Kıbrıs

15 Kıbrıslı Türk 52 yıl sonra yeniden toprağa verildi, Şehitler Müzesi açıldı

Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından kimlikleri belirlenen 15 Kıbrıslı Türk, 52 yıl sonra Atlılar Şehitliği’nde düzenlenen devlet töreniyle yeniden toprağa verildi. Törenin ardından TİKA tarafından yaptırılan Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi açıldı.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Atlılar Şehitliği’nde yürüttüğü kazılarda çıkarılan kalıntıların incelenmesi sonucu kimlikleri belirlenen 15 Kıbrıslı Türk, devlet töreniyle yeniden toprağa verildi. Defnedilenler arasında çocuklar ile henüz 40 günlük bir bebek de bulunuyor. Defin töreninin ardından Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve Başbakan Ünal Üstel, Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) tarafından kimlik tespitleri tamamlanan 15 Kıbrıslı Türk için Atlılar Şehitliği’nde düzenlenen devlet törenine katıldı.

Törende ilk olarak saygı duruşu ve saygı atışı yapıldı. Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan’ın şehit aileleri adına yaptığı konuşmanın ardından cenaze namazı kılındı.

Cenaze namazının ardından KKTC ve Türkiye bayraklarıyla sarılı tabutlar ile hayatını kaybedenlerin fotoğrafları mezarlarının başına taşındı. Tabutların üzerindeki bayraklar ve fotoğraflar yetkililer tarafından öpülerek ailelere teslim edildi.

15 kişi dualarla yeniden toprağa verildi.

Kimlikleri KŞK’nin kazılarında belirlendi

Defnedilen 15 kişinin kimliği, KŞK’nin Atlılar Şehitliği’nde 24 Temmuz 2023 ile 23 Nisan 2024 tarihleri arasında yürüttüğü kazılarda çıkarılan kalıntıların incelenmesiyle belirlendi.

KŞK tarafından açıklanan listeye göre isimleri ve hayatlarını kaybettikleri sıradaki yaşları şöyle:
Tülay Süleyman (28), Hasan Süleyman (10), Kemal Süleyman (6), Okan Süleyman (3), Gürhan Ali Çerkez (12), Ayşe Hasan (56), Narin Hasan (16), Kıymet Hasan (22), Betül Arnavut (16 aylık), Mualla Ali Osman (Pipalı) (36), Gülden Ali Osman (Pipalı) (4), Özlem Ali Osman (Pipalı) (2), Seldem Ali Osman (Pipalı) (40 günlük), Fatma Tahir (46) ve Emine Tahir (22).

Erhürman: “İnsanlığı, insaniyeti, medeniyeti katlettiler”

Defin töreninin ardından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yaptırılan Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, sözlerine yeniden toprağa verilen ve en küçüğü henüz 40 günlük olan 15 kişinin isimlerini ve hayatlarını kaybettikleri yaşları sıralayarak başladı.

“İnsanlarımızı katledenler sadece insanlarımızı katletmediler. İnsanlığı katlettiler. İnsaniyeti katlettiler. Medeniyeti katlettiler” diyen Erhürman, 52 yıl önce hayatını kaybeden 15 kişinin ilk günkü gibi taze bir acıyla toprağa verildiğini söyledi.

Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da yaşananların Kıbrıs Türk halkının hafızasından hiçbir zaman silinmeyeceğini vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının büyük acılar yaşayarak, ağır bedeller ödeyerek ve zorlu bir varoluş mücadelesi vererek bugünlere geldiğini ifade etti.

“Kayıplar konusu politize edilmemeli”

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin uzun süredir titiz ve hassas çalışmalar yürüttüğünü belirten Erhürman, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum siyasetçilerin kayıplar konusunun ve komitenin çalışmalarının politize edilmemesi konusunda azami hassasiyet göstermesi gerektiğini söyledi.

Erhürman, Avrupa Parlamentosu’nda kayıplarla ilgili son dönemde alınan iki kararı da eleştirdi. Kıbrıslı Rum milletvekillerinin girişimleriyle alınan kararların yalnızca Kıbrıslı Rum kayıplar varmış gibi bir yaklaşım taşıdığını savunan Erhürman, bunları “taraflı ve hiçbir şekilde kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Erhürman şöyle konuştu:

“Bu konular bizim asla politize etmediğimiz konulardır. Çünkü biz insan acısının, çocuk acısının ne demek olduğunu bilen bir halkız. Biz şu anda Türkiye Cumhuriyeti dışında başka devletler tarafından tanınmıyor olabiliriz. Ama şunu da biliyoruz ve muhataplarımıza da anlatıyoruz: Tanınma başka bir şeydir. Medeni olma, uygar olma başka bir şeydir. Ve tanınma, medeni olmanın, uygar olmanın ön şartı değildir.”

“Kıbrıs Türk halkı asla azınlık olmayacaktır”

Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesinin ve yaşadığı acıların görmezden gelinemeyeceğini, yok sayılamayacağını ve unutturulamayacağını belirten Erhürman, 1878’den bu yana en zor koşullarda varoluş mücadelesi veren Kıbrıs Türk halkının adada var olduğunu ve var olmaya devam edeceğini söyledi.

Müzenin hayatını kaybedenlerin hatırasını yaşatacak önemli bir merkez olacağını belirten Erhürman, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları ve verdiği varoluş mücadelesini gelecek nesillere aktaracağını ifade etti.
“Müzeyle şehitlerimizin hatırasına sahip çıkacak, onların isimlerini sonsuza kadar yaşatacağız” diyen Erhürman, müzenin Kıbrıs Türk halkının ortak hafızasının önemli bir parçası olacağını söyledi.

Erhürman, dünyanın başka yerlerindeki çocukların sahip olduğu haklara ülkedeki çocukların da sahip olması için gece gündüz çalışacaklarını belirtti. Şehitlerin manevi huzurunda bir kez daha söz verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, “Kıbrıs Türk halkı bu adadaki eşitlik ve güvenlik haklarından asla vazgeçmeyecektir. Kıbrıs Türk halkı asla azınlık olmayacaktır” dedi.

Yılmaz: “Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak tarihi ve insani sorumluluğumuzdur”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da devlet töreninin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Yılmaz, Erhürman, Öztürkler ve Üstel ile birlikte kimlik tespitleri tamamlanan 15 kişiyi dualarla son yolculuklarına uğurladıklarını belirtti.

14 Ağustos 1974’te Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da EOKA tarafından katledilen Kıbrıslı Türklerin acısının aradan geçen 52 yıla rağmen sürdüğünü ifade eden Yılmaz, yeniden toprağa verilenler arasında çocukların ve bebeklerin de bulunmasına dikkat çekti.

Yılmaz, “Bugün toprağa verdiğimiz şehitlerimiz arasında çocukların ve bebeklerin de bulunması, yaşanan vahşetin insanlık hafızasında bıraktığı ağır izin en acı göstergesidir” dedi.

“Geçmişin acılarını unutmadan, Kıbrıs Türkü’nün hafızasına ve şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak tarihî ve insani sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullanan Yılmaz, yıllardır yakınlarının hasretini taşıyan ailelerin acısını paylaştığını belirtti.

“Tarihi gerçeklerin dünyaya doğru biçimde anlatılması yolunda önemli bir adım”

Yılmaz, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışında da müzenin hayata geçirilmesinin, katliamın görünür kılınması ve tarihî gerçeklerin belgelenerek dünyaya doğru biçimde anlatılması yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.

Müzenin geçmişte yaşananların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Üstel: “Geçmişini unutan bir halk, geleceğini güvence altına alamaz”

Başbakan Ünal Üstel de müzenin açılışında yaptığı konuşmada, Muratağa, Atlılar ve Sandallar’ın Kıbrıs Türk halkının yüreğinde kapanmayan bir yaranın adı olduğunu söyledi.

Üstel, müzenin geçmişte yaşanan acıları yeniden yaşatmak amacıyla değil, yaşananları unutturmamak için kurulduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Bu müze, acılarımızı yeniden yaşatmak için değil, yaşananları unutturmamak için kurulmuştur. Nefreti büyütmek için değil, aynı acıların bir daha yaşanmamasını sağlamak için kurulmuştur. Çünkü geçmişini unutan bir halk, geleceğini güvence altına alamaz.”

Üstel, KKTC’nin “masa başında kurulmadığını” belirterek, devletin şehitlerin, gazilerin ve Kıbrıs Türk halkının mücadelesi ile Türkiye’nin desteği sonucunda kurulduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, özgürlüğünün ve egemenliğinin en güçlü teminatı olduğunu söyleyen Üstel, müzenin hayata geçirilmesine verdiği destek nedeniyle Türkiye’ye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a ve TİKA’ya teşekkür etti.

“Kalıcı barışın temeli hakikattir”

Kıbrıs’ta kalıcı barıştan yana olduklarını ifade eden Üstel, barışın geçmişte yaşanan acıların üzerinin örtülmesi ve yok sayılmasıyla kurulamayacağını söyledi.

“Kalıcı barışın temeli hakikattir. Adalettir. Karşılıklı saygıdır” diyen Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Üstel, “Biz artık acıların yaşandığı günlere dönmeyeceğiz. Devletimizden, egemenliğimizden ve özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Üstel’den adadaki silahlanmaya tepki

Konuşmasında adadaki silahlanma faaliyetlerine de değinen Üstel, bunların stratejik dengeleri bozduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugünlerde silahlanma faaliyetlerini artıran, adadaki stratejik dengeleri bozmaya çalışan ve Kıbrıs Türk halkını bu adada bir kez daha yok etme hayali kuranlara sesleniyorum. Asla başaramayacaksınız.”

Üstel, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu vurgulayarak bu yöndeki girişimlerden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Konuşmasının sonunda Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da hayatını kaybedenler ile Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde yaşamını yitirenleri anan Üstel, “Şehitlerimizi unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız” dedi.

Fotoğraflar: Cevdet Yılmaz X hesabı

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın