Özel Haber

Çevre konusunda tüm makamlar ölü taklidi yapıyor!

Biri belgeyi gönderdim diyor, öteki almadım yalanı atıyor...

Yapılan haberler ve alınan Mahkeme kararları işlemiyor, yüzlerce çevre ihlaline her gün bir yenisi ekleniyor. Belediye başkanlarından kaymakamlara, Polis'ten iktidar yöneticilerine kadar her makam ölü taklidi yapıyor.

Yasalardaki ceza maddeleri kimseyi caydırmıyor, Mahkeme kararları yasaya uymayanları korkutmuyor, yasalara aykırı hareket eden memurları görevden alan bulunamıyor, yasa dışı inşaatlar yıkılmıyor…

Biri belgeyi gönderdim diyor, öteki almadım yalanı atıyor. İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı olduğu dönemden bu yana yıkacağını söyleyip durduğu Apo’nun Yeri’ndeki inşaat bitiriliveriyor. Mahkeme kararı ile ara emri alınıyor, inşaatı yapan Ramat Development Mahkeme kararını delip girilemez binaya işçilerini gönderiyor ve çevre düzenlemesi yapıyor. Polis’e şikâyetleriyle Yeşil Barış Hareketi her gün yeni bir açıklama yayımlıyor ama yoz devletin yoz yöneticileri ve yoz memurları yine susuyor.

‘Yoz’, terbiyeyi bozmayan bir kelime… Tavuk kümesinin bekçileri tilkiler olunca anlayacakları dilden konuşmak gerekiyor. 

Chamada Otel İmar Planı’na aykırı kat çıkıyor, UBP’li Başbakan şimdilik durdurun da sonra bakarız diyerek zamana oynuyor. CTP’li Çatalköy-Esentepe Belediye Başkanı Ceyhun Kırok hep bir yerlere ekipleri göndereceğini söylüyor ancak sonunda ne Northernland'in ve Uçanok'un beton santrallerini kaldırıyor ne de Baştaşlar İnşaat’ın hukuksuzlukları ile uğraşıyor.

DP’li Turizm Bakanlığı’na bağlı bir daire, Şehir Planlama Dairesi’nin başındaki Türkmen Yiğitcan’ın İmar Planı’na aykırı adımları ile her gün eleştirileri üzerine çekiyor, Turizm Bakanlığı’nın diğer bir dairesi Çevre Koruma Dairesi ise yapılanların Çevre Yasası’na aykırı olduğuna dair her ilgili makama sürekli yazı gönderiyor.

Çevre Koruma Dairesi Müdürü Abdullah Aktolgalı’nın bilgi ve gereğini saygıyla arz ettiği ‘ivedi’ yazıları, dağıtımına eklenen makamların başındaki tilkilerin acaba işine mi geliyor? Yazıyı gösterip üzerimizde çok baskı var, senin işini halledeceğiz de bize ne kalıra mı yarıyor? Tilkiler öyledir, isteyeceklerinde kime, nasıl konuşacaklarını çok iyi bilirler.

Anayasa'da devletin resmi dilinin Türkçe olduğu yazarsa da yoz devlet yöneticilerinin ayrı bir lisanı var. Menfaatleri olmadığında yüzünüze söylemedikleri ile konuşurlar. Susarak, halka açıkça kasasında parası olana yasalar uygulanmaz söylencesinin gerçek olduğunu kabul ettirmeye çalışırlar. Paran kadar yasayı deleriz, paran kadar seninle konuşuruz, parandan ne aldığımıza göre halka ölü taklidi yapabiliriz demeye getirirler.

Tüm dünyada demokrasiye inancın azalmasının temel nedeni bu rezil, susarak konuşan yöneticilerdir. Faşizmin gelişinin dayanak noktalarından biri, dürüst olmayan seçilmişlerin söyledikleri ile yaptıkları arasındaki büyüyen boşluktur. Mesafe arttıkça toplumlar demokrasiye inancını kaybeder. İnsanlar ülkelerinden göç eder veya demokrasiden uzaklaşarak despot milliyetçilerin oyununa gelir yahut her türlü yolsuzluk karşısında eylemleriyle hesap verebilir bir siyasi kültürün oluşması için mücadele etmeye başlarlar. KKTC'den umudu kesenler ülkeden ayrılıyor ya da son zamanlarda artan bir sıkılıkla ifade edildiği üzere 'Türkiye'ye bağlanalım gitsin daha iyi' görüşüne sığınıyor. Üçüncü seçeneği işletmekten henüz uzaktayız.

Durdurulmayan Çevre Yasası ihalelerine bakıldığında KKTC’de kamu malı ormanların ve denizin ölü taklidi yapan tilkilere emanet olduğu görülüyorsa, ülkede yaşayanlar betonlaşmadan, yeşille bütünleşememekten, temiz denize girememekten, çocuklarının sağlıklarının tehlikeye girmesinden ve hastalıklara yakalanmalarından hesap sormayacaksa daha beter sonuçlarla karşılaşılacak. 

Yasalara aykırı hareket eden daire müdürleri, belediye başkanları, bakanlar ve Mahkeme kararlarına uymayanları durdurmaktan itina ile kaçınan Polis amirlikleri arasında, iki örgüt Yeşil Barış Hareketi ve Kıbrıs Türk Şehir Plancıları Odası dışındaki çevre örgütleri neredeler?

Yurttaşın sessizliğine güvenen tilkilere gelince: Halkın sırtından zengin olmak için siyasete girdiğinizi, politikadan veya devlet memurluğundan neler elde ettiğinizi ne kadar saklamak isterseniz isteyin bulup kasım ayından itibaren ortaya çıkaracağız ve sizleri Mahkeme’lere teslim edene kadar peşinizi bırakmayacağız. 

Başkaları da bırakmayacak peşinizi: CTP İskele milletvekili Fide Kürşat'ın ağızından “Memleketi parsel parsel yabancıya devrediyoruz” cümleleri Kıbrıs Rum basınında 'Memleketi parsel parsel yabancıya devrediyorlar'a boşuna dönüşmüyor.

Kıbrıslı Rumlar el konulan mülklerinin Kıbrıslı Türklerden yabancılara satıldığını gördükçe uluslararası arenaya KKTC'yi daha fazla şikâyet ediyor...


Eğri oturduktan sonra doğru konuşmanın faydası var mı? Doğru oturup doğru soruyu soralım: 'Memleketi parsel parsel' Kıbrıslı Türk inşaat şirketleri satınca problem yok da İskele'de inşaat sektöründe yabancı şirketlerin sayısı artınca mı sorun oluyor?

Sonuçta, Kıbrıslı Türk inşaat şirketleri de yabancı inşaat şirketleri de aynı yöntemlerle tapudan araştırma yaparak, insanları arayıp buluyor ve mülklere teklif yaparak satın alıyor. Mülklerin üzerine konutları diktikleri gibi çoğunlukla yabancılara satıyorlar. 

Mesele mülklerin yabancılara satılması mı cidden? Esas sahip Kıbrıslı Ruma bedelini ödemeden mülkleri kapan ve fahiş kârlara satan inşaatçıların Kıbrıslı olmaması mı?

CTP milletvekili, “Daha temel atılmadan daireler satılıyor. Her yer betonlaşıyor. Bu konuda ciddi bir çeteleşme var. Yabancılar tapu dairesinde kimin üzerinde hangi mal kayıtlıdır biliyorlar. İnsanları arayıp buluyorlar. Arazilerini satana kadar onlara sürekli teklif artıyorlar' diyor

Birçok yerel inşaat şirketimiz aynı yöntemlerle mülk satın alıyor ve yıllardır temel atmadan, proje üzerinden daireleri yabancılara satmıyor mu? Yeni mi betonlaşıyor KKTC? Çeteleşen Kıbrıslı olunca sorun yoktu da yabancı olunca mı sorun doğdu?

Yolsuzluğu Kıbrıslı yapabilir de yabancı yapamaz mı? Kara paralı yabancıya Kıbrıslı inşaatçı sabah akşam mal satabilir, yabancı yatırımcı satamaz mı?

Kıbrıslı inşaatçı kaynağı belirsiz sermaye sahipleri ile gizli ortaklıklar kurabilecek, yabancılara kayıt dışı kripto para transferleri ile mülk verebilecek, yabancı yatırımcı tu kaka mı ilan edilecek?

Tilkiler hoş canlılar, Kıbrıs'ta nesilleri maalesef tükeniyor. Kıbrıs'ın çocuk kandırdığını sanan mikro milliyetçi siyasi tilki nüfusu ise çoğaldıkça çoğalıyor.

Bu haberle ilgili herhangi başka bir bilgi ve/veya belgeye sahipseniz Mikro-Makro’ya iletisim@mikro-makro.net’den veya +90 533 852 60 63’den ulaşabilirsiniz.
:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın