Yazılar

Temiz deniz!

Geçen hafta Hindistan’dan bir arkadaşım eşini Kıbrıs’ta tatil yapmaya bir türlü ikna edemediğinden bahsetmez mi? Eşi, Kuzey Kıbrıs’ın ‘sıkıcı’ ve ‘tehlikeli’ bir yer olduğuna inanıyormuş. Milliyetçi damarım bu iddialar karşısında nasıl tutmasın! ‘Öyle mi’ dedim ve Girne’deki güzide otellerimize ait bir dizi YouTube video linkini ardı ardına kendisine gönderdim. Cevaben gelen mesajların tonu büyük bir heyecan içeriyor ve ekranımda ‘inanılmaz’, ‘harika’, ‘muhteşem’ vb. kelimeler sıralanıyordu. Evet, genç çifti tava getirmiştim.

Aniden ‘ben ne yaptım’ dedim kendi kendime. Otellerimizin tanıtım filmlerine tav olmayacak kaç kişi çıkardı ki yeryüzünde? Hem filmlerde görkemle yükselen otellerin arıtma tesislerinin kullanılmadığını ve kanalizasyon borulardan akan ne varsa doğrudan denize atıldığını nasıl söyleyecektim ki arkadaşlarıma? Genç çift henüz çocuk yapmamıştı. Bir de çocukları olsa, bizim denizin çocukları hasta ettiğini, geçen sene onlarca çocuğun denizdeki mikroplar yüzünden tedavi görmek zorunda kaldığını nasıl anlatacaktım?

Biliyorsunuz, Girne’de tüm otellerin kanalizasyon atıkları denize boşaltılır. Kanalizasyon borularını açıkta bırakacak kadar ‘dürüst’ otel yönetimlerini tebrik etmekle birlikte çoğu otel önündeki ve el koyduğu deniz pek temizmiş, arıtma tesislerini hakikaten kullanıyormuş gibi dışarıdan gelenlerden inanılmaz ücretler talep edecek kadar düzenbazdır.

Malum, Girne’de denize giremiyoruz. Merkezden uzaktaki Karşıyaka ve Alagadi’nin sonrasında Esentepe bölgesi dışında otellerin atık boşaltmadıkları yer yok. Hâl böyle iken bu yaz ücret vermiyoruz kampanyasının yanında otellerin arıtma tesislerini neden çalıştırmadıklarını sorgulayan denetleyici eylemler yapılmalı.

Ülkeye bakın: Oteller yasa dışı atıkları ile denizi kirletecekler cezalandırmayacaklar; kirlettikleri denizi ‘şezlong koyuyorum, kumunu temizliyorum’ nidalarıyla çınlatıp Anayasa’ya ve ‘Plajların Kullanım ve Denetim Yasası’na aykırı olarak yurttaştan ücret alacaklar, cezalandırılmayacaklar; ülkedeki bir grup hak arayan genç dışında kimse de çıtını çıkarmayacak!

Güney Kıbrıs’ta, Larnaka’da, Leymosun’da, Baf’ta var mı denize para verip giren? Otelin önünden denize giremezsin diyecek bir babayiğit çıkar mı? Çıkmaz. Yurttaşları mı farklı bu bölünmüş ülkenin; siyasetçileri mi, işletmecileri mi farklı? Güney’deki deniz Rum yurttaşın da; Kuzey’deki deniz neden işletmecinin? Güney’deki denize neden oteller atıklarını atmıyor da Kuzey’dekine atmadıkları kalmıyor ‘hotel and casino’ların?

Şimdi duydum: Adı kaçak et operasyonuna karışan bir gümrük görevlisi Metehan Sınır Kapısı’nda tekrar görevlendirilmiş. Üstelik mükâfat olarak oğlu da yanında göreve başlamış. Böyle bir devlet ve hükümetten otelleri denetlemesini beklemek büyük bir hayalperestlik olur!

Ne yapalım? Otellerin arıtma tesislerini kullanmadıklarını ve denize her gün envaiçeşit dışkı pompaladıklarını gösteren videolar mı yayınlayalım? Kuzey Kıbrıs’a gelenlere ‘Dikkat! Girne’de kaldığınız otel atık su arıtma tesisi kullanmıyor olabilir. Görevlilerden arıtma tesisinin günde kaç saat çalıştığını öğrenin ve içiniz rahat ederse öyle denize girin’ uyarıları mı dağıtalım? ‘Denizimiz öldürücüdür. Öldürmezse tifo yapar, dizanteri olursunuz, çocuklar felç geçirebilir; şanslıysanız da akıntı günüdür, mevzuyu bir diyare iki mantarla kapatırsınız mı’ diyelim?

Ne edelim de o arıtma tesisleri çalışır hale gelsin? Türkiye’den gelen yatırımcılar Türkiye’deki otellerinin lağım suyunu denize mi döküyor da KKTC’deki yatırımları ile denizi kirletmekle kalmıyor bir de üzerine para alıyorlar? Güney Kıbrıs’ta ya da Türkiye’de denize kanalizasyon atığı karışırsa civarındaki plajlar deniz temizlenene dek kapatılıyor. Bizde yatırımcı cennete gelmiş... Atığını olduğu gibi denize atıyor; yasa dışı katlarla kârını maksimize ediyor, yık diyorlar yıkmıyor; çık diyorlar çıkmıyor; arazi simsarı gibi aç gözlerle ucuza kapatacağı yer arıyor; altına araba verdiği garibanın malına proje çizip bakanlıklarda büyük iş insanı ayakları atıyor...

Eh... Tüm bu kepazeliğe müsaade edenler orada oturdukça temiz ve ücretsiz deniz hakkımızı bizden başka kim düşünecek?
 

Can Sarvan’a cansarvan@mikro-makro.net’den doğrudan ulaşabilirsiniz.
:

Yorumunuz

share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın