Özel Haber

ABD raporlarında KKTC: Gece kulüplerinde çalışan kadın sayısı 11 ayda üç katına çıktı!

Kaynak göstermek yaratıcılığı azaltmaz. Gazetecilikte zorunluluktur. Mikro-Makro’nun özel haberlerini kaynak göstermeden yayımlamayınız.
ABD raporlarında KKTC makamlarına dayandırılan gece kulübü verileri soru işaretleri yarattı: 11 ayda kadın çalışan sayısı 98’den 306’ya nasıl yükseldi?

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 ve 2026 İnsan Ticareti Raporlarında, KKTC makamlarının bildirdiği gece kulübü çalışanı sayısı 98'den 306'ya yükseldi. Gece kulübü sayısı 27'de kalırken, altı aylık çalışma izinleri yüzde 19 arttı. Mikro-Makro'nun geçen yıl gündeme getirdiği KKTC makamlarının sağladığı verilerin doğruluğuna ilişkin soru hâlâ yanıt bekliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 ve 2026 yıllarında yayımladığı İnsan Ticareti Raporları (Trafficking in Persons Report), KKTC makamlarının gece kulüplerine ilişkin bildirdiği verilerde dikkat çekici bir değişimi ortaya koydu.

2025 raporunda Mart 2025 itibarıyla 27 gece kulübünde 98 kadının çalıştığı belirtilirken, 2026 raporunda Şubat 2026 itibarıyla yine 27 gece kulübünde 306 kadının çalıştığı bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığı bu rakamlar, Kıbrıslı Türk yetkililerin sağladığı verilere dayanıyor. Dolayısıyla çalışan sayısındaki büyük değişimin nedenlerinin açıklanması, verileri hazırlayan ve bildiren KKTC makamlarının sorumluluğunda bulunuyor.

Mikro-Makro (Mikro Detaylar-Makro Tartışmalar), iki raporu karşılaştırarak gece kulüplerindeki istihdam, çalışma izinleri, sınır dışı işlemleri ve insan ticaretiyle mücadeleye ilişkin verileri inceledi.

Güney Kıbrıs'a ilişkin verilerde ise insan ticareti mağdurlarının tespitinde artış yaşanırken mahkûmiyet sayısında düşüş görüldü.

Mikro-Makro'nun geçen yıl sorduğu soru yanıt bekliyor

Mikro-Makro, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 İnsan Ticareti Raporu'nu geçen sene haberleştirirken, “Mikro-Makro soruyor: Gece kulüpleri yeraltına mı iniyor, yoksa Bakanlık verilerinde hata mı var?” başlığıyla KKTC makamlarının bildirdiği kadın çalışan sayısındaki büyük düşüşü gündeme getirmişti.

Söz konusu haberde, 2023 yılında gece kulüplerinde çalışan kadın sayısının 743 olarak bildirilmesine karşılık, Mart 2025 itibarıyla 27 gece kulübünde 98 kadının çalıştığının açıklanmasına dikkat çekilmişti.

2026 raporunda ise Şubat 2026 itibarıyla yine 27 gece kulübünde 306 kadının çalıştığı bildirildi.

Böylece Mikro-Makro'nun geçen yıl sorguladığı 98 kişilik veri, yeni raporla birlikte daha da önemli hâle geldi.

Çünkü bu rakamlar ABD makamlarının bağımsız olarak gerçekleştirdiği bir sayımın sonuçları olarak sunulmuyor. Gece kulübü ve kadın çalışan sayıları, Kıbrıslı Türk yetkililerin bildirdiği verilere dayanıyor.

2023 yılı için 743 olarak bildirilen kadın çalışan sayısı ile Mart 2025'te açıklanan 98 kişilik veri arasındaki büyük fark nasıl oluştu? Şubat 2026'da nasıl yeniden 306'ya yükseldi?

Bu değişimlerin gerçek istihdam hareketlerinden mi, kayıt yöntemlerindeki farklılıklardan mı, yoksa eksik veya hatalı bildirimlerden mi kaynaklandığının açıklanması gerekiyor.

Dolayısıyla Mikro-Makro'nun geçen yıl yönelttiği sorunun muhatabı değişmedi. Gece kulüplerindeki istihdam kayıtlarını tutan ve verileri ABD Dışişleri Bakanlığı'na bildiren KKTC makamlarının, rakamların hangi yöntemle oluşturulduğunu ve yıllar arasındaki büyük farklılıkların nedenlerini kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

Gece kulübü sayısı değişmedi, çalışan kadın sayısı yüzde 212 arttı

Son iki rapordaki veriler karşılaştırıldığında, gece kulübü sayısında herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

Kaynak: ABD Dışişleri Bakanlığı, 2025 ve 2026 İnsan Ticareti Raporları (Trafficking in Persons Report), “Area Administered by Turkish Cypriots” bölümü. Veriler KKTC makamları tarafından bildirilmiştir.

Buna göre yaklaşık 11 aylık dönemde gece kulüplerinde çalıştığı bildirilen kadın sayısı 208 kişi, yani yüzde 212,2 arttı.

Şubat 2026 itibarıyla bildirilen sayı, Mart 2025'tekinin yaklaşık 3,12 katına ulaştı.

Raporlarda bu artışın nedenleri veya çalışan kadın sayılarının hangi yöntemle belirlendiği açıklanmıyor.

Dolayısıyla iki olasılık açıklama gerektiriyor. Mart 2025'te bildirilen 98 kişilik veri doğruysa, yaklaşık 11 ayda yaşanan 208 kişilik artışın nedenleri ortaya konulmalı. Önceki rakam eksik veya hatalıysa, bunun nasıl oluştuğu ve ABD Dışişleri Bakanlığı'na neden bu şekilde bildirildiği açıklanmalı.

Altı aylık konsomatris çalışma izinleri yüzde 19 arttı

KKTC makamlarının bildirdiği çalışma izni verilerinde de artış yaşandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 raporuna göre, 2024 yılında gece kulüplerinde çalışmak üzere 966 adet altı aylık 'konsomatris' ('hostess') çalışma izni düzenlendi.

2026 raporunda ise 2025 yılında düzenlenen izin sayısının 1.150'ye yükseldiği belirtildi.

Kaynak: ABD Dışişleri Bakanlığı, 2025 ve 2026 İnsan Ticareti Raporları (Trafficking in Persons Report), “Area Administered by Turkish Cypriots” bölümü. Veriler KKTC makamları tarafından bildirilmiştir.

Böylece bir yılda 184 izinlik, yaklaşık yüzde 19'luk artış gerçekleşti.

Bir takvim yılında düzenlenen altı aylık çalışma izni sayısı ile belirli bir tarihte gece kulüplerinde çalışan kadınların sayısı farklı göstergeleri ifade ediyor.

İzinlerin kaç farklı kadına verildiği, aynı kişilerin izin yenilemelerinin toplam sayıyı nasıl etkilediği ve yıl içinde işten ayrılan kadınların sayısı raporlarda açıklanmıyor.

Bu nedenle 2025 yılında düzenlenen 1.150 çalışma izninin, Şubat 2026 itibarıyla bildirilen 306 kadın çalışanla doğrudan karşılaştırılması mümkün görünmüyor.

Çalışma izinlerini düzenleyen ve istihdam kayıtlarını tutan KKTC makamlarının, bu iki veri grubunun nasıl oluşturulduğunu açıklaması gerekiyor.

İki yılda da insan ticareti soruşturması ve mahkûmiyet bildirilmedi

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın iki raporunda, insan ticaretiyle mücadeleye ilişkin adli işlemlerde herhangi bir ilerleme bildirilmedi.

2025 raporuna göre Kıbrıslı Türk yetkililer, 2024 yılında insan ticareti suçlarına ilişkin soruşturma veya kovuşturma yürütmedi ve herhangi bir mahkûmiyet bildirmedi. 2026 raporunda da 2025 yılı için aynı durum kaydedildi.

Her iki yılda da resmen tespit edilen insan ticareti mağduru bulunmadığı belirtildi.

Raporlara göre Kıbrıslı Türk yetkililerin insan ticareti mağdurlarını belirlemeye ve koruma hizmetlerine yönlendirmeye yönelik standart uygulama prosedürleri ve ulusal yönlendirme mekanizması bulunmuyor.

Mağdurlara barınma, sağlık, psikolojik danışmanlık, hukuki yardım veya ülkelerine dönüş desteği sağlanmadığı, mağdurların korunmasına yönelik bütçe ayrılmadığı ve insan ticaretini önleyici çalışmalar yürütülmediği kaydedildi.

Resmen tespit edilen mağdur bulunmaması, insan ticareti vakalarının yaşanmadığını ortaya koymuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın raporlarında, mağdurların belirlenmesi ve korunmasına yönelik mekanizmaların eksikliği eleştiriliyor.

2024'te 14 kadın sınır dışı edildi, 2025'in sayısı bildirilmedi

2025 raporunda, gece kulüplerindeki çalışma sözleşmeleri erken sona erdirilen 14 kadının 2024 yılında sınır dışı edildiği belirtildi.

2026 raporunda ise Kıbrıs Türk makamlarının 2025 yılında sözleşmeleri erken sona erdirildikten sonra sınır dışı edilen kadınların sayısını bildirmediği kaydedildi.

Her iki raporda da gece kulüpleriyle sözleşme imzalayan kadınların işveren değiştirmelerine izin verilmediği ve maruz kaldıkları muameleden şikâyet eden insan ticareti mağdurlarının rutin olarak sınır dışı edildiği belirtildi.

Bu durumda 2025 yılında kaç kadının çalışma sözleşmesinin erken sona erdirildiği ve kaçının sınır dışı edildiği de KKTC makamlarının açıklaması gereken konular arasında bulunuyor.

Kadınların pasaportlarına el konulması ve cinsel sömürü iddiaları tekrarlandı

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 ve 2026 raporlarında gece kulüplerindeki çalışma koşullarına ilişkin benzer uygulamalar ve iddialar yer aldı.

Raporlara göre KKTC'ye gece kulüplerinde çalışmak üzere gelen yabancı kadınların pasaportlarına Kıbrıslı Türk yetkililer tarafından el konuluyor ve kendilerine 'konsomatris vizesi' düzenleniyor.

Gözlemcilerin gece kulüplerinin fiilen genelev gibi faaliyet gösterdiği ve kadınların cinsel sömürüye zorlandığı yönündeki bildirimleri de tekrarlandı.

Raporlarda, gece kulübü sahipleri ve korumalarının kadınlara şantaj uyguladığı, ölümle tehdit ettiği, uyuşturucu kullanmaya zorladığı ve tıbbi yardım almalarını engellediği yönündeki gözlemci iddialarına yer verildi.

Kadınların büyük bölümünün gece kulüplerine bitişik yatakhanelerde veya işletme sahiplerinin ayarladığı konaklama yerlerinde yaşadığı belirtildi.

Denetimler mutfak hijyenine odaklanıyor, kadınlarla korumaların önünde görüşülüyor

İki raporda da Gece Kulüpleri Komisyonu'nun işleyişine ilişkin benzer eleştiriler bulunuyor.

Polis ve kamu görevlilerinden oluşan komisyonun aylık toplantılar düzenleyerek işletme ruhsatları, çalışan kotaları ve müdahale gerektiren gece kulüpleri hakkında İçişleri Bakanlığı'na tavsiyelerde bulunduğu belirtildi.

Ancak raporlara göre denetimler ağırlıklı olarak mutfakların hijyen koşullarına odaklanıyor.

Kadın çalışanlarla yapılan görüşmelerin korumaların veya işletme personelinin önünde gerçekleştirilmesi, kadınların maruz kaldıkları olası sömürüyü özgürce anlatmalarını engelliyor.

Kadınların cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik haftalık sağlık kontrollerine de gece kulübü korumaları eşliğinde götürüldüğü aktarılıyor.

Gözlemciler, bu uygulamanın kadınların doktorlara veya polise olası cinsel sömürü hakkında bilgi vermelerini engellediğini belirtiyor.

Kamu görevlileriyle organize suç grupları arasındaki bağlantı iddiaları sürdü

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın iki raporunda, bazı Kıbrıslı Türk yetkililerin gece kulüpleriyle bağlantılı organize suç gruplarına karıştığı ve bazı yetkililerin gece kulübü yöneticileri, sahipleri ve işletmecileriyle ilişkilerini sürdürdüğü yönündeki gözlemci iddiaları tekrarlandı.

Raporlarda, gece kulüplerinden elde edilen vergi gelirlerinin insan ticaretiyle mücadelede çıkar çatışması oluşturduğu değerlendirmesine de yer verildi.

Önceki basın haberlerine dayandırılan tahminlere göre gece kulübü sahiplerinin yıllık 20 milyon ile 30 milyon TL arasında vergi ödediği belirtildi.

Bu tutarlar 2024 veya 2025 yıllarına ait güncel vergi tahsilatı olarak sunulmadı; önceki basın haberlerinden aktarılan tahminler niteliğinde bulunuyor.

Kamu görevlilerinin organize suç bağlantılarına ilişkin değerlendirmeler de gözlemci iddialarına dayanıyor.

Yabancı üniversite öğrencilerinin sömürülmesine ilişkin iddialar sürdü

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın iki raporunda yabancı üniversite öğrencilerinin insan ticareti ve zorla çalıştırma açısından karşı karşıya kaldıkları risklere de yer verildi.

2025 raporunda, yabancı üniversite öğrencilerinin Kıbrıslı Türklerin yönettiği bölgenin toplam nüfusunun yüzde 20'sini oluşturduğu belirtildi.

2026 raporunda ise yabancı öğrencilerin nüfus içindeki payına ilişkin yeni bir oran açıklanmadı.

Her iki raporda da öğrenci temin eden aracıların yabancı öğrencileri burs, ücretsiz konaklama ve istihdam vaatleriyle kandırdığı yönündeki iddialar yer aldı.

Bazı öğrencilere Avrupa Birliği'ndeki bir üniversiteye kayıt yaptıracakları yönünde gerçeğe aykırı bilgiler verildiği belirtildi.

Ruhsatsız borç para veren kişilerin öğrencilerin pasaportlarını teminat olarak aldığı ve bu durumun öğrencileri borçlarını ödeyebilmek için sömürüye açık hâle getirdiği kaydedildi.

Raporlarda kadın öğrencilerin apartman dairelerinde cinsel sömürüye, erkek öğrencilerin zorla çalıştırmaya ve bazı öğrencilerin uyuşturucu taşıma veya satma gibi suçları işlemeye zorlandığı yönündeki değerlendirmeler tekrarlandı.

Yeni gelen öğrencilerin gece kulüpleri, kumarhaneler, oteller ve diğer işletmelerde çok düşük ücretlerle veya ücret almadan, insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığı da aktarıldı.

2025 raporunda ayrıca gece kulübü sahiplerinin yasal çalışan kotasını aşmak, vergi ve denetimlerden kaçınmak amacıyla kadın üniversite öğrencilerini çalıştırdığı yönündeki gözlemci bildirimlerine yer verildi.

2026 raporunda bu özel iddia aynı ayrıntıyla tekrarlanmadı. Ancak yabancı öğrencilerin çeşitli işletmelerde sömürülmesine ilişkin değerlendirmeler yerini korudu.

Yabancı işçilerin sömürülmesine ilişkin riskler devam etti

2025 ve 2026 raporlarında yabancı işçilerin borçlandırma, pasaportlarına el konulması, ücretlerinin ödenmemesi ve sınır dışı edilme tehdidi yoluyla sömürüye maruz kaldıkları belirtildi.

Sanayi, inşaat, tarım, ev hizmetleri, restoran ve perakende sektörlerinde zorla çalıştırma risklerine dikkat çekildi.

Özellikle Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki çalışma izinleri sona erdikten sonra kuzeye geçen göçmenler, Türkiye'den gelen mevsimlik işçiler ve aileleri ile Roman çocuklar risk altındaki gruplar arasında gösterildi.

Her iki raporda da ev içi hizmetlerde çalışan yabancılara verilen çalışma izinlerinin sayısının 2018 yılından sonra bildirilmediği kaydedildi. Son açıklanan sayı 3.143 olarak yer aldı.

ABD'nin insan ticaretiyle mücadele önerileri büyük ölçüde değişmedi

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 ve 2026 raporlarında Kıbrıslı Türk yetkililere yönelik öncelikli öneriler benzerlik gösteriyor.

İnsan ticareti suçlarının soruşturulması, faillerin yargılanması ve caydırıcı cezaların uygulanması istendi.

İnsan ticareti mağdurlarının belirlenmesi ve koruma hizmetlerine yönlendirilmesi için mekanizmaların oluşturulması, mağdurlara yönelik sığınma evi açılması ve sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi önerildi.

Mağdurların sınır dışı edilmelerine alternatif çözümler sağlanması ve insan ticaretine karıştığı iddia edilen kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesi çağrıları tekrarlandı.

Üniversitelerin öğrenci temin süreçlerinin denetlenmesi, aracıların ve tefecilerin faaliyetlerinin düzenlenmesi, yabancı işçilerden ve öğrencilerden alınan işe yerleştirme ücretlerinin kaldırılması ve pasaportlara el konulması gibi uygulamaların soruşturulması da öneriler arasında yer aldı.

Güney Kıbrıs birinci kademede kaldı, mahkûmiyet sayısı yediden bire düştü

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2026 raporunda Kıbrıs Cumhuriyeti, insan ticaretiyle mücadelede belirlenen asgari standartları tam olarak karşılayan ülkelerin bulunduğu birinci kademede (Tier 1) yer aldı.

Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde insan ticaretiyle mücadeleye ilişkin bazı göstergelerde gerileme yaşandı.

2024 yılında dokuz insan ticareti vakası soruşturulurken, 2025 yılında bu sayı yediye düştü.

Mahkûm edilen insan taciri sayısı ise yediden bire geriledi. 2025 yılında mahkûm edilen tek kişiye 1.500 euro para cezası verildi; hapis cezası uygulanmadı.

Buna karşılık resmen tespit edilen insan ticareti mağduru sayısı 2024'te 11 iken 2025'te 24'e yükseldi.

İnsan ticareti mağduru olabileceği değerlendirilerek görüşülen kişi sayısı da 194'ten 315'e çıktı.

Resmen tespit edilen ve potansiyel mağdurlardan destek sağlananların sayısı ise 161'den 99'a geriledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin mağdurları belirlemeye yönelik çabalarını artırdığını, fakat bazı potansiyel mağdurların yetkili birimlere yönlendirilmesinde gecikmeler ve eksiklikler yaşandığını belirtti.

Rapora göre Sosyal Refah Hizmetleri tarafından işletilen sığınma evinin bütçesi 450 bin eurodan 520 bin euroya yükseltildi. Sivil toplum kuruluşlarının işlettiği sığınma evlerine ayrılan kaynak da 252 bin eurodan 280 bin euroya çıkarıldı.

Ayrıca Çalışma Bakanlığı 251 işe alım ajansını denetledi, 21 ajansın ruhsatını iptal etti ve iki ajansa para cezası verdi.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin birinci kademede yer alması, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 'Kıbrıslı Türklerin yönettiği bölgeye' ilişkin ayrı bölümde sunduğu değerlendirmeleri kapsamıyor.

KKTC makamlarının yanıtlaması gereken sorular

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2025 ve 2026 İnsan Ticareti Raporlarında, KKTC makamlarının bildirdiği gece kulübü sayısı 27 olarak kalırken, çalışan kadın sayısı 98'den 306'ya yükseldi.

Aynı dönemde gece kulüplerinde çalışmak üzere düzenlenen altı aylık konsomatris çalışma izinlerinin sayısı 966'dan 1.150'ye çıktı.

Buna karşılık 2024 ve 2025 yıllarında insan ticareti suçlarına ilişkin soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyet bildirilmedi. 2024 yılında sözleşmeleri erken sona erdirilen 14 kadının sınır dışı edildiği açıklanırken, 2025 yılına ilişkin sayı bildirilmedi.

KKTC makamlarının ABD Dışişleri Bakanlığı'na bildirdiği verilere göre, 2022 yılı için gece kulüplerinde çalışan kadın sayısı 1.353, 2023 yılı için ise 743 olarak kaydedildi. Mart 2025 itibarıyla 98, Şubat 2026 itibarıyla da 306 kadın çalışan bildirildi.

Mikro-Makro'nun 2025 yılında yönelttiği “Gece kulüpleri yeraltına mı iniyor, yoksa Bakanlık verilerinde hata mı var?” sorusu, yeni rakamlarla birlikte önemini koruyor.

2023 yılı için 743 olarak bildirilen kadın çalışan sayısı ile Mart 2025'te açıklanan 98 kişilik veri arasındaki büyük fark nasıl oluştu?

Mart 2025'te bildirilen 98 kişilik veri doğru muydu? Doğruysa yaklaşık 11 ayda 208 kişilik artış nasıl gerçekleşti? Önceki veri hatalıysa bu hata neden kaynaklandı? 2025 yılında düzenlenen 1.150 çalışma izni kaç farklı kadına verildi? Sözleşmeleri erken sona erdirilen ve sınır dışı edilen kadınların 2025 yılına ilişkin sayısı neden bildirilmedi?

Bu soruların yanıtlanması, gece kulüplerindeki istihdamı kayıt altına alan, çalışma izinlerini düzenleyen, işletmeleri denetleyen ve verileri ABD makamlarına bildiren KKTC yetkililerinin sorumluluğunda bulunuyor.

Kaynaklar: ABD Dışişleri Bakanlığı, Trafficking in Persons Report 2025 ve 2026; 'Kıbrıslı Türklerin yönettiği bölgeye' ilişkin bölümler. Mikro-Makro'nun 2025 raporuna ilişkin önceki haberi.

Bu haberle ilgili herhangi başka bir bilgi ve/veya belgeye sahipseniz Mikro-Makro’ya iletisim@mikro-makro.net’den veya +90 533 852 60 63’den ulaşabilirsiniz.
:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın