Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron salı günü yaptığı açıklamada, Fransa'nın Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerleri ve konteyner gemileri için bir "refakat sistemi"ne öncülük etmeye hazır olduğunu, ancak bunun yalnızca "hava saldırılarının ana aşaması sona erdikten sonra" gerçekleşeceğini söyledi.
Fransa Savunma Konseyi toplantısında konuşan Macron, Fransa'nın bölgedeki ülkelerle, Hindistan ve Avrupalı müttefiklerle, "savaş operasyonlarından tamamen ayrı" bir refakat sistemi kurma konusunda görüşmelere başladığını söyledi. Böyle bir sistemin ancak İran ile görüşmeler yapılması ve çatışmayı önleyici girişimler ile birlikte kurulabileceğini, güç kullanılarak kurulamayacağını da sözlerine ekledi.
Macron, "Biz çatışmanın tarafı değiliz ve bu nedenle Fransa, mevcut bağlamda Hürmüz Boğazı'nı açma veya özgürleştirme operasyonlarına asla katılmayacaktır" dedi.
ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joseph Kent istifa ettiğini açıkladı. Cumhuriyetçi Kent, ABD Başkanı Donald Trump'a yazdığı açık mektubu X'de paylaştı. Mektupta, "İran’a karşı yürütülen devam eden savaşı vicdanen destekleyemem. İran, ülkemiz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı, İsrail ve onun güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır” diye yazdı.

Joe Kent, Wikipedia
Mektubu şöyle:
“Uzun bir değerlendirme sürecinin ardından, bugün itibarıyla Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevimden istifa etme kararı aldım.
İran’a karşı yürütülen devam eden savaşı vicdanen destekleyemem. İran, ülkemiz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı, İsrail ve onun güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır.
2016, 2020 ve 2024 seçim kampanyalarınızda savunduğunuz ve ilk döneminizde hayata geçirdiğiniz değerleri ve dış politikaları destekliyorum. 2025 Haziran ayına kadar, Orta Doğu’daki savaşların Amerika’yı vatanseverlerimizin değerli hayatlarından mahrum bırakan ve ülkemizin zenginliğini ile refahını tüketen bir tuzak olduğunu anlamıştınız.
İlk yönetiminizde, modern dönem başkanları arasında belki de en iyi şekilde, bizi bitmeyen savaşlara sürüklemeden askeri gücü kararlı biçimde nasıl kullanacağınızı kavramıştınız. Bunu, Kasım Süleymani’yi öldürerek ve IŞİD’i yenilgiye uğratarak gösterdiniz.
“Bu bir yalandı ve İsraillilerin bizi, ülkemize en iyi kadın ve erkeklerimizden binlercesinin hayatına mal olan felaket Irak savaşına sürüklemek için kullandıkları aynı taktiktir. Bu hatayı bir daha yapamayız”
Bu yönetimin ilk dönemlerinde, üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının etkili isimleri, “Önce Amerika” platformunuzu tamamen zayıflatan ve İran’la savaşı teşvik etmek için savaş yanlısı duyguları körükleyen bir dezenformasyon kampanyası yürüttü. Bu yankı odası, sizi İran’ın Amerika Birleşik Devletleri için yakın bir tehdit oluşturduğuna ve hemen harekete geçilirse hızlı bir zaferin mümkün olduğuna inandırmak için kullanıldı. Bu bir yalandı ve İsraillilerin bizi, ülkemize en iyi kadın ve erkeklerimizden binlercesinin hayatına mal olan felaket Irak savaşına sürüklemek için kullandıkları aynı taktiktir. Bu hatayı bir daha yapamayız.
11 kez muharebeye katılmış bir gazi ve İsrail tarafından kurgulanmış bir savaşta sevgili eşim Shannon’ı kaybetmiş bir “Gold Star” eşi olarak, Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikan hayatlarının bedelini haklı çıkarmayan bir savaşta yeni nesli savaşmaya ve ölmeye göndermeyi destekleyemem.
İran’da ne yaptığımızı ve bunu kimin için yaptığımızı derinlemesine düşünmenizi diliyorum. Cesur adımlar atmanın zamanı şimdi. Ülkemiz için yeni bir yol çizip rotayı değiştirebilirsiniz ya da daha fazla gerileme ve kaosa sürüklenmemize izin verebilirsiniz. Karar sizin elinizde.
Yönetiminizde görev yapmak ve büyük ulusumuza hizmet etmek benim için bir onurdu.”
Thank you President Trump!
— Joe Kent (@joekent16jan19) February 4, 2025
It’s an honor to serve our nation again, time to keep our nation safe & strong! pic.twitter.com/yxyknrTTMN
Donald Trump salı günü, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in İran'a karşı savaşa karşıtlığını açıkça dile getirmesinin ardından istifasını "iyi bir şey" olarak nitelendirdi. ABD Başkanı, Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "Onun güvenlik konusunda her zaman zayıf olduğunu düşünmüştüm" dedi.
ABD Başkanı Trump, İran'daki ABD çabalarına destek vermekte isteksiz davranan NATO müttefiklerine sert tepki gösterdi. Sosyal medya paylaşımında, ABD'nin İran Donanması ve Hava Kuvvetlerini zaten yok ettiğini ve artık NATO, Japonya, Avustralya veya Güney Kore'den yardıma ihtiyacı olmadığını söyledi. Trump'ın talebinin reddedilmesinin ardından petrol fiyatları yükseldi.
Ali Laricani, Fotoğraf: AP/Bilal Hussein
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, bir video mesajında, "Genelkurmay Başkanı az önce bana, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri [Ali] Laricani ve İran'ın merkezi baskı aygıtı olan Basij'in başı [Gulam Rıza] Süleymani, dün gece etkisiz hale getirildiğini bildirdi" dedi.
Katz’ın açıklamasının ardından ordu, birçok üst düzey yetkiliyi ortadan kaldırarak İran rejimine "önemli bir darbe" vurduğunu iddia etti. Ayrıca, gece düzenlenen bir hava saldırısında Basij komutanı lideri Gulam Rıza Süleymani’nin öldürdüğünü de duyurdu.
Salı sabahı gazetecilerle yaptığı brifingde bir askeri yetkili, “Ali Laricani, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterliği görevini yürütüyordu, ancak gerçekte tüm İran rejiminin fiili lideriydi” dedi.
İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani tarafından yazıldığı iddia edilen bir notun fotoğrafı, Laricani'nin sosyal medya hesaplarında paylaşıldı. Laricani notta, öldürülen İranlı askerleri anıyor.
Bu paylaşım, İsrail Savunma Bakanlığı'nın Laricani'nin bir hava saldırısında öldürüldüğünü açıklamasından kısa bir süre sonra yapıldı.
İsrail Başbakanı, sosyal medyada yayınlanan bir konuşmasında, "Bu sabah Ali Laricani'yi ortadan kaldırdık" diye övündü. "Ali Laricani, İran'ı fiilen yöneten bir haydut çetesi olan Devrim Muhafızları'nın başıdır. Onunla birlikte, Tahran ve diğer İran şehirlerinin sokaklarında terör estiren haydutların yardımcıları olan Basij'in komutanını da ortadan kaldırdık" diye devam etti.
"İran halkına bu rejimi devirme fırsatı vermek umuduyla bu rejimi sarsıyoruz. Bu birdenbire olmayacak, kolay olmayacak, ancak azimle çalışırsak, kaderlerini kendi ellerine alma şansı vereceğiz” dedi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, İran güvenlik şefi Ali Laricani ve milis lideri Gulam Rıza Süleymani’nin öldürüldükleri iddiasının ardından İranlıların artık "daha güvende" olduğunu açıkladı. İsrail ordusu daha önce bu kişilerin hava saldırılarında öldürüldüğünü bildirmişti.
Kudüs'te konuşan Sa'ar, İsrail'in İran'ın "baskı mekanizmasını" zayıflattığını söyledi. Rejimin ancak İran halkı tarafından devrilebileceğini ve bunun dış yardım olmadan imkânsız olduğunu da sözlerine ekledi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Bakanlıkta görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
"Savaşın Lübnan'da da yaygınlaşmaya başladığını" ve Irak'ta da "giderek daha çetrefilli hale geldiğini" belirten Fidan, "İslam dünyasının başına çökmüş olan bu savaş musibetinin bir an önce kaldırılması için ne türden adımlar atması konusundaki gayretlerimiz bitmiyor" ifadesini kullandı.
Fidan, İsrail'in İran'a saldırılarına dikkati çekerek, "Diğer taraftan İsrail'in siyasi suikastleri, özellikle İranlı devlet adamlarına, siyaset adamlarına yönelik yaptığı siyasi suikastler, normal savaş hukukunun dışında olan gerçekten illegal faaliyetler. Bunların da bir an önce son bulması gerekiyor" diye konuştu.
Yarından itibaren bölge ziyaretlerine çıkacağını bildiren Fidan, şöyle devam etti:
"Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada inşallah hem Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) konuyla ilgili mesajlarını paylaşmak hem de Türkiye'nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini, tekliflerini paylaşmak istiyorum."
İran basınına göre, birçok protestocu, İranlı yetkililerin halkı "Siyonist düşmanların olası komplolarını engellemek için saat 17:00'de tüm şehir meydanlarında toplanmaya" çağırmasıyla meydanlarda toplandı.
Salı günü erken saatlerde İranlı yetkililer, vatandaşları Sri Lanka açıklarında bir Amerikan denizaltısı tarafından batırılan fırkateynlerindehayatını kaybeden 84 denizci için düzenlenecek cenaze törenlerine katılmaya çağırdı.
Bu çağrı, Tahran'ın henüz doğrulamadığı, İran Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin ölümünün İsrail'de duyurulmasının ardından ve cuma günü kutlanacak Fars Yeni Yılı öncesindeki Çeharşenbe Suri (Çarşamba Suri) bayramından hemen önce yapıldı.
Tahran'daki yargı makamları pazar günü halka, Çaharşanbe Suri bayramı için her zamanki gibi sokaklara çıkmamaları yönünde talimat verdi. Tasnim haber ajansına göre, yetkililer, "Kamu barışını ve güvenliğini korumak için lütfen bayram süresince ateş yakmaktan veya havai fişek atmaktan kaçının" dedi.
Rus haber ajansı TASS'a göre, İran'ın Moskova Büyükelçisi, İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’in tıbbi tedavi için Rusya'da olduğu yönündeki haberleri yalanladı.
Birkaç gün önce Ali Laricani, ABD Başkanı Donald Trump'ı tehdit etmişti. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı, X platformunda "Yok edilmemeye dikkat edin" diye yazmıştı. Şimdi ise Laricani'nin İsrail ve ABD'nin düzenlediği bir saldırıda öldürüldüğü bildiriliyor.
Eğer doğrulanırsa, Laricani'nin ölümü İran rejimine ağır bir darbe olacaktır. Liderlik kadrosunda ondan daha uzun süre çeşitli görevlerde bulunan az kişi vardır: Devrim Muhafızları üyesi, ulusal yayın kuruluşu başkanı ve parlamento başkanıydı. Yüksek Lider Ali Hamaney, ölümünden kısa bir süre önce ona devlet işlerini emanet etmişti.
ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş üçüncü haftasına giriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran halkı için bir video mesajı kaydetti. Ofisi tarafından yayınlanan videoda Netanyahu, yaklaşan Nevruz Yeni Yılı vesilesiyle "cesur İran halkına" "mutlu bayramlar" diledi. Video, İsrail'in İran'daki hedeflere yönelik saldırıları aralıksız devam ederken yayınlandı.
Nevruz, her yıl ekinoksta dünya çapında kutlanır. Netanyahu, bunun "İran halkının ışığın karanlığa ve iyiliğin kötülüğe karşı zafer kazanacağına dair sarsılmaz inancını" yansıttığını söyledi.
Irak'ın başkenti Bağdat'taki ABD büyükelçiliğine tekrar saldırı düzenlendiği bildirildi. Reuters ve AFP'nin haberine göre, büyükelçilik yakınlarında patlamalar ve siren sesleri duyuldu. Bir görgü tanığı Reuters'e, balkonundan büyükelçilik arazisinde bir yangın gördüğünü söyledi. Güvenlik kaynaklarına göre, yangının bir insansız hava aracı (İHA) tarafından başlatıldığı anlaşılıyor.
Başka bir görgü tanığı ise büyükelçiliğin hava savunma sistemlerinin birkaç İHA'yı imha ettiğini belirtti. Reuters ayrıca, en az üç İHA'nın havaalanındaki bir ABD diplomatik tesisine saldırdığını da bildirdi.
Donald Trump, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle Nisan başında planlanan ziyaretini erteledikten sonra, "Çin ile mükemmel çalışma ilişkilerimiz var, bu yüzden beş veya altı hafta içinde oraya gideceğiz " açıklamasını yaptı.
Reuters'ın kaynaklarına dayandırdığı habere göre, ABD, Hizbullah'ı silahsızlandırmaya yardımcı olmak için Suriye'yi Lübnan'ın doğusuna asker göndermeye teşvik etti. Ancak Şam hükümeti böyle bir göreve girişmek konusunda tereddütlü. Şam, şubat sonundan beri devam eden Orta Doğu savaşına dahil olmaktan ve mezhepsel gerilimleri artırmaktan çekiniyor.
Kaynaklar, ABD ve Suriye temsilcilerinin bu fikri ilk olarak geçen yıl görüştüğünü belirtti. Konu, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşı öncesinde veya hemen sonrasında ABD tarafından tekrar gündeme getirildi. Şam'daki mevcut Sünni-İslamcı hükümetin sınır ötesi bir operasyonu düşündüğü ancak temkinli davrandığı bildirildi.
İki Suriyeli yetkili, ABD'den savaş başlamadan kısa bir süre önce bir talep geldiğini söyledi. Batılı bir istihbarat kaynağı ise bunun savaş başladıktan hemen sonra olduğunu belirtti.
Reuters bu makale için toplam 10 kaynakla görüştü: altı Suriyeli yetkili ve hükümet danışmanı, iki Batılı diplomat, bir Avrupalı yetkili ve bir Batılı istihbarat kaynağı. Hepsi, Suriye'nin Sünni İslamcı liderliğindeki hükümetin sınır ötesi bir operasyonu ihtiyatlı bir şekilde değerlendirdiğini ancak tereddüt ettiğini söyledi.
Şubat başından beri Şam, Lübnan sınırına füze birlikleri ve binlerce asker konuşlandırdı, ancak bunun tamamen savunma amaçlı bir önlem olduğunu savunuyor.
Üst düzey bir Suriyeli yetkili, Şam ve Arap müttefiklerinin Suriye'nin savaşa karışmaması ve sadece savunma tedbirleri alması konusunda anlaştığını ileri sürdü.
Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonu, İran'daki Minab’daki kız okuluna düzenlenen çoğu çocuk 175 kişinin öldüğü saldırıyla ilgili soruşturma başlattı. Misyon üyesi Max du Plessis, "Bu soruşturmanın henüz başlarındayız" dedi ve İran'daki kayıp rakamlarını doğrulayan güvenilir raporlar olduğunu ekledi. "Bu olayların masum kurbanları göz önüne alındığında, bağımsız bir soruşturmaya acilen ihtiyaç duyulduğu açıktır" dedi.
Donald Trump daha akıllı davranmalıydı. Wall Street Journal'a göre, 28 Şubat'ta İran'a karşı savaşı başlatmadan önce bile, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Tahran'daki liderliğin saldırıya uğraması durumunda Hürmüz Boğazı'nı muhtemelen kapatacağı konusunda Trump’ı uyarmıştı. Trump, rejimin boğazı kapatmadan önce çökeceğine inanarak generalin uyarısını dikkate almamıştı.
Trump asimetrik bir savaşın içinde kaldı. Ve her geçen gün, buna hazırlıksız olduğu daha da netleşiyor. Trump açıkça hızlı bir konuşlandırma planlamıştı ve şimdi doğaçlama yapmak zorunda kalıyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Financial Times'a verdiği demeçte, askeri yardımın boğazı açmak için "uzun vadeli veya sürdürülebilir bir çözüm olmadığını" söyledi. Yetkili, "Riski azaltıyor, ancak risk hâlâ mevcut. Ticaret gemileri ve denizciler etkilenebilir" dedi.
ABD-İsrail'in İran'la savaşının başlaması, normalde dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği dar boğazı fiilen kapattı. İran, çatışmaların başlamasından bu yana Körfez bölgesinde en az 18 gemiye saldırdı ve yeni dini lideri Mücteba Hamaney boğazı gemi trafiğine "kapalı" ilan etti. Dünya petrol arzındaki daralma, Brent petrolünün fiyatını varil başına 100 doların üzerine çıkararak küresel ekonomik şok endişelerini artırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın petrol akışının yeniden başlaması için ticari gemilere deniz kuvvetleri tarafından refakat sağlanacağına dair verdiği söze rağmen, henüz hiçbir koruma sağlanmadı.
Dominguez, sorunun bir kısmının boğazın coğrafyasından kaynaklandığını söyledi. Boğaz en dar noktasında 33 km genişliğinde, ancak her iki yöndeki trafik için derin su gemi geçiş yollarının toplam genişliği sadece iki deniz mili (yaklaşık 4 km). Hürmüz Boğazı, İran tarafında dağlarla çevrilidir ve bu durum, gemilere yüksekten ve fazla uyarı vermeden saldırabilen saldırganlara avantaj sağlıyor.
Dominguez, "Biz bu çatışmanın dolaylı kurbanlarıyız" dedi. Körfez'de mahsur kalan gemilerin mürettebatı için yiyecek ve malzeme sıkıntısı çekmesinden de ciddi endişe duyduğunu söyledi.
“Özellikle gemilerin Hürmüz Boğazı'nda veya Basra Körfezi bölgesinde serbestçe faaliyet gösterememesi nedeniyle durum endişe verici,. Limanlara erişim de sınırlı çünkü liman tesisleri hedef alınıyor. Bir noktada, gemilerin faaliyetlerine devam edebilmesi için gerekli yiyecek, su ve yakıt tedarikinde azalma başlayacak” dedi.
IMO, Körfez'deki gemi sahipleri için operasyonel riskleri görüşmek ve çatışmanın yatıştırılması çağrısında bulunmak üzere çarşamba ve perşembe günleri olağanüstü bir konsey toplantısı düzenleyecek. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları verilerine göre, 2 Mart ile 14 Mart tarihleri arasında boğazdan sadece 47 kargo gemisi ve tanker geçti. Bunlardan birkaçı milyarder gemi sahibi Yunan armatör George Prokopiou'ya ait olup, ikisi Hindistan'a petrol sevkiyatı yapıyordu.
Dominguez, gemi yöneticilerine "sefer yapmamaları, denizcileri ve gemileri riske atmamaları" çağrısında bulundu ve "herhangi bir gemi sahibi veya gemi işletmecisi risk almadan önce durumu yatıştırmamız gerekiyor" dedi.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP, World Food Programme) tarafından yapılan analizler, İran ile savaşın yaklaşık 45 milyon insanı "şiddetli gıda güvensizliğine veya daha kötüsüne" itebileceğini gösteriyor.
WFP, yaptığı açıklamada, "Dünya genelinde gıda güvensizliğinden etkilenen insan sayısı, Ukrayna'daki savaşın başlangıcında görülen seviyelere ulaşabilir" uyarısında bulundu. WFP, çatışmanın yıl ortasına kadar sona ermemesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması durumunda bunun gerçekleşebileceğini belirtti. Analize göre, Sahra altı Afrika ve Asya ülkeleri, gıda ve yakıt ithalatına büyük ölçüde bağımlı oldukları için özellikle savunmasız durumda.
WFP'ye göre, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı tam ölçekli işgali başladığında ve yaşam maliyeti krizini tetiklediğinde, küresel açlık rekor seviyelere ulaşmış ve 349 milyon insan etkilenmişti.
Donald Trump'ın İran'la savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın fiili abluka altına alınması, ABD'deki benzin istasyonlarında yakıt fiyatlarını her geçen gün daha da yükseltiyor.
AAA otomobil kulübünün istatistiklerine göre, dizel yakıtın fiyatı salı günü ABD genelinde ortalama 5,04 dolar (3,79 litre) oldu. Bu, fiyatın tekrar 5 doları aştığı anlamına geliyor; dizel en son Aralık 2022'de, küresel enerji krizi sırasında bu kadar pahalıydı.
ABD ve İsrail saldırılarının başlamasından bu yana, dizelin fiyatı galon başına 1,27 dolar arttı. ABD benzin istasyonları şu anda normal benzin için ortalama 3,79 dolar ücret alıyor; bu, 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana galon başına 73 sent daha fazla.
Dizel yakıttaki keskin fiyat artışı, diğer ürünlerin, özellikle de uzun mesafeler kateden gıda ve malların fiyatlarını da artırabilir. Sonuçta, hem çiftçiler hem de kamyon şoförleri araçları için bu yakıta ihtiyaç duyuyor.











Yorumunuz