Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü, Aygün’de eski eşi tarafından öldürülen Saliha Özkol’un ardından Başbakanlık önünde eylem düzenleyerek hükümeti istifaya çağırdı.
Eylemde konuşan CTP Milletvekili ve Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, Özkol’un daha önce polise yaptığı şikâyetlere, darp raporuna ve mahkeme tarafından verilen koruma emrine rağmen korunamadığına dikkat çekti.
CTP Kadın Örgütü Genel Sekreteri Mine Karaca ise kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını vurgulayarak, “Yaşam hakkı gasp edilen her kadının hesabını soracağız. Kadın cinayetleri politiktir. Bir kadının daha öldürülmesini beklemeyeceğiz. Hükümeti istifaya davet ediyoruz” dedi.
Başbakanlık önündeki eyleme CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi ile CTP milletvekilleri de katıldı.
Derya: "Yasaların yalnızca kağıt üzerinde var olması yeterli değil"
Doğuş Derya, Saliha Özkol’un eski eşi tarafından öldürülmeden önce polise şikayetlerde bulunduğunu, darp raporu bulunduğunu ve hakkında mahkeme tarafından koruma emri verildiğini belirterek, bütün bunlara rağmen Özkol’un korunamadığını vurguladı.
Yasaların yalnızca kağıt üzerinde bulunmasının yeterli olmadığını söyleyen Derya; şiddeti önleme danışma merkezlerinin hayata geçirilmesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin etkin biçimde çalıştırılması, şiddete müdahale birimlerinin tüm ilçelerde bulunması ve şiddet faillerine yönelik önleyici müdahale ve rehabilitasyon programlarının uygulanması gerektiğini kaydetti.
Derya, Şiddeti Önleme Danışma Merkezleri’nin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Teşkilat Yasası’nda öngörüldüğünü ancak CTP’li belediyeler dışında uygulanmadığını da söyledi.
“Sosyal çürüme her gün yeni bir şiddet olayıyla karşımıza çıkmaktadır”
Hükümeti rant ve peşkeş üzerinden kendini var etmekle suçlayan Derya, kadınların ve çocukların istismarının önüne dahi geçilemediğini savundu.
Ülkede yaşanan sorunların birbirinden bağımsız olmadığını belirten Derya, kundaklama, darp, hırsızlık, gasp ve kontrolsüz nüfus akışına işaret ederek şöyle konuştu:
“Toplumun sabrı taşmıştır. Bu sosyal çürüme her gün yeni bir şiddet olayı ile karşımıza çıkmaktadır.”
Derya, hükümetin yedi yılda yarattığını savunduğu erozyonun toplumun farklı alanlarında ağır sonuçlara yol açtığını ifade etti.
CTP Kadın Örgütü’nün demokratik mücadele araçlarını kullanmaya, protesto ve basın açıklamalarıyla sesini yükseltmeye, çözüm önerileri ortaya koymaya ve bunların uygulanması için baskı kurmaya devam edeceğini belirten Derya, Ünal Üstel hükümetinin sorumluluk üstlenerek bir an önce görevi bırakması gerektiğini söyledi.
Karaca: Kadın cinayetleri münferit olaylar değildir
Ardından CTP Kadın Örgütü’nün bildirisini okuyan Genel Sekreter Mine Karaca, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Karaca, “Kadın cinayetleri münferit olaylar değildir. Bu cinayetler, yıllardır görmezden gelinen erkek şiddetinin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucudur” dedi.
Hükümetin görevinin cinayet gerçekleştikten sonra açıklama yapmak değil, cinayete giden yolu önlemek olduğunu vurgulayan Karaca, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin hâlâ gerçek anlamda işlerlik kazanmadığını savundu.
Şiddeti önleyecek, risk altındaki kadınları koruyacak ve erken müdahaleyi sağlayacak etkin ve bütünlüklü bir devlet mekanizmasının bulunmadığını ifade eden Karaca, “Kadınları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen ve gerekli mekanizmaları hayata geçiremeyen bir hükümet, yönetme sorumluluğunu yerine getiremiyor demektir” diye konuştu.
“Yaşam hakkı gasp edilen her kadının hesabını soracağız”
Kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu olamayacağını vurgulayan Karaca, CTP Kadın Örgütü’nün mücadeleye devam edeceğini belirterek şunları söyledi:
“Yaşam hakkı gasp edilen her kadının hesabını soracağız. Kadın cinayetleri politiktir. Bir kadının daha öldürülmesini beklemeyeceğiz. Hükümeti istifaya davet ediyoruz.”













Yorumunuz