Fiber Optik Protokolünün genel kurul gündeminde olduğu bugün Cumhuriyet Meclisi önünde geniş güvenlik önlemleri alındı.
Polis, Meclis girişine demir barikat kurdu.
Greve çıkan sendika yetkilileri ve üyeleri Mecliste kurulan barikat önünde toplandı.
Muhalefet milletvekilleri de eylemcilerin yanına gelerek, destek belirtti. Bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri de Meclis önünde.
Mecliste greve çıkan KTAMS, Kamu-İş, KAMUSEN ve HAKSEN'in yanı sıra KTÖS de iki okulda grev koyarak, Tel-Sen'e destek verdi.
KTOEÖS de bugün 14.00-15.30 saatleri arasında tüm okullarda greve çıkacak.
Bakanlar Kurulu, “elzem hizmet olması” nedeniyle Cumhuriyet Meclisi’ndeki grevi 60 gün süreyle erteledi.
Bakanlar Kurulu kararı bugün, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kararda, Cumhuriyet Meclisi bünyesinde faaliyet gösteren tüm birimlerde, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN), Eşit Hak ve Adalet Sendikası (HAKSEN) ile diğer sendikaların ve Meclis çalışanlarının başlattıkları grevin, hizmetlerin aksamaması için bugünden itibaren 60 gün süreyle ertelendiği belirtildi.
Cumhuriyet Meclisi önündeki sendika yetkilileri, Bakanlar Kurulu'nun grev erteleme kararını tanımayacaklarını açıkladı.
Grev erteleme kararı polis tarafından Meclis önündeki sendika yetkililerine duyuruldu ve “Bu İş Yerinde Grev Var” pankartlarının kaldırılması istendi.

Resmi Gazete, ekran görüntüsü
Kararın ardından sendika yetkilileri basına açıklamalarda bulundu.
KTAMS Başkanı Bengihan: “Eylemlerimize devam edeceğiz. KTAMS olarak grevi tanımıyoruz"
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, grev yasağının antidemokratik bir yaklaşım olduğunu belirterek, “Eylemlerimize devam edeceğiz. KTAMS olarak grevi tanımıyoruz” dedi.
Varoluş mücadelesine devam edeceklerini ifade eden Bengihan, hükümetin görevden gitmesi gerektiğini savundu. Bengihan, “Yılgınlık yok, direniş var,” dedi.
KAMUSEN Başkanı Atan: “Tanımayacağız kararı, hükümeti de tanımıyoruz”
KAMUSEN Başkanı Metin Atan da konuşmasında grev yasağını eleştirdi.
“Bu hangi ülkede var?” diye soran Atan, ülkenin antidemokratik şekilde yönetildiğini iddia etti. Atan, “Tanımayacağız kararı, hükümeti de tanımıyoruz,” dedi.
Türk-Sen Başkanı Bıçaklı’dan genel grev çağrısı
Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı da, ülkede sendikalaşma ve grev yapmanın anayasal hak olduğunu belirtti.
“Meclis kimindir? Halkındır” diyen Bıçaklı, Meclis önüne polisin barikat kurmasını eleştirdi.
Bıçaklı, “Önerim nettir. Bu memleketin bütün iş yerleri hükümet gidene kadar genel greve çıkmalı” diye konuştu.
Bıçaklı mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.
Kamu-İş Başkanı Serdaroğlu: "Toplumun genelinin meselesi"
Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da bu meselenin artık Telekomünikasyon Dairesi’nin değil toplumun genelinin meselesi olduğunu kaydetti.
Sırada limanlar olduğunu öne süren Serdaroğlu, stratejik yerlerin sermayeye devredildiğini iddia etti.
KTOEÖS Başkanı Eylem: "Kıbrıslı Türkleri bitirmek kolay olmayacak"
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem de, “Direnmeye, mücadeleye devam edeceğiz. Kolay olmayacak, Kıbrıslı Türkler bitirmek” dedi.
KTÖS Genel Sekreteri Maviş, memleket için gailesi olan herkesi yarınki yürüyüşe davet etti
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş de “Korkuyorlar” diyerek, Bakanlar Kurulu kararını tanımadıklarını belirtti.
Yarın kamuda yetkili beş sendikanın yürüyüşü olduğunu hatırlatan Maviş, memleket için gailesi olan herkesi yürüyüşe davet etti.

KTOEÖS, Instagram gönderisi
24 Şubat 2026 Salı günü (yarın), saat 18.00’de Pronto Çemberi’nde toplanılıyor
KTOEÖS, KTÖS, KTAMS, KAMU-SEN, KAMU-İŞ sendikaları bugün bir açıklama yayımlayarak, 24 Şubat 2026, Salı günü (yarın) saat 18.00’de Pronto Çemberi’nde toplanıp Başbakanlığa yürüyeceklerini ve sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri ve ülkesi için gaile taşıyan tüm halkı “siyah bayrağını” alarak birlikte meydanlara çıkmaya çağırdı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"UBP-DP-YDP Hükümeti, almış olduğu talimatları yerine getirip koltuklarını korumaya devam etmek için halkımızı, kamusal zenginliklerimizi gözden çıkarmıştır. Her alana yaydıkları yolsuzluk, torpil, rüşvet, peşkeş ile kendilerine, yandaşlarına, birkaç yabancı sermayedara muazzam rantlar sağlanmış; halkımız her geçen gün daha da fakirliğe, yok oluşa, umutsuzluğa sürüklenmektedir.
Anayasa, yasalar bu rant sisteminin devamı için, halk düşmanlığı yapılarak ve halkın muhalefeti hiçe sayılarak tüm itirazlara rağmen değiştirilmektedir. Diploma sahtekârlığı, mazot hırsızlığı, AKSA, KTHY, havalimanı, telefon peşkeşleri ve birçok hırsızlık, yolsuzluğa hükümet milletvekillerinin, bakanlarının adı karışmıştır. Adeta hükümet bir hesap vermeyen, yolsuzlukları, usulsüzlükleri halka rağmen yapmaya devam eden bir suç makinesine dönüşmüştür.
Bu hükümet sağlık, eğitim, trafik gibi kangren sorunları çözme çabasını ve yeteneğini kaybetmiştir. Halkı ayrıştırıp bölerek hiç yaşanmayan ithal sorunların ülkemizde sıradanlaşmasını sağlamıştır. Cüretkarca ve küstahça hiç bir muhalif uyarıya kulak vermeden uygulamaya sokulan ekonomik, siyasi, sağlık, eğitim, çevre, sosyal politikalarla halkımızda büyük bir travma oluşturmuştur.
Özellikle yandaş olmayan, fakirlik sınırının altında olan, işsiz, emekçi, asgari ücretli kesimleri her geçen gün daha da güvencesizliğe itmekte; gelecek kaygısına mahkûm etmekte ve çaresiz bırakmaktadır.
“Hükümet İstifa!”
UBP-DP-YDP Hükümeti, ülkemizin tüm değerlerini, birikimini aldığı talimatlar gereği ve koltuk uğruna yok etmek için ant içmiş görünmektedir. Sürekli halkımızla dalga geçmekte, sürekli halkımıza hakaret etmektedir. Halkın hizmetkârı olması gereken yöneticiler, hırsızlık ve yolsuzluğa devam ederek hesap vermekten kaçınarak her alanda tahribat yapmaya devam etmektedir.
24 Şubat 2026 Salı günü saat 18.00’de Pronto Çemberi’nde toplanıp Başbakanlığa yürüyecek ve “Hükümet İstifa!” sesimizi yükselteceğiz.
Sivil toplum örgütlerimizi, siyasi partilerimizi ve ülkesi için gaile taşıyan tüm halkımızı “siyah bayrağını” alarak birlikte meydanlara çağırıyoruz.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”











Yorumunuz