Dünya

İsrail-Filistin çatışmaları sokağa indi

İsrailli yerleşimciler Filistinlilerin mülklerini hedef alıyor, zeytin ağaçlarını ve tarlalarını yakıyor...

İsrail güçleri ile Filistinliler arasındaki artan çatışma, cuma günü Batı Şeria bölgesinde yoğunlaştı. 

Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, Batı Şeria'da Gazze ve İsrail'de yaşayan Filistinlilerle dayanışma gösteren ve İsrail işgalini kınayan protestolar sırasında İsrail güçleri tarafından en az 11 kişi öldürüldü ve 500'den fazla kişi yaralandı.

Batı Şeria'da huzursuzluğun artması ihtimali, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki Yahudi yerleşimlerinin güvenliği konusundaki endişelerini artırdı.

Cuma günü öldürülen Filistinlilerden en az dördü, Filistinliler ile Yahudi yerleşimciler arasında sık sık çatışmaların yaşandığı Nablus yakınlarındaki köylerde protestolara katılıyordu.

Arap dünyası Filistinlilerin etrafında toplanırken, ABD eski başkanı Trump döneminde İsrail’lle bazı Orta Doğu ülkeleri arasında yapılan barış anlaşmaları da etkisini yitiriyor.

Filistinliler, her yıl 15 Mayıs’ta 'Büyük Felaket' olarak bilinen ‘Nakba Günü’nde İsrail’in 73 sene önce 1948’de kuruluşunu protesto ediyor.

Nakba Günü nedeniyle cumartesi günü İsrail ve Batı Şeria'daki şehir ve köylerde ve Lübnan ve Ürdün sınırlarında gösteriler planlandı. 

Cuma günü Batı Şeria'da yaşanan çatışmalarda İsrail güçleri tarafından öldürülen 11 Filistinli için bugün cenaze töreni düzenlenecek.

İsrailli yerleşimciler Filistinlilerin mülklerini hedef alıyor, zeytin ağaçlarını ve tarlalarını yakıyor

İnsan hakları grupları, sağcı İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilerin mülklerini hedef aldığı, zeytin ağaçları ve tarlalarını yaktığı saldırıları kınadı.

Şiddet sarmalı, Batı Şeria'nın bazı kısımlarını kontrol eden ve İsrail ile bir güvenlik-koordinasyon anlaşmasını sürdüren Filistin Yönetimi için de bir sınavdır. Ancak, rakip Hamas tarafından kontrol edilen Gazze'ye sempati arttıkça, Filistin otoritesi sokaklardan yükselen karşı baskının hedefi haline geldi.

Cenin, Nablus ve Tulkarem gibi şehirlerde Filistinliler, İsrail'in Gazze bombardımanını hızlandırdığı yönündeki haberler üzerine cuma günü erken saatlerde sokaklara döküldü. Hiçbir azalma belirtisi göstermeyen çatışma, şimdiye kadar Gazze'de 126, İsrail'de ise dokuz kişinin ölümüyle, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden oldu.

İsrail ve Filistin arasındaki daha önceki çatışmalara kıyasla oluşan temel fark, İsrail’de yaşayan Arap vatandaşların ülke içinde ilk kez protesto yürüyüşleri düzenlemesi oldu. Son günlerde Lod, Jaffa ve Hayfa gibi karışık Yahudi-Arap şehirlerinde, bazıları Batı Şeria yerleşim bölgelerinde olmak üzere sağcı İsraillilerle Filistinliler karşı karşıya geldi.

Filistinli öğrenci: ‘Filistin devrimi gerçekleşiyor. Mitinge devrime destek için geldim’

Birzeit Üniversitesi'nden 31 yaşındaki Filistinli öğrenci ve aktivist Hurriyah Ziada, Ramallah’la yakınındaki bir Yahudi yerleşim bölgesi arasındaki Beit El kontrol noktası civarında düzenlenen bir mitinge katılarak, "Filistin devrimi gerçekleşiyor, o nedenle mitinge geldim. Bir arada duruyoruz. Bu yıllardır olmadı" dedi.

Ramallah'tan Filistinli yazar ve aktivist Mariam Barghouti "İsrail içinde sadece Batı Şeria'da değil, birçok yerde sokaklara çıkan Arap [yerleşimci] hareketlerin çok cesur bir versiyonunu görüyoruz” dedi.

Kudüs'te Filistin davası savunuculardan 33 yaşındaki Ines Abdel Razek, Batı Şeria'da Filistin şehirlerinin ve köylerinin genellikle siyasi ve sivil örgütlenmeyi engelleyen İsrail yerleşimleriyle ayrıldığını söyledi. Filistinlilerin ve hâlihazırda uluslararası yardıma bağımlı olan Batı Şeria ekonomisinin de Corona virüs salgınından sert bir şekilde etkilendiğini ve durumun birçok insanı ekonomik olarak Filistin Yönetimi’ne bağımlı bıraktığını aktardı.

Ancak Filistinliler, 1990'larda Oslo anlaşmalarıyla geçici bir yarı otonom hükümet olarak kurulan Batı destekli Filistin Yönetimi’nden de baskı hissediyorlar. Otoritenin başkanı, Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas geniş çapta popülerliğini koruyor.

Filistin Yönetimi’ne tepki gösteren Filistinliler tutuklandı

Salı günü İsrail karşıtı bir gösteri sırasında, Filistin güvenlik güçleri protestocuların Ramallah'taki Filistin cumhurbaşkanlığı binasına ulaşmasını engelledi. Filistinli aktivist Barghouti, Abbas'ı eleştiren protestoların ardından kalabalığı zorla dağıtarak iki Filistinliyi tutukladıklarını kaydetti.

Abbas’ın El Fetih partisi liderliğindeki Filistin Yönetimi, Gazze’deki Hamas'la 15 yıldan bu yana bir çatışma içinde. On yıldan fazla bir aradan sonra yapılacak ilk Filistin seçimlerinin, İsrail’in Doğu Kudüs Filistinlilerinin oy sandıklarına erişimine izin vermeyi reddetmesi ve seçimin süresiz olarak askıya alınmasının ardından bu ayın sonunda yapılması gerekiyordu.

İsrail, Batı Şeria'daki şiddet ve protestoları durdurmak için Filistin Yönetimi ile güvenlik işbirliğini güçlendirdi. Ancak pek çok Filistinli bu ilişkiye karşı çıkıyor, Abbas'ın o zamandan beri elindeki gücü İsrail'in işgalini etkili bir şekilde uygulamak ve kendi muhaliflerine baskı yapmak için kullandığını düşünüyor.

Filistinli Abdel Razek, "Filistin Yönetimi iç huzursuzluk istemiyor. Güvenlik koordinasyonu ile huzursuzluğu bastırmak ve [siyasi] olarak örgütlenmekte işe yarar hale getirmek istiyor" dedi.

Filistin’de şu ana kadar ne El Fetih'e ne de Hamas'a karşı herhangi bir siyasi bir alternatif güç kazanamadı.
Kaynak: The Washington Post
 

: