Kıbrıslı Rum gazeteci ve yazar Makarios Druşotis, güney Kıbrıs'ta yargıya kadar uzanan yolsuzluk ağlarına ilişkin haberinde yetkililerin, tartışmalı mesajların sahte olduğu yönündeki görüşü erken aşamada benimsediğini ileri sürüyor ve bunun gerçek bir soruşturma yürütmekten ziyade bir mazeret oluşturma çabası olduğunu iddia ediyor.
Gazeteci, adli inceleme bulguları, delillerin ele alınışı ve bağımsız bir soruşturma sürecinin eksikliği konusunda ciddi sorular yöneltiyor; ayrıca resmi anlatıyı zayıflatan ihmal ve çelişkiler bulunduğuna dikkati çekiyor.
Druşotis X’teki paylaşımına, yaralı bir ele ait fotoğrafın yer aldığı bir ekran görüntüsü ile birlikte, bir erkek sesinin bıçaktan bahsettiği bir ses kaydını da ekledi.
"Yalnızca tepeden tırnağa yozlaşmış bir devlette, Polis olası suçları araştırmak yerine şüpheliler için mazeret üretmekle meşgul olur"
Makarios Druşotis’in paylaşımı aynen şöyle:
“İşte Santi’nin korku ve şantajına ilişkin… sahte kanıtlar
Yalnızca tepeden tırnağa yozlaşmış bir devlette, Polis olası suçları araştırmak yerine şüpheliler için mazeret üretmekle meşgul olur.
Artık resmen netleşmiştir ki Polisin çizgisi, Santi’nin mesajları kendi başına uydurduğu yönündedir. Zaten bu, başından beri Polisin medyaya yaptığı seçici sızıntılarla doğrulanan yaklaşımdı.
Bize söylediklerine göre mesajları inceleme için Europol’e gönderdiler. Bağımsız bir soruşturma ekibine gerek olmadığını, Europol’ün devreye gireceğini ve kısa süre içinde mesajların sahte olduğunu doğrulayacağını öne sürüyorlar.
Ancak temel deliller, yani ilgili cihazlar olmadan sağlıklı bir adli inceleme yapılamaz. Ayrıca adli incelemenin bağımsızlığına dair güvenceler gereklidir; zira Europol’deki Kıbrıs bağlantı noktasının başındaki Georgios Karkas’ın, daha önce açıkladığım nedenlerle açık bir çıkar çatışması bulunduğundan bu sürece dahil olmaması gerekir.
Yukarıdaki itirazlarımdan sonra, kamuoyunda cihazlara ilişkin açıklamalar yapılmaya başlandı. Yani “resmî” çizgi, cihaz incelemesini de kapsayacak şekilde genişletildi.
Santi dosyasındaki mesajları oluşturmak için kendi telefonunu kullandığını ve bu cihazı soruşturma ekibine teslim ettiğini kabul etti. Ancak yapılan adli incelemede, sözde kullandığı uygulamaların Ekim 2025, 2026 yılbaşı ve 13 Mart 2026 tarihlerinde yüklendiği tespit edildi. Yani benim bu soruşturmayla ilgilenmeye başladığım dönemde. Tesadüf mü? Bilmiyorum.
Telefon Polis tarafından bulunamadı… Telefon için arama emri de alınmadı...
Her durumda, uygulamaların yüklenme tarihleri “resmî anlatıyı” desteklemiyor, çünkü zaman açısından bir örtüşme yok. Ancak buna rağmen hiçbir şey düzeltilmiyor.
Santi, mesajları başka bir telefonda oluşturduğunu hatırladı ancak o telefon Polis tarafından bulunamadı
Birdenbire Santi, müfettişleri arayarak mesajları aslında başka bir telefonla oluşturduğunu hatırladığını söyledi.
Bu cihaz Polis tarafından bulunamadı… Ayrıca Polisin mahkemeye sunduğu kayıtlarda başka bir arama emrinin de uygulandığına dair bir iz yok.
Teknoloji konusunda uzmanlığı olmayan genç bir kadın…
Bu veriler ışığında Polis, teknoloji konusunda uzmanlığı olmayan genç bir kadının, 2019-2020 yıllarında, yüzlerce mesajı tek başına ürettiğine inandırmaya çalışıyor. Bu mesajların bazıları SMS, bazıları Messenger, Signal ve diğer uygulamalar üzerinden; üstelik ayrıntılı ve karmaşık içeriklerle, tek bir uygulama ve bulunamayan bir telefon kullanılarak oluşturulduğu iddia ediliyor.
Eğer gerçekten soruşturma yürütme niyeti olsaydı…
Ne yapılması gerektiği konusuna geri dönüyorum; eğer gerçekten soruşturma yürütme niyeti olsaydı ve ortada bir örtbas etme ile kafa karışıklığı yaratma planı bulunmasaydı, yapılması gereken şey mesajlarda yer alan bilgi hazinesinin araştırılmasıydı. Polise 130’dan fazla mesaj teslim ettim ve ses kayıtlarına da atıfta bulundum; bunları, Polisin bana yönelik kumpaslarından kendimi korumak için kamuoyuna açıklamak zorunda kaldım. Bunu, avukat N. Kliridis’in evine baskın yapıldığını öğrendiğim ve sıranın bana gelmesini beklediğim sırada yaptım. Herkes bu materyalleri inceleyip, Hristodulidis ile kabinesinin reddettiği bağımsız müfettişlerin atanmasını gerektirip gerektirmediğine kendisi karar verebilir. Polis en azından mesajların içeriğini doğrulamakla başlayabilirdi. Ben de yayımlamadan önce bunu yapmaya çalıştım.
Polis ise yapması gerekeni yapmak yerine senaryolar uyduruyor, bunları çaresizce kanıtlamaya çalışıyor ve basına sızdırıyor.”
Gazeteci, Santi”nin mesajları kendi başına oluşturduğu iddiasını çürüten çok sayıda örneği, mesajların içinden gösterebilirim” diyerek mesajlardan örnekler verdi.
Druşotis şöyle devam etti: “Santi bu olay hakkında [gazeteci] Stelios Orphanides'e de konuştu. Kolunda hâlâ izler olduğunu ve Almanya’da bulunduğu sırada soğuk nedeniyle ağrı hissettiğini söyledi.
Teslim ettiğim deliller arasında, onun Heidelberg’de bulunduğunu doğrulayan birçok unsur vardır. Müfettişler, Kutsal Cumartesi sabahının erken saatlerinde Nikos Kliridis’in evine baskın yapmadan önce kendilerine teslim ettiğim materyali incelemeyi dahi tamamlamadı. Zaten arama iznini aldıkları yeminli beyanda da bunu kendileri belirtiyor.
Sanırım Mahkemeye, neden bu kadar acele ettiklerini açıklamaları gerekecek; çünkü kendi ifadelerine göre “Santi”, bu mesajları oluşturduğu telefonun başka bir cihaz olduğunu 7 Nisan’dan beri onlara bildirmişti. O halde neden, kendilerine bu gözdağı vermeye yönelik baskını yapma imkânı sağlayan kararı almak için Kutsal Cuma gecesine kadar, yani 10 Nisan akşamına kadar beklemek zorunda kaldılar? Delil materyalinin yok edilmesini önlemek için acil harekete geçme ihtimalini yalnızca gazeteciler mi düşünüyor?
Yalnızca tepeden tırnağa yozlaşmış bir devlette, Polis olası suçları araştırmak yerine şüpheliler için mazeretler üretmekle oyalanır.”
"Santi’nin Kıbrıslı Rum gazeteci Stelios Orphanides’e aktardıkları
Güney Kıbrıs’ta son iki haftadır büyük yankı uyandıran ve domino etkisi yaratan Makarios Druşotis'in iddialarında merkezi bir figür olan ve "Santi" olarak anılan kadınla ilgili olarak ilk kez bir başka gazeteci daha ortaya çıktı.
Gazeteci Stelios Orphanides, Yunanistan'ın günlük gazetesi Documento'da yayımladığı bir makalede, diğer şeylerin yanı sıra, Santi ile bir dönem neredeyse her gün iletişim halinde olduğunu ve kadının yurt dışında sığınacak yer bulmasına yardımcı olan kişinin kendisi olduğunu belirtiyor.
Orphanides, Santi'nin polise her şeyin uydurma olduğunu itiraf etmesiyle ilgili olarak, Santi'ye kendisini ve çocuklarını düşünmesi gerektiğini söyleyerek, "Sana ihanet eden ve onu sömürenler seni asla korumayacaklar" ifadelerini kullandı.
Orphanides, Kıbrıs'ta tecavüz ve yolsuzluk çetesi iddialarında bulunan "Santi" lakaplı kadının gazetecinin kendisine ilk ulaşan kişi olduğunu ve güvenliği için ülkeyi terk etmesini tavsiye ettiğini söyledi.
Kadının iki kere Polise şikayete gittiği iddia edildi
Makalede Orphanides, Santi'nin Kıbrıs devletine güvenmemesi için ciddi sebepleri olduğunu belirtti. Yazar, Santi'nin emekli yargıcın 13 yaşındayken kendisine tecavüz ettiğini ve daha sonra Kıbrıs'ta ve yurt dışında insan ticareti yaptığını iddia ettiği adamı en az iki kez ihbar etmeye gittiğini, ancak her iki seferde de geri çevrildiğini anlattığını yazdı.
"Bana anlattığına göre, ilk seferinde karakoldaki polis memuru onunla alay etmiş ve öfkeyle onu göndermişti. İkinci seferinde ise gittiği polis memuru, şikâyetini kaydetmese de en azından daha kibardı ve onu göndermeden önce, 'Bana anlattığın durumdan faydalan, çeyiz için biraz para biriktir ve evlenecek birini bul' gibi bir tavsiyede bulunmuştu" diye yazarak Polisin tutumunu irdeledi.
Gazeteci 2020 yılında Santi'nin avukatı aracılığıyla kendisiyle iletişime geçtiğinde, kamuoyunun dikkatini çekmenin 26 yıllık istismardan kurtulmasına yardımcı olacağını umduğunu ve önceliğinin onun güvenliği olduğunu söyledi. Yaklaşık altı ay boyunca röportajlar ve telefon görüşmeleri yoluyla neredeyse her gün iletişimde kaldıklarını ve onu travmatik deneyimlerle örselenmiş, zeki ve eğitimli bir kadın olarak görmeye başladığını yazdı.
Almanya'da sığınma evinde kalmış
Orphanides'e göre, kadınla beraber Kıbrıs'tan Yunanistan üzerinden Almanya'ya gitmesi ve orada cinsel ve ev içi şiddet mağdurları için bir barınakta sığınması için gizli bir kaçış planı hazırladı. Orphanides, kadının çocuğu ve köpeğiyle oraya vardıktan sonra rahatlama ve mutluluk ifade eden mesajlar gönderdiğini ve daha sonra barınakla ilgili olumlu ilk izlenimlerini paylaştığını söyledi.
Sığınma evindeyken, daha sonra, üzerinde anlaştıkları güvenlik önlemlerine rağmen, kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia ettiği adamdan telefonlar ve mesajlar aldığını yazdı. Yaklaşık bir ay sonra, iş birliği yapma konusunda isteksiz hale geldiğini ve sonunda, kendi deyimiyle "hukuk danışmanlarının" tavsiyesi üzerine, davasıyla ilgili materyalleri yayınlamaması konusunda kendisini uyardığını belirtti.
Orphanides, aralarındaki iletişimin Temmuz 2021'de tamamen kesildiğini, ancak Eylül 2022'de kısa bir süreliğine yeniden başladığını ve kadının ona tekrar Kıbrıs'ta yaşadığını ve adayı terk etmeden kısa bir süre önce, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği adamdan bir çocuğu dünyaya getirdiğini söylediğini belirtti.
Orphanides, daha sonra 2023 yılında Atina'da gazeteci Makarios Druşotis ile görüştüğünü ve ayrıntı vermeden, çocukken eski bir yargıç tarafından tecavüze uğradığını iddia eden bir kadının davasını araştırdığını söylediğini belirtti. Orphanides'e göre, Druşotis de hatırladığı kadarıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda çalışan bir kadınla temas halinde olduğunu söylemiş ve ikisi de aynı kişiden bahsettikleri sonucuna varmışlar.
Orphanides, Druşotis'in 31 Mart'ta haberini yayınlamasının ardından kamuoyuna açık bir şekilde müdahale etmeye karar verdiğini belirterek, o tarihten bu yana ortaya çıkan bilgilere ve Druşotis'in genel güvenilirliğine şüphe düşürme çabası gösterildiğini savundu. Ayrıca Santi'nin avukatı Nikos Kleridis'in evinin ve ofisinin aranmasına da değindi.
Yazar, “Santi'nin Druşotis’in kitaplarının yayınlanmasından sonra 2023 yılında Druşotis ile iletişime geçmesinin, olayın kamuoyuna duyurulmasını istediğini gösterdiğini yazdı. Ayrıca, devlet kurumlarının onu korumak yerine iddiaları kamuoyuna duyuranlara karşı tavır almasının, hâlâ şantaj ve tehdit altında olduğu ve hayatının tehlikede olduğu sonucuna varmasına yol açtığını savundu.
Orphanides, Santi'yi tanıdığını, onu dinlediğini ve aylarca süren bir zaman diliminde günlük kaygılarına, korkularına, umutlarına, sevinçlerine ve üzüntülerine şahit olduğunu söyledi. Kendi ifadesiyle, istismarcı bir ortama geri döndükten sonra, kendisi ve çocukları için özgürce karar verebilecek durumda olduğundan şüphe duyduğunu yazdı.
Makalenin son bölümünde Orphanides, kadına kendisini ve çocuklarını düşünmesi için doğrudan çağrıda bulunarak Kıbrıs'ı derhal terk etmesi gerektiğini vurguladı.











Yorumunuz