenlik listeleri doğrultusunda da belirli şahısların ülkeye girişinin engellendiğini belirten Oğuz, teknolojik unsurların da artırıldığını söyledi. 

Yüz tanıma kameralarıyla ilgili Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü’nün son bir ay içinde iki kez KKTC’ye gelerek çalışmalarını sürdürdüğünü, her konuda mutabakat sağlandığını ve kurulumla ilgili sürecin çalışmaların de en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

Girne Limanı’na X-Ray cihazı geliyor

Silah girişlerinin önemli bir kısmının tırlar aracılığıyla yapıldığının tespit edildiğini belirten Oğuz, özellikle Girne Limanı’nda ciddi bir boşluğun giderildiğini söyledi. Maliye Bakanlığı ve Gümrük Dairesi tarafından yürütülen çalışmalarla Girne Limanı’na X-ray cihazı kurulacağını belirten Oğuz, cihazın önümüzdeki bir iki hafta içinde devreye alınacağını kaydetti.

Bakan Oğuz, Gazimağusa Limanı’nda halihazırda kullanılan X-ray sisteminin benzerinin Girne Limanı’nda da uygulanmasıyla, araç ve tır kontrollerinin çok daha etkin yapılacağını ayrıca bunun yanında limanlara termal kameralarında en kısa sürede yerleştirileceğini belirtti.

“17 yaşındaki bir gencin kullanılması kabul edilemez”

Son olayda 17 yaşındaki bir gencin kullanılmış olmasının toplumda derin bir üzüntü yarattığını dile getiren Oğuz, bunun sadece güvenlik değil aynı zamanda ciddi bir sosyal ve toplumsal sorun olduğunu söyledi.

Oğuz, “Kalem tutması gereken bir yaşta bir gencin eline silah verilmesi kabul edilemez. Bu durum hem toplum vicdanını yaralamış hem de ülke algısına zarar vermiştir. Bu tür yapılar gençleri bir araç olarak kullanmaktadır ve biz bununla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Cezalar artırılacak, caydırıcılık güçlendirilecek: “Kamuoyunda bazı tepkiler olsa dahi, cezaların artırılması konusunda hükümetimiz tereddüt etmeyecektir”

Hukuksal anlamda polisin elinin yasalarla güçlenmesine yönelik adımların da gündemde olduğunu vurgulayan Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in koordinasyonunda Güvenlik Kuvvetleri Komutanı, Polis Genel Müdürü ve İçişleri Bakanlığı’nın katılımıyla yapılan İç Güvenlik İstişare Toplantısı’nda bu konunun ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi.

“Kamuoyunda bazı tepkiler olsa dahi, cezaların artırılması konusunda hükümetimiz tereddüt etmeyecektir” diyen Oğuz, mevcut yargı kararlarının da son derece caydırıcı olduğunu hatırlattı. Son kurşunlama olaylarında faillerin 8,5 yıl ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, suçun niteliğine göre cezaların daha da yükselebildiğini ifade etti.

“Burada bir devlet vardır”

Açıklamasının sonunda net bir mesaj veren Oğuz şunları söyledi: 

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ‘gelirim, suç işlerim ve cezasız kalırım’ denilecek bir ülke değildir. Burada bir devlet vardır, bir yönetim vardır ve güçlü bir irade vardır. Kendi polisimiz, kendi yasalarımız ve mahkemelerimizle çetelere ve organize suç örgütlerine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Amacımız ülkemizin huzurunu, güvenliğini ve yaşanabilirliğini korumaktır. Güvenli bir KKTC, herkes için gereklidir.”                                                                                                                                                    

Sınır kapıları ve muhacerette sıkı denetim

Bu kapsamda, ülke güvenliği açısından riskli görülen kişilerin “inad yolcu” kapsamına alınarak ülkeye girişlerinin engellendiğini dile getiren Oğuz, ek tedbirlerin devreye alınmasının ardından yalnızca havaalanlarında uygulanan 18–30 yaş risk değerlendirmesi çerçevesinde 676 kişiden 78 kişinin ülkeye alınmadığını açıkladı.

Oğuz, bunun yanı sıra 2025 yılı genelinde ise, transit vizesi bulunsa dahi toplam 5 bin 230 kişinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne girişine izin verilmediğini hatırlatarak, “Bu veriler, ‘herkes elini kolunu sallayarak ülkeye giriyor’ algısının doğru olmadığını açık şekilde ortaya koymaktadır” dedi.

Amaçlarının keyfi bir uygulama değil; muhaceret polisinin bilgi, deneyim ve istihbarat destekli değerlendirmeleri doğrultusunda ülkeye geliş amacı net olmayan, güvenlik riski taşıyan kişilerin önlenmesi olduğunu vurgulayan Oğuz, bu uygulamaların caydırıcılık açısından da önemli bir rol oynadığını ifade etti.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın