Cumhuriyet Meclisi'nin 25 Mart 2025 tarihli 33. Birleşimi’nde Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefke Milletvekili Salahi Şahiner, ‘Deniz limanlarının özelleştirilmesi konusundaki mali tutarsızlık’ konulu bir konuşma yaptı.
Şahiner deniz limanlarının özelleştirilmesiyle ilgili olan sürecin çok önceden başladığını, fakat ‘duyumlar’a göre önümüzdeki günlerde uzun uzadıya tartışmalara ve gelişmelere açık bir sürecin içinden geçileceğini belirtti.
KKTC’deki özelleştirmelerin 24/2012 sayılı Özelleştirme Yasası’na göre yapıldığını ve belli başlı ilkeler ve kriterler çerçevesinde sürecin işlediğini ve bu sürecin başında olunduğunu kaydetti.
11 Ekim 2023 tarihli deniz limanlarının özelleştirilmesine ilişkin ön rapora değinen CTP Lefke Milletvekili, raporda eleştirilecek olan çok fazla nokta olmasına karşın söz konusu ön rapor doğrultusunda bir süreç başlatıldığına dikkat çekti.
“Bu ülkeye ithal edilecek olan ve ihraç edilecek bütün ürünler bir yük limanından geçecek”
‘Özelleştirme ihalesi öyle hata yapma lüksünüzün olduğu bir alan değildir. Bu alan, Ercan Havalimanı’nın özelleştirilmesi ihalesine benzemez. Çünkü bu ülkedeki belki de 4 milyar dolara varan ithalatın tek giriş kapısı olarak bir tek yük limanının yapılması öngörülüyor. Bütün ürünler, bu ülkeye ithal edilecek olan ve ihraç edilecek olan bütün ürünler bu yük limanından geçecek. Dolayısıyla yapılacak olan projenin, bu ülkenin ölçeğine uygun yapılması; uçuk projelere kaçılmaması gerekir.
Aksi takdirde bunun bedelinin, özelleştirmeyi kazanacak olan şirket tarafından çıkartılması için, 4 milyar dolara yaklaşan ithalatımızın üzerine, bu yaranın üzerine tuz biber ekecek olan belli başlı adımlar attırma zorunluluğu getirecek size.’ dedi.
Özelleştirmede esas hedefin ‘kamu yararı’ olması gerektiğini, amacın ‘asla özelleştirmenin verileceği şirketin veya peşkeş çekilecek şirketi beslemek olmaması gerektiği”ni dile getirdi. ‘O yüzden bu ülkede Aksa’da, Ercan Havalimanı’nın özelleştirilmesini alan T&T şirketinde, özelleştirme sürecinde yapılan hataların maliyeti belki de bugüne kadar bir mali yıl bütçesini geçmiştir.’ vurgusu yaptı.
‘Yerli yatırımcıyı bu özelleştirme süreçlerinde düşman olarak değil, bu ülkenin insanına yatırım yapanlar olarak görmeniz gerekiyor’
‘Yerli yatırımcıyı bu özelleştirme süreçlerinde düşman olarak değil, bu ülkenin insanına yatırım yapanlar olarak görmeniz gerekiyor’ diyen Şahiner, 2023 yılında yazılan ön raporun ayrıntılarında acil yatırım ihtiyaçlarının bulunduğunun kaydedildiğini ve 1-2 yıl gibi kısa bir vadede bu yatırımların yapılmasının zorunlu olduğunun yazıldığını ancak üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen tek bir çivi bile çakılmadığını belirtti.
“Fakat bu ön rapor kendi kendini yalanlıyor. Sanki Polise, Savcılığa, Başsavcılığa bir şikâyet dilekçesi yazmış gibi ibareler var. Diyor ki: ‘Bu sayılan kuruluşlar tarafından limana herhangi bir yatırım yapılmamakta; buna karşın liman müdürlüğü belli başlı gelirlerinden gelir elde edememektedir. Bu işleticilerin limandaki faaliyetleri de hiçbir şekilde denetim ve kontrole tabi tutulmamaktadır.’ ifadelerini kullandı.
Ön raporda yeni limanın Lefke bölgesindeki Gemikonağı’na yapılması öngörülüyor, karma yük limanlarında verilen hizmetlerle tersane hizmetlerinin de Gemikonağı’na taşınacağı belirtiliyor
Şahiner, ön raporda ‘Kalecik mevkiinde bir yük limanı inşasının uygun olmadığı düşünülmektedir’ denilerek, yeni limanın Lefke bölgesindeki Gemikonağı’na yapılmasının öngörüldüğünü, karma yük limanlarında verilen hizmetlerle tersane hizmetlerinin de Gemikonağı’na taşınacağının ifade edildiğini söyledi.
Bu bağlamda devletin yapacağı belli başlı işlerin özele devredileceğini, özel gelir kalemlerinin ön raporda listelendiğini ve bu kalemlerin Liman Başkanlığı’na haiz olan işlemler olarak kılavuzluk işlemleri, palamar hizmetleri, şamandıra hizmetleri, römorkaj hizmetleri, gemi yanaştırma hizmetleri ve demirleme yeri kirası gibi gelirler olduğunu sözlerine ekledi.
Milletvekili, Liman İşleri Şirketi’nin görev, yetki ve sorumluluk alanında olan bütün gelirlerin hepsinin özelleştirmeyi alacak olan şirkete devredileceğini, özel ilişkili şirketlerin yapmış olduğu işlerin de hepsinin yine bu şirkete gideceğini ve ön rapor doğrultusunda bir liman yapılacağını ve diğer limanların da modernize edileceğinin belirtildiğini rapordan okuyarak aktardı.
Ön rapora göre Gazimağusa’dan ve Girne’den yük taşınamayacak, Gemikonağı’ndaki liman yapıldığı zaman bütün yük artık oradan taşınacak
‘Potansiyel yük limanı olarak, yeni yük limanı olarak’ ön raporda ‘bir tek Gemikonağı uygun görülmüştür. Başka hiçbir yer olmaz,’ dendiğini, yani Gazimağusa’dan ve Girne’den yük taşınamayacağını, Gemikonağı’ndaki liman yapıldığı zaman bütün yükün artık oradan taşınacağını kaydetti.
Ön raporda limanların özelleştirilmesinde ciro paylaşımı yok, cironun %10’nun kamuya aktarılmasından bahsediliyor
‘Vasat’ ön rapora göre, yapılacak olan yeni yük limanının maliyeti ile birlikte Gazimağusa ve Girne yük limanlarının turizm limanlarına çevrilmesinin yüz milyonlarca dolarlık yatırım gerektirdiğini vurguladı. CTP Lefke Milletvekili, raporun girişinde ‘süslü’ ‘kamu yararı’ ibaresine rağmen, Özelleştirme Yasası’na göre limanların 49 yılı geçemeyecek şekilde kiralanabilecekken ve limanların işletme hakkı sözleşmesi ile özelleştirilmesi gerekirken, ihalede yıllık işletme bedelinin yarıştırılacağını, ilave olarak da limanın cirosundan belli bir oranın, raporda parantez içinde yazıldığı üzere ‘örneğin %10’nun’ kamuya aktarılmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Neden ciro paylaşımının düşünülmediğini sorgulayan Şahiner, halbuki ‘ileriki dönem içerisinde artacak olan ithalat, deniz ticaretiyle ilgili burada yapılacak olan işlemlerden” devletin kârlı çıkabileceğini ve kamu yararının ancak böyle sağlanabileceğini söyledi.
CTP Lefke Milletvekili sözlerine şöyle devam etti:
“Devletin özelleştirmeyle birlikte özelleştirmeyi alacak olan şirkete devredeceği gelirler belirli. Bunlar öncelikli olarak gemi yanaştırma, Liman İşleri Şirketi’nin uhdesinde olan işlemler ve vinç hizmetleri. Başka işlemler için gelir kalemi açmadınız. 2024 yılı tahsis edilen ücretler, on iki aylık gelirler, liman ve gemi gelirleri, vinç gelirleri, gecikme zamları, cezalar dahil sair gelirler, özel vinçler için depozitolar dahil, Kıyı Emniyeti’nin almış olduğu bedeller dahil, yolcu hizmeti için olan bedeller dahildir ve bunun içerisinde özel şirkete verilecek olan KDV artı Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın harçları da vardır.
Hepsi toplam ne kadar biliyor musunuz? 262 milyon Türk lirası. Bir yıl içerisinde bu limanların özelleştirilmesiyle birlikte, özellikle yük limanlarından elde edilecek olan gelirlerden toplam elde edilen gelir 262 milyon TL’dir. Serbest bölge yoktur içerisinde. Bunun içerisinde serbest bölgede vinç hizmetleri ve diğer elleçleme hizmetleri eklendiğinde rakam bunun üstüne çıkacaktır. Fakat KDV’sini, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın aldığı harçları çıkacak olursanız büyük ihtimalle 300 milyon TL’yi geçmeyecektir.
Yani yıllık olarak 7-8 milyon dolarlık bir gelir var. Bu gelir brüt gelirdir. Baktığımız zaman yarıdan fazlası giderdir. Dolayısıyla yarısı bile net kâr olarak kalmazken, yılda 8 milyon dolar geliri olan bir yapının özelleştirilmesini ve ilgili şirketten karşılığında da belki de 500 milyon dolara yakın bir yatırım yapılmasını bekliyorsunuz.
Arkadaşlar, buna imza atarsanız bunun sonucu nedir biliyor musunuz? Limanlar Dairesi'nin uygulamış olduğu, Liman İşleri Şirketi'nin uygulamış olduğu gemilerle ilgili harçların düzenlendiği, yani limanlardaki yük boşaltılmasında hurda demirinden tutun da, tahılından, harubundan, çimentosundan, torbalı torbasız narenciye ürünlerinin gitmesine, konteynerların indirilmesine, yolcu bagajlarının indirilmesine, kerestelerin indirilmesine, gemi yaklaştırılmasına yönelik bütün işlemler için bir cetvel var.
“8 milyon dolar gelir elde edeceğiniz bir yerde bir şirketin yüz milyonlarca dolarlık yatırım yapmasını beklerseniz, eninde sonunda pahalılık ve ticarete çok büyük yük getirilecektir”
Eğer yıllık olan bu rakamlar doğruysa, siz 8 milyon dolar gelir elde edeceğiniz bir yerde bir şirketin yüz milyonlarca dolarlık yatırım yapmasını beklerseniz, eninde sonunda pahalılık ve ticarete çok büyük yük getirecek olan, çok zor şartlar altında ticaret yapmaya çalışan ticaret insanlarımızın omuzlarına çok daha büyük yük yükleyecek bir karar almanız gerekecek. O da bu cetvelde ilgili bedellerin artırılmasıyla söz konusu olacak.
“Bir konteyner örneğin 40 dolara geminin üzerinden limana indirilirken, artık 40 dolar değil, 140 dolar almak zorunda olacaksınız. Ve bunun piyasaya yansıması çok ciddi pahalılıktır. Kamu maliyesine yıllık olarak yaratacağı yük ise milyarlarca Türk Lirası olacaktır”
Yani bir konteyner örneğin 40 dolara geminin üzerinden limana indirilirken, artık 40 dolar değil, 140 dolar almak zorunda olacaksınız. Ve bunun piyasa yansıması çok ciddi pahalılıktır. Kamu maliyesine yıllık olarak yaratacağı yük ise milyarlarca Türk Lirası olacaktır.
Dolayısıyla bu ön rapor, kanaatimce değer verilecek, baz alınacak bir rapor değildir.”
Ülkenin ölçeğine, standartlarına uygun, ticaret hacmine, gelişen ekonomik büyümeye, paralel olarak ticaretteki gelişme hacmine uygun bir projeyle yürünmesi gerektiğini ve sadece bu şekilde önümüzdeki süreç içerisinde pahalılık getirilmeyeceğini aksi takdirde yapılacak olan özelleştirmeyle ne kamu yararının ne de kamuda verimliliğin sağlanacağını kaydeden Lefke Milletvekili, bunun sadece ‘bu halkı sömürecek olan ve bir tek şirketi besleyecek olan bir özelleştirme adımı olacağı’nı belirtti.
“Emrullah Turanlı beyefendi yapması gereken işleri yapmadı diye, düzmece bir raporla bu halkın cebinden alınıp, devletin cebinden çıkacak ve bir şirketin cebine girecek olan 19 milyon dolar daha var’
Kamuoyu vicdanını yaralayan Ercan ihalesini hatırlatan Salahi Şahiner, Emrullah Turanlı’nın şirketi T&T’ye 59 milyon liralık peşkeşin unutulmadığını, devlete, ilgili şirkete yapması gerekip de yapmadığı işler için 19 milyon dolarlık bir ödeme yükümlülüğü daha verildiğini anımsattı. ‘Yani bu halkın cebinden alınıp, Emrullah Turanlı beyefendi yapması gereken işleri yapmadı diye, düzmece bir raporla devletin cebinden çıkacak ve bir şirketin cebine girecek olan 19 milyon dolar daha var.’ dedi.
Konuşmasının sonunda Fiber Optik altyapının kurulmasına değinen Şahiner, ‘Sayın Olgun Amcaoğlu çok üzerinde durdu. Bu ülkede doğru yatırım alınması için belli başlı yasalar geçirildi. Teknoparkların gelişmesiyle ilgili yasada eksik olan nokta neydi? Fiber Optik altyapının bu ülkeye kurulması.
Fiber Optik altyapının kurulmasıyla ilgili bir yasa geldi. Şimdi soracağım soru net ve açık ve buna net bir cevap isteyeceğim: İmzalanan protokol ile birlikte, Fiber Optik altyapının bu ülkeye kurulması için, bu ülkede çıkılacak olan bir ihale yerine, imzalanan protokol ile bu işi başka bir şirkete verdiniz mi?” sorusunu sordu.
Şahiner’in iddialarına cevaben söz alan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, vekile kendisini ‘güldürdüğü için’ teşekkür etti!
Salahi Şahiner’in Fiber altyapının ihalesiz şekilde Türk Telekom’a verilme ihtimaline dair yönelttiği eleştirileri yanıtlayan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, sözlerine şu ifadelerle başladı:
“Yani hangi birini düzelteceğimi şaşırdım Salahi’ciğim. Gerçekten… Yahu evden eve Fiber projesi, yıllar önce yapılması gereken ama bir türlü yapılamayan bir proje. Yaklaşık 30 milyon dolarlık bir proje… Bir konsorsiyum kurduk. Bu konsorsiyum 6 ile 7 yıl arasında bir süre içerisinde bunu yapabileceğini söyledi.
Bakan Erhan Arıklı: “İhaleye çıkarsak, biliyorsunuz bir ihale özürlü bir ülkeyiz, sürekli Rekabet Kurulu'ndan ya da mahkemeden dönüyor”
“İhaleye çıkarsak, biliyorsunuz bir ihale özürlü bir ülkeyiz, sürekli Rekabet Kurulu'ndan ya da mahkemeden dönüyor. Bununla ilgili dedik ki bir konsorsiyum kuralım. İki tane GSM firması ve internet altyapı sağlayıcılarından oluşan bir konsorsiyum. Bunlar ihaleye girsin dedik. Ama süre çok uzun. Epey de ciddi bir rakam gerekiyor bu iş için. Bunun üzerine Türk Telekom acaba bu işi yapabilir mi dedik. Türk Telekom’la görüşüyoruz.” diye ekledi.
“Türk Telekom diyor ki ‘Biz bunu en geç 1 yıl içinde bitiririz.’ Onun şartlarını konuşuyoruz. Para koymadan bu işi nasıl yaptırırız, onun derdindeyiz”
Arıklı, “Şimdi senin Türk Telekom'a karşı çıkmanı gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Özel bir şirket derken, birilerine peşkeş çekiyorlar diyorsunuz. Çıkıyorsunuz sürekli yapılan işleri engellemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Yapmayın bunu ya. Yani bu Fiber Optik meselesinde Türk Telekom diyor ki ‘Biz bunu en geç bir yıl içinde bitiririz.’ Onun şartlarını konuşuyoruz. Para koymadan bu işi nasıl yaptırırız, onun derdindeyiz. Bunu konuşurken siz hemen daha ortada fol yok yumurta yok, ‘Bilmem kimlere peşkeş çekiyoruz’ diyorsunuz. Yapmayın ya, yapmayın. Gerçekten yapmayın. Yani bunun adı muhalefet değil.” iddiasında bulundu.
Devlet Hava Meydanları’nın (DHM) KKTC’de ‘Yarısı asfalt, yarısı beton olmaz. Daha doğrusu asfalt pist olmaz’ dediğini aktardı
Ercan Havalimanı’na ikinci pistin yapılması hususunda sözleşmede ikinci pistin ya asfalt ya da yarı asfalt yarı beton olacağının belirtildiğini ancak Devlet Hava Meydanları’nın (DHM) KKTC’de ‘Yarısı asfalt, yarısı beton olmaz. Daha doğrusu asfalt pist olmaz’ dediğini çünkü KKTC’nin sıcak bir ülke olduğunu ve asfaltın bunu kaldırmayacağını bildirdiğini söyleyen Arıklı, “DHM’ye dedik ki, kardeşim tamam, bunun beton olması için ne yapmak gerekiyor? Bedeli nedir? Bilirkişi sensin. Çünkü bizde böyle bir know-how yok. Kalkıp da benim Planlama İnşaat Dairem’in pist şöyle yapılır, böyle yapılır, bunun keşif bedeli şudur diyecek durumu yok. Ve bize bir rapor verdi. Dedi ki, şu kadar paraya beton pist olması lazım. Bunu konuşuyoruz. Şimdi ortada onunla ilgili de henüz daha bir protokol falan yok. Ama yapılması gerekiyordu. Yapılacak. Yapıyorlar. Bir kısmını durdurduk, bekliyoruz.” dedi.
Meclis salonundan seslenen Şahiner, “19 milyon doları bu halkın cebinden alıp, ilgili şirketin cebine koyacaksınız yani’ diyerek tepki gösterdi.
CTP’li vekil Devrim Barçın: Emrullah Turanlı’nın ‘Girne’de yaptırdığı oteli gördünüz mü? Onu da biz yaparız ha!’
CTP Milletvekili Devrim Barçın koltuğundan ‘Girne’de yaptırdığı oteli gördünüz mü? Onu da biz yaparız ha!’ dedi. Arıklı, ‘Senden aldığı vergilerle yapıyor. Ne diyeyim Allah’ım” şeklinde cevap verdi.
Limanlar konusunda Salahi Şahiner’e ‘Haklısın. Oradaki ikazların özellikle doğru. Altını çiziyorum ve büyük bir bölümüne katılıyorum’ diyen Bakan Erhan Arıklı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üç limanın, Gemikonağı, Girne ve Mağusa Limanı’nın ambargolara tabi olmadığını, 1992'den beri Gemikonağı Limanı’nın faaliyetlerini durdurmuş olduğunu kaydetti.
“Girne Limanı ve Mağusa Limanı'nın hali içler acısı. Özelleştireceğiz diye, 2001 yılından beri, bu yılki bütçe de dahil, bütçeye 5 kuruş para koymuyoruz. Oradaki binaların içine bile girmekten korkarsınız”
Gerek Ercan Havalimanı ve gerekse Kıbrıs Türk Petrolleri’nin ihalesinde, yapılan iki özelleştirmede de tartışmaların hâlâ devam ettiğini ifade eden Erhan Arıklı, “Tartışmasız bir özelleştirme yapmanın yolunu, elbette ki iktidarıyla, muhalefetiyle ortak akılla bulacağız. Orada verilmiş herhangi bir karar yok. Bize iletilmiş bir rapor var. O rapor üzerinde çalışılıyor. Ama şunu da takdir edersiniz ki bu limanların, -ön raporda yazılı olan doğrudur, sen de burada okudun- Girne Limanı ve Mağusa Limanı'nın hali içler acısı.
Özelleştireceğiz diye, 2001 yılından beri, bu yılki bütçe de dahil, bütçeye 5 kuruş para koymuyoruz. Oradaki binaların içine bile girmekten korkarsınız. Para, bütçe verilmediği için biz onları yapamıyoruz, tamir edemiyoruz. Kamera yok. Elektrik, ışıklandırma yok. Ama özelleştireceğiz diye oraya da herhangi bir yatırım yapmıyoruz.
Şimdi bir an evvel adım atılıp, özelleştirme konusunda belki bir komisyon kurmamız lazım. Belki Meclis'te bir komite kurup o komitenin iş birliğiyle bu özelleştirmeyi hayata geçirmemiz gerekecek. Ama bununla ilgili Özelleştirme İdaresi biliyorsunuz Maliye'nin kontrolünde. Bizim elimizde değil.
Maliye’nin bürokratlarının biraz elini çabuk tutması gerekiyor. O raporda yazıyor: ‘Gazimağusa Limanı’nda rıhtım çökmek üzere. Gittiğinizde binalara bakın. Çöküyor ve kısa bir süre sonra işlevini kaybedecek’ diyor. Girne Limanı da yine aynı şekilde, orada yazıyor: ‘Mendireğin altı oyulmuş durumda. O mendirek bugün veya bir sene sonra, iki sene sonra sert bir fırtınadan sonra çökebilir ve Girne Limanı kapanabilir.’ Bu da bizim için çok ciddi sıkıntılara neden olur.” diyerek devam etti.
Arıklı, “Ben Maliye Bakanı'ndan da özelleştirmeden sorumlu olan komiteden de rica ettim. Arkadaşlar, bunu bir an evvel yapalım. Ortaya bir şeyler çıksın. Oturalım, muhalefetle de konuşalım. Ortak akılla, el birliğiyle bu limanları bir an evvel bize yakışır bir hale getirelim. Yani orada dediğin rakamlar doğrudur. Mesela elleçtirme işi.[TDK'ya göre,'Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflemek, yerini değiştirmek, büyük kaplardan küçük kaplara aktarmak, kapları yenilemek veya tamir etmek, havalandırmak'.] Hem özelleştirmeden bahsedeceksin, hem de elleçleme işini oradan ayırıp başka bir yere vereceksiniz. Bu doğru bir şey değil. Şimdi sen o limanların en önemli gelir kaynağını, elleçtirmeyi dışarıda tutarsan, o zaman adam niye gelsin oranın özelleştirmesine girişsin? Bu doğru bir şey değil. Zaten o elleçtirme işinin ihalesi de biliyorsunuz en son iptal edildi ve şu anda Limanlar Dairesi'nin kontrolüne alınabilmesi için -kontrolümüzde ama yasa olarak kontrol altına alabilmemiz için- komitedeki o üç tane yasanın bir an evvel geçmesi gerekiyor. Sen de o komitedesin, Erkut (Şahali) vekilim de orada. Onu biraz hızlandırabilirsek bu konuyu biraz daha aklıselim bir şekilde ele alıp tartışabiliriz.” dedi. CTP’den vekillere seslenerek, ‘Bu konuda yaptığınız yardımları asla yadırgayamam ve teşekkür ederim.’ diye ekledi.
CTP Milletvekili Salahi Şahiner Meclis’te yerinden bir soru sordu: “Sayın Bakan, Türk Telekom'la yaptığınız pazarlıklar, görüşmelerle ilgili daha detaylı bilgi verecek misiniz? Yoksa Türk Telekom'la herhangi bir pazarlık yapılmadı mı?”
Bakan Arıklı şu yanıtı verdi: “Göreve ilk geldiğimde Fiber bizim için çok ciddi bir sıkıntıydı. Yaklaşık 30 milyon dolarlık bir kaynak istiyor. Devlet olarak bizim bu kaynağı ayırabilecek gücümüz yok. Türk Telekom’a ‘bu konuda sizin yardımınız olur mu?’ diye sormuştum 3 sene önce. O zaman demişlerdi ki, ‘hayır, bizim şu anda Türkiye’de çok yoğun işlerimiz var’. İlgilenmemişlerdi.
Ama bundan 5-6 ay önce ilgilenmeye başladılar. Protokole konuldu. İş birliği yapacağız öncelikle. Perşembe günü de buraya geliyorlar. Perşembe günü ilk konuşmalarımızı yapacağız. Ortada henüz hiçbir şey yok. Onun için detay verecek durumda değilim çünkü detay konuşulmadı. Detaylar konuşulduğunda da elbette sizinle paylaşırım. Bundan herhangi bir sıkıntı yok.
Ama senden ricam, daha ortada hiçbir şey yokken, sırf duyum üzerine bu şekilde başlamamış bir işin önüne set çekmen doğru değil Salahi. Yani Türk Telekom'la ilişki ya da o şirket neyin nesidir bana sorabilirsin. Yani Türk Telekom’a bile karşı çıkarsak veya onun bu ülkeye gelmesine engel olmaya çalışırsak bu ülkeye fayda sağlamayız. Gerçekten sağlamayız.”
Salahi Şahiner tekrar kürsüye geldi: “Türk Telekom buraya evden eve, Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a kadar 1 yılda Fiber Optik kablo döşeyemez”
Kürsüye gelerek konuşan Şahiner, “Sayın Bakan, yani bu konular her konuşulduğunda sürekli olarak Türkiye'nin kurum ve kuruluşlarına veya şirketlerine karşı olduğumuz suçlamasıyla, hemen işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Bir soru sordum. Şirket (Türk Telekom) Varlık Fonu’ndaki bir şirket.
Şimdi bunların detayları var. Bir yılda Türk Telekom buraya evden eve, Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a kadar Fiber Optik kablo döşeyemez Sayın Bakan. Döşeyemez. Bu bir. İkincisi, topu topu 30 milyon dolarlık bir proje. Devletin cebinden para çıkmadan da bu yapılabilirdi. Yani ne yapacak? Türk Telekom gelecek, bu işi bize bedava yapacak, ondan sonra yönetimini bırakıp gidecek mi? Nedir bunların detayları? Ve bunu protokole koyacak kadar ileriye gidebiliyorsunuz. Çoktan bu işin bitmesi gerekiyordu.“ dedi.
Arıklı: “Doğmamış çocuğa don biçme ya. Sen benimle donun rengini konuşuyorsun ya”
Arıklı oturduğu yerden: “Doğmamış çocuğa don biçme ya. Sen benimle donun rengini konuşuyorsun ya. Daha çocuk ne olacak belli değil ya. Ya gerçekten zorlanıyorum.” diyerek Şahiner’e tepki gösterdi.
Yorumunuz