Kıbrıs

Sanık Fatma Ünal’ın sahte diploma davasında Meclis Başkanı Öztürkler iddiası Meclis'i karıştırdı

Tanık 'Ziya Öztürkler istedi' dedi; Cumhuriyet Meclisi Başkanı Öztürkler 'mesnetsiz' diyerek açıklama yaptı. İddialar üzerine Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu karıştı!

Sahte diploma davasında sanık Fatma Ünal, dördüncü PI duruşması kapsamında Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. 

Güzelyurt Kaza Mahkemesi Yargıcı Nuray Necdet huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı adına Savcı Damla Güçlü ve sanık Avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Duruşmada savcılığın tanığı olarak dinlenen, 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Kıbrıs Toplum ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi eski Genel Sekreteri ve Direktörü Serdal Gündüz’ün yeminli beyanları, dosyada yeni iddiaları gündeme getirdi.

Fatma Ünal’la Ziya Öztürkler aracılığıyla tanıştığını söyledi

Gündüz, Fatma Ünal ile 2021 yılının Eylül ayında Girne’de bir kafede, o dönem Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü olan, bugün ise Cumhuriyet Meclisi Başkanı görevini yürüten Ziya Öztürkler aracılığıyla tanıştığını ileri sürdü. Gündüz’ün anlatımına göre Öztürkler, Ünal’ı Ulusal Birlik Partisi’nde görev yapan “değerli” bir kişi olarak tanıttı ve Ünal’ın üniversitede Eğitim Yönetimi ve Denetimi tezli yüksek lisans programına tam burslu kaydedilmesini talep etti.

Tanık Serdal Gündüz, görüşmeden birkaç gün sonra Ünal’a ait Yakın Doğu Üniversitesi lisans diploması ile kimlik fotoğrafının WhatsApp üzerinden kendisine iletildiğini, evrakları enstitü sekreteri Arcan Sığırcı’ya göndererek öğrenci belgesi ve ders seçim işlemlerinin hazırlanmasını istediğini aktardı.

Kayıt tarihinin geriye alınması ve “ücretli öğrenci” ibaresi iddiası

Gündüz, kayıt evraklarında yer alan tarihin Eylül 2021’den Şubat 2021’e çekilmesini talep ettiğini, gerekçe olarak da Eylül dönemi ders seçimlerinin kapanmış olmasını gösterdi. Gündüz ayrıca belgelerdeki “ücretli öğrenci” ifadesinin kaldırılmasını da istediğini belirtti.

Ziya Öztürkler’in Fatma Ünal’ın sahte diploması için kendisini aradığını ileri sürdü

Tanık beyanına göre 2022’de Fatma Ünal, diplomasının ne zaman basılacağını sormak için Gündüz’ü aradı. Gündüz, bu işlemlerin kendi yetki alanında olmadığını ve sorumluluğun rektör yardımcısı Serdal Işıktaş’ta olduğunu söylediğini anlattı. Kısa süre sonra bu kez Ziya Öztürkler’in kendisini aradığını öne süren Gündüz, Ünal’ın UBP’de etkili bir kişi olduğunun vurgulanarak mezuniyet işlemlerinin hızlandırılmasının istendiğini iddia etti.

Gündüz, diploma işlerinin kendisinde olmadığını yinelediğini, bu sırada Öztürkler’in Serdal Işıktaş ile eşinin vatandaşlık başvurusu evraklarının “önünde olduğunu” söylediğini ileri sürdü.

“Derslere katıldığını görmedim”

Savcının sorularını yanıtlayan Gündüz, Ünal’ın kayıtlı olduğu dönemde herhangi bir ders, seminer veya akademik etkinliğe katılımını görmediğini söyledi. Gündüz, kendisinden istenenin derslere girmeden ve eğitim almadan Ünal adına diploma hazırlanması olduğunu öne sürdü.

Serdal Gündüz kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti

Duruşmada duygusal anlar yaşanırken Serdal Gündüz, süreçte kendisinin veya ailesinin herhangi bir maddi çıkar elde etmediğini ifade ederek “kendisine kumpas kurulduğunu” savundu ve “Kimseye hakkımı helal etmiyorum” dedi. Sanık Fatma Ünal da gözyaşlarını tutamayarak, “Ben kimsenin kul hakkına girmedim” ifadelerini kullandı.

Mahkeme, bir sonraki tanığın dinlenmesi için davayı 29 Ocak Perşembe günü saat 11.00’e erteledi.

Öztürkler’den yazılı açıklama: “Mesnetsiz ve karalayıcı”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, tarafına yöneltilen iddiaların, mesnetsiz ve karalayıcı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.

Öztürkler, devlette görev yaptığı sürede hiçbir üniversite rektörü ya da sorumlusuyla hak edilmemiş bir diplomanın veya vatandaşlığın verilmesiyle ilgili bir teması, telkini ve telefon görüşmesi olmadığını vurguladı.

Öztürkler, yazılı açıklamasında bugün bazı basın yayın organlarında yer alan, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi'nde yaşanan diploma iddialarıyla ilgili mahkeme sürecinde, şahsına dair ortaya atılan iddialar konusunda kamuoyunu bilgilendirmek istediğini belirtti.

Ziya Öztürkler, açıklamasında şunları kaydetti:

“Bilinmesi gerekir ki; üniversitenin ortağı Serdal Gündüz’ün ifadesinde yer alan ve tarafıma yönelttiği iddialar, mesnetsiz, karalayıcı ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Devlette görev yaptığım süre boyunca hiçbir üniversite rektörü ya da sorumlusu ile hak edilmemiş bir diplomanın veya vatandaşlığın verilmesi ile ilgili bir temasım, bir telkinim ve de telefon görüşmem olmamıştır.”

Meclis'te Ziya Öztürkler'e yönelik iddialar konuşuldu

CTP Genel Başkanı İncirli: "Hanginiz kaldı şaibeli olmayan? Başbakandan Öztürkler ile ilgili rapor ve araştırma istiyoruz”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümeti sert bir dille eleştirdi. “Bu memleket daha fazla karanlığı ve çürümüşlüğü kaldıramaz. Halk erken seçim istiyor. En kısa zamanda erken seçim tarihi belirlenerek bu karanlığa son verilmeli” diyen İncirli, gündemde olan yolsuzluk iddialarıyla ilgili siyasete olan güvenin azaldığını belirtti ve “Hanginiz kaldı şaibeli olmayan?” diye sordu. 

“Her geçen gün ortaya karanlık ilişkiler saçılıyor”

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Bu memleket karanlık ve kötülük fırtınası içine girdi Halkımızın yüreği ağzında. İnsanlarımız, ‘acaba memleketin başına bugün ne gelecek’ diye bekliyor, her geçen gün ortaya karanlık ilişkiler saçılıyor. Bu karanlık fırtına ne zaman bitecek?” diye sordu.

Ülkede giderek artan iddialara dikkat çeken İncirli, “Sahte diplomalar ve yolsuzluklar zinciri davaları var. Bunlar yokmuş gibi davranmaya devam etmekle memlekete çok büyük zarar veriyorsunuz. Bugün bunlardan biri daha başımıza düştü” dedi.  İncirli, konuşmasının devamında Ünal Üstel’e seslenerek sürecin sadece hukuki boyutuyla geçiştirilemeyeceğini ifade etti ve “Başbakan Ünal Üstel çıkıp da ‘hukuki süreç işliyor, bununla ilgili konuşamayız’ demesin. Artık herkesin karnı bu safsatalara tok. Bu mesele, siyasi olarak kirli işlerin ortalığa saçılması vaziyetidir” ifadelerini kullandı. 

“Bizim temsilcimiz Avrupa Parlamentosu’nda çalışmalarını yalnız sürdürecek””

İncirli, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili hakkında ortaya çıkan sahte diploma iddialarını örnek göstererek, “Önce UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak’la ilgili sahte diploma meselesi ortaya çıktı. Bununla ilgili Başsavcılık dosya hazırlamış ve yargılamanın başlamasını istemişti” dedi. Süre zarfında UBP’nin dokunulmazlığın kaldırılmaması yönünde oy verdiğini de hatırlatan İncirli, “Biz CTP olarak dokunulmazlığın kaldırılmasını istemiştik ama siz kamu vicdanı önünde yargılanan bir vekilin gerçekten yargılanmasının önünü kestiniz” ifadelerini kullandı ve bu şekilde konunun üstünün örtülmediğini sözlerine ekledi.

İncirli, dokunulmazlık kaldırılmadığı için siyasetin güven kaybına uğradığını belirterek Emrah Yeşilırmak’ın Avrupa Parlamentosu’na temsilci olarak seçilmesine tepki gösterdi. Bu karardan vazgeçilmesi yönünde çağrıda bulunduğunu ifade eden İncirli, “Bu kararın gözden geçirilmesi yönünde bir çağrıda bulunmuştuk. İnsanlarımızın içine sinmeyen bir durumda ısrar etmenin bir manası yoktur” dedi.  CTP’nin temsilcisinin Fikri Toros olduğunu vurgulayan Sıla Usar İncirli, “Temsilcimiz Fikri Toros, temaslarını ve çalışmalarını yalnız başına yürütecek. Bu görüntü de memleket açısından iyi değil” ifadelerini kullandı ve karardan vazgeçilmesi için çağrısını bir kez daha yineledi.

“Bu ülke bu kadar karanlığı, yozlaşmayı ve çürümüşlüğü hak etmiyor”

UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatoş Ünal’ın da yargılandığını anımsatan İncirli, bu süreçte yeni ve ağır iddiaların ortaya çıktığını ifade ederek “bu yargılanma sürecinde üstümüze bir atom bombası düştü. Meclis kürsüsünün en yukarısında oturan Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile ilgili çok ciddi iddialar ortaya atıldı” dedi.

Dava sürecinde ortaya çıkan bilgilere dikkat çeken İncirli, bu iddiaları Ziya Öztürkler’in talebi ve baskısı sonucu sahte diplomaların oluşturulması ve Öztürkler’in İçişleri Bakanı olduğu dönemde bu diplomaları düzenleyecek olan kişilere istisnai vatandaşlık verilmesi olarak aktardı. İncirli, ortaya çıkan iddiaları ‘ortaya saçılmış karanlık ilişkiler’ olarak değerlendirerek “bu ülke bu kadar karanlığı, yozlaşmayı ve çürümüşlüğü hak etmiyor” dedi.

“Başbakandan Öztürkler ile ilgili rapor ve araştırma istiyoruz”

 Sıla Usar İncirli, “Öztürkler eğer sahte diplomalarla ilgili birine baskı yaptıysa, vatandaşlık verdiyse Başbakan Ünal Üstel’den çok ciddi bir araştırma istiyoruz. Rapor da bekliyoruz. Kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı ve polis ile savcılığın konuya ilgi göstermesi gerektiğini söyledi. “Başsavcılık eğer Öztürkler ile ilgili bir dosya oluşturacaksa, bu defa da onun dokunulmazlığının kaldırılmaması için mi uğraşacaksınız? Hanginiz kaldı şaibeli olmayan?” diyen İncirli, bürokratların da yolsuzluk iddialarıyla yargılandığını hatırlattı. 

“Halkın talebi erken seçim, bu karanlığa son verilmeli”

Hükümetin erken seçimle ilgili daha fazla kaçacak yeri kalmadığını dile getiren İncirli, “Bir an önce erken genel seçim tarihini vermek zorundasınız. Bu memleket bu kadar karanlığı kaldıracak durumda değil.” dedi. Suya yapılan zammı da eleştiren İncirli, suya yapılan zam ile hayat pahalılığının da artacağını söyledi.

Konuşmasının devamında güvenlik krizinden de bahseden İncirli, “Her gün başımızdan kurşunlar geçiyor. Bir yerlerde tetikçiler var. Başbakan da güney kaynaklıdır diyor” ifadelerini kullandı ve başbakanın tutumunu eleştirdi. İncirli, güvenlikle ilgili çok ciddi adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak ortaya somut projelerin koyulması gerektiğini söyledi.  

“Ucu nereye dokunursa dokunsun her şeyin şeffaf bir şekilde açığa kavuşmasını istiyoruz”

İncirli, konuşmasının sonunda Tıp ve Diş Hekimliğinde uzmanlık eğitimine girişte merkezi sınavın kaldırılmasına yönelik değişikliği de eleştirerek toplum sağlığının riske atıldığını söyledi. İncirli, ayrıca Ceza Yasası’nda yapılmak istenen değişikle de ifade ve basın özgürlüğünün kısıtlandığını ifade ederek “demokrasinin en temel yanı olan basının susturulması ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin engellenmesinin kabul edilmez olduğunu söyledi.  

“Bizim istediğimiz Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve diğer bütün konularla ilgili ucu nereye dokunursa dokunsun her şeyin şeffaf bir şekilde açığa kavuşması” şeklinde konuşan İncirli, bu yozlaşmanın ancak erken seçimle son bulacağını söyledi. İncirli, halkın talebinin de erken seçim olduğuna dikkat çekerek bu karanlığa derhal son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel: “Kimse hukukun üzerinde değildir, iddialar varsa Meclis’te araştırılsın kanıtınız varsa ortaya koyun”

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetin şeffaflık, hukuk devleti ve sosyal adalet anlayışını net ifadelerle ortaya koydu. Üstel, “Halkımıza hiçbir zaman karanlık günler yaşatmadık. Kimse hukukun üzerinde değildir” dedi.

Başbakan Üstel, hükümette oldukları süre boyunca refah seviyesini düşürmediklerini vurgulayarak, “Umudu zedelemedik, devleti zaafa uğratmadık. Karanlık günleri kimlerin yaşattığını merak edenler geçmişe dönüp bakabilir. Tarih her şeyi açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.

“Polise ve yargıya tam yetki verdik”

Konuşmasında hukuk vurgusunu öne çıkaran Üstel, Polis Teşkilatı’na ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Hiçbir olayın üstünün örtülmediğini kaydeden Üstel, “Polise tam yetki verdik, yargıya tam yetki verdik. Yargının vereceği her karara saygılıyız” dedi.

Araştırma komitesi çağrısı

Üstel, iddiaların araştırılmasına açık olduklarını vurgulayarak, “Eğer araştırılması gereken bir konu varsa, gelin Meclis’te bir araştırma komitesi kuralım. A’dan Z’ye her şey şeffaf şekilde incelensin. Veremeyecek hesabımız yoktur” diye konuştu.

Güvenlik vurgusu: “Bu ülkede güvenlik zafiyeti yoktur”

Ülkede güvenlik zafiyeti olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Üstel, bu iddiaları reddetti. Giriş kapılarına X-ray cihazları yerleştirildiğini, havalimanlarında yüz tanıma sistemleri kurulduğunu, tüm teknik kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmeye devam ettiğini ve Türkiye ile anlık sorgulama altyapısının oluşturulduğunu belirten Üstel, “Bunların hiçbiri geçmişte yoktu. Son dört yılda bu adımları biz attık” dedi.

Silahlı olaylarla ilgili olarak da konuşan Üstel, “Silahı kim patlatmışsa polisimiz 24 saat geçmeden faili ortaya çıkarmaktadır. Hiçbir dosya karanlıkta bırakılmamıştır. Bu noktada polisimize ve Güvenlik Kuvvetlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hayat pahalılığı ve ücret politikaları

Ekonomik koşulların zorluğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, hayat pahalılığının bir gerçek olduğunu ancak çalışanların bu süreçte ezdirilmediğini söyledi. 2024 yılında bir yıl içinde üç kez hayat pahalılığı artışı verildiğini hatırlatan Üstel, asgari ücretliye her ay doğrudan 2.000 TL destek sağlandığını, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin de devlet tarafından üstlenildiğini açıkladı.

Kadın istihdamına yönelik yüzde 100 prim desteği ve genel olarak yüzde 80 prim desteği uygulamalarını da hatırlatan Üstel, “Tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Döviz bazında maaşlar tarihin en yüksek seviyelerine çıktı” dedi.

Fedakârlık çağrısı

Alt ve üst gelir grupları arasındaki makasın açıldığını kabul eden Üstel, uzlaşı çağrısı yaptı. “Az alana çok, çok alana az verelim” diyen Üstel, bunun mümkün olmaması halinde hayat pahalılığı oranının herkese eşit uygulanabileceğini söyledi. Milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşları için de geçici kısıtlama öneren Üstel, “İlk imzayı atmaya hazırım. Komiteyi kuralım, iki gün içinde sonuçlandıralım” dedi.

Konuşmasını “Biz varız, görüşmeye hazırız, sorumluluktan kaçmıyoruz, istediğiniz komiteyi de kurmaya hazırız. Bu arada hem Ad-Hoc hem de normal komite önerilerimizi de yapmış durumdayız” sözleriyle tamamladı.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın