Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), oylarını iki kattan fazla artırarak tarihi bir zafer elde ederken, Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ağır bir yenilgi aldı.
İlk tahminlere göre AfD yaklaşık yüzde 44,5 oyla açık ara birinci parti oldu. CDU ise yüzde 18,5 seviyesine geriledi. 2021 seçimlerinde AfD yüzde 20,8, CDU ise yüzde 37,1 oy almıştı. Böylece AfD beş yılda yaklaşık 24 puanlık yükseliş kaydederken, CDU oylarının yaklaşık yarısını kaybetti.
İlk tahminlerde Sol Parti (Die Linke) yüzde 9,5, Yeşiller yüzde 9, SPD yüzde 8, BSW yüzde 5 ve FDP yüzde 2 seviyesinde görünüyor. Özellikle BSW'nin yüzde 5'lik seçim barajını geçip geçemeyeceği, AfD'nin eyalet parlamentosunda tek başına çoğunluğu elde edip edemeyeceğini doğrudan etkileyebilir.
AfD beklenenden iyi, CDU beklenenden kötü performans gösterdi
Seçim öncesindeki kamuoyu araştırmaları AfD'nin açık farkla birinci olacağını gösteriyordu. Ancak ilk sonuçlar, beklenenden daha büyük düşüşü CDU'nun yaşadığını, AfD'nin ise tahminlerden daha iyi performans gösterdiğini ortaya koyuyor.
AfD'nin ulaştığı oy oranı aynı zamanda partinin Almanya'da şimdiye kadar bir eyalet seçiminde elde ettiği en yüksek sonuç oldu. Parti 2024'te Thüringen ve Saksonya'daki eyalet seçimlerinde yüzde 30'un biraz üzerinde oy almıştı.
ARD'nin seçim analizine göre AfD yalnızca belirli bir seçmen grubunda değil; kadınlarda ve erkeklerde, gençlerde ve ileri yaş gruplarında da birinci sırada yer aldı. Analiz, seçim sonucunda federal hükümete yönelik hoşnutsuzluğun da önemli rol oynadığına işaret ediyor. Seçmenlerin yüzde 59'u federal hükümetin bu seçimde bir “uyarı” almayı hak ettiğini söyledi.
CDU 24 yıllık hakimiyetinin ardından çöktü
Seçimin diğer büyük sonucu CDU'nun tarihi yenilgisi oldu.
Hristiyan Demokratlar Saksonya-Anhalt'ı 2002'den bu yana kesintisiz yönetiyordu. CDU, 2021 seçimlerini dönemin Başbakanı Reiner Haseloff liderliğinde yüzde 37,1 oyla açık farkla kazanmıştı. Bu kez ise parti yüzde 20'nin de altına düştü.
Mevcut Saksonya-Anhalt Başbakanı Sven Schulze, seçim sonucunun ardından eyaletin siyasi olarak bölündüğünü kabul ederken, CDU milletvekillerinin AfD'nin başbakan adayına destek vermeyeceğini söyledi.
Yenilgi Friedrich Merz üzerindeki baskıyı artırabilir
CDU'nun çöküşü Başbakan Friedrich Merz açısından da ağır bir siyasi yenilgi olarak değerlendiriliyor.
ARD'nin seçim analizinde Merz'in Saksonya-Anhalt'taki seçmenler arasındaki olumlu değerlendirme oranının yalnızca yüzde 9 olduğu belirtiliyor. Seçmenlerin yüzde 58'i ise federal hükümete ilişkin hoşnutsuzluktan öncelikle CDU'yu sorumlu tutuyor.
AfD'nin tarihi yükselişi ve CDU'nun çöküşünün, Berlin'de Merz'in liderliği ve geleceği hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirmesi riski bulunuyor.
AfD'nin başbakan adayı Ulrich Siegmund da seçim sonucunu doğrudan Berlin'e gönderilmiş bir mesaj olarak yorumladı ve Merz'i hedef aldı.
Siegmund: “Tarih yazdık”
AfD'nin 35 yaşındaki Saksonya-Anhalt başbakan adayı Ulrich Siegmund, ilk sonuçların açıklanmasının ardından partisinin başarısını tarihi olarak nitelendirdi.
Siegmund, “Tarih yazdık” diyerek seçmenlerin mevcut siyasetin bu şekilde devam edemeyeceğine ilişkin açık bir mesaj verdiğini savundu.
Siegmund ayrıca sonucun Berlin'e de bir mesaj olduğunu belirterek Merz'i sert biçimde eleştirdi. Siegmund, Merz'in seçim kampanyasında adeta AfD'ye yardımcı olduğunu savundu.
AfD'nin eş başkanı Alice Weidel de ilk tahminleri parti açısından tarihi bir sonuç ve yönetmek için açık bir yetki olarak değerlendirdi.
AfD tek başına iktidarın eşiğinde
Seçim sonuçlarında en çok merak edilense AfD'nin eyalet parlamentosunda sandalyelerin yarısından fazlasını kazanıp kazanamayacağı.
Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu'nun normal sandalye sayısı 83. Dolayısıyla tek başına iktidar için 42 sandalye gerekiyor. İlk tahminler AfD'yi mutlak çoğunluğun hemen sınırında gösteriyor.
AfD'nin yüzde 44'ün üzerinde oy almasına rağmen sandalye çoğunluğunu elde etmesi garanti değil. BSW başta olmak üzere yüzde 5 barajı civarında bulunan partilerin parlamentoya girip girmemesi sandalye dağılımını değiştirebilir.
Diğer partiler AfD ile koalisyon veya iş birliği yapmayacaklarını açıkladıkları için, parti mutlak çoğunluğa ulaşamazsa hükümetin nasıl kurulacağı da önemli bir siyasi sorun haline gelecek. Mevcut CDU-SPD-FDP koalisyonunun devam etmesi ilk tahminlere göre mümkün görünmüyor.
AfD iktidara gelirse Almanya'da savaş sonrası bir ilk olacak
AfD'nin tek başına çoğunluğu elde etmesi ise Almanya'nın savaş sonrası siyasi tarihi açısından bir dönüm noktası olacak.
Parti hükümeti tek başına kurabilirse, Federal Almanya tarihinde ilk kez aşırı sağcı olarak sınıflandırılan bir parti bir eyaleti yönetecek.
Bu nedenle seçim sonucu daha şimdiden Almanya'nın siyasi düzenini sarsabilecek büyüklükte görülüyor. AfD çoğunluğu birkaç sandalye farkla kaçırsa dahi, CDU'nun yaklaşık yarı yarıya küçülmesi ve AfD'nin yüzde 40'ın çok üzerine çıkması ülkenin siyasi güç dengelerinde önemli bir değişime işaret ediyor.
AfD, Saksonya-Anhalt'ta “kesin aşırı sağcı” olarak sınıflandırılıyor
AfD'nin olası iktidarı konusundaki tartışmalar, partinin Alman güvenlik makamlarıyla yaşadığı hukuki ve siyasi mücadele nedeniyle de önem taşıyor.
Saksonya-Anhalt eyaletinin Anayasayı Koruma Teşkilatı, eyaletteki AfD örgütünü 2023'ten bu yana “kesin aşırı sağcı” olarak sınıflandırıyor. Kurum, partinin faaliyetlerinin özgür demokratik düzenin temel ilkelerine ve özellikle Alman Anayasası'nda güvence altına alınan insan onuruna karşı yöneldiğini savunuyor. AfD ise bu sınıflandırmaya karşı hukuki mücadele yürütüyor.
Parti, aşırılıkçılık suçlamalarının siyasi amaçlarla yöneltildiğini savunuyor.
AfD, Saksonya-Anhalt'taki seçim kampanyasında ekonomiyi canlandırma ve göçü sert biçimde sınırlandırma gibi vaatleri öne çıkardı. Parti özellikle doğu Almanya'daki seçmenlerine, savaş sonrası dönemde siyasi iktidara hakim olan merkez partilere karşı bir alternatif olduğu mesajını verdi.













Yorumunuz