OECD'nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) PISA 2025 sonuçları, 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen performansında OECD tarihinin en düşük ortalamalarının kaydedildiğini ortaya koydu.
Son on yılda OECD ülkelerinde okuma puanı 28, matematik puanı 22 gerilerken Türkiye genel eğilimin tersine performansını yükseltti. Kıbrıs Cumhuriyeti ise üç temel alanda da OECD ortalamasının oldukça altında kaldı.
OECD’nin yayımladığı PISA 2025 sonuçları, eğitim sistemlerinin karşı karşıya olduğu küresel gerilemeyi gözler önüne serdi.
2025 araştırmasına 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla 15 yaşındaki öğrenci katıldı. Bu öğrenciler yaklaşık 33 milyon genci temsil ediyor. PISA 2025'te fen bilimlerinin yanı sıra okuma, matematik ve dijital dünyada öğrenme becerileri değerlendirildi.
OECD tarihinde üç alanda da en düşük sonuç
PISA 2025'te OECD ortalaması fen bilimlerinde 482, okumada 461, matematikte ise 463 puana geriledi. 2022'ye kıyasla fen bilimlerinde 3, okumada 14, matematikte 9 puanlık düşüş kaydedildi.
OECD, 2025 sonuçlarının fen, okuma ve matematiğin üçünde de PISA tarihinde kaydedilen en düşük OECD ortalamaları olduğunu vurguladı.
Sorunun yalnızca pandeminin ardından ortaya çıkan geçici bir kayıp olmadığı da dikkat çekiyor. OECD'ye göre birçok ülkedeki gerileme COVID-19 salgınından önce başlamıştı. 2015-2025 döneminde OECD ülkelerinin ortalama matematik puanı 22 puan, okuma puanı ise 28 puan düştü. OECD, matematikteki kaybın bir yıldan fazla öğrenmeye karşılık geldiğini belirtiyor.
PISA ölçeğinde yaklaşık 20 puanın 15 yaşındaki bir öğrencinin ortalama bir yıllık öğrenme kazanımına karşılık geldiği kabul ediliyor.
Her beş öğrenciden biri üç alanda da temel yeterlilik düzeyinin altında
Daha çarpıcı sonuçlardan biri düşük performans gösteren öğrencilerin oranındaki artış oldu.
OECD genelinde fen, matematik ve okumanın üçünde birden temel yeterlilik seviyesine ulaşamayan 15 yaşındaki öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 16 iken 2025'te yüzde 20'ye çıktı. OECD, bu öğrencilerin ileri eğitim, çalışma hayatı ve günlük yaşam için gerekli temel becerilerden yoksun olduklarına dikkat çekti.
OECD: Okuma krizinin kökeni pandemiden önceye uzanıyor
OECD gerilemenin tek bir nedenle açıklanamayacağı görüşünde.
Raporda öğrencilerin uzun süre dikkat gerektiren görevlerde giderek daha fazla zorlanması, hızlı ve düşünmeden yanıt verme eğiliminin artması, merak ve azmin zayıflaması; okul ortamındaki sorunlar, öğretmen desteğindeki eksiklikler, değişen okuma alışkanlıkları, dijital cihaz kullanımındaki artış, devamsızlık ve aile desteğindeki azalma olası etkenler arasında sıralanıyor.
Özellikle okuma becerilerindeki gerileme OECD'nin üzerinde durduğu en önemli sorunlardan biri.
Rapora göre 2018-2025 arasında karşılaştırılabilir verilere sahip eğitim sistemlerinin dörtte üçünde okuma performansı geriledi. OECD genelindeki kayıp 25 puana, yani bir yıldan fazla öğrenmeye ulaştı.
Hızla okuyup yanlış yanıt veren öğrenciler neredeyse iki kat arttı
Daha da dikkat çekici olan ise kaybın yapay zeka çağında önem kazanan becerilerde görülmesi. OECD, bilgiyi değerlendirme, farklı kaynaklar arasında bağlantı kurma ve okunan içerik üzerinde eleştirel düşünme becerilerinin zayıfladığına işaret ediyor. Hızla okuyup yanlış yanıt veren ve OECD'nin “hasty readers” (“aceleci okurlar”) olarak tanımladığı öğrencilerin oranı 2018-2025 arasında neredeyse iki katına çıktı.
23 OECD ülkesinde PISA puanları 2012'den bu yana düşüyor
The Economist dergisi, PISA 2025 sonuçlarını uzun dönemli veriler üzerinden değerlendirdiği “Are teenagers growing dimmer?” (“Gençler giderek daha mı az zeki oluyor?”) başlıklı analizinde, PISA'nın tüm dönemlerine katılan 23 OECD ülkesindeki gerilemeye dikkat çekti.
Avustralya, Belçika, Kanada, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Japonya, Güney Kore, Letonya, Meksika, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İsveç ve İsviçre'den oluşan grupta ortalama PISA puanları 2012 dolaylarında zirveye ulaştıktan sonra düşüşe geçti. The Economist, matematik ve okumada 15 yaşındaki öğrencilerin bugün, yaklaşık on yıl önce 14 yaşındaki öğrencilerden beklenebilecek düzeylere gerilediğine dikkat çekiyor.
Görsel, orijinalinden ChatGPT yardımıyla yeniden üretilmiştir. Görsel: The Economist / OECD
Türkiye OECD'deki genel eğilimin tersine gitti
Türkiye'nin sonuçları ise küresel tablodan önemli ölçüde ayrıştı.
Türkiye PISA 2025'te, fen bilimlerinde 494, okumada 472, matematikte 462 puan aldı.
2022 ile karşılaştırıldığında Türkiye'nin puanı fen bilimlerinde 18, okumada 16, matematikte 8 puan yükseldi. Buna karşılık aynı dönemde OECD ortalaması fen bilimlerinde 3, okumada 14 ve matematikte 9 puan geriledi.
Böylece Türkiye 2025'te fen bilimlerinde 482 olan OECD ortalamasının 12 puan üzerine, okumada 461 olan ortalamanın 11 puan üzerine çıktı. Matematikte ise 462 puanla 463'lük OECD ortalamasına hemen hemen eşit düzeyde sıralandı.
Türkiye'de üç temel alanın tamamında düşük performans gösteren öğrencilerin oranı yüzde 15,4 olarak hesaplandı. OECD ortalaması ise yüzde 19,7 oldu. Türkiye'de en az bir alanda en yüksek başarı düzeylerine ulaşan öğrencilerin oranı ise yüzde 11,1 olarak kaydedildi.
OECD ayrıca Türkiye'yi, düşük performans gösteren öğrencilerin payını azaltırken yüksek performans gösterenlerin payını artırmayı başaran ülkeler arasında gösterdi.
Türkiye'de fen performansında 10 yılda büyük sıçrama
Uzun dönemli veriler Türkiye açısından daha da dikkat çekici. OECD ülkelerinde fen performansı 2015-2025 döneminde ortalama 7 puan gerilerken Türkiye'deki 10 yıllık eğilim 62 puanlık artışa işaret etti. Raporda Türkiye, son on yılda fen performansını en güçlü şekilde artıran eğitim sistemlerinden biri olarak öne çıktı.
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher de raporun önsözünde Türkiye'nin fen performansını yaklaşık bir on yılda 70 PISA puanına yakın artırdığını ve bunun üç yıldan fazla öğrenme kazanımına eşdeğer olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti OECD ortalamasının çok altında
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin sonuçlarında ise çok farklı bir tablo ortaya çıktı. PISA 2025'te Kıbrıs Cumhuriyeti öğrencilerinin ortalama puanı fen bilimlerinde 411, okumada 379, matematikte 412 oldu.
2022'ye göre fen bilimlerinde değişiklik görülmezken, okuma 2 puan, matematik 7 puan geriledi.
Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti, OECD ortalamasının, fen bilimlerinde 71 puan, okumada 82 puan, matematikte 51 puan altında kaldı.
PISA'nın yaklaşık 20 puanı ortalama bir yıllık öğrenme kazanımı için referans kabul ettiği dikkate alındığında, özellikle fen ve okumadaki farkın büyüklüğü dikkat çekiyor. Ancak OECD, PISA puanlarının fiziksel bir ölçü birimi olmadığını ve küçük farkların istatistiksel anlamlılık dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini de özellikle belirtiyor.
Kıbrıs Cumhruiyeti’nde öğrencilerin yüzde 43,5'i üç alanda birden düşük performans gösterdi
Kıbrıs Cumhuriyeti açısından belki de en çarpıcı gösterge yalnızca ortalama puanlar değil. Öğrencilerin yüzde 43,5'i fen, okuma ve matematiğin üçünde birden temel yeterlilik düzeyinin altında kaldı.
Bu oran OECD genelinde yüzde 19,7, Türkiye'de ise yüzde 15,4.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nde üç alandan en az birinde en yüksek başarı seviyesine ulaşan öğrencilerin oranı da yalnızca yüzde 4,6 oldu. OECD ortalaması yüzde 11,9, Türkiye'de ise yüzde 11,1 olarak hesaplandı.
Rapordaki “Kıbrıs” verileri KKTC'yi kapsamıyor
Sonuçlar Kıbrıs açısından değerlendirilirken önemli bir metodolojik ayrım bulunuyor. OECD, raporda kullanılan “Cyprus/Kıbrıs” verilerinin adanın güney kesimine ilişkin olduğunu açıkça kaydediyor. Türkiye'nin rapora düşülen notunda adada Kıbrıslı Türkleri ve Kıbrıslı Rumları birlikte temsil eden tek bir otoritenin bulunmadığı belirtilirken; "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) tanımaktadır. Birleşmiş Milletler çerçevesinde kalıcı ve adil bir çözüm bulunana kadar Türkiye, “Kıbrıs meselesi”ne ilişkin tutumunu koruyacaktır" deniliyor. OECD'nin AB üyelerinin notunda verilerin Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin etkin kontrolündeki bölgeyi kapsadığı ifade ediliyor. Dolayısıyla PISA 2025'te KKTC eğitim sistemine ilişkin ayrı bir sonuç bulunmuyor.

Fen bilimlerinde cinsiyet farkı kapandı: Kıbrıs Cumhuriyeti dahil 35 ülkede kız öğrenciler önde
PISA 2025 sonuçları, kız ve erkek öğrenciler arasındaki başarı farkının derslere göre belirgin biçimde değiştiğini ortaya koydu. OECD ortalamasında kız öğrenciler fen bilimlerinde 483, erkek öğrenciler 481 puan aldı. İki puanlık fark küçük olmakla birlikte ülke bazındaki sonuçlar daha dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı.
Kız öğrenciler fen bilimlerinde 35 ülke ve ekonomide erkek öğrencilerden daha yüksek performans gösterirken, erkek öğrenciler 17 ülke ve ekonomide kız öğrencileri geçti. 37 ülke ve ekonomide ise fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.
Kız öğrencilerin fen bilimlerindeki üstünlüğü PISA 2025’e özgü yeni bir gelişme değil. Önceki PISA sonuçlarında da birçok ülkede benzer bir tablo görülürken, 2025 sonuçları bu eğilimin devam ettiğini gösterdi. Özellikle bazı Avrupa eğitim sistemlerinde fark belirginleşti. Bulgaristan’da kız öğrenciler erkek öğrencilerden 26, Finlandiya’da 22, Slovenya ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nde 21, Hırvatistan ve Kuzey Makedonya’da 20, Malta’da ise 19 puan daha yüksek fen puanı aldı.
Matematikte erkek öğrencilerin puanı daha yüksek
Fen bilimlerindeki tablo matematikte aynı ölçüde görülmedi. OECD genelinde matematikte erkek öğrenciler kız öğrencilerden 13 puan daha yüksek performans gösterdi. Bununla birlikte bazı Avrupa eğitim sistemlerinde kız öğrencilerin hem fen bilimlerinde hem matematikte erkek öğrencileri geçtiği görüldü.
Bulgaristan’da kız öğrenciler fende 26, matematikte 15; Malta’da fende 19, matematikte 8; Slovenya’da fende 21, matematikte 3; Hırvatistan’da ise fende 20, matematikte 1 puan erkek öğrencilerin önünde yer aldı.
Finlandiya ise iki alan arasındaki ayrımı dikkat çekici biçimde ortaya koydu. Kız öğrenciler fen bilimlerinde erkek öğrencilerden 22 puan daha yüksek sonuç alırken matematikte erkek öğrenciler 2 puan öne geçti. İsveç’te kız öğrenciler fende 12 puan öndeyken matematikte erkek öğrenciler 2; Litvanya’da kız öğrenciler fende 10 puan öndeyken matematikte erkek öğrenciler 9 puan daha yüksek sonuç aldı.
En büyük cinsiyet farkı okumada
Cinsiyetler arasındaki en belirgin fark ise okuma becerilerinde ortaya çıktı. OECD genelinde kız öğrenciler erkek öğrencilerden ortalama 30 puan daha yüksek performans gösterdi. Kız öğrenciler PISA’ya katılan ülke ve ekonomilerin neredeyse tamamında okumada erkek öğrencileri geçti. Finlandiya, Yunanistan, Malta, Hırvatistan, Bulgaristan ve Slovenya’nın da aralarında bulunduğu bazı eğitim sistemlerinde fark kız öğrenciler lehine 45 puana veya üzerine çıktı.
Buna karşılık OECD, kız öğrencilerin fen bilimleri ve matematikte en yüksek başarı gösteren öğrenciler arasında hâlâ daha az temsil edildiğine dikkat çekiyor. Rapora göre ortalama puanlarda fen bilimlerindeki cinsiyet farkı büyük ölçüde kapanmış olsa da başarı dağılımının en üst bölümünde erkek öğrencilerin avantajı sürüyor.

Kaynak ve grafikler: OECD PISA 2025 Sonuçları Raporu













Yorumunuz