Dünya

Eski Doğu Alman eyaleti Saksonya-Anhalt seçimlerinde aşırı sağın kazanması bekleniyor

Almanya'da gözler Saksonya-Anhalt'ta: AfD iktidara hiç olmadığı kadar yakın…

Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yaklaşık 1,7 milyon seçmen bugün sandık başına giderken, seçimlerin favorisi aşırı sağcıc parti Almanya için Alternatif (AfD) ve partinin 35 yaşındaki başbakan adayı Ulrich Siegmund.

Eski Doğu Almanya topraklarında bulunan ve yaklaşık 2,1 milyon nüfusa sahip Saksonya-Anhalt'taki seçim, AfD'nin birinci parti çıkmasının beklenmesi nedeniyle Almanya genelinde yakından izleniyor.

AfD'nin mutlak çoğunluğa ulaşması halinde Siegmund, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana Almanya'da bir eyalet yönetiminin başına geçen ilk aşırı sağcı siyasetçi olacak. Böyle bir sonuç, aşırılıkçı siyasi hareketlerin iktidara ulaşmasını engelleme anlayışı üzerine kurulan Almanya'nın savaş sonrası siyasi düzeni açısından tarihi bir kırılma yaratacak.

Perşembe akşamı yayınlanan son ZDF anketine göre, AfD yüzde 41, CDU ise yüzde 23 oy oranına sahip. Sol Parti'nin yüzde 11,5, SPD'nin ise yüzde 8,5 oy alması bekleniyor. Yeşiller Partisi de yüzde 6 oy oranıyla Magdeburg eyalet parlamentosuna yeniden girebilir. Şu anda Saksonya-Anhalt'ta CDU, SPD ve FDP'den oluşan bir koalisyon hükümeti iktidarda.

ZDF anketinde, katılımcıların yüzde 22'si ekonomik durumu eyaletteki en önemli sorun olarak gösterirken, bunu yüzde 17 ile işsizlik takip etti.

Oda parfümü satıcılığından başbakanlık adaylığına

AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki yükselişinin merkezinde 35 yaşındaki Ulrich Siegmund bulunuyor.

Almanya'nın birleşmesinden haftalar sonra, 1990'da doğan Siegmund, doğudaki Orta Çağ kasabası Tangermünde'de büyüdü. Yirmili yaşlarında bir sağlık kuruluşunda müşteri temsilciliği yaptıktan sonra Berlin'de oda kokuları satan kendi şirketini kurdu.

Siyasi kariyerine Hristiyan Demokrat Birliği'nde (CDU) başlayan Siegmund, 2014'te AfD'ye geçti. 2016'da, Avrupa'daki göçmen krizinin siyaseti şekillendirdiği dönemde AfD'nin eyalet parlamentosu listesinden aday oldu. AfD o seçimde oyların yüzde 24'ünü aldı.

Siegmund'un ülke çapında tanınmasını sağlayan asıl dönemse koronavirüs pandemisi oldu.

Pandemi sırasında TikTok üzerinden maske, aşı ve diğer hükümet önlemlerine karşı videolar yayımlayan Siegmund milyonlarca kişiye ulaştı. Bugün TikTok'ta 850 binden fazla takipçisi bulunan siyasetçinin seçim kampanyasının da büyük ölçüde sosyal medya için tasarlandığı belirtiliyor.

Sert politikaları daha yumuşak bir üslupla sunuyor

Uzmanlara göre Siegmund'u AfD'nin diğer önde gelen isimlerinden ayıran özelliklerden biri, partinin sert politikalarını daha iyimser bir üslupla seçmene aktarabilmesi.

AfD, göçmenlerin sınır dışı edilmesinin yanı sıra kamu yayıncılarına verilen finansmanın kesilmesini, okullarda LGBTQ onur bayraklarının yasaklanmasını ve daha fazla Rusça öğretilmesini savunuyor. Parti aynı zamanda büyük ailelere vergi indirimi ve ücretsiz çocuk bakımı öneriyor.

Berlin Humboldt Üniversitesi'nden sosyolog Prof. Steffen Mau'ya göre Siegmund'un sıcak ilişkiler kuran siyasi tarzı, onu AfD'nin geleneksel aşırı sağ tabanının dışındaki seçmenler açısından da daha kabul edilebilir hale getiriyor.

"Almanya'nın en tehlikeli adamı"

Der Spiegel ise ağustos ayındaki kapak haberinde, Siegmund'un neşeli kişiliğiyle partisinin sert siyasi hedeflerini daha kabul edilebilir hale getirdiğini belirterek onu "Almanya'nın en tehlikeli adamı" olarak nitelendirdi.

AfD'nin yükselişinin arkasında Doğu Almanya'nın sorunları var

Saksonya-Anhalt'taki siyasi değişimin arkasında Almanya'nın birleşmesinden bu yana doğu eyaletlerinde yaşanan ekonomik ve demografik sorunların da önemli rol oynadığı belirtiliyor.

1990'dan sonra bölgenin ekonomisi, istihdamı ve nüfusu gerilerken birçok Doğu Alman kendisini birleşmiş Almanya'nın dışında bırakılmış hissetti. Saksonya-Anhalt'taki işsizlik oranı yüzde 8,1 oranıyla Almanya ortalamasının üzerinde bulunuyor. AfD'nin de bu hoşnutsuzluk ve adaletsizlik duygusundan siyasi olarak yararlandığı değerlendiriliyor.

Fotoğraf: Fabrizio Bensch/Reuters

Siegmund'un kampanyasında eski Doğu Almanya'ya yönelik nostalji de dikkat çekiyor. Bazı seçmenler DDR dönemini diktatörlük olarak hatırlarken, bazıları dönemi tam istihdam ve ekonomik istikrarla özdeşleştiriyor. Siegmund zaman zaman Doğu Almanya döneminin eski motosikletleri gibi sembolleri seçim kampanyasında kullanıyor.

Aşırı sağ bağlantıları tartışılıyor

Siegmund'un daha ılımlı siyasi görüntüsüne rağmen çevresindeki aşırı sağ bağlantılar da tartışma konusu.

Kampanya videolarını hazırlayan yapım şirketinin başında Alman istihbaratının aşırılıkçılıkla ilişkilendirdiği Kimlikçiler hareketinden bir aktivistin bulunduğu, sözcüsünün ise geçmişte Hitler Gençliği'nden esinlenen ve daha sonra yasaklanan aşırılıkçı bir grubun üyesi olduğu belirtiliyor.

Siegmund ayrıca Holokost'un (Yahudi Soykırımı) insanlığın işlediği en kötü suç olup olmadığı konusunda hüküm veremeyeceğini söylemesi ve Nazi selamıyla bağlantılı sloganlar atan destekçilerini açıkça kınamaktan kaçınması nedeniyle eleştirildi.

Eleştirmenler, Siegmund'un geçmişte satış elemanı olarak çalışmış olmasına işaret ederek, sadece sahte umut sattığını söylüyorlar.

Siegmund, 2014 yılında bir iş dergisine verdiği demeçte, "Satış yeteneğimi çok erken yaşlarda keşfettim. Satış yapmayı çok seviyorum" demişti.

Kaynaklar: New York Times - Der Spiegel

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın